Denemeler

Hz.Musa ve Mısır Firavunu 1.Ramses Aynı Kişiler Mi ?
Okunma: 2023
Umut Karadaş - Mesaj Gönder


Peygamberler Firavun Muydu ? Okuyup, araştırmalarımın had safhaya yükselmesinden dolayı bir süredir kalemi elime almıyordum, yeterince biriktirip sonrasında arka arkaya bir şeyler yazıp paylaşmak daha cazip geliyordu. 1.5 aydır tek bir yazı bile yazmadım ve sanırım bu verdiğim en uzun ara oldu. Bu "grevin" olumlu taraflarını ise art arda paylaştığım yazılar sırasında göreceğimi düşünüyorum. Bir tarihçi olarak yoğunlaştığım konular yine tarihin karanlık noktaları ile alakalı, lise kitaplarındaki tarihin kurgusal bir tarih olduğunu artık hepimiz biliyoruz. Kurgusallık olayını da sanat kapsamında tiyatroya bıraktığımızdan, yazarken gerçekleri esas almayı ilkelerimden birincisi olarak kabul ediyorum.  Milattan önceki teknoloji ile ilgili yazılarımda ve diğer birkaç yazımda  Antik Mısır'dan az çok bahsetmiştik. Bugünkü konumuzda yine Antik Mısır ile ilgili olacak ve içeriğinde şaşırılacak bir sürü iddia barındıracak. Aslında bu iddiaları bugün size anlatmamın farklı bir nedeni de  olacak bunu da yazının en sonunda sizinle paylaşacağım. Şimdi çok çok eskilere gidip Firavun'un memleketine konuk olalım ve iki tane Fransız'ın akıl almaz iddialarına göz gezdirelim.


 Fransız araştırmacılar Roger ve Messod Sab-bah 20 yıllık araştırmaları sonunda ortaya öyle iddialar attılar ki, bir anda bir çok düşman edindiler. Bulduklarını "Çıkış'ın Sırrı-İbranilerin Mısır Kökeni" adlı kitapta toplayan bu ikili, bize kutsal kitapta anlatılan peygamberlerin aslında Firavunların ta kendisi olduğunu ileri sürüyorlardı. İlk duyulduğunda suratta çok absürt bir ifade bırakan bu tez aslında elle tutulur bulgular ile destekleniyor ve beynin düşünme mekanizmasını otomatikman harekete geçiriyor. Hz. Musa ve Firavun hikayesini bilmeyenimiz yoktur heralde ? En azından yazılarımı düzenli okuyan kitle daha önce anlattığımdan dolayı  bu konu hakkında fikir sahibidir o yüzden bu kısmın ayrıntısına hiç girmiyorum. Hz. Musa Yahudi halkını Firavun'un elinden kurtarmıştır diyerek özet bilgiyi buraya bırakıyorum. Dini kaynaklı ve bize verilen, bizim inandığımız bilgi bu şekildedir. Ama bu yazı devam ettikçe sizde benim gibi kendinizi hafiften bir şüphe içerisinde bulabilirsiniz ve bilginizi sorgulayabilirsiniz...


 Hz. İbrahim, Mısır'ın tek tanrılı ilk Firavunu Ahenaton'un ta kendisiydi. Bu iddianın devamında da, Mısır'dan kovulan ve İsrail'e göç eden Yahudi halkının, Ahenaton'un tek tanrılı dinine inanan Mısırlılardan farksız oluşu geliyordu. Fransız araştırmacıların bu konuda ciddi bir haklılık payı var, çünkü uçan kuşu yazan Mısırlıların arşivlerinde Yahudiler ile ilgili tek bir cümle yoktur veya Mısır'da yapılan arkeolojik kalıntıların hiçbirinde Yahudi mezarı bulunamamıştır. Bir başka bilinmezlik ise Firavun'dan kaçan köle Yahudiler nasıl olur da yine Firavun'un toprakları olan Kenan bölgesine korkusuzca yerleşebilmişlerdir ? Ortada bir karışıklık olduğu aşikar ama bu karışıklığa bir kesinlik eşlik ediyor. Bu kesinlik ise :  Mısır'ın geçmişinde Yahudiler olmamasıdır. O halde bizim Yahudiler olarak bildiğimiz ve Antik Mısır'da Hz.Musa ile maceraya karışan halk kimdi ? Tarihçi yazar Turgut Gürsan bu soruyu şöyle cevaplıyor : "Tevrat'ta anlatıldığı şekliyle, Yahudiler'in Mısır'dan Musa'nın önderliğinde kaçışının hiçbir tarihi kaydı yoktur; çünkü Yahudi tarihinin "Yahudiler"in Göçü' diye verdiği olay, Ahet-Aton kentinde yaşayan tek tanrılı Mısırlıların Firavun Ai tarafından sürülüşünden başka bir şey değildir."


 Bizim Yahudi halkı olarak bildiğimiz insanlar aslında, tek tanrılı Mısırlılarmış. (İddialara göre) Zaten Hz.Musa'nın Mısırlı olduğu biliniyor. Ayrıca Mısır arşivlerinde Hz.İbrahim, Hz.Yusuf ve Hz.Musa'ya dair hiçbir bilginin izine rastlanmamıştır. Bu da yaşanan olayların birer mit olabileceği ihtimalini kuvvetlendirmektedir. Firavun Ahenaton öldükten sonra, onun yerine gelen Firavun Ai, Ahen-Aton halkını sınır dışı etti. Yani tek tanrıcılığı Mısır'dan def etmek istedi ancak tek tanrıcılık bu şekilde son bulmadı. Sınır dışı edilen halkın serüvenini dinlemek için yeniden Turgut Gürsan'a kulak vermemiz gerekiyor(Dünyanın Gizli Tarihi, sayfa 30-31) : "Ahet-Aton halkı Sazlıklar Denizi'ni aşarak Sina Çölü'ne geçti. "Denizin yarılması" efsanesi de "Mısır mitolojisinde yer alan "Anadeniz"in Firavun tarafından ikiye açılması' efsanesinden farklı bir şey değildir. Filistin'in Kenan bölgesine yerleşen Mısırlı rahipler ve asillere ‘Firavun’a (yani Ahenaton'a) tapan' anlamına "Yahud" adı verildi. Yahudlar, burada Yahuda Krallığı'nı (Yuda) kurdular."


