Denemeler

Yüz'ümün İlk Satırları
Okunma: 814
Umut Karadaş - Mesaj Gönder


Yüz'ümün İlk Satırları

"Bir amaç vardı kalemin ucundaki sözlerde
Bir hayal vardı beynimin derinliklerinde
Bir kitap vardı tarafımdan yazılmayı beklercesine
Bir zirve vardı uçuş bileti şimdi ellerimde"


Sorgulamak hayatımın en büyük parçasıydı
Hiç bitmedi bu isteğim, kendimden başlamıştım
Neydim ? Ne olacağım ? Ve nereye varacağım ?
Tupac koştu imdadıma, anladım ki yazacağım
Onun sözleri beni çok derinden etkiledi
Belki de içimde yatan bir Nazım'ı tetikledi
Vay anasını dedim adam neler söylüyor !
Bu dünya bir bataklıksa bunu kimler süslüyor ?
İşte o an yıllarımın boşa gittiğini düşündüm
Ve daha fazla zaman kaybetmeden gerçeklerin peşine düştüm
Koymuştum kafaya ben bir yazar olacağım
Karanlıklar evreninde güneş olup doğacağım
Heveslerim tazeydi, birkaç dostum dışında kimse tarafından ciddiye alınmadım
Zor olduğunu söyleyip yapamayacağımı ima ettiler, hiçbir zaman alınmadım
Yol yokuş olsa da çıkılır dedim ve sanırım yanılmadım...


Önceleri kısa yazılar ve sıradan kişisel gelişim cümleleri
"Yazarlık" hayatım tüm bunlardan ibaretti
Ancak değiştim, komplo teorileri beni de vurdu
Ve kendimi "Ay'a Çıkış Yalan" yazısını yazarken buldum
Bir süre sadece yazdım onlarca makale klasörde birikti
Tecrübe yollarını yürüyordum ama kapılar hala kilitli
Bir noktadan sonra yerimde saymaya başladım, çatıldı kaşlarım
İnternete açıldım ve yazılarımı yayınladım
İlgi çekmiş gibiydi, bu beni mutlu etti ve hayli kenetlendim
Kağıt, kalem ve kulaklık. Bu 3'lüyü her gece resetledim
Her şey iyiydi bulutların üstünde yeryüzünü yazıyordum
Binleri bulmuştu okunmalar, gaza gelip daha fazla uğraşıyordum
Ama sıkıntılar artmaya başladı ve seyreldi yazılarım
Kişisel sorunlar beni haşladı, saldım kalemi kağıdı
Sonum, farklı bir başlangıcı yarattı
Lise yıllarımdan bana büyük bir nasihat kaldı
Bir kıza güvenmek artık içimde Agarta kadar saklı


Kara dumanlar dağılıyordu üşenmeden üflüyordum
Azalmış olan üretimim seriye dönüyordu
Yeni oyuncak alınmış çocuk gibiydim
Aldığım övgüler beni mutlu ediyordu
Hep tek şey istedim ben : Boşuna yaşamamak
Öldüğünde arkanda bir hiç bırakmamak
Belki başardım bunu, belki de yapamadım
Ama asla demeyeceğim : O adımı atamadım !
Çünkü attım adımımı, emekledim, yürüyorum
Koşacağım inşallah, göz ucuyla ileriyi görüyorum
Kardeşlerim saolsun, dostluklarını seviyorum
İkinci kez anlatıyorum, onuncu da olacak
Hasan'ın araştırmalarla destek olması, bir yazımı on kez okuması
Mustafa'nın eşsiz desteği, gece geç saatlere kadar yazıyı bitirmemi beklemesi, okumadan yatmaması
Hamza'nın tıklaması, reklamın dibine vurması ve hep yanımda olması
Yirmi kez de anlatırım; çünkü anlatmaya yetmeyecek yaptıkları
Yüz kez de anlatırım kağıt karşılayamaz dostluklarını
Kitabıma da yazarım isimlerini,
Bilsinler puu tayfasının bradalarını


