Forum Ana Sayfası >  Skip Navigation LinksÖzgür Geyikler... > Sine-yorum

Forumda Ara:

Bu başlık altında 28 adet mesaj bulunmuştur.

Sayfa seçiniz: Toplam Sayfa: 2

İletileri:262
.. .. 12.09.2010 11:34:47
Bu sayfada, izlemiş olduğum güncel veya kült olmuş filmleri "kendimce" yorumlamaya çalışacağım. Sizlerden de bekliyorum arkadaşlar.

İletileri:262
.. .. 12.09.2010 13:08:33
Deney / Splice 2009

Film 2009 çıkışlı olmasına rağmen, ülkemizde 23 Temmuz 2010 da gösterime girmiş. Daha önce de çoğu kez işlenmiş bir konu olan "genetik felaket" i biraz daha soft, fantastik ve duygusal; yer yer korkutan, hatta mide bulandıran bir bakış açısıyla anlatmış. Fazla ayrıntıya girmemeye çalışarak özetlemeye çalışırsam:

Filmin ortalarına kadar iş arkadaşı mı, sevgili mi, karı-koca mı olduklarını anlayamadığınız genetik mühendisi bir çift, farklı hayvanların genlerini birleştirerek yeni türler üretmektedirler. Artık yaptıkları işten tatmin olamaz duruma geldikleri bir gün "Neden insanla hayvan genlerini birleştirmiyoruz ki?" dürtüsüyle bir "genetik manyaklığa" girişirler. Sonuçta çok hızlı gelişen, "Dren" adında bir yaratık çıkar ortaya.
Film hızlı başlıyor, durağan ilerliyor ve hızlı sonlanıyor. Sonu beni pek tatmin etmedi diyebilirim. Çünkü daha en başından, bilim adamlarının "iyi bilim adamı-kötü bilim adamı" ayrımına varamıyorsunuz. İkisinin de bir karın ağrısı var; bu belli, ama ne? İşte bu soru hep muallakta kalıyor film sonuna kadar. Ama fantastik severler için fantastik, korku severler için korku, bilim kurgu  severler için bilim kurgu olarak sınıflandırılamayacak, geniş yelpazeli bir film olmuş. Yani "tür" beklentiniz olmasın filmin başına otururken. Ama sıkılmadan izleyeceğinizi garanti edebilirim. Lakin bu görsellik, bu senaryo ve bu "Adrien Brody" ile daha mükemmele yakın bir film yapılamaz mıydı diye sorası geliyor insanın.
Benden aldığı puan: 10/6,5


deney splice film izle Deney Splice film izle
IMDB Puanı: 6.7/10
Yapım: 2009 ABD, Fransa, Kanada
Tür: Bilim Kurgu,  Fantastik, Gerilim,  Gizem, Korku
Oyuncular: Adrien Brody, Sarah Polley, David Hewlett, Amanda Brugel
Yönetmen: Vincenzo Natali
Senaryo: Vincenzo Natali, Doug Taylor, Antoinette Terry Bryant
Yapımcı: Guillermo del Toro, Steven Hoban
Filmin Websitesi: http://splicethefilm.com
Süre: 1 saat 53 dk

Bu ileti Mustafa Arıkoğlu tarafından 12.09.2010 13:10:39 tarihinde değiştirilmiştir.

İletileri:1
steppen wolf 12.09.2010 14:25:38
Güzel bir forum konusu ,devamı gelsin .Tebrikler..

İletileri:223
Enes Evci 13.09.2010 02:41:48
Ben fragman falan koymakla uğraşmayıp işin tembelliğine kaçacağım.

BLACK isimli hint yapımı bir film var. Mutlaka tavsiye ederim.

Kısaca süprizini bozmadan konusu: Doğuştan kör ve dilsiz ve sağır bir kızın çaresizliği ve onu bulan kendine "sihirbaz" diyen bir hoca ile tanıştıktan sonraki hayatı. Fena bir film!

Ayrıca;
Fıght Club (dövüş filmi diye damga vurma çok ayıp olur!) (Brad Pitt'in tüm filmleri)
Requem for a dream
Akıl Oyunları
American HistoryX
Lord Of The Rings
Matrix

Bu filmlerin yanından geçmemiş arkadaşlarımıza ev ödevi. Önce bunları izliyorsunuz sonra geliyorsunuz konuşuyoruz. Diyerek küstah bir bitirişle bu yeni konuya katılımımı gerçekleştirmiş olmanın hazzı ile aranızdan ayrılıyorum:) Selamet ile:)

İletileri:48
ibrahim ddikcan 14.09.2010 02:17:01

                       'Eternal Sunshine of the Spotless Mind (Sil Baştan)'

       2004 yılının belki de son birkaç yılın en güzel filmi.
     
