Hikayeler

Bir Çocuktu O da
Okunma: 920
Sibel Kaya - Mesaj Gönder


Çocuklar geldi, baharı da getirerek… Ben çayımı yudumlarken onlar da bir tutam gülüş gönderdiler balkonuma. Pastanın yanına yakışır diye düşünmüş olmalılar…

 

Birkaç adam geçti sokaktan. Gürültülü sesleriyle hoyrat kelimeler saçtılar kaldırımlara. Çocukları görmeden, giriverdiler belleklerinden içeriye o küfür dolu cümlelerle.

 

Sonra bir kadın geçti. Bezgin adımlarıyla hayata dair çok şey söyleyerek… Öyle gençti ki yüzü! Ama bir o kadar da tükenmiş… O çocuklar o ifadeyi de kaptılar gözleriyle, geçirmek üzere günün sonunda açıp uzun uzun okuyacakları zihinlerindeki o deftere.

 

Sema Hanım’ın oğlu her zamanki gibi birkaç adım uzaktı diğer çocuklardan. Onu oyunun hep bir parça dışında kalmaya mahkum eden bir ağırlığı vardı sanki varlığının. Arkadaşlarıyla arasındaki o aralığı açan hangi kelimeleri saklıyordu kimbilir o ev, içinde? Ne gürültülü sessizlikler, ne suskun cümleler bedeninden onlarca yaş büyük bir adamınkine çevirmişti ruhunu?

 

Sema Hanım yeterince susturamıyor muydu yoksa içini? Kelimelere dökmese de yüzüyle, gölgeli gülüşüyle çok mu şey anlatıyordu küçük bir çocuğa anlatılamayacak kadar ağır?

 

Kocası sabaha karşı döndüğünde kapıyor muydu gözlerini sıkı sıkı, hiç açmamacasına? Burnunu kapamak için yorganın altına saklanarak… O alkol kokulu ve karanlık yer girmesin diye sınırlarından… Orayı bu odaya getiren adamı çok uzaklara kovarak evreninden…

 

Sabahları günü karşılamayı keyif veren bir durum olmaktan çıkaracak kadar yakındı evlerimiz. O adamı görüyordum. Sarhoş adımlarında, oğlunun o çaresiz yalnızlığını…

 

Neden bu kadar bencil insanlar? Sema Hanım neden oğlunun kendisine yönelen gözlerine bambaşka bir kadın sunmaktan bu kadar aciz? Kendisinden çok uzak, bir çocuğu varlığıyla çok daha az örseleyen… Ya da Ahmet Bey o rakı kadehlerini devirirken bir kez bile hatırlamıyor mu bir baba olduğunu? Eşini çoktandır gözden çıkarsa da, düşünemiyor mu; o çocuk hep yaşamında bir yerlerde olacak mutlaka?.. Başını çevirip görmezden gelmesinin değiştiremeyeceği kadar kesin bir gerçeklikle ille de bir şekilde duyuracak varlığını?

 

Onun bu suskun duruşu korkutmuyor mu onları? Hiç akıllarına gelmiyor mu?: Bir çocuğa çok fazla gelen bu sessizlikte çocuksu olmayan derinlere inip kaybolabileceği… Topu hiçbir zaman sıkı sıkı tutmayacağı o çocuklarınki kadar güçlü bir sahiplenişle… Anlamını kaybedeceği, içinde var olduğu tüm oyunların…

 

“Okan ne duruyorsun, atsana topu!” Sema Hanım’ın oğlu içine daldığı bir rüyadan uyanırcasına silkindi ve gruptaki tek Okan olarak kendisine hitap edildiğini anlamakta gecikmeyerek elindeki topa baktı birkaç saniye. O topta hatırladı her şeyi: Bir oyundaydı. Adı Okan olan bir çocuk olarak… Evet, bir çocuktu o da… Ve şu an da topu atmasını bekliyordu arkadaşları ondan. Oyuna devam etmesini… 




Sibel Kaya



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6206
2 Firari Fırtına 4268
3 Mustafa Ermişcan 3486
4 Hasan Tabak 3350
5 Nermin Gömleksizoğlu 3045
6 Uğur Kesim 2937
7 Sibel Kaya 2770
8 Ömer Faruk Hüsmüllü 2602
9 Enes Evci 2472
10 E.J.D.E.R *tY 2227

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:3097 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com