Hikayeler

ATLETİK VÜCUTLU SARIŞIN BAYAN
Okunma: 1464
Mehmet Burak YÜksel - Mesaj Gönder




ATLETİK VÜCUTLU
SARIŞIN BAYAN





Mehmet, bir elinde küçük bavulu,
diğer elinde takım elbisesini astığı askılıkla zar zor otel lobisine girmeyi
başarabilmişti. Aynı otele belki de yirminci sefer gelişi olmasına rağmen, ilk
defa valizini ve eşyalarını, elinden almayan bellboy ya kızmış, fırçalamak için
gözleri her yer de genci arasa da ,bulamadığı için dikkatini resepsiyondaki
kıza yöneltmişti.


Resepsiyona yönelince yaka
kartında Elif yazdığını gördüğü kıza “ Sabah arayıp rezervasyon yaptırmıştım.
Adım Mehmet Gündüz” dedi. Daha önce pek çok defa aynı otele geldiği için resepsiyon
da duran genç kız Mehmet in kaydını hemen bulmuş ve check in işlemlerini
yapmıştı. Resepsiyon görevlisi genç kız, işi biter bitmez iki eli de dolu
olduğu için, resepsiyon önündeki alanı gereğinden fazla kaplayan ve müşterileri
rahatsız eden Mehmet te gülümseyerek “Giriş işleminizi bitirdim. Birazdan
arkadaş gelip, eşyalarınızı alarak sizi yukarı çıkaracak” deyip  eliyle Mehmet te beklemesi için daha geniş
bir alanı gösterdi.


“Tabii görevli gelip bu
zımbırtıları elimden alırsa” diye iç geçiren Mehmet, bir elinde valizi ,diğer
elinde takım elbise askılığı ile beklemeye başladı. Gözleri ansızın lobinin
hemen yanında bulunan, ortak internet kullanım alanının olduğu koltuklara
kaydı. Otuzlu yaşlarında, atletik vücutlu, iyi giyimli, sarışın bir bayan
dikkatini çekti. Mehmet bir an yüreği yerinden çıkacakmış gibi hissederek
“Acaba nasıl bir adam böyle bir kadına sahip olabilir” diyerek iç geçirdi.
Mehmet kendine engel olamadan, hatta kendine engel olmayı aklından bile
geçirmeden, gözleri ile kadını süzmeye başladı. Kadın gergin ve üzgün
gözüküyordu. Buna rağmen güzelliği güneş gibi parlıyordu. Mehmet in gözleri hızla
kadının yanına doğru gelen bir adama kaydı. Kafasının üst kısmı kel, kırklı
yaşlarında ,kara kuru, tipsiz adam güzel kadının yanına oturur oturmaz
konuşmaya başladı. Mehmet konuşmaları duyamasa da adamın kadına kızdığını
hissetti.


-Alıyım abi


Mehmet bellboy un elinden
eşyaları almaya çalışması ile irkildi. Bir an genç adamı geç kalması konusunda
fırçalayacaktı. Ancak çocuğun, otel yoğun olduğu için ,her işe yetişemediğini
düşünerek vazgeçti. Sonuçta kendisi de bir pazarlamacı olduğundan ,işi gereği pek
çok şehri günlerce dolaşır, firmasının onu satması için görevlendirdiği
ürünleri satmaya çalışırdı. Ara sıra ne kadar çalışıp çabalasa da  işlerinin yoğunluğu yüzünden görüşemediği bir
müşteri ,Mehmet i firmasına şikayet ettiğinde, suçsuz yere patronundan fırça
yerdi. Mehmet bellboy ya kızarak çocuğa
bu tarz bir haksızlık yapmak istemedi. Pazarlama ya çıktığı İç Anadolu
bölgesinde son durağı Konya idi. Bütün gün dolaştıktan sonra bu şehirde işini
bitirmiş ertesi sabah erkenden evine Ankara ya geri dönecekti. “Yanlızca bir
gece yatacağım.” Diye düşünerek bellboy ya kızmaktan vazgeçti.