       Clementine(Kate winslet) sevgilisi Joel Barish(jimm Carrey)'i hafızasından sıldirip hayatına sıfırdan başlamıştır. Bunu öğrenen Joel de sevgilisini aklından sildirmek için aynı operasyondan geçer fakat bu sandığı kadar kolay olmayacaktır...
  
      İletişimsizlik insanları nasıl etkiler? Aşk sırf bu yüzden bitebilir mi? Sıfırlanan aşk kaldığı yerden devam eder mi?

     Derin bir film , görmeyi bilenler için. Tavsiye ederim herkese...

İletileri:223
Enes Evci 14.09.2010 05:08:54
Eternal Sunshine of the Spotless Mind gerçekten fenalar ötesi bir filmdir bende kefilim. Özellikle hatunun saçları film boyunca sanırım 5-6 kere renk değiştiriyor. Tabi konusunun bunla bir alakası yok (var ama yok) güzel bir renk katmış o mevzu.

İletileri:48
ibrahim ddikcan 14.09.2010 10:58:49
Yıkıntı mavisi, portakal ajan gibi isimlerle de saçlarını kişiliklendirmesi olaya ayrı bir açı katmıştı. Çok da feci yakıştığından bahsetmiyorum bile:)

               Eternal Sunshine of the Spotless Mind(Sil Baştan)

İletileri:262
.. .. 26.09.2010 18:24:31

30 Days Of Night: Dark Days (2010)

Vıcık vıcık aşk kokan vampir filmlerinden sıkılan; kan, çığlık, kas, sinir, doku görmek isteyen benim gibi psikopatları doyurmasa da açlığını bastıracak bir film 30 Days Of Night-Dark Days. 2007 yapımı "30 Gün Gece ~ 30 Days Of Night" ın devam filmi olarak çekilmiş olan film, ilkinin kaldığı yerden devam ediyor gibi gözükse de, aslında Alaska'daki vampir klanı istilasından tek sağ kurtulan kişi olan Stella'nın intikam çabasını ve yollarının kesiştiği diğer bazı vampir avcılarıyla zorunlu bir ortaklık içine girişini anlatıyor.
Dediğim gibi son dönem vampir fenomenleri olan "Isıt beni Jacob" yahut "Üşüt beni Edward" türü repliklere alışkın olanlar izlemesin. Zira hayalinizdeki vampir kahramanı bu filmde bulamazsınız. Benden 10/7 puan almış bir filmdir.

   http://upload.wikimedia.org/wikipedia/en/5/59/30_Days_of_Night_-_Dark_Days.png     http://img01.imgsinemalar.com/images/ss_buyuk/76096/30-Days-Of-Night-Dark-Days-6.jpg

Yapım: ABD 2010
Yönetmen: Ben Ketai
Senaryo: Ben Ketai, Steve Niles

Süre: 1 saat 32 dakika

Bu ileti Mustafa Arıkoğlu tarafından 26.09.2010 18:40:51 tarihinde değiştirilmiştir.
Bu ileti Mustafa Arıkoğlu tarafından 26.09.2010 20:13:53 tarihinde değiştirilmiştir.

İletileri:113
&&&&&&& ... 27.09.2010 06:35:12

Yok yok Mustafa anladım artık sen beni korkutmak için varsın:)


İletileri:262
.. .. 1.10.2010 23:08:04
Serkan, filmin ismini de yazsaydın keşke.

İletileri:98
A'Gül ... 2.10.2010 00:48:42
The Fourth Kind Yönetmen:Olatunde Osunsanmi imdb notu:6.0

İletileri:262
.. .. 30.10.2010 18:52:15

Cehennem Melekleri (2010)

The Expendables

Cehennem Melekleri - The Expendables

Tür : Gerilim/Macera/Aksiyon
Gösterim Tarihi :
13 Ağustos 2010
Yönetmen :
Sylvester Stallone
Senaryo : Dave Callaham, Sylevester Stallone
Yapım : 2010 ABD

IMDB Puanı: 7.1/10


Sylevester Stallone, Arnold Schwarzenegger, Bruce Willis, Jason Statham, Mickey Rourke, Dolp Lundgren, Jet Li, Steve Austin, Randy Couture…

 

Film kadrosu değil sanki yıldızlar karması!

 

Ama futbolda bir gerçek vardır. Bir takımda çok fazla yıldız olursa, takımda istikrar düşer.

