Denemeler

Kayıp etme korkusu..
Okunma: 533
Ali Haydar SARI - Mesaj Gönder


İnsanın doğasındadır var olma sevinci. Yaşamak, gülmek, acı çekmek. Ve bazen de hayal kırıklığına uğramak. Dünya’ya gelişimizin ilk anlarından itibaren bize hayatın direksiyonunun elimizde olduğu öğretilmiştir. Ve bu var olma sevincine bir de başarı sevinci eklenmiştir. Okulda başarılı ol ! İyi insan olmak istiyorsan şöyle yada böyle ol gibi tezlerden yola çıkan anne ve babalarımızın anlattığı nasihatlerdir bunlar. Lakin bunları biraz modern düşünceli insanlarda göremezsiniz ! Onlar  bu tezin tam tersine inanırlar: başarı için gereken şeyleri öğren ! Başarıya değil hayata koş ! Çok çalışma ama iyi yaşa ! Bu fikir ayrımı medeniyetler arasında tartışmaya açık olduğu gibi modern düşüncenin de paradoksal bir niteliğe sahip olduğunun basit bir göstergesidir. Her şeyin para olduğu bu dünyada çok çalışmadan iyi yaşanır mı ?

Aslında insanın doğasındadır başarı sevinci; bazen insanı kıskanmaya sürükleyen de bu histir zaten. Başarı sevinci hayatımızın bir parçasıdır. Ama başarıya götüren imkanların varlığı da bu hayatın ta kendisidir ! Biz onlara pek az hüküm edebiliriz, onları geç anlar ve hayatımızın yönünü fark etmeden ilerleriz, ilerledikçe de gerçekleri öğrenip geri dönüşler yaparız. İşte ! İşte bu geri dönüşler bizi çok ama çok yıprattığı gibi, bir akarsu misali sürükler ve kayıp etme korkusuyla baş başa bırakır. Ah o kayıp etme korkusu yok mu ! İnsanı ölüme sürükleyen, insanı uçuruma sürükleyen, insanı yokuşa sürükleyen. Kayıp etme korkusu... bir çiçeği öperken titreyen eller gibi, sevgiliye verilen ilk busede kızaran yüzler gibi, denize düşman olan bir adam gibi ! Kayıp etme korkusu... Her an insanın bütün hayallerini yok edebilen duygu !

Nerde olursak olalım, kiminle konuşursak konuşalım... Konuştuğumuz yada konuşmak istemediğimiz kişiler değil. Konuşamadığımız kişi bizim için önem taşıyor. O hayatımızın bir parçası olduğu için onunla konuşamayız, kayıp etmekten korkarız. Tıpkı bir vazoyu kırmamak için dokunmaktan sakındığımız gibi. Dokunursak kırma ihtimali yükselir. Konuşursak her şey afallaşır, kayıp etme korkusu çömeler üstümüze ve hayat anlamını yitirmeye başlar. Bu nedenle konuşamayız. Konuşmak istersek bile bu imkansız hale gelecektir. Konuşamayız !

Ve... Kayıp etme korkusu çökünce, konuşmadığımız için geriye dönmeye çalışırız. Yeniden yıpranmaya hazır bir şekilde..



Ali Haydar SARI



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6290
2 Firari Fırtına 4353
3 Mustafa Ermişcan 3719
4 Hasan Tabak 3439
5 Nermin Gömleksizoğlu 3113
6 Uğur Kesim 2988
7 Sibel Kaya 2831
8 Ömer Faruk Hüsmüllü 2811
9 Enes Evci 2539
10 E.J.D.E.R *tY 2247

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1833 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com