Denemeler

Evremin Gizemine Yönelik Meraklarım 3
Okunma: 866
Umut Karadaş - Mesaj Gönder


Evremin Gizemine Yönelik Meraklarım 3


  İlk iki yazının üstünden uzun bir süre geçtikten sonra aynı başlığın üçüncü kez başkalaşım geçirmiş halini sizlerle paylaşmak için kağıdın kalemin başındayım. Yazılarımın seyrekleştiğini ve şu sıralar daha çok okumaya ve araştırmaya ağırlık verdiğimi son yazılarımda belirtmiştim. Okumak ve araştırmanın en güzel yanı da dünyaya açık gözlerle bakmayı sağlamasıdır. Bunu bir örnekle şöyle açıklayayım ; bir kitap okumuş insan her şeyi bildiğini zanneder, iki kitap okumuş insan bildiklerinden şüphe duymaya başlar, üç kitap bitirmiş bir insan ise artık hiçbir şey bilmediğinin farkındadır. Çalışmalarım sürdükçe beynimde de bazı sorular şekillenmeye başladı. Bunların bazılarına cevap buldum, bazılarının cevapları ise yeni sorular doğurdu, bazıları ise hiçbir zaman net cevabı verilemeyecek, üstünde bol bol yorum yapılacak felsefik sorulardı. Bu durumda ise bazı sorularımı sizlerle paylaşmak ve gerçeğe bir adım daha yaklaşmak istedim. Serinin ilk iki yazısının da az çok dikkat çekmesiyle, üçüncüsünün vakti geldi diye düşündüm. Giriş kısmını yavaştan kapatıyor ve sizi sorularla baş başa bırakıyorum.


1-)  Evrenin gizemi başlığı altında paylaştığım soruların çoğunun “din” ile ilgili olması aslında bir zorunluluğun getirisidir. Bunun nedeni de daha önce çok kez belirttiğim “İnsanoğlu  cevabını bulamadığı soruları hep olağanüstü bir güce yormuştur” söyleminin ta kendisidir. Bugün de din ile baya haşır neşir olacağız. Biraz şeytandan bahsetmek istiyorum. Allah, Hz.Adem’i yarattı ve herkesin ona secde etmesini emretti ancak şeytan kendini Adem’den üstün gördüğü için bu emre karşı geldi. Şeytan, ona bir şans verilmesi karşılığında yarattığı kullarını kötüye teşvik edebileceğini söyledi. Bu söz üzerine ona Allah tarafından bir şans verildi ve günümüzdeki “şeytan” figürü oluştu. Şeytan, Allah’a kendini kanıtlamak istiyordu bu sebepten ötürü cennetteki Adem ve Havva’nın kanına girerek yasak elmayı yemelerini sağladı. Allah da bunun üzerine onları dünyaya gönderdi. (Hikaye bilinen bir hikaye olduğundan ve esas odağımız sorular olduğundan özet şeklinde anlatmaya çalıştım) Şimdi benim bu olaylar karşısında sormak istediğim soru şudur :

Eğer şeytan olmasaydı kötülük diye bir şey olmayacak mıydı ? Hatta dünya bile var olmayacaktı. Ya da kötülük, teşvik eden biri olmadığı için büyük ölçüde azalacaktı. Şeytan Adem’e secde etseydi hepimiz kötülüğün olmadığı bir cennette mi yaşayacaktık ?

Veya

Allah, şeytanın Adem’i kabul etmeyeceğini biliyordu ve bir tiyatro mu oynattı ? Eğer durum buysa Allah neden böyle bir senaryoya ihtiyaç duydu ?


2-)  Bu soruda ilk sorudaki olaylar sonucu ortaya çıkan bir soru olacak. Allah, Adem’i yarattı ve ona kendi iradesini verdi. – İnsan olmanın en büyük özelliklerinden birisi kendi iradene sahip olabilmektir- Adem, cennette yaşarken şeytanın dürtüsüyle doğru yoldan sapıyor ve yapılmaması gerekeni yapıp yasak elmayı yiyor. O kadar ulvi bir ortamda, Allah’ın katında kendi iradesine sadece bir elma yüzünden yenik düşüyor. Ama günümüze dönecek olursak insanlar açlık ve sefalet ile boğuşuyor, cehenneme tanıklık ediyorlar. Bir elmanın tahrik edici gücüyle, günümüzdeki yasak şeylerin(yapmamamız gerek şeylerin) tahrik edici gücü aynı mıdır ? Tabii ki değildir. Bu durumda gönül rahatlığı ile şu soruyu soruyorum :

Allah’ın yarattığı insan olan ve hayatına cennette devam eden Adem bir elmaya yenik düşebiliyorsa, günümüz insanına yüklenen yük çok fazla değil midir ?