Hayatım boyunca attığım okların bir hedefi oldu
Hayatım olmadı kahvedeki iskambil kağıtlarından ibaret
Hayatım olmadı masadaki alkol ve maddelere emanet
Hayatım olmadı hiç sevdiğim insanlara ihanet
Egoistlik değil bu ama ben hep kendimle gurur duydum
Çünkü yaşıtlarımı köşe başında ot çekerken buldum
No.1 ' in dediği gibi " Çabalarım boş gezenin hep gözüne battı"
Yazdığım yazıyı beğenmeyip özelden anama sövenleri mi anlatayım
Ya da yazdığım yazıyı okumadan anlamsızca övenleri mi
Mesajlaştığım da oldu beni o an hayallerinde dövenlerle
Ama işim onlarla değildi hiç, sadece gerçeği görenlerle !
Saçma sapan eleştiriler bir şey değiştirmedi hayatımda
En iyi yazıyı yazdığımı iddia etmedim, olmadı öyle bir tarzımda
Ama anlatmayın bana neyi yapıp neyi yapamayacağımı
Sınırlarımı söylemeyin, ben şu anlık belirlemiyorum
Kendi cürmümde ateş olmak için rüzgar esmesini bekliyorum


Zaman ışık hızını andırmıyordu kağıdın karşısında kalemin başındayken
Okuyucularım artıyordu günden güne gülen yüzümün eşliğinde
Birkaç adım daha atmak istedim hazır formum yerindeyken
Foruma kaydoldum orada da paylaştım yazılarımı
Yayılmak istedim yapıyordum geleceğe yatırımımı
İstiyordum ki ileride ismimi duyunca anımsasınlar ufaktan adımı
Ama ters tepti, bazen gözümde forum bir nezaretti
Reklamını yapabilecek bir şeyi olmayanlar bana reklamcı deyip duruyorlardı
İnkar etmedim, reklam yapmadan yayılamazsın, ki gayet normal bir şey yapıyordum
Ama torba değil ki insan ağzı bu işinde bokunu çıkarıyorlardı
Her şeye rağmen terazide getirileri daha ağır basıyordu
Beklediğim ilgi karşılanmıştı fazlasıyla
On binlerce tıklama sadece forumun getirisiydi
Artısı eleştirilerdi, beni geleştiren eleştiriler
Küfür etmeyip hatalarımı söyleyenler, eleştirinin asıl amacını görenler
Tarihi tartışmalar, kültürel çatışmalar, gündemden atışmalar...
Basamak basamak çıkıyordum merdivenleri, alın teri akıtarak
O terler, ıssız bir çölde bana bir kova su olarak da gelebilir
Grönland'ın ortasında difriz olarak da...


Hayata dair yazılar, şiirler karalamaya başladım bir süre sonra
Hayatımı anlatmanın, hayatları anlatmanın tadıyla tanıştım
Yetkinliğe uzağım ama o kabiliyete ulaştım
Ruhum edebiyatla karıştı, akıp giden derinliğe alıştım
Binlerce kelimeyle "Yaşanmışlıkları" yazmıştım
Orada yazdığım bazı cümleler hala anlaşılmamıştı
Ve ben de sorduklarında anlatmamıştım
Kılıcımı çektiğimde geçmişimi parçalamıştım
Şövalye değildim ama görevimi tamamlamıştım
Bunu çok içten istemiştim çünkü kinim bitmemişti
Bolca sabır etmiştim ama şeytan yanımdan gitmemişti
İntikam düşünceleri beni hiç terk etmemişti
Çok fazla dolmuştum hayatı teklemiştim
Yazmayı beklemiştim, o gece bu hissi iliklerimde hissetmiştim
Ve "geçmişe bir bakış" atıp geçmişi silmiştim
Belki de yazdığım en anlamlı yazı olmuştu
Bradalarım beni tebriklere boğmuştu
Rahatlık bedenimi aşıp ruhumun derinliklerinde dolmuştu
Ben o gün yeniden doğmuştum !