 Okuduklarımız doğrultusunda bize dini karakter olarak lanse edilen insanların aslında birer Firavun ve Mısır asili olduğunu görmek insanda bir soğuk duş etkisi yaratıyor. Ayrıca bana göre bomba iddia ise, Hz. Musa'nın gelecekte Firavun 1.Ramses ismiyle tahta geçecek olan General Mose olmasıydı. Adına kitap indirilen Hz.Musa, belki de bir Firavun'du. Başka bir iddiaya daha gelecek olursak, Hz.İbrahim tüm dinlerin ortak atası olarak kabul edilmektedir bu da tüm dinlerin çıkış noktasının Antik Mısır olduğunu gözler önüne sermektedir. Ve tüm dinlerin atası bir Firavun'dur. Şaşırtıcı, ürpertici ama mantık doğrultusunda çok da yabana atılamayacak olan iddialar bunlar. Bu arada Mısırlılar günümüzde dahi Firavun Ahenaton'dan " Ahenaton Aleyhisselam" olarak bahsederler. Bu paragrafta birbirinden bağımsız arka arkaya kurduğum cümleler aslında ağzı açık bırakmaya yetiyor diyebilirim, çünkü bu iddialar sadece Mısır'ın değil tüm dünyanın tarihini değiştirebilecek cinsten. Başka bir açıdan bakacak olursak isek, bu iddialar kanıtlanırsa eğer dinin otoritesi zayıflayacaktır. Kutsal kitapların öne sürdüğü isimlerin aslında birer hayal ürünü insanlar olması onlara inanan birçok toplumu hayal kırıklığına uğratacaktır ancak bunu şimdilik bilemeyiz çünkü ortada yalnızca bir iddia var, sağlam bir iddia. Fransızlar en son 1789 yılında dünyayı çok karıştırmışlardı, Milliyetçilik akımını yaydılar geleceği şekillendirdiler. Şimdi bu iddia kanıtlanırsa, bu sefer de geçmişi şekillendirecekler. Bakalım zaman ne getirecek diyor ve son paragrafa geçiyorum.


 Aslında ben bu yazıyı " Tarih Değiştirilmiş Olabilir Mi ? " serimin 4. yazısı olarak paylaşacaktım ancak sonradan vazgeçtim ve başka bir konuya değinmek istedim. O konuda ön yargılarımız konusu. Biraz da bundan bahsedip bitireceğim. Gerek bilimsel araştırmalara, gerek felsefik teorilere, gerekse bulgulu tezlere karşı kesin bir hükmümüz var. Yani gördüğümüz şeyi incelemeden reddedebilme özelliğine sahibiz, bunu yaparsak o her zaman bahsettiğimiz gerçeklere hiçbir zaman ulaşamayız. Sorgulamayı bilmemiz gerekiyor, ön yargıyı yıkıp bir iddiaya saçma demektense okumamız araştırmamız, en azından bir şans vermemiz gerekiyor. Bu şekilde düşünmeyi öğreniyoruz işte, düşünmek ise bize doğru yolu gösteren tek kapıdır. Dünyadaki büyük örgütlere, kuruluşlara veya yapılanmalara bakın hepsinin arkasında bir filozof vardır, birçoğunun esin kaynağı bir filozoftur. Bu tesadüf değildir, düşünmek ve mantık yürütmek gerçeklere ulaşmak için en büyük silahlardır. Bugünkü konumuz da din ile ters düştüğünden kesin hükümle reddedenler olacaktır, ben de tam anlamıyla inanmış değilim bu iddialara ancak açık kapı bırakmayı da ihmal etmiyorum. Tarih herkesin fikir beyan edebileceği ve birkaç belge ile söz sahibi olabileceği bir düşünce arenasından başka bir şey değildir. Herkes fikir beyan eder, ancak herkes ciddiye alınmaz. Herkes belge kullanır, ancak herkese güvenilmez.  Bu iki cümlenin arasındaki ince çizgi de masal tarih ve esas tarih ikilemini önümüze seriyor. Tarih karanlık çağların efendisidir ve ancak çıplak gözle bakılınca görmek istediklerinizi görebilirsiniz. Diyeceğim o ki at gözlüğü ile ulaşabileceğiniz tek yer cehaletin doruk noktası olur, bilgeliğin şelalesine ulaşmak da yine sizin elinizde diyorum ve anlatmak istediğimin anlaşıldığını umarak noktayı koyuyorum. 



Umut Karadaş



Yorumlar (3)
zeynep önel 6.03.2015 12:20
abi döktürmüşsün yine yha!

Umut Karadaş 12.03.2015 09:23
Sağol kardeşim :)

Y.İ Çelik 12.03.2015 15:42
Ellerine Sağlık..


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6328
2 Firari Fırtına 4390
3 Mustafa Ermişcan 3773
4 Hasan Tabak 3480
5 Nermin Gömleksizoğlu 3145
6 Uğur Kesim 3014
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2880
8 Sibel Kaya 2861
9 Enes Evci 2571
10 Turgut Çakır 2268

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1405 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com