Ve

İnsanlığın verdiği bu amansız savaşın sebebi Adem ise, neden biz ona saygı duymak zorunda kalıyoruz ?


3-) Üçüncü sorum birazcık üzerine konuşmamız gereken bir konu olacak. Neden sünnet oluyoruz ? Diye kendi kendime sordum. Kuran’da sünnet ile ilgili bir söz geçmediğini, asıl sünnet geleneğinin Yahudi ve Araplarda bulunduğunu, onların da bu geleneği yunan mitolojisinden aldığını belirtmek isterim. Olayın sağlık boyutunda ise tıp çevresi ikiye bölünmüş durumdadır. Bizi bazı hastalıklardan koruduğu gibi, erken boşalma ve hissizleştirmeye yol açtığı da bazı yetkililer tarafından belirtiliyor. Sünnetin ne zaman ve ne amaçla ortaya çıktığı bilinmiyor ancak Antik Mısır’da sünnet yapıldığı biliniyor. (Amaç ise köleleri aşağılamak) Şimdi ise şunu sormak istiyorum :

“Milattan Önce Teknoloji Çok Daha İlerideydi!” tezimi ve yazılarımı okuyanlar, bilenler vardır. Antik Mısır halkı sünnetin nasıl yapılacağını(ne kadar deri kesileceğini) nasıl biliyordu ? Tıp bunu bilecek kadar ileride miydi ? Ve bu operasyonu gerçekleştirecek alet edevat mevcut muydu ? Yoksa sünnet adı altında hadım mı ediliyordu ? Sizce Antik Mısır ve sünnet arasındaki ilişki nasıldır ?

Ve

Sizce günümüzde neden sünnet oluyoruz ?


  Toplum olarak sorgulamayan insanlarız, bunları sorgulamak bizi din dışına çıkartmıyor. Bunun bilincinde olmak bize ve topluma kademe atlatacaktır emin olabilirsiniz. Bu sorular da şahsımca üzerinde tartışılabilecek ve fikir üretilebilecek konular. Ne kadar çok beyin, o kadar çok fikir. Fikirler ne kadar artarsa gerçekler de yavaş yavaş gün yüzüne çıkacaktır. Son olarak buranın bir tartışma arenası olduğunu belirterek, bir sonraki yazımda görüşmek üzere şimdilik hoşçakalın diyorum. 



Umut Karadaş



Yorumlar (11)
münzevi .. 30.04.2015 18:18
Umut, sence de bu yazının başlığıyla, içerik arasında korkunç bir münasebetsizlik yok mu? Ben sayfayı sen evrenin gizemini kesin çözmüşsündür diye açtım ama sen bildiğin çükten, pipinden bahsetmişsin hacı!!!

Ayrıca adı "sünnet" olan bir şeyi Kur'an da araman da ufkumu açtı Umutcum. Ben hiç olmazsa önce bi Yunan mitolojisine, ardından Antik Mısır halkına sonra da Maya uygarlığına bi sorarsın diye bekliyordum. Açıkçası beni şaşırttın.

Bence çok az kalmış umut, biraz daha kafa yorarsan uzaylılar sünnet oluyor mu anlarsın zaten. O zaman evrenin gizemini çözmek de hayli kolaylaşır diye düşünüyorum ben.


Umut Karadaş 1.05.2015 22:50
Sana cevap vermeyecektim ancak her yazıya beni aşağılamaya yönelik saçma sapan yorumlar atmaya devam ettiğin için buna bir dur deme ihtiyacı hissettim. Sen buraya gelip terbiyesizce konuşarak beni eleştirebilecek kalitede bir adam değilsin bu bile sana cevap vermemem için yeterli bir nedenken, bu cevabı yazıyorsam bunun nedeni artık saçmalığın doruk noktasına ulaşmandır. Beni yerdiğini zannederken kendi ahlakını ayakların altına alıyorsun, gerek yok. Yazıya gelecek olursak, keşke o küçük beynin birinci sorunun ilk cümlesine odaklansaydı, o zaman başlık ve sorular arasında uçurum olmadığını anlardın. Takındığın tavırla Kuranı anlatabilecek bir adam olmadığından diğer sözlerini ciddiye alıp cevaplamıyorum. Kısaca söylemek istediğim yapmaya çalıştığın iş gereksiz. Beni eleştiren onlarca insan var ama hepsi bunu belli çerçeveler içinde yapıyor, ki doğru olanı da budur. Hiciv bir sanattır kullanmayı bilmiyorsan uzaklaş ki yutmasın seni. Sağlıcakla kal.

