Forum Ana Sayfası >  Skip Navigation LinksÖzgürce Nefret... > TÜRKİYEDE OYNANAN OYUNLARDAN NEFRET EDİYORUM

Forumda Ara:

Bu başlık altında 1 adet mesaj bulunmuştur.


İletileri:3
Uğur Kesim 22.06.2009 07:31:41
SONUN BAŞLANGICI-SAHTE BELGE FURYASI
 
       Bu belge de, daha öncekiler gibi Türkiye’nin temeline dinamit koyanların hazırlayıp derlediği suni gündem yaratılarak esas meseleleri örtbas etmeyi amaçlayan bir girişimin bilinçli olarak tezgâhlanmasıdır. Biz, niçin bu belgeler servis yapılmakta, neden bunlar tezgâhlanmakta ve neler örtbas edilmekte ona bakalım.
  Birincisi şu günlerde Hükümetle ilgili olan en önemli meselelerden birisi Deniz Feneri ve onunla ilgili RTÜK başkanı Zahit Akmanın durumudur. Zahit Akmana neden böyle ısrarla arka çıkılıyor? Böyle bir soru gelebilir aklımıza. Çünkü o yerinden edilirse, konuştuğunda neler olacağın korkusu mu taşınmaktadır? İşte bu durum örtbas edilmeye çalışılıyor ama nafile ok yaydan çıktı bir kere, hoş bu konuda, kendi tabiri ile Başbakan çok dertli ama durum ortada.  İkincisi ise Suriye sınırımızdaki Mayınlı bölgeyle ilgili meclisten onca olaya rağmen geçirilen ve Cumhurbaşkanınca onaylanan mayın yasasıdır. Üçüncü ise PKK ve Kıbrıs’la ilgili gelişmelerdir. Daha önceleri, hükümetin başını ağrıtan bir olay oldu mu, Ergenekon dalgalarıyla oyalanan kamuoyunun dikkati, şimdi ise yeni bir usule başvurularak, suni gündemlerle, sahte belgelerle, meşgul edilmeye çalışılışılıyor. Şimdi ise hedef, güneydoğuda savaşan, birçok kahraman ve subayı, Ergenekon davası ile, daha önce tutuklanan, ordu mensuplarının şahsında, Türkiye Cumhuriyeti Ordusunu karalama kampanyasıdır. Peki, bu durumda amaç nedir, ne yapılmak isteniyor?
Amaç Ulusal ve üniter bir devlet olan Türkiye’yi dinamitleyerek, onun parçalarından Türk’lü, Kürt’lü Ümmetçi bir Devlet çıkarmaktır. Onlar için Mustafa Kemal Atatürkümüzün ulusal ilkeleri hiçbir şey ifade etmemektedir. Onların amacı Türkiye Cumhuriyeti devrimlerini alaşağı edip İran’daki gibi şeriat devleti oluşturmaktır. Onların gayeleri 31 Mart’ın hortlatılmasıdır, onlar kendi icadettikleri doğmalarıyla 21.asra uyamamaktırlar. Onlar Türkiye ulusal devletinin düşmanlarıdır, Onlar İnsanlara kardeşliği barışı öneren yüce dinimizin düşmanlarıdır.
 Gelelim malum konumuz, bu günlerde medyayı çok meşgul eden şu belgeye; Bir kere bu belge, Ergenekon savcıları tarafından bir avukatlık bürosunda ele geçirilmiş. Buraya dikkat edelim “çok gizli bir belge, bir Ergenekon soruşturması kapsamında bir avukatın bürosunda ele geçiriliyor”, üstelik bu belge Genel Kurmay tarafından hazırlanmış! Bakın siz şu işe, demek bu işler bu kadar basitti sanki, bizde inandık. Genel Kurmayca hazırlanan çok gizli bir belge olu orta bir avukatın bürosunda ele geçiyor. Düşünebiliyor musunuz? Bu belgeyi bulan ve arama iznini veren Ergenekon davasını yürüten savcılık. Polis belgeyi bulduktan sonra bu savcılığa teslim ediyor. Buraya kadar anladığımız, prosedür işliyor da, ya bundan sonrası? Savcılık ele geçen bu belgeyi hiçbir soruşturmaya tabi tutmadan, sahte mi? Değil mi? Diye belgenin üzerinde her hangi bir tetkikat yapmadan Taraf gazetesine yayınlanması için servis yapıyor. Şimdi soralım, burada gaye nedir? Birinci gaye, ortalığı karıştırmak, ikinci gaye ise İktidar partisini mazlum duruma düşürmek. Dolayısıyla Zaten sivil savcılığın eline geçmiş olan bu belge için soruşturma açılmışken AKP’nin tekrar soruşturma açılması için, neden tekrar şov yaparcasına sivil savcılığa müracaata gerek duyduğunu anlamış değilim. Siz anladıysanız bana yardım edin. Bu kadar basit bir oyunla bizler geri zekâlı yerine konarak alay ediliyoruz. Oyun ap açık ortada.
Gelelim bu belgeyi kimler düzenlemiş olabilir? Akla bin bir türlü ihtimal geliyor. Acaba bu belgeyi düzenleyenler bu konuda daha evvel, “Resmi Evrak ve kayıtlarda sahtecilikten cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak” şeklinde bir suçtan TBMM tutanaklarına geçen ve bu konuda iki dosyası bulunan kişiler olmasın. Nitekim Genel Kurmayda hazırlandığı söylenen belgenin akabinde, RTÜK başkanı Zahit Akmanın kendini aklamak için basına açıkladığı evrakta sahtecilik yaptığı ortaya çıkıverdi. Buna ne demeli? Bu onursuzluk, bu vurdumduymazlık ne diye? Bu kadar mı önemli içine edilesi bu makamlar? Eğer bu insanlar Müslüman’ım diyorlarsa ben onların Müslümanlığından şüphe ederim, ve ben onların dininden değilim.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bir gaye uğruna bir takım mihraklar tarafından. Sahte belgeler ve yalancı tanık furyası içerisinde oyalanıyor. Bu durumda insanın aklına, Ergenekon’dan sorgulanan yalancı Tuncay Güney’in ifadeleri,   dava ile ilgili birçok delilde sahte belgelerden oluşmaktadır diye gelmiyor mu?  Onca insanın tutuklanıp içeri alınmaları eğer bu gibi sahte belgelerle ve yalancı şahitlerle yapıldıysa, bir düşünün, suçsuz yere insanlar düzenlenmiş sahte belgelerle içerde tutuluyor demektir. Soruyorum size bunun Hesabını kim verecek? Eğer bu evrak sahte çıkarsa Türkiye’de yer yerinden oynamalıdır. Bu defa yapılan hesapların hepsi ters dönecek, o hain komplocular, kendi kurdukları tuzakta kıskıvrak yakalanmış olacaklardır. Bu durum ölmekte olan bir insanın son nefes alışları gibi geliyor bana, sonun başlangıcı çok yakında…
UĞUR KESİM




İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6348
2 Firari Fırtına 4410
3 Mustafa Ermişcan 3802
4 Hasan Tabak 3517
5 Nermin Gömleksizoğlu 3166
6 Uğur Kesim 3029
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2921
8 Sibel Kaya 2878
9 Enes Evci 2589
10 Turgut Çakır 2283

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:5087 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com