Hikayeler

Tek Bir Boşluk Kalmadan
Okunma: 1021
Sibel Kaya - Mesaj Gönder


Akşam ağır ağır iniyor. Yüzler belirsizleşiyor gitgide. Binalar, yollar ve ağaçlar da aynı büyünün etkisinde sınırlarından kurtulup şekilsizleşiyorlar an be an. Karanlık yoğunlaştıkça her şey özgürleşiyor kalıplarından, başka başka şekillere bürünüyor.


Bu saatleri bu yüzden bu kadar çok seviyorum. Bir perdenin arkasına saklanıp oradan seyretmeme imkan veriyorlar çünkü dünyayı. Birkaç dakika öncesine dek çok sıradan bir gerçeklikle önümde uzanan her şeyi şekilden şekile sokan bir ışık oyununun tam ortasına düşmüş gibiyim.


Vitrinlerin ışıkları, sokak lambaları tümden karanlığa boğulmasını önlese de şehrin, tam da aydınlatmıyorlar neyse ki. Bazı yerleri karanlıkta bırakıp bize gönlümüzce doldurabileceğimiz boşluklar veriyorlar.


Bu belirsizlik içinde tek bir şekil istiyorum sadece. Sınırlarını sonuna dek koruyan, hep aynı kalsa da asla sıradan olamayacak kadar benzersiz... Bu yüzden bu loş sokaktan bir an önce uzaklaşmak istiyorum. Yalnızken alabildiğine yavaşlayan adımlarımı doludizgin koşturmak, her şeyin kesin sınırlarla birbirinden ayrıldığı o bol ışıklı yere varmak...


Sen bu acelemi anlamıyorsun her zamanki gibi. Belki de akşamın indiği şehri doya doya seyretmek istiyorsun sen de. Tıpkı sen yanımda yokkenki ben gibi, boşlukları dolduruyorsun teker teker. Yepyeni şekiller veriyorsun önüne çıkan şeylere.


Ama ben seni görmek istiyorum yine de. Başka her şey böyle bir belirsizlikte, yeni kimliklerde ve anlamlarda gezinse de özgürce, sen baştan ayağa ışığa boğul diye çekiştiriyorum durmadan elini.


Varsın onlar da aydınlansın varacağımız yerde seninle birlikte... Akşamın örtüsü çekilsin yüzlerden... Her şey yine önceki sınırlarına çekilsin, yetinmeyi bilsin kendiyle... Uzun uzun iç çekeyim yine, aynı olanın o bezdirici sıradanlığı karşısında...


Sırf seni iyice görebileyim, tek bir boşluk bile kalmadan senle doldurabileyim diye var olduğun yeri... Gerçekte sana ait olmayan, zihnimle var ettiğim tek bir şey olmasın oradaki sende... Karşımdaki gerçekten sen olasın diye...



Sibel Kaya



Yorumlar (1)
orhan örs 31.5.2013 14:15
Karanlık çökmüş şehrin bir sokağında bir ev, Bir cephesi caddeye bakıyor. Evin caddeye bakan cephesinde bir pencere, tül perdesi çekilmiş. Pencerenin ait olduğu odanın ışığı açık. Tül perdenin arkasında bir kadın, caddeye bakıyor. Cadde büyük oranda karanlık ama pencere aydınlık. Kadın gizlendiği düşüncesinde ancak kafasını kaldırıp o yöne bakan her gözün gözleyebileceği kadar açıkta. Açıkta olmak kadın için çekinilecek bir şey değil çünkü aslında saklanmak gibi bir derdi yok. Sadece fark edilmesinin romantizmle soslanmasını istiyor. Bir de, kadın belirsizlik sevmiyor aslında, içinde bulunduğu gerçeklikten korkuyor yalnızca. Gerçekliğiyle ancak karanlıkta karşılaşmak istemesi de bundandır kuvvetle muhtemel.

Karanlığın işlendiği yazıları genel olarak severim. Ancak bu tür yazılar zaman zaman karanlığı işlemekten çok yazıyı karartıp, karanlıkla kamufle etmeye döner. Bu yazı da üç aşağı beş yukarı böyle bir şey yapmış.


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6173
2 Firari Fırtına 4241
3 Mustafa Ermişcan 3444
4 Hasan Tabak 3316
5 Nermin Gömleksizoğlu 3015
6 Uğur Kesim 2914
7 Sibel Kaya 2742
8 Ömer Faruk Hüsmüllü 2484
9 Enes Evci 2441
10 E.J.D.E.R *tY 2218

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1040 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com