münzevi .. 2.05.2015 13:25
"Araplar ve Yahudiler sünnet geleneğini Yunan mitolojisinden aldı" diyen sensin ama saçmalayan benim öyle mi :) Umut, bence kendine evrenin gizemini çözmekten daha iyi bir iş bulmalısın! Yapamıyosun bu işi! Üçüncü yazıyı yazmışsın ancak ortada çözülmüş bir gizem hala yok! Yanılttın bizi Umut! Biz seni İndiana Jones sanıyorduk ama sen Sadettin Teksoy çıktın.



Umut Karadaş 2.05.2015 20:10
Şuraya yorum atıyorsun bari azıcık oku araştır. Bu siteye cehaletini sergilemek için üye olduysan yanlış yere gelmişsin. Meraklarımı paylaştığımı söylüyorum ama sen çözülmüş bir şey yok diyorsun. Çok boş yapıyorsun, yapma :)

münzevi .. 3.05.2015 14:50
Sen kalk astrolojiden, arkeolojiye, Antik Mısırdan, kabala öğretilerine kadar oku, araştır, soruştur, yala-yut sonuçta ortaya senin gibi mistik bir keko çıksın! Yazık olmuş! Demek ki neymiş? Bir miktar beyin olmadan bu işler olmuyormuş.

Umut Karadaş 5.05.2015 19:41
Mistik bir kekonun yazdıklarını dahi anlamıyorsun o zaman, vay haline. Beyin olmadığını söyleyerek iyice olayı saçma yerlere çekiyorsun. Tartışmayı başlattığında ne diyordun şimdi ne diyorsun. Fütursuzca cephe açmakla savaş kazanılmaz. Ben hala aynı şeyi söylüyorum, çok fazla boş yapıyorsun, yapma :)

münzevi .. 5.05.2015 23:59
İzninle sana birkaç sorum olacak Umutcuğum:

2- Olimpos sünnetçisi kimdir?

1- Milattan önceki teknoloji günümüzden kaç metre ilerdeydi?

4- Evrenin gizemini ne zaman çözeceksiniz?

3-Kilobyte israfı yapmak Yunan mitoloji fıkhına göre caiz midir? Değilse bunu neden yapıyorsunuz?

zeynep önel 16.05.2015 19:26
münzevi sana söyleyeceğim tek söz şu:BEYİN BEDAVA

zeynep önel 16.05.2015 19:29
HA UMUT ABİ SANA AKLINDAKİ SORULARIN İÇİN ÇAY HOUSE VE SÖZLER KÖŞKÜ VİDEOLARINI İZLERSEN İSLAMİ,BLİMSEL,FELSEFİ SORULARA EĞLENCELİ BİR ŞEKİLDE ULAŞABİLİRSİN...(RİSALE-İ NUR OKUYORLAR AMA GÜLEN HAREKETİYLE ALAKASI YOK)

münzevi .. 19.05.2015 17:56
Esasen Umut'un yazılarına artık yorum yapmama kararı almıştım. Çünkü Umut benimle uğraşırken kaybettiği zamanıyla bir sürü gizem çözebilirdi. Bilimin ilerlemesini isteyen biri olarak, bu yolda Umut gibi bir dahinin zamanını çalmak bir nevi bilime yapılmış bir suikasttı. Ancak sayfaya dahil olan Zeynep Önel yaptığı yorumla tartışmanın seviyesini felsefik bir boyuta taşıyınca dayanamadım. Kusura bakma Umut. Biliyorum sen bu yorumu okurken yine bir sürü gizem kaçıyor ama hayranlarının ve okurlarının seviyesini görmek, ne kadar entelektüel olduklarını bilmek seni şevklendirir diye düşündüm. Hürmetler!

zeynep önel 21.05.2015 16:52
BU YAZIYI ELEŞTİR AMA HAKARET ETME... BÖYLE HAKARET EDERSEN BÖYLE FELSEFE YAPARIM...AYRICA BENDE BU YAZININ %100 DOĞRU OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM VE HAKARET ETMİYORUM MEDENİ İNSANLAR GİBİ... NE GARİP DEĞİL Mİ


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6329
2 Firari Fırtına 4392
3 Mustafa Ermişcan 3777
4 Hasan Tabak 3481
5 Nermin Gömleksizoğlu 3146
6 Uğur Kesim 3016
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2884
8 Sibel Kaya 2863
9 Enes Evci 2573
10 Turgut Çakır 2269

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1049 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com