Denemeler

Türkler Kimdir ?
Okunma: 1034
Umut Karadaş - Mesaj Gönder


Türkler Kimdir ? Biz Kimiz ?

Daha önce yazacağımı söylediğim bu başlık için bugün kalemi elime alıyorum. Fazlasıyla önemsediğim ve önemsenmesi gerektiğini düşündüğüm konuların birisinden söz edeceğim. Biz kendimizi tanımıyoruz. Nereden geldiğimizi bilmiyoruz dolayısıyla nereye gittiğimizi de anlayamıyoruz. Geldiğimiz yerlerin değerini bilmiyoruz o yüzden yaşadığımız yerlerin değerini anlayamıyoruz. Bu duruma nasıl ulaşıldığını da bilmiyoruz işte bu yüzden kaybederken kılımız kıpırdamıyor. Bu seride Türkleri anlatacağım sadece, daha doğrusu ben anlatmayacağım. Olay tamamen objektif kalsın ve dışarıdan nasıl göründüğümüz bilinsin diye alıntı yaparak anlatacağım. Birkaç kişi dahi öğrense ne olduğumuzu, bu yazı amacına ulaşmış demektir. Sahip olduğunuz değerlerin farkına varmanızı istiyorum. Hadi başlayalım.

William Martin bizim hakkımızda şöyle bir demeç vermiş : "Bütün milletler arasında en namuslu ve dostluk kurmada tereddüt edilmeyecek olan yalnızca Türklerdir. Henüz yabancı tesiri altında kalmamış olan bir köye gidecek olursanız; gerçek misafirperverliğin ne demek olduğunu orada görüp öğrenirsiniz."
Burada kilit nokta olan "yabancı tesiri altında kalmamış" sözü bir çok şey ifade etmektedir. Özellikle günümüzde batıya özentiliğimiz ve gittikçe Avrupai tarzda takılmamız bizi kendi kültürümüzden etmektedir. Bunun önemini henüz anlamamış milyonların olması ise acı vericidir. Devam edelim.

İsveç Kralı Demirbaş Şarl ismine tarihle ilgilenen kişilerin kulak dolgunluğu vardır. Bu önemli zat ise Türkler hakkında şunları söylemiştir : "Poltava'da esir oluyordum. Bu benim için bir ölümdü, kurtuldum. Buğ nehri önünde tehlike daha kuvvetli olarak belirdi; önümde su, ardımda düşman, tepemde cehennemler püsküren güneş... Su beni boğmak, düşman beni parçalamak, güneş beni eritmek istiyordu; yine kurtuldum. Fakat bugün esirim, Türklerin esiriyim. Demirin, ateşin ve suyun yapamadığını onlar bana yaptılar, esir ettiler. Yalnız ayağımda zincir yok, zindanda da değilim; istediğimi yapıyorum. Fakat bu defa da şefkatin, asaletin, nezaketin esiriyim. Türkler beni işte bu elmas bağa sardılar. Bu kadar alicenap, bu kadar asil, bu kadar k bir milletin barasında hür bir esir olarak yaşamak, bilsen ne kadar tatlı."
Buradan da anladığımız üzere biz Türkler barbar, gavur ve soykırımcı bir milletiz.(!) Biz kendimizi tanımadığımız için, bizi, bize nasıl anlattırlarsa öyle sanıyoruz. Gerçeklerin farkına varın. Geldiğimiz yer, bulunduğumuz ve gittiğimiz yerden çok daha şerefli bir yerdi. Onu yabana atamazsınız, atmamalısınız.

Avusturyalı tarihçi Joseph von Hammer-Purgstall'da Türkler hakkında bir yorumda bulunmuş : "Türk, Heredot'tan, Tevrat'tan çok eski yüzyılların tanıdığı bir ulustur. Sadelik içinde görkemi, sükunet içinde ihtişamı, tahakküm kabul etmeyen bir yüreklilik, alabildiğine geniş bir fetih aşkı, sonsuz bir teşebbüs kabiliyeti, bölgelere uymaktan çok bölgeleri kendine uydurma zevki ve alışkanlığı Türk milletinin asırlar dolduran tarihinde açıkça görülür."
Biz geçmişte sevilen bir ulustuk, sevilen insanlarımız vardı çünkü kendimizin farkındaydık. Gittikçe batıyoruz ve güvenebileceğimiz bir yardım eli yok. Allah umarım bir kez daha yardımcımız olur.

İskoç yazar Charles Mcfarlene'ye göz atalım : "On ulusun, on yiğit adamının gücü tek bir kimsede toplansa yine bir Türk'e bedel olmaz. Türklerin en çok konuştuğu şey savaştır, zaferdir. Eğlenceleri ise attır, silahtır. Türklerin doğrulukları ve namuslulukları ne kadar övülse yeridir."
Biz şimdi izin alamadan adım atamayan bir millet olduk, sokaklarda tecavüz eksik olmaz oldu, doğruluk dürüstlük bulunamaz oldu. Uyan ey Türk sen bu değilsin ! Senin içinde bulunduğun durum tamamen sana yansıtılan durum. Çünkü bizim asıl düşmanlarımız bizim böyle olmamızı istiyorlar. Kültürünü unutmuş aklı beş karış havada bir genç nesil istiyorlar ve istediklerini başarıyorlar. Hadi kendin anlayamadın milletinin değerini, bak bir sürü farklı coğrafyadan farklı insanlar neler demiş senin hakkında. Görsün artık şu gözleriniz bir şey. Zamanı geldi, görmeli artık bir şeyler.

Fransız romancı Pierre Loti, söz sırası ona geldi : "Türk, asillerin asilidir. yapma olmayan, gösterişi bulunmayan bu pek yüce asalet ona tabiatın hediyesidir."
Yeni Türkler, eski Türklerin farkında değiller ne yazıkki. Atasının asilliğini değilde, USA'nın edepsizliğini örnek alıyor kendine. Onun kültürünü benimsiyor. Nankörlük almış başını gitmiş.

Bak yazı boyunca aynı şeyi söyledim : Kim olduğunun farkına var. İkinci serisinde de aynı şeyi söyleyeceğim, ta ki kim olduğunun farkına varana kadar. Modernleşirken, kültürünü öldürmemelisin ikisi çok farklı şeyler. Çağdaşlık değildir ki geçmişini unutmak. Sana gücünü veren şey geçmişinde yaşadıklarındır, ve geçmişine bakınca bizim kadar gururlanan bir millet yeryüzünde yoktur. Birçok yabancı millet bizimle ilgili pozitif düşünceler beyan ederken biz neden hala kendimizin farkında değiliz, ortada dönen oyunların farkında değiliz. İşler çok geç olmadan bizim de kılıcımızı çekmemiz lazım. Bu evrende savaşmayı bizden daha iyi bilen bir toplum yok, yeter ki neden savaşmamız gerektiğini bilelim, bize atılan okların farkına varalım.


Diğer yazılarım için : http://www.ozgurroman.com/romanlar/sayfalar.aspx?rid=25568



Umut Karadaş



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6406
2 Firari Fırtına 4460
3 Mustafa Ermişcan 3886
4 Hasan Tabak 3577
5 Nermin Gömleksizoğlu 3213
6 Uğur Kesim 3064
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 3021
8 Sibel Kaya 2923
9 Enes Evci 2632
10 Turgut Çakır 2314

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:2720 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com