Akşam olduğunda otel in lokantasına
indi. Yemek yerken aklı hala o sarışın kadına takılı kalmıştı. Artık otuz beş
yaşında olmasına karşın, hala bekar dı. Otel lobisinde gördüğü kadar güzel
birini istemese de için de hayatını paylaşacağı birini bulma isteği gün geçtikçe
artıyordu. Bu yaşına kadar ciddi bir ilişki yerine , hep kaçamak ilişkileri
seçtiği için kendine kızıyordu. Bir den aklına sarışın kadının yanındaki at
hırsızı kılıklı adam geldi. Kızgınlık yerini kıskançlığa bırakmıştı. “O kadar
güzel biri o dallamayı nereden bulmuş” diyerek iç geçirdi.


Yemekten sonra hemen odasına
çıkarak duş aldı. Pijamalarını giyerek yatağa girdi. Tam dalmak üzereydi ki,
yan odadan gelen bağrışmalar gözlerinin yeniden açılmasına sebep oldu. Zaten
bütün gün yorgun olduğu için, tek derdi uyumak olan Mehmet, başını yastığına
gömerek sesleri bastırmak istese de; yan odadan gelen bağrışmaların şiddetinin
dayanılacak gibi olmadığını fark etti. Konuşmalara biraz kulak misafiri olan
Mehmet, yan odada bir bayan ve bir erkeğin kavga ettiğini hemen anladı.


-Pis, kişiliksiz adam seni !


-Öldürürüm seni lan ! Sen kimsin
! Benim param olmadan bir hiçsin


Yan odadan gelen bağrışmaları
5-10 dakikadır dinleyen Mehmet , yavaşça yatağına yatarak uyumaya çalıştı. “Muhtemelen
karıkoca kavgası” diye iç geçirdi. Birkaç dakika sonra yan odadakiler
birbirlerine odadaki eşyaları fırlatmaya başlayınca, korkudan yerinden sıçrayan
Mehmet, duvara hızlıca vurarak “Sessiz olurmusunuz” diye bağırdı.


Aniden yan odadaki sesin
kesilmesi ile şaşkına döndü. “Keşke en başında duvara vursaymışım” diye
hayıflanarak uzanmıştı ki yan odanın dış kapısı açılarak büyük bir gürültü ile
yeniden kapandı. Mehmet daha ne olduğunu anlayamadan, kendi oda kapısının hızla
çalındığını duydu. Muhtemelen yan odadaki adam, Mehmet in duvara vurmasına
kızmış ve kavga etmek için odasının önüne gelmişti. “Eeeee yeter ulan!” diyerek
kapıyı açan Mehmet, aniden nefesinin kesildiğini hissetti. Şaşkınlıktan dili
damağına yapışan genç pazarlamacı, kısık kısık nefes almaya başladı.


Kadın hafifçe başını öne eğerek
Mehmet te “Merhaba” dedi. Mehmet otel lobisin de gördüğü andan beri aklından
çıkaramadığı sarışın hatunu karşısında görünce o kadar afalladı ki karşısındaki
bayana selam vermek yerine, kekeleyerek “Ne ol duki şimdi”  gibi saçma bir karşılık verebildi. Güzel
kadın hiç destur bile istemeden, birden bire odaya girerek , yaşadığı şoktan
dehşete düşmüş Mehmet in yatağına oturdu.


“Ne olacak . Manyak herif ! Beni
aldatamazsın deyip duruyor. Yine kıskançlık krizine girdi.” Diyerek sağ elini
alnına koyup oturmaya başladı. Karşısındaki kadının kocasının ne kadar tekinsiz
bir tipi olduğunu hatırlayan Mehmet, hızlıca kapıyı örterek ,kadının önüne bir
sandalye çekti. Kadının omzuna elini koyan genç pazarlamacı,  kadının çirkin kocasıyla ne pahasına olursa
olsun yüzleşmek istemediğine kanaat getirdi. “Bakın hanımefendi. Ne oldu
bilmiyorum. Ancak her ne yaşadıysanız, sizle kocanız arasında. Beni
ilgilendirmez. Hem sonra emin olun sizi burada yakalarsa daha da çıldırır”
diyerek kadını odadan sessizce çıkarmaya çalıştı. Kadın sol eli ile Mehmet in
elini tutarak “Haklısın”  deyip korkudan
titreyen adamı ansızın kucaklayı verdi.


