Romanlar

madalyon
Okunma: 480
nurten akhan - Mesaj Gönder


MADALYON

24.Bölüm

(2 Hafta Sonra)
-"İl Woo'dan bir haber yokmu hala ??"
Mi Ra cevap vermeden önüne dönünce
anlamıştı...Gittiğinden beri hiçbir haber alamamışlardı İl Woo'dan...Uzakta
olduğu
için haberleşmek zor olsada en azından iyi olup olmadığını
öğrenmek istiyordu...
Mi Ra So Eun'un üzüldüğünü görünce ayağa kalkıp
karşısına geçti;
-"Dışarı çıkmak ister misin ?"
-"Nee ???"
-"Saraydan dışarı çıkmak ister misin ???
Buraya geldiğinden beri hiç dışarı çıkmadın öyle değil mi ??"
Saraya geldiğinden beri gerçekten hiç dışarı
çıkmamıştı...İyileştiğinden beri odasındanda pek çıkmıyordu..Kral iki kez
nasıl olduğuna
bakmak için gelmiş;sonra bir daha uğramamıştı
yanına...Artık onunla ilgilenmediğini görünce;düşüncelerinin değiştiğini
varsayarak mutlu olmuştu So Eun...
Son günlerde hizmetçiler bile eskisi kadar ona
bakıp aralarında konuşmuyorlardı....O gün gördüğü rüyadan sonra herşeyin
kötüleşeceğini düşünmüştü...Ama herşey iyiye doğru
gidiyordu.....Tüm bunların üstüne saraydan birazda olsa uzaklaşma fikri
hoşuna gitmişti...Ama yinede aklına takılan bir
konu vardı;
-"Öylece çıkabilir miyiz saraydan ??? Birşey
demezler mi ??"
-"Babamla konuşurum bizim için kraldan izin
alabilir...Üstelik kralın bugün ava gideceğini duydum;burda olmayacağı için
sorun etmez
herhalde...."
-"Tamam o zaman gidelim..."
Mi Ra babasıyla konuşmak için odadan çıkınca So Eun
köşedeki dolabın yanına gitti...Dolabın içindeki beze sarılı çantasını
çıkardı;Mi Ra gördüğünden beri daha temkinli
davranıyordu....
Elbisesinin beline soktuğu telefonunu çıkardı;sabah
İl Woo'nun fotoğrafına bakmak için açmıştı telefonunu ama daha bakamadan
Mi Ra gelince saklamak zorunda kalmıştı...Telefonun
ekranına koymuştu çektiği fotoğrafı;iki haftadır her sabah açıp bir kez
bakıyordu
ona...Gün geçtikçe özlemeye başladığını
hissediyordu....İl Woo'nun tam net çıkmayan fotoğrafına baktı;elini telefonun
ekranında gezdirip yüzünü okşuyordu;
-"Geri döndüğünde daha düzgün bir tane
çekmeliyim;burda güzel çıkmamış.."
Telefonu yüzüne yaklaştırıp dudaklarını ekrana
dokundurdu;gerçek olmasa bile onu öptüğü için yanakları kızarmıştı...
Dışardan adının söylendiğini duyunca telefonu
kapatıp çantasının içine yerleştirdi...Tekrar açtığı beze sararak dolabın içine
koydu...
Kapıyı açıp dışarı çıktığında sesin sahibine
şaşırmıştı;
-"Yan Sang...Burda ne işin var ??"
-"Günaydın nasılsın ??"
-"İyim teşekkür ederim...Niye burdasın
???"
Yan Sang elini elbisesinin koluna götürerek
çıkardığı şeyi So Eun'a uzattı;
-"Aslında daha önce vermek isterdim ama
halledilecek işlerim vardı bu yüzden bir haftadır sarayda değildim...Daha fazla
gecikmeden
bizzat getirmemin doğru olacağını düşündüm..Nede
olsa bu toka senin...."
So Eun uzanıp Yan Sang'ın elindeki yeşim tokayı
aldı;onu istediğini unutmuştu;
-"Teşekkür ederim;ben unutmuşum bunu..."
-"Birşey değil...Bu arada biraz geç oldu ama
geçmiş olsun hastalanmışsın..."
-"Önemli değildi;küçük bir soğuk algınlığı o
kadar..."
Yan Sang saray mutfağında karşılaştıkları gecenin
ertesi sabahı hasta olduğunu duyunca;o ayrıldıktan sonr aodasına dönmediğini
anlamıştı...Yağan yağmuruda düşününce neden
hastalandığını sormaya gerek bile yoktu...
So Eun'a bakarken gözü boynuna kaydı;madalyon
boynunda asılıydı...umudunu kaybettiği için üzgün olduğunu söylemişti ama şimdi