Ve bir gün yeni bir mesajla yeniden sıradanlık bozulmuştu
Bu sefer mesajın adresi Kocaeli'yi gösteriyordu
Üniversiteden bir ağabey kalemimin sağlam olduğunu belirtmişti
Ekleyerek devam ediyordu, bir dergi çıkartıyorlarmış üniversite ve şehir kapsamında
Benim de o dergide yazmamı istemişti, hayli sevinmiştim
Emeklerin boşa olmadığını görmek beni mutlu etmişti
Bir yazımı derginin sitesinde paylaşmıştı, bir yere daha adımımı atmıştım
Derginin geleceği karanlığa kapılmıştı bana ise beklemek kalmıştı
Her neyse artık bir yerlere varmıştım ama 100 katlı bir binanın 20.katındaydım
Daha yolum çoktu ve geliştirmem gereken çok şeyim vardı
Sadece hızlı gelmiştim, arap atını hiç sevmemiştim
"Az olsun öz olsun" felsefesini hep saçma bulmuştum
Çünkü bu söz çoğu yapamayanların bir bahanesiydi
"Çok olsun öz olsun" dedim, işte bu hayatımın en büyük apnesiydi


Rap dinleyerek öğrendiğim birçok şey hayatıma artı kattı
Karakterime, bilgime, kültürüme her zaman olumlu etkiler yaptı
Yazarken bile ilhamımı o çağırdı, her zaman görünmeyen bir yanımdı
Sağ bileğimdeki Geronimo her zaman şans kapımdı
Zengin olursam, Dumanlı Dağlara gidip onu anacağımı hep anlattım
Ben hayatıma çok heyecan kattım, gece 4'te Hasanla Agarta'yı araştırdık
Evrenin gizemini tartıştık, simulasyon felsefesini değerlendirdik
Ben çok kez ateist yaftası yedim ama biz yinede kaderi inceledik
Boş yaşamadık, boş yapmadık
Hayatımın şarkısı olan Joker'in "Yaşamak Öldürür" parçasını her dinlediğimde yeni şeyler öğrendim
Hayatımı anlatmanın hevesini belki de oradan aldım
Sürpriz bir yumurtanın içinden yazar olarak çıktım
Hayat, falım sakızların içindeki manileri okuyup umutlanmak kadar saçmaydı
Lakayıt bir hayatın içinde hayatını ciddiyet içinde geçirenleri kınadım
Şortla gezilen bir ortama takım elbiseyle gitmenin hiçbir anlamı olmayacaktır,
Umarım insanoğlu bunu bir gün anlayacaktır...


Ve son bölüme ulaştık sağ salim,
Ortaya karışık yapacağım bu bölümde ne yiyeceğini bilmeyen insan edasında
Haftalardır yarısını bile yazamadığım bir yazıyı tek gecede bitirmeye çalışıyorum
3 saati birazcık geçti zaman, yarasaların hüküm sürdüğü saatler
Gazapizm, Ados ve Joker arasında gidip geliyor müzik listem, ortama uygun her şey
Yazmanın bende bir heves olduğunu sananlar bu makale sonunda fikirlerini değiştirirler sanırım
Çünkü bir heves 100 kere edilemez
İyice dağıldı ortalık, uzun zamandır üstünde yazdığım defter bitti
Beynim yerinde değil, uykusuzluk ve yorgunluktan çoktan uçup gitti
60-70 bin oldu toplam okunmalar internet üzerinde, ne ara oldu hiç bilmiyorum
Ne ara yükseldi bu kadar terazi hiç tahmin edemiyorum
İnşa ediyorum hayatımı, tıpkı tüm sözcüklerini benim yazdığım bir şiir gibi
Ve adım atıyorum 100'e, tecrübeye, deneyime, farklı bir etkiye
Mustafa başlık bulmaya çalışıyor saatlerdir işkence ediyor beynine
Bunlar yüz'ümün ilk satırları
Bu yazı, birçok şeyin teminatı
Bugün, günlerin darmadağını
Kokmayan bir çiçek gibi gece
Tutsak insanın özgürlük hayalleri gibi şu saatler
Limansız gemiler gibi dakikalar
Noktayı koymam için geri sayıyor saniyeler...




Umut Karadaş



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6406
2 Firari Fırtına 4460
3 Mustafa Ermişcan 3886
4 Hasan Tabak 3577
5 Nermin Gömleksizoğlu 3213
6 Uğur Kesim 3064
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 3021
8 Sibel Kaya 2923
9 Enes Evci 2632
10 Turgut Çakır 2314

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:2734 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com