Hikayeler

dillerden dökülen sözler,sözlerden dökülen oyunlar
Okunma: 2194
edebiyat tutkunu - Mesaj Gönder


Yeni durulmuştu deniz.Ansızın bir taş atıldı.Değersiz,minicik taş,sonsuza uzanan masmavi denizi bulandırdı ve kayboldu.Ardından büyük bir fırtına…Bütün gemiler alabora küçük bir gemi hariç.Ufukta görünen,sığınacak kırık dökük bir liman dahi yok.Ne ileri ne geri bir adım…Aynı noktada sessizce bir bekleyiş.

Güneş,sımsıcak dokunuşunu denizin üzerinden çekmek üzere.Mavi bulutların görevini kara bulutlar almakta.Teknenin içinde,kalbi umman kadar büyük,minik bir kız…Kızın yüzünde sayısız korku ifadesi,gözlerinde yağmur olmaya hazır minik bulutlar…Deniz sessiz,gemideki kız sessiz.Ayın ve yıldızların ateş dansını izlemekteler.Kızın içinde sessiz fırtınalar,ne yapacağını,bundan sonra ne olacağını bilememenin korkusu…Hızlı hızlı,ritmik şekilde atan koca bir kalp…

Ufukta bir liman...Kızın yüzünde, yeniden bir umut,minik bir tebessüm…Limana yaklaşır yaklaşmaz,genç bir erkek elini uzatır.Kız, ona elini verip vermemekte tereddüt eder,arkasına bakar, koca bir deniz, ilerisine bakar,sonu görülmeyen bir liman.Gelgitler yaşar ama elini verir ve o limana sığınır.Artık onun için geride bıraktıkları yoktur.Genç olmasına rağmen, yorgun olan gönlü,yeni yeni,tatlı duygular tatmaktadır.Hevesi kırılmış,her farklı limanda aynı sonucu almaktan yorulmuş,tüm umudunu yitirmiş genç kız, karşısındakine bütün iyi niyetiyle kalbini teslim eder.Ne kırılacağını ne kalbinin tarumar olabileceğini düşünmeden.Güzel sözler,sonu gelmeyen vaatler…Dökülür birer birer ağızdan,bazen kelime bazen de cümleler halinde.Sevmeye,sevilmeye,aşka susamış gönül kanıverir,bu gönül dilinden söylenmeyen sözlere.Zaten gönül kanmaya dünden razıdır,kapatır gerçeklere penceresini.Kör,sağır,dilsizdir artık bu saatten sonra.

İşin aslı,kızın inandığı,güvendiği erkeğin dilinden dökülen bütün güzel sözler,isyan etmekte,onun ağzından çıktıkları için kirlendiklerini düşünmektedirler.Ah! şu biz insanların anlaşmasını sağlayan sözlerin dili olsa neler neler anlatacaklar ama nerde?Onlarda mahkum,dillerden dökülüp,kağıtlardan okunmaya.

Her bir gün,bir gün öncekinden daha çok aşka bağlanarak geçer.Başta aşka sıcak bakmayan kalp böylece yavaş yavaş bırakır kendini aşka.Büyünün bozulmasından, tekrar eski günlere dönmesinden de çok korkmaktadır.Ama kalbi sürekli onu,bu sefer her şey farklı,sonu çok güzel bir başlangıç diye sürekli mırıldanarak teselli eder.

Bir akşam,her günkü akşamdan farklıdır.O ana kadar yaşanan her şey,güzel sözler,vaatler,umutlar,hayaller tuzla buz olur.Tanıdığı, tanımadıklarının suretine çoktan bürünmüştür.Onun cismi,ismi genç kızın kalbinde yalnızca soğukluk hissettirmekte,içi artık ısınamamaktadır.Ama bu sefer kalpte ne hüsran ne de gözlerde yaş vardır.Onun için düşündüğü her şey yerle bir olmuş,küçük bir sarsıntıyla yıkılmıştır.Yükselttiği insan, artık onun gözünde, küçülmüş,küçülmüş minik bir oyun taşı olmuştur.Kız, o taşı alır,hayat oyununda,asıl hak ettiği yere koyar.Artık üzülmesi gerekenin farkında olsa da olmasa da diğer taraf olduğunu bilmektedir.Çünkü kaybeden, karşısındakidir kendisi asla değildir.Genç kız,böylece oyununda bir taşın daha yerini belirleyerek,önündeki engeli kaldırıp,mutluluğa giden yolda bir adım daha atabilmiştir.

İçindeki huzur duygusuna,kendine olan güvenine,kendisi dahi şaşmaktadır.Artık bundan sonra,değersiz şeyler için mücadele etmeden geri çekilmenin sarhoşluğuyla,vücudundaki tüm hücrelerin dolduğunu hissetmenin zevkini yaşamaktadır.

Bir gün,bir yerde,biri karşısına çıkıp,bu zamana kadar birbirlerini beklediklerini,vuslat zamanının geldiğini söyleyecek ve onu ebedi limanına alacaktır.

Beyninden dalga dalga geçen düşünceler,onun gerçeği fark etmesini sağlar. O, eski minik,masum kız değildir.Artık o,kimin ne olduğunu anlayabilecek,gözleri zorla açtırılmış,hayal dünyasından gerçek dünyaya transfer olmuş,kocaman bir kızdır.

Bu limandan da ayrılış vakti çatıp gelmiştir.Yüzünde minik bir tebessüm,dilinde kendine hayat dersi veren,onu hayatın her türlü oyunuyla tanıştıran bütün insanlara minik bir teşekkürle,uçsuz bucaksız ummanda gözden kaybolur.




edebiyat tutkunu



Yorumlar (5)
Arzu . 26.02.2010 13:35
Güzel olmuş. Elinize sağlık...:)))

edebiyat tutkunu 27.02.2010 13:47
tşkr ederim:))

Arzu . 27.02.2010 16:09
Önemli değil...:))

Hsyn Zacky 1.03.2010 18:39
O kocaman kız, denizlerin maviliğinde bulamadığı aşkı gerçek dünyada zor bulur :)

edebiyat tutkunu 2.03.2010 16:51
bu bir hikaye ve o kız bu hikayenin bir kahramanı.Bu yüzden bir bakmışız ki bi sonraki hikayede aşkı buluvermiş:)))


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6465
2 Firari Fırtına 4508
3 Mustafa Ermişcan 3979
4 Hasan Tabak 3636
5 Nermin Gömleksizoğlu 3263
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3134
7 Uğur Kesim 3107
8 Sibel Kaya 2974
9 Enes Evci 2674
10 Turgut Çakır 2349

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1751 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com