o umut boynundaydı...Yinede çok mutlu
görünmüyordu...
Yan Sang'ın boynundaki madalyona baktığını görünce
endişelenmişti;hemen elbisesinin içine koydu...Konuyu değiştirmek için
söyleyecek
birşey düşünürken Mi Ra'nın geldiğini görünce
rahatlamıştı...Yan Sang So Eun'un bakışlarının yön değiştirdiğini farkedince
o yöne baktı...Mi Ra'yı görünce yüzü düşmüştü;
-"Neyse ben artık gideyim;tekrar geçmiş
olsun..."
-"Tamam iyi günler..."
Yan Sang o sırada yanlarına gelen Mi Ra'yı
selamlayıp hızla uzaklaştı...Mi Ra'da onu gördüğüne memnun olmamıştı;
-"Ne işi vardı onun burda ??? So Eun sana onun
kötü biri olduğunu söylemiştim;uzak dur ondan..."
-"Merak etme sadece geçmiş olsun demek istemiş..."
-"Ona neymiş senin hastalığından;kim olduğunu
zannediyor bu ???"
-"Tamam uzatma işte;geçmiş olsun dedi ve
gitti...Sen babanla konuştun mu ne söyledi;dışarı çıkabilir miyiz ???"
Mi Ra'nın Yan Sang'a söylenirken ki siniri aniden
değişmişti;
-"Üzgünüm So Eun ama bu gün dışarı çıkamamız
pek olası görünmüyor..."
-"Neden kral mı izin vermedi ??"
-"Hayır dışarı çıkmak için izin bile
isteyemedim ki....."
So Eun Mi Ra'nın sözlerindeki çelişkiye anlam
veremiyordu;izin istemediği halde neden dışarı çıkamıyorlardı;
-"Neden sormadan izin vermeyeceklerini
düşünüyorsun;belki verirlerdi..."
-"İzin istemedim çünkü onun öncesinde kralın
seni çağırdığını söyledi babam...."
Kral günlerdir yanına gelmediği için onu unuttuğunu
düşünürken yine çağırması korkutmuştu So Eun'u;
-"Niye beni çağırmış söyledi mi ??"
-"Hayır ama şimdi seni bekliyor;geç kalmadan
git istersen..."
-"Sende benimle gelsene;tek gitmek
istemiyorum..."
-"Özür dilerim ama gelemem...Son günlerde
saraya çok sık geliyorum bu yüzden babam şimdi eve gitmemi istedi..Üzgünüm ama
babama
karşı gelemem..."
So Eun kendisi yüzünden üzülmesini istemediği için
daha fazla uzatmadı;
-"Tamam canım sorun değil....Hem tek başıma
gitsem daha iyi..."
-"Dikkat et kendine tamam mı ??"
-"Merak etme hadi sen git..."
Mi Ra gidince oda kralla görüşmek için kralın
konutuna gitti...Kapıdaki görevli geldiğini haber bile vermeden kapıyı açıp
içeri
girmesini söylemişti....
So Eun endişeyle karışık korkusunu zaptetmeye
çalışıyordu...Kralın önüne gelince durup saygıyla eğildi;korksada ne
söyleyeceğini
merak ediyordu...Kral ayağa kalkıp yanına geldi;
-"Nasılsın,tamamen iyileştin mi ???"
-"İ...iyim majesteleri teşekkür
ederim..."
-"Buna sevindim....Demek ki planım işe
yaramış..."
So Eun yere eydiği kafasını yukarı kaldırdı;ne
planından bahsettiğini anlamamıştı;
-"Ne planından bahsediyorsunuz majseteleri
??"
-"Beni gördüğün zaman geriliyor ve
üzülüyordun...Buda iyileşmeni engelliyordu...Bende eğer beni görmezsen daha
çabuk iyileşirsin
diye düşünmüştüm....Ve şimdi görüyorum ki