Kadının kokusunu ve sıcaklığığı nı
o an hisseden Mehmet, birden içindeki korkunun eridiğini, tek hissettiğinin
merak duygusu olduğunu ve ne pahasına olursa olsun bu kadına sahip olması
gerektiğini hissetti. Kollarını yavaşça kendisine sarılan kadının beline
dolayarak, sarışın kadının kokusunu bir kez daha içine çekti. Kadın hiç
rahatsız olmuşa benzemiyordu. Üstelik tenini iyice Mehmet e yaklaştırarak dudaklarını
büyüsüne kapılmış olduğunu anladığı zavallı adama yaklaştırdı.


-Dur ! Yan odada kocan var.


-Boşver


-Ama hanımefendi ben sizi
tanımıyorum bile


-Tanışırız


Güzel bayanın davetkar sesi ve
cesaret verici konuşması ile beynindeki son mantık çeperini de yitiren Mehmet ,
kadınla ateşli bir şekilde öpüşmeye
başladı. Güzel bayanla yatağa uzanan Mehmet daha önce hiç kimseyle böyle güzel
öpüşmediğini düşünüyordu ki, zavallı adam  ansızın kapının kırılması ile kedi gibi
yerinden fırladı. Kadının, at hırsızı kılıklı kocasının kendisine baktığını
gören şaşkın pazarlamacı “Oğlum Mehmet! Bu gün de ölmezsen herhalde sonsuza
kadar yaşarsın.” Diyerek iç geçirdi.


“Allahınızı kaydırırım uleynnn”
diyerek cebinden tabancasını çıkaran adam, Mehmet in üstüne yürüdü. Korkudan sesi
kesilen Mehmet ancak “abi göründüğü gibi değil” diye bildi. Sonrada kendi
kendine yaptığı savunmaya kızdı. Öldürülmek üzereydi ve daha mantıklı bir
şeyler söyleye bilirdi. En azından ölmeden önce son sözleri daha mantıklı
olmalıydı. Yatak ta uzanan güzel kadın kocasına; “Tankut vallahi bir suçum yok.
Birden beni odaya çekip üstüme atladı” dedi. Şaşkınlıkla  “Neyy” diye bağıran Mehmet kadına dönerek
ellerini yana doğru açtı.


Tankut  ansızın Mehmet in göğsüne sert bir tekme attı.
“Benim karıma sen nasıl el kol hareketi yaparsın lan. Tırrııık” . Aldığı ani
darbenin ve korkunun etkisi ile nefesi kesilen zavallı pazarlamacı, yalvaran
gözlerle Tankut ta bakmaya başladı. Hala yatakta duran kadın şevkle “ Öldür onu
Tankut. Öldür onu aslanım benim” diye haykırmaya başladı. Tankut Mehmet te
bakarak “Öldürüyümmü kız” diyerek gülümsedi. Kadın Mehmet te ezilmesi gereken
bir böcekmiş gibi bakarak “Öldür aslanım .Sana feda olsun” diyerek, kocasına
gülümsedi. Artık işlerin iyice kontrolden çıktığını düşünen Mehmet, kendini savunmak adına son bir çaba ile “Abi
vallahi bir suçum yok. Bu kadın odama gelerek, benim üstüme atladı. Yapma! Dur !
Kocan görür desem de dinlemedi.” Diyerek belki de ölmeden önceki son
savunmasını yapmaya çalıştı. Odanın içinde birkaç saniye devam eden sessizliğin
ardından, Tankut aniden delirerek silahını Mehmet te uzattı. “Kardeş şu silahı
bir tutarmısın hayatım” Şaşkınlıkla Tankut un kendisine uzattığı silahı tutan
Mehmet, gözü dönmüş adamın, karısının üzerine atladığını fark ederek yatağa
doğru korkuyla döndü.


