Denemeler

Sadece Gerçekler 9 : Burası Türkiye
Okunma: 825
Umut Karadaş - Mesaj Gönder


SADECE GERÇEKLER 9 : BURASI TÜRKİYE


  Uzun bir aradan sonra tekrar "sadece gerçekler" diyebileceğim için heyecan eşliğinde yazıya başlıyorum. Tabii bu heyecan hissine arkadaşlık eden bir diğer his de ana haberleri izleme sonucunda ortaya çıkmış olan sinir, asabiyet duygusudur. Kepazeliğin ve entrikaların boy gösterdiği, biz ne ara bu hale geldik dedirten haberleri bir ay aralıksız izlemek kanımca sinir hastalıklarına sebep olabilir. Öfkemin bir kısmını giriş kısmında bıraktıktan sonra, diğer paragraflarda kalemin kinini kusabilmesi için noktayı koyuyorum ve esasen başlıyorum.

Sadece Gerçekler İçin...

  Şu sayfalarda 600 kere siyasetten nefret ettiğimi söyledim, 111 tane makale yazdım hala herhangi bir yazımda parti ismi kullanmadım, 211 olduğunda hala kullanmamış olacağım. Günümüzde siyaset olarak bilinen şey; dini ve gizli ilimleri kullanarak insanların kuklalaştırılması. Bizim milletimiz düşünme olayını sabah kalktıktan sonra yastığın altında bırakıyor böylece Allah kitap diyen herkese "tapıyor". İnsan insana kul olmaz. Madem Müslümansınız bilin bunları. Aslında bu ülkenin en büyük sıkıntısı ne biliyor musunuz ? Müslümanım diye geçinenler İslamı bilmiyor; Kemalist olarak takılanlar ise Atatürk'ü tanımıyor ama yıllardır kör dövüşünü andırırcasına tartışıyorlar. Siyasi değil toplumsal söylemlerde bulunuyorum ve bunlar gerçekler, siz görseniz de görmeseniz de, anlasanız da anlamak istemeseniz de. Ülkeye sahip çıkayım derken mezarını kazmayın, aman deyim. Zaten öyle bir ülkede yaşıyoruz ki, biri televizyona çıkıp hunharca dini övmeye başlayınca kıllanıyorum, arkasında ne var acaba diye düşünüyorum veya aynı mantıktan başka bir deyişle ekranlarda vatan millet diye haykıran "bakanlar" (Adamlar isimlerinin hakkını harbiden veriyorlar, çünkü bunlar olaylar karşısında sadece "bakarlar") gördükçe, ulan yine nerede şehit verdik diyorum. Öyle bir hale geldik ki ülkede güvenecek insan kalmadı. Durup dururken böyle bir izlenime kapılmadık tabii ki, çağımızın en gözde mesleği "vatan tüccarlığı"...

Sadece Gerçekler İçin...

  Bu serinin tipik özelliği, üç paragraftan oluşur ve her paragraf farklı konulardan bahseder. O yüzden şimdi beynimin bir tarafını kemiren başka bir sorunu paylaşacağım. Yine daha önce çok kez belirttiğim bir mevzu ama toplum ve sorunlar hala aynıysa çözümler için pes etmek kesinlikle seçeceğim bir yol değildir. Önümüzde dağ duruyor biz üstünden geçmeye çalışıyoruz, görmezden geliyoruz ya da dağa bakacak cesarete sahip değiliz. Sorunun temeli belli, kültürümüzü kaybediyoruz. Gelişen her nesil geçmişinden biraz daha kopuk ilerliyor. Bir taraf Arap milliyetçisi, diğer taraf batıya benzemeye çalışan şebek topluluğu. Hatta belki bir grup da kendi dinini oluşturmuş ve birbirlerine tapıyorlardır. Vardır yani şaşırmam, Türkiye burası. Bak mesela az önce "Türkiye burası" yazarken utandım kendimden, ne hale geldik içimi acıtıyor ama gerçek bu ve ben gerçekleri yazıyorum. Ne yazık ki burası Türkiye. Dizilerle, filmlerle beynimizi o kadar çok bulandırdılar ki, insan beyni sadece eğlence odaklı çalışıyor. Ye, iç, gez, düşünme, sorgulama ve yat. İyice istedikleri gibi bir topluma dönüşmeye başladık, işin kötü tarafı biz özgür irademiz ile bunları yaptığımızı sanıyoruz. Yok öyle bir dünya, adamlar seni yönetti, yönetiyor. Umurunda olmayan subliminal mesajlar beynine kancayı taktı, esaret içindesin tek eksiğin parmaklıklar. Her nesil böyle büyüyor ve bunun önüne geçilmezse 15-20 sene sonra ülkenin büyük bölümü bu şekilde olacak. O zamanlar ülke olmaz muhtemelen, 4-5 parçaya bölünmüş oluruz çoktan. Açık konuşayım, bu kadar ahmak bir toplum görsem bende parçalarım, hak ediyoruz biz. Sokakta ölen çocukların haddi hesabı yok ama zenginlerin büyük bölümü her gece evde viskisini yudumlarken, dünya umurunda olmadan yaşıyor. Bu evrenin karanlık tarafları zenginlerin elinde, dönem para dönemi. Paran varsa gücün vardır. Alın teri ile kazandığın para helali hoştur, kesinlikle bu konuda sıkıntı yok. Ama sen bir kol saatine yüz milyarlar verip, ufacık çocukları mendil satarken tersliyorsan veya sokakta ayakkabısız gezen çocukların önünden geçip vicdanın sızlamıyorsa, öyle zenginliğini de böyle adaleti de öperler. Ki durum ne yazık ki burada böyle, burjuva alt tabakayı unutmuş durumda. Orta Çağa döndük resmen, gizli bir hiyerarşik yapılanma var toplumda.  Ve zengin gün geçtikçe daha da yukarı çıkıyor, yoksul durum karşısında bir şey yapamıyor dolayısıyla aşağı iniyor böylece iki tabaka arasındaki fark çoğalıyor. Bu farkın bu kadar çok olması da sıkıntıların temel kaynaklarından birini oluşturuyor.

Sadece Gerçekler İçin...

  Osmanlıca dersi müfredata giriyor diye Osmanlı'ya küfür ediyorlar. Direkt konuya giriş yaptım; ama şu durumda arayıp arayıp bulamadığım mantığı nereye sakladınız söyleyin artık. Tarihimizi hiçe saymak için yer arıyoruz resmen. Şimdi de ülkede Osmanlı - Türkiye kavgası çıkartacaklar sanırım. Cihan bizden korkuyor, biz kendi kendimizi yiyoruz. Babam bir söz söyledi bugün : " Türkün Türk'ten başka dostu yoktur, Türkü de Türk'ten başkası yıkamaz" Düşman da bunu biliyor biz birbirimizi bitiriyoruz. Zihniyet yoksunluğunun son ürünü, cehaletin 2015 modeliyiz. Eşi benzeri olmayan bir tarihe sahipsin, bu özelliğini harcama, sahip çık. Kültürün elindeki yegane unsurlardan, onu koru, dünyaya özenme bu sele kapılırsan yüzme bilmen bile seni kurtarmaz. Ve son olarak her karışında şehit kanı bulunan, onurdan ve şereften(son yılları görmezden geliyorum) meydana gelmiş bu vatanı satma, yeri gelir seni de satarlar ruhun duymaz. Doğu, batı, kuzey, güney yok; Türk, Kürt, Çerkez yok; Alevi, Sunni, Zerdüşt yok. Dedeler sırt sırta çarpışmışken,  torunların o sırttan birbirlerini vurması ecdadın kemiklerini sızlatır. Ve bu ecdad bunu hak etmiyor...


Tarihin seni motive eder, toprakların güç verir, kültürün ise besler. Farkına varmak için hala çok geç değil çünkü bu savaş hiç bitmeyecek.



Umut Karadaş



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6340
2 Firari Fırtına 4401
3 Mustafa Ermişcan 3789
4 Hasan Tabak 3506
5 Nermin Gömleksizoğlu 3156
6 Uğur Kesim 3023
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2898
8 Sibel Kaya 2870
9 Enes Evci 2580
10 Turgut Çakır 2276

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1308 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com