Filmde aksiyon yok muydu, fazlasıyla; senaryo iyi miydi, biraz klişe de olsa iyiydi. Eee? Bu kadar yıldız da kadroda olduğuna göre 10 numara bir film olmuş diyebiliriz…

Hayır, maalesef diyemeyiz. İşte burada futboldaki o kural işlemeye başlıyor. “Bir takımda çok fazla yıldız olursa, takımda istikrar düşer”

Filmdeki istikrar neden düşmüş biliyor musunuz? Oyuncular iyi harmanlanamamış.  Afişteki 9 yıldızın ismini görenler öyle bir hayal kurdular ki; Rambo, Komando, Zor Hedef, Taşıyıcı, Kızıl Akrep, Sin City, Beşikten Mezara kombinasyonu bir film izleyeceğiz! Oysa izledikten sonra anlıyoruz ki, Stallone ve Statham üzerine kurulu bir senaryo. Diğerleri, özellikle Arnold ve Bruce sanki figüran olarak katılmışlar ekibe. 

 

İsterseniz önce bazı karakterlerin ve kadrodakilerin kısa kısa tahlilini yapalım.

 

The Schizo-Sylevester Stallone: Merkezdeki isim, lider, beyin, kahraman rolünü üstlenen karakter. Senaryoda kendine biraz iltimas yapmış sanki (!) Aksiyon sahnelerinde Statham ile iyi bir ikili oluşturmuşlar. Ve dumura uğradığım konu ise 65 yaşında olup da o vücudu nasıl öyle diri tutabildiğidir. Sanki biraz görsel rötuş yapılmış gibi geldi bana.

Lee Christmas-Jason Statham: Schizo’nun sağ kolu, Stallone ile filmi sırtlanan isim. Ekibin ikinci adamı… Bıçak sahneleri müthişti. Özellikle uçağın burnundaki makineli tüfek sahnesi görülmeye değer.  Filme tam anlamıyla ağırlığını koymuş. Statham artık Statham! O Hollywood’un vazgeçilmezi bundan böyle. Rourke ile atıştıkları sahneler ise sizi gülümsetebilir.

Gunnar Jensen-Dolp Lundgren: Ekibin kara koyunu rolünde. Uyuşturucu bağımlısı ve açgözlü bir insan figürü... Ama çok az yerde istifade edilmiş. Schizo ve Ying Yang’ı sattığı sahnede, öldü diye beklerken, filmin sonunda yaramaz bir çocuk gülümsemesiyle diriliveriyor. Hem de ihanet ettiği ekibin içinde ve öldürmeye çalıştığı arkadaşlarının yanında. “Bir daha yaramazlık yapma” tarzı konuşmalarla. Bana tutarsız gelen sahnelerden biriydi.

Ying Yang-Jet Li: O tek eli arkasında dövüşen adam gitmiş; yerine kolay dayak yiyen, “yarım adam” diye dalga geçilen birisi gelmiş. Filmin heba ettiği isimlerden biri olmuş Jet Li. Daha zekice kullanılabilirdi senaryoda. Gunnar ile olan dövüş sahnesi filmin enstantanelerinden.

Tool- Mickey Rourke: Stallone’nin aksine, zamanın kendisine hor davrandığı her halinden belli olan Rourke, en az Lee kadar usta bir bıçak atıcısı olan, Schizo’nun eski takım arkadaşı, dövme ustası Tool karakteriyle karşımızda. Artık emekli izlenimi veren aktör, bundan daha tempolu bir rolü de sırtlayamazdı zaten. Filmin yalnızca başlarında ve sonunda görünmesine rağmen oyunculuğu sayesinde hafızalardaki yerini alıyor. Hafızalara kazınmasının bir diğer nedeni de botoks ve estetik fışkıran yüz hatları.

Trench-Arnold Schwarzenegger, Mr. Churc-Bruce Willis: Filmin ateş almaya gelmiş oyuncuları. Herhalde sırf afişte isimleri yazıyor, seyirciye ayıp olmasın diye bir iki karede görünmüşler. Ya da isimlerini yazdık, bari bir iki karede gözüksün demişler. Böylesine basit bir rol için koskoca California Valisini boşuna kaldırmışlar koltuğundan. Keza Willis de daha tatmin edici bir karakteri oynayabilirdi. Çünkü o kapasitesi var hâlâ. Henüz emeklilik modunda değil.