Tankut boğazını sıktığı karısına
“Geber lan . İffetsiz karı” diye bağırırken , kadında Mehmet te “Vur onu” diye
yalvarmaya başlamıştı. Mehmet ilk önce elindeki silaha baktı. Bu gözü dönmüş
adam kadını boğazladıktan sonra kesin Mehmet ti de boğazlayacak tı. Fazla
düşünmeden tetiği çekti.


Korkunç bir patlama sesinden
sonra, Tankut “Anam !Belim” diyerek yere yıkıldı. Kadın Mehmet te bakarak
“Öldürdün onu .Kocamı, aslanımı öldürdün” diyerek bağırmaya başladı. Artık ne
yapacağını iyice şaşıran Mehmet, kadına avazının çıktığı kadar bağırdı.


-Ulan dengesiz karı ! Vur onu
dedin ya !


-Ben vur dedim. Öldürmü dedim


-Lan hasta ruhlu kadın. Vurunca
öleceğini tahmin edemiyormusun!


-Ben dedim diyemi aslanımı  vurdun. Kendini at aşşağı desem atacakmısın!


Mehmet korkudan titreyen
bacaklarını tutamaz olmuştu. Tüm bu olanların, başına geldiğine de inanamıyor
du. Güzel kadın Mehmet i kendine çekerek, şaşkınlık tan ağlamak üzere olan
pazarlamacının gözlerinin içine baktı. “Kaç buradan tatlı çocuk” şaşkınlıktan
neye uğradığını şaşıran adam, önün de duran alımlı bayana bakarak “Ne” diye
tepki verebildi. Kadın Mehmet in saçını okşayarak “Bu adam benim kocam . Bu
pisliği temizlemek bana düşer. Ben cesetten kurtulurum sen kaç” diyerek
ağlamaya başladı. Mehmet yerde cansız halde yatan Tankut a bakarak cebinden bin
beş yüz TL çıkardı ve sarışın kadına uzattı. “Al bunu ihtiyacın olabilir” .
Kadın başını teşekkür ettiğini gösterecek kadar eğerek parayı Mehmet ten aldı.


Mehmet in o gece yaşadıklarından
itibaren, aradan beş sene geçmiş ve başı bu olay yüzünden hiç derde girmemişti.
O gece yaşadıklarını hatırladıkça hala korkudan bayılacak gibi olan zavallı
adam sarışın kadına neler olduğunu hep merak etmişti. Taaki   bir gün
televizyonda sarışın kadın ve Tankut u görene kadar.


Televizyon yüzlerini kapamaya
çalışan güzel bayandan ve yanındaki Tankut olacak o at hırsızı kılıklı adamdan  bahsederken “politikacılarla seks yapıp. Sonra
kasete çeken şantaj çetesinin çökertildiğini” müjdeliyordu. Beyninden vurulmuşa
dönen Mehmet, gülerek ayağa kalkıp pencereye doğru yürüdü. Çok fena
dolandırıldığını anlayan şaşkın adam , yakayı bin beş yüz TL ile kurtardığına
biraz olsun sevinerek , derin bir nefes aldı.


“Her kuşun eti yenmezmiş” diyerek
iç geçirdi.





MEHMET BURAK YÜKSEL













Her kuşun eti yenmez

Mehmet Burak YÜksel



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6381
2 Firari Fırtına 4436
3 Mustafa Ermişcan 3844
4 Hasan Tabak 3550
5 Nermin Gömleksizoğlu 3191
6 Uğur Kesim 3048
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2984
8 Sibel Kaya 2903
9 Enes Evci 2613
10 Turgut Çakır 2300

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1527 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com