Denemeler

Eski Sevgiliye Dair İzler.
Okunma: 854
.... .... - Mesaj Gönder


Saturday, December 15, 2012
 
Eski sevgili..

Evet dilimizde eski demek, böyle adledebilmek çok kolay fakat zihnimiz ? Orada ne yapacağız ? Bize anımsattıkları ? Yaşanmışlıklar ? Kalanlar ?
Burada bir soluk alıp, sigaradan bir duman çekmek gerekiyor. :)

Bir zaman birini çok seversin, öyle seversin ki her an onunla olmak, aldığın her nefeste ona paye çıkartmak, amansızca sevmek..
Peki sonra ? Gün gelir, bitiverir. Öyle çok sevmiş gibi devam eder ama gün gelir hiç sevmemiş, bu yaşanılmamış gibi bitiverir. Bundan sonrası muamma. Kalp çarpıntıları, zihinsel bulanıklar, unutmaya çalışmak, unuttum diyebileceğin anda radyoda çalan lanet olası bir şarkı. Kolay değildir hiçbir zaman bu evreler. Hele ki bizlerde geriye her zaman anımsatabilecek izler bırakmışsa hiç kolay değil. Bir sarmaşık misali sana bir yapışıverir, günden güne zehirler bir anda da değil. :)

O insan bir otobüs gibi o duraktan kalkıp, başka bir durağa hareket edebilir. Siz o otobüsten inebilirsiniz ama başka günlerde otobüse binmeseniz de tekrar tekrar denk gelirsiniz. Ardında kalan sen, onun her şeyini özleyen, onsuz günlerini hiç eden, yazık ki günden güne kendini eriten..

Bir günaydın mesajı.. Sıradan birisin atacağı günaydın mesajına küfür edersiniz, oysa o atınca dünyalar sizin olurdu. Ondan sonra ilk özlemeye başladığınız, ilk boşluğunu hissetmeye başladığınız bu olacaktır. Dinlenilen her şarkının kendiniz ve onun için yazıldığını farzedecek, kah duygulanacak, kah üzüleceksiniz, bazen de acı bir tebessüm. Ya giydiğiniz kıyafetler ? Hiç mi hatırlatmayacak size onu ? Onunla buluştuğunuz günlerde, o gün ne giysem diye saatlerce yırtındığınız, böylesine sıradan bir konuyu bile büyüttüğünüz günler gelecek aklına. Ulan şu kıyafeti giydiğim gün şöyle yapmıştık diyeceksiniz.
Peki birlikte el ele, diz dize, sevişirken ki o nefesler ? Onlar ne olacak ? Hiç mi aklınıza gelmeyecek bomboş o yatağa tek başınıza uzandığınızda ? Onla geçirdiğiniz günleri hiç mi düşünmeyeceksiniz o yatakta, savaşta yorgun düşmüş bir asker gibi uyumayı beklerken ? Peki özel günler ? O günlerde monoton bir şekilde geçirirken gününüzü, ondan 3 veya 5 ay öncesi hiç mi gelmeyecek aklınıza ? O gün o yanımdaydı ve bunları yapmıştık hiç mi demeyeceksiniz ? Peki sevdiğiniz için değiştirdiğiniz huylarınız, biraz da karakteriniz ne olacak ? O sizi baştan yaratmıştı oysa, o mutlu olsun diye bazı şeylere özen göstermeye, bazı konuları ise hayatınıza sokmaya başlamıştınız. Sırf onun için kitap okuma alışkanlığını bile kazanmışınızdır oysa.. Her defasında girilen kıskançlık krizleri ne olacak ? Sırf başka birisiyle konuştu diye saatlerce kırdığınız o insan, şimdi istediğiyle sen olmadan konuşabiliyor farkında mısınız ? Keşke yanımda olsa da, kıskanmam bir daha diyebilecek bir düzeye bile geldiniz, farkında değilsiniz. Nedense kaybedince anlaşılıyor değeri bunların, nedense uzaklaşınca bu değerler bizim için daha da değerli olabiliyor. Oysa şu hipermetrop hastalığından kurtulabilip, yakındakileri gözlük takıp görmeye çalışsaydık, şimdi böyle olabilir miydi ?

Acısıyla, tatlısıyla yaşandı. Neşesi ve hüznüyle bir geçmiş daha katıldı hesabımıza. Hem de belki yıllarca peşinizden koşacak bir geçmiş. Sizlere unutun, unutmaya çalışın demeyeceğim. Bu size ve geçmişinize saygısızlık olur. Aksine hiç unutmayın. Her defasında, her anı tüm detayına kadar hatırlayın, acıların en dibine kadar girin ve orada boğulun. Bu sizin için bir tecrübe, bir birikim olur. Ayağa kalktığınızda ise aldığınız her nefesin tadına bir başka doyacaksınız. Gün gelecek bu geçmişle mutlu yaşamaya başlayacaksınız. O geçmiş sizi acıtmayacak, size tebessüm ettirecek. İşte bunu başardığınız anda gerçek bir insan olmaya başlarsınız, insan acılarda beslenir ve karakteristik bir gelişim sağlar.

Şimdi bir sigara daha yakalım ve bunu eski sevgiliye adayalım. :)

http://www.youtube.com/watch?v=nARRia3fzo8





.... ....



Yorumlar (8)
Arif Özlü 15.12.2012 22:29
Böyle yazıyorsun , yazıyorsun insanın içine gömdüklerini dışarı çıkarası geliyor.Yaklaşık iki aydır iki yurt ilerimde olan eski kız arkadaşımla gidip konuşasım geldi bunları okuyunca.Ama gerek yok dedim sonra birden , hayat böyle daha güzel :)..

.... .... 15.12.2012 22:34
Unutma içine gömdüklerin orada kalsın seninle yaşasın :)

Arif Özlü 15.12.2012 22:36
Yorumuma ait cümle baya düşük olmuş ama neyse ki anlamışsın ona rağmen , affola :)..

Evet..Ben onlarla daha mutluyum :) gitmelerine izin veremem.. Bu arada bu kadar içten yazmayı nasıl başarıyorsun ? Taktik ver bir kaç tane :)

.... .... 15.12.2012 22:40
Bunu bu site de bir kişi daha sormuştu :) Çoğu yaşanmış şeylerden esinlenerek, bir kaçı izlediğim filmlerin etkisinde kalarak, bir kaçı pişmanlık, bir kaçı azda olsa edindiğim tecrübe, en büyük etkisi de bana bunları yazdırabilecek şiddette değer verdiğim insan :)

Arif Özlü 15.12.2012 22:50
Güzelmiş.. Bir gün bende bir insana o kadar değer verebilirsem , yazarım herhalde :)

.... .... 15.12.2012 22:52
Kimbilir.. Ya da birilerinden değer görürsen :)

Arif Özlü 15.12.2012 23:14
God knows. We're living , only..

.... .... 15.12.2012 23:25
We live knowing only ..


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6328
2 Firari Fırtına 4390
3 Mustafa Ermişcan 3773
4 Hasan Tabak 3480
5 Nermin Gömleksizoğlu 3145
6 Uğur Kesim 3014
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2880
8 Sibel Kaya 2861
9 Enes Evci 2570
10 Turgut Çakır 2268

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:103 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com