Dan Paine- Steve Austin: Kötü adam rolü yerine Schizo’nun ekibinde görmek istediğim bir isimdi. İyi bir rol çıkarmış olmasına rağmen bende “kötü adam” izlenimi uyandıramadı bir türlü. Randy Couture’ dan olur, Dolp Lundgren’den olur, Rourke’dan olur, hatta Jet Li’en bile olur ama Austin’den olmamış işte.  Ne kadar insan azmanı da olsa kötülük karakteri taşımıyor. Hulk Hogan gibi. Onu kötü rolde düşünebiliyor musunuz?

 

Stallone hâlâ Rambo filmlerindeki Vietnam etkisinden kurtulamamış olacak ki çok benzer bir mekânda geçen, benzer bir konuyu işlemiş. İki asker, orduya karşı… Mahsur kalmış bir kız, aşk mı merhamet mi olduğunu anlayamadığımız bir duygu ve bunu tetikleyen kurtarma operasyonu.

Kısaca film benim beklentilerimi karşılamadı. Çünkü insan bu kadrodan daha farklı bir film görmeyi umuyor. Filmin başrollerinde yalnızca Sylevester Stallone ve Jason Statham olsaydı “Harika film” derdim. Ama bu filmi izlerken Brezilya Milli Takımını izlemeye gidip vasat bir futbol seyretmiş gibi oluyorsunuz. Fakat sırf görsel efektleri ve aksiyon sahneleri için bile izlenmeye değer.

Söylediğim gibi, ben umduğumu bulamadım. Çünkü hayalleriniz ne kadar büyükse hayal kırıklıklarınız da o kadar büyük olur.

Saygılar…

http://www.otekisinema.com/wp-content/uploads/2010/08/expendables.jpg

İletileri:20
elif öztürk 13.11.2010 15:38:37
Inception;gerçekten izlemeye değer bir film tabii olanaksız görülen kurgulardan hoşlanıyorsanız.Rüyalar üzerine kurgulanmış,sürükleyici bir film.

İletileri:90
ikiters1duz . 16.11.2010 21:37:52
Biraz eski bir film olsada iki yabancı film ismi söyleyeceğim.
1.si : I'm legend (Başrol: Will Smith)
2.si : Büyük hazine (Başrol: Nicolas Gates)

Bir tanesi de bu sabah izledim,henüz etkisinden kurtulamadığım bir film :

-New York'ta 5 Minare

İletileri:262
.. .. 16.11.2010 21:40:35
Her önüne gelenin film çekmesine karşıyım. Özellikle de Mahsun'un.

İletileri:223
Enes Evci 16.11.2010 22:53:32
Ben Mahsumun filmlerini seviyorum. Şöyleki eğer türk sineması maskeli beşler gibi yada ne bileyim içinde mehmet ali erbilin olduğu filmler gibi film yapacaksa mahsunu izlerim daha iyi.

İletileri:262
.. .. 17.11.2010 10:51:07
Benimki kişisel bir gıcıklık. Mesela 90 lı yıllarda Prestij Müzik vardı. Ve ben ambargo koymuştum bu şirkete. Hiç bir albümünü almazdım. Hatta Mustafa Sandal, Zerrin Özer dinlemeyi bıraktım sırf bu yüzden.
Mahsun iyi film yapıyordur belki de. Ama ben sevmiyorum. Yani o sivriburun ayakkabılarla İspanyol dansı yapan türkücü olarak kalacak gözümde her zaman.

İletileri:14
Deniz Koray 22.11.2010 22:18:12
Önyargıları yıkman gerek Mustafa abi.İşlediği konular bakımından gayet güzel filmler kişisel gıcıklığı bir kenara bırakıp sadece filme odaklanmalısın o zaman zevk alabilirsin.

İletileri:262
.. .. 23.11.2010 19:06:50
Çekilmemiş bir filme yorum yapmak istiyorum.
Duydum ki Suzanne Collins'in Açlık Oyunları-Ateşi Yakalamak-Alaycı Kuş romanlarının filmi çekiliyormuş.
Bana bak Hollywood! Dan Brown romanları gibi bu harika kitapların da canına okuma lütfen!
Bırak oldukları gibi kalsınlar.

İletileri:262
.. .. 27.11.2010 15:35:23
Mahsun Oscar da alsa sevmiyorum kardeşim. Bitti...
Sayfa seçiniz: Toplam Sayfa: 2




İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6408
2 Firari Fırtına 4463
3 Mustafa Ermişcan 3893
4 Hasan Tabak 3580
5 Nermin Gömleksizoğlu 3216
6 Uğur Kesim 3068
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 3028
8 Sibel Kaya 2927
9 Enes Evci 2635
10 Turgut Çakır 2316

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:756 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com