haklıymışım;beni görmediğin için çabuk iyileşmişsin...
Kralın söylediklerini dinleyince mahcup olmuştu So
Eun;her nekadar onun yanında olmaktan gerilsede ona baktığı için
zarar görmüyordu;
-"Hayır majesteleri bu doğru değil...Ben
sadece---------"
-"Evet sen ne ???Lütfen içinden geçenleri
olduğu gibi söyle..."
So Eun söyleyeceği şeyin başına iş açmasından
korksada daha fazla içinde tutamamıştı;
-"Majesteleri söyleyeceklerim yüzünden lütfen
beni affedin...Size karşı herhangi bir nefretim yok;sadece siz bir kralsınız ve
karşınızda
olmak gerçekten rahatsızlık verici...Özellikle
söylediğiniz şeylerden sonra yanınızda rahat olamam..."
So Eun ağzından çıkanlara kendiside inanamamıştı;ne
kadarda kolay söylemişti...Kralın yüzüne baktı;sinirlenmiş olabileceğini
tahmin etmişti ama onun yüzünde aksine rahat bir
ifade vardı;
-"Yani kral olduğum için benden korkuyorsun
öyle mi ??"
-"Şeyy majesteleri....evet sizden
korkuyorum...."
-"Pekala o zaman...."
Kral dışarıya seslenip yardımcısını çağırdı...So
Eun ne olduğunu anlamaya çalışırken kral sadece söylediklerini yapmasını
istemişti...
So Eun tamam deyip söylenenleri uyguluyordu...Biraz
sonra yanlarına gelen saray hanımını takip edip yan odaya geçti...
Kadın üzerini çıkarmasını söyleyerek giymesi için başka
bir elbise vermişti...
Üzerini değiştirince tek başına az önce çıktığı
odaya dönmüştü...So Eun odaya girince etrafına baktı;ortada duran arkası dönük
adamı
tanıyamamıştı....Kim olabileceğini düşünürken
yüzünü dönen adamı görünce şaşkınlığı artmıştı;
-"Majesteleri !!!"
-"Hazır mısın ???"
-"Evet ama niye böyle giyindiğimizi
anlamadım...Siz neden kraliyet elbiselerini çıkardınız ???"
-"Benden kral olduğum için korktuğunu
söylemiştin...O yüzden bu günlük kral Jeong değil sadece Jeong Hyun'um...Beni
takip et..."
So Eun şaşkınlığını üzerinden atamamış halde kralı
takip etmeye başladı...Sarayın arka tarafına geçip kuzey kapısından dışarı
çıktılar...Dışarda onları bekleyen atları görünce
heyecanlanmıştı So Eun;
-"Bu..bu atlara mı bineceğiz ??"
-"Evet daha önce hiç ata bindin mi ??"
So Eun atın başını okşarken kafasını hayır
anlamında sallıyordu...Kral yanına yaklaşıp elini uzattı;
-"Binmene yardım edeyim o zaman..."
-"Gerek yok majestleri..."
-"Az önce ne söyledim ben;şuan kral değilim o
yüzden bana majesteleri diye hitap etme...."
-"Tamam efendim..."
Kral majesteleri yerine efendim demesine
gülmüştü...So Eun istemesede belinden tutup ata binmesine yardım etti...So Eun
atın yularını tutunca ellerini hemen geri
çekmişti...
-"Şimdi gidebiliriz..."
Kral atını So Eun'a yakın sürerek onu kontrol
ediyordu...Saraydan uzaklaşana kadar yanlarında bulunan birkaç asker geri
dönmüş sadece
iki adam kalmıştı yanlarında...Onlarda çok geriden
