Denemeler

Türkiye Yakın Tarihinin En Gizemli 5 İnsanı
Okunma: 927
Umut Karadaş - Mesaj Gönder


                Türkiye Yakın Tarihinin En Gizemli 5 İnsanı


  Aslında bu tarz magazinsel yazılar pek benim tarzım değildir, beni takip eden insanlar az çok bilirler. Ancak bundan sonra gelecek yazılarımda bu isimlerin ve bu isimlerin dâhil olduğu olayların ismi geçeceğini tahmin ettiğimden öncesinde böyle bir yazı yayınlamak istedim. Başka bir taraftan ise karanlık yakın geçmişin kilit isimlerinin halk tarafından bilinmesi ve bilinçlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Binlerce şehit verdiğimiz doksanlı yılların acısının hala bağırda izleri varken, o dağlarda yaşanan komplolardan akan gözyaşlarının haberi olmamıştır. Yine siyasete girmemeye çalışarak (yani belli bir çizgiyi geçmeyerek) olayların askeri ve stratejik boyutlarını değerlendirmeye çalışacağım. Bu yüzden şimdi sizi 20. Yüzyılın sonlarında doğru “tarihi keşifler“adı altında bir yