Hikayeler

İyi aile babası
Okunma: 672
Hikmet Benol - Mesaj Gönder


karanlıkta alınır böylesi bir karar dedi Ali , yalnızlığın son deminden , son siğarısı bittiğinde .Aslında her şeyin tamamen bittiğine artık gözleri ile ikna olduğunda alınırdı . Ve aldıda ...Ama önce dönüp bir mektup yazılmalı dedi . Bir kaç kişi belki anlar beni diye , belki yalandan da olsa birisi ağlar diye . Belki de arkadan söylenecek şursuzca sözleri keser diye . Önce bir kalem bulmadı diye iç geçirdi . Aslında içinden düşünmek çok saçmaydı o kadar yalnızdı ki kendi kendine konuşmak daha mantıklı geldi . İç sesine dur dedi . Durdurmak hiçte kolay olmasa bile . Bir iç savaş eşiğinden dönüldü . Sınırlar aşılmak üzereydi , her şey bütün kara hava ekipleri hazırdı ama barış anlatşaması imzalandı ve iç sesini durdurdu. Sonra kaldığı yerden devam etti bir kalem aramaya başladı . Çekmecelerin birini açtı öbürünü kapatıp durdu dolaplara baktı ama beklediği neticeyi alamamıştı . İçinden  ölmek bile zor diye iç geçirdi . Sonra yerli yersiz bir sırıtma aldı . Bu hali iyice sinir bozmuştu . Sonra kendisine gelmesi için iki üç kere kafasını sağ sola salladı . Tekrar en başa geri döndü , ayakta öyle dururken bir an da gözü masanın üzerindeki kaleme ilişti gözleri . Hemen kaptı kalemi sanki dünyaları kazanmış gibi mutlu olmuştu . Abartısızı bir madalya bile bekliyordu oysa . kağıtı aramak kalem kadar zor olmamıştı . Yanına biraz çay dökülmüş defterin ortasında bir kağıt yırttı . Ama yırtarken azıcık kenarından da yırtığı için beğenmemişti . Ölümünü en iyi olmasını istiyordu mektup da öyle olmalıydı bunlar önemli . Arkamdaki akbabalara bir malzeme bırakmamalıyım diye . Bu  sefer olmuştu . Kağıt hazır mı ?
Hazırız efendim .
Ya kalem ?
Son mürekkebimize kadar .
Güzel kafamdaki kelimelerde hazır . Her şey hazır . Gece de soğuk . Yalnızlık diz boyu zaten . Bunu ben değil siz istediniz ? Şimdi sıra benim .  
  Bu düşüncelere nasıl varabiliyordu kendiside bilmiyordu . Nerede bulaşmıştı , hangi yollarla hiç bilmiyordu . Tek bildiği bir an önce bitirip .  Diğer tarafta avakadu yemekti . Düşüncelerinde burada kötü yaşayanlar orada kral olur diye bekliyordu . Belki de olur kim bilir .
 Aslında ilk defa mektup yazıyordu . Küçükken derslerinde yazdığını saymazsak eğer bu ilkti . Bu mektupta acılar , umutların sonu vardı . Bir hikayenin daha kapanmasıydı nasıl  anlatılırdı oda bilmiyordu . Belki de bu mektup ile aslında siz beni öldürdünüz demek istiyordu . Bunu da bilmiyordu . Tek bildiği düşünceler için de yüzdüğü ha boğuldu ha boğulacaktı sonunda . merak etmeyin bunu biliyordu .  Fazla kelime hazinesi olmadan başladı yazmaya
  Sevgili beni terk eden başak biricik canım evlatlarım . Evhamlı kayınvalidem merhaba . Bu mektubu okuyan herkese sevgiler saygılar . Bu satırlarda ne aradığımı bilmiyorum , ilk önce kimin eline ulaşır onuda bilmiyorum . Ama ben o ara avokadomla uğraşıyor olacağım . Neyse efendim fazla konuşmaya gerek yok asıl olaya geçelim biz.
     Bu zamana kadar hep alttan alan taraftım . Haksız mıyım başak ?  ( okurken ağlayarak haklıydı der öyle tahmin ediyorum ). İnsanların hep iyi bir yönünü buldum her ne kadar anan ve sen bir kulp taksanız bile . o zamanlar bu hallerim aklıma gelsen herhalde güler geçerdim ( Güler ) . Başak seni hep çok sevdim galiba burada olmadığın için elinin tenime değmediği için bu hallere geldim , çocukların koridordaki sesleri olmadan bu ev hiçmiş aslında biliyor musun hayatım ? Pardon hayatım dememeliydim . Ayrılacaktık değil mi ? Özür dilerim . Çoğu kez evde hep sen söylerdin son sözleri sesim çıkmazdı , çıkaramazdım daha doğrusu . Olsun bu halimden bile memnundum ben .  Seviyordum çünkü seni evimi ailemi . Hatta o cadı anneni bile seviyordum hep sizden dolaydı tabi . O bitmek bilmeyen işimi bile seviyordum . Bitmek bilmeyen mesailerimi de seviyordum . O hayatımı seviyordum . Hepsi sizden dolayı akşam bittiğinde kapıyı açan güler yüzlü karımı gördüğümde geçiyordu her şey . ( Yalan bu güler yüzlü hiç olmadı . Yine mi sen geldin der gibi bir bakışı vardı hep. ) Çocukların baba diye koşuşlarını seviyordum . Akşamları hep beraber oturduğumuz sofraları . Bunları düşünüpte hala intihar etme isteği niye geçmiyor onu da bilmiyorum . Herhalde geri gelmeyecek bu günler gibi . En fazla haftasonları çocukları görebilirim gibi . Çocukların başında da üvey baba .  Hep benden daha iyi baba mı oldu diye delirir dururdum herhalde boş ver böylesi daha iyi . Ama bunu mektuba yazmamalıyım hemen bir çizik çekeyim . Siz gittikten sonra çok fazla kendimle kaldım başak ve güzel yavrularım benim . Öyle ki kendime aslında çok yabancı biriymişim ben . En sevdiğim kitap aslında dostoyevski suç ve ceza değilmiş . Daha fazla psikolejik kitapları seviyormuşum . Bunu sana söylesem söylenirdin herhalde fazlaca. Sen ne anlarsın diye belki de bunu okuyanlarda başlayacak yuh be diye .Merak etme intihar nedenim bu değil. Çok fazla düşündüm bizi , ailemizi giderken neler götürdüğünü bakma öyle merak ediyor insan . Ama hiçbirine üzülmedim . Tabi saatim de burada kalsaydı iyiydi . Kefen paramı onunla ayarlarsınız.  Hasan ve Tuncaya  bu satırları göstermeyin ama . Babalarının bu kadar perişan hallerini okumasınlar kafalarında canlandırmasınlar olur mu ? Alın bakayım bu da son isteğim olsun .  Asıl sebebe gelelim niye gidiyorum ben şimdi ?
    Yalnız kaldığım da anladım aslında ben senin kocan falan değilim . Çocukların babası hiç değilim . Ben sadece bir sembolik bir şeyim . Evde baba diye seslenilen ama sadece seslenilen kişi . Tv kumandaları hiçbir zaman elimde olmadı mesela . Hadi bu akşam da sahil de yürüyelim değdim de kimse cevap vermedi bana . Hep tek başımaydı o sahil de . En son gemi ayrıldığında oralardan  ben de gider miyim diye hep düşündüm durdum . Ama hiç yapamadım yapamam da sanıyordum . Bir kez bile ellerini tam tutamadım , hep benden kaçtın sanki hiç sevmedin beni . ( Burada sanki diyiorum ama adım gibi biliyorum hiç sevmedi ) . Annenle habire hor gördünüz . Ne yapsam hiç olmadı istediklerinizden dolayı değil , istediklerinizi ben yaptığımdan dolayı . Bunları hep hoş gördüm . Çünkü sevdim bunları sizi evi her şeyi . Ama bunlara rağmen dayanamıp gittiğiniz de anladım . Ben aslında bu hayatta hiçim sevdiklerimin beni hiç sevmemesi bunu kaldırmak çok zordu , ve kaldıramadım da . Kimseler de kaldıramaz .Bunlara rağmen yine uğraştım geri dönmeniz için ama hep yoktan sebeplerden dolayı reddetin beni . Artık her şeyi daha iyi anlıyorum . Bırakıyorum her şeyimi . Eski eşyalarımı fakirlere verirsizinizi , fotoğraflarımızı yakarsınız aslında pek fotoğrafımızda yok hep ben çekerdim . Bu hep yüreğime dokunurdu ama ailem için hiç konuşmazdım . Her şeyi size bırakıyorum ve biliyorum  en ağırı bu mektuptur . Belki de bakkala kalan azıcık borç bilemedim şimdi.
    Gözleri dolmuştu ama bunları sayfaya dökmeyecekti arkasından güçsüz bir şekilde öldü demesinler diye . Sildi yaşaran gözlerini . mektubu katladı , koydu masaya kalemide aynı yere bıraktı . Bir daha başka birilerini benim gibi yormasın diye . Geri çekmeceye döndü daha sonra .Silahı aldı eline . Hiçbir şey düşünmeden parmağı ile bastırdı . Çuval gibi yere düştü birden kan revan içinde olmuştu bir anda her yer . Gözleri açık değildi en azından . Avakodalara doğru süzülmüştü...



Hikmet Benol



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6489
2 Firari Fırtına 4528
3 Mustafa Ermişcan 4008
4 Hasan Tabak 3659
5 Nermin Gömleksizoğlu 3282
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3164
7 Uğur Kesim 3123
8 Sibel Kaya 2994
9 Enes Evci 2692
10 Turgut Çakır 2363

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:2214 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com