takip ediyorlardı....Şehirden çıkıp ormana doğru ilerlediler....
Biraz sonra geldikleri su kenarında
durmuşlardı..Kral attan inip So Eun'un inmesine yardım etti;
-"Kral olmadan önce hep buraya gelirdim...Çok
güzel bir yer öyle değil mi ???"
-"Evet majesteleri çok güzel..."
-"Yine majesteleri dedin ..."
-"Özür dilerim...efendim..."
Kral gülümseyince So Eun'da gülmüştü...Kralın
kendisine baktığını farkedince arkasını dönüp etrafı seyretmeye başladı...
Suyun kenarına gelip sudaki aksine baktı;bu sefer
görüntüsü daha çok kendine benziyor gibi gelmişti..Geri çekilip krala döndü;
-"Gerçekten çok güzel bir yer;insana huzur
veriyor..."
-"Huzur bulmak için böyle sakin bir yere
ihtiyaç duymamız ne kadar acı..."
-"Zorluklarla boğuşurken insanın huzur bulacak
birşeyi olmaz etrafında;mecburen burası gibi sakin yerlere ihtiyaç
duyar..."
Kral yaklaşıp So Eun'un önünde durdu...Elini yüzüne
doğru uzatınca So Eun hafif geri çekilmişti...Kral elini So Eun'un yanağına
koydu;zarar vermekten korkuyormuş gibi nazikçe
dokundu;
-"Ama senin gözlerine bakınca aynı huzuru
görebiliyorum ben.."
-"Nee.."
-"Gözlerinde hüzün var ama aynı zamanda hayat
ışığıyla dolu;gözlerine bakmak insana huzur veriyor.."
Kralın ne yapmaya çalıştığını düşündükçe korkusu
artıyordu So Eun;gözleriyle etrafına baktı;diğer iki adam görünürlerde yoktu...
Ne yapacağını düşünürken bir yandan da geri gitmeye
çalışıyordu..Birden geri doğru sendeledi;üzerinde durdukları taşın
ıslak yerine basınca dengesini kaybetmişti So Eun..
Kral ani bir hareketle So Eun'u belinden kavrayıp
kendine doğru çekti...So Eun'da düşmemek için krala sarılmıştı...Korkuyla
kapattığı
gözlerini açtığında kralın yüzüyle karşı karşıya
gelmişti....Nefesini yüzünde hissettiği kralla bedenleri adeta
birleşmiş;aralarında hiç
mesafe kalmamıştı.....
 
Bölüm Sonu



nurten akhan



Yorumlar (3)
Esra Özalp 21.01.2013 14:46
merhaba ben esra..özgür roman'a kayıt olmuştum.fakat öss sınavı old. hiçbirşey yazamadım.fakat özgür romanda sizin hikayeniz çok dikkatimi çekti..madolya romanınızda duyguyu ve gelişmeleri çok güzel bir nedene bağlamışsınız.tebrik ederim..

Esra Özalp 21.01.2013 14:48
bu arada diğer bölümünü heyecanla bekliyorum

nurten akhan 22.01.2013 02:44
çok teşekkür ederim,beğenmenize çok sevindim :) bölümleri düzenli olarak göndermeye çalışacağım :)


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6436
2 Firari Fırtına 4485
3 Mustafa Ermişcan 3937
4 Hasan Tabak 3607
5 Nermin Gömleksizoğlu 3240
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3088
7 Uğur Kesim 3087
8 Sibel Kaya 2950
9 Enes Evci 2653
10 Turgut Çakır 2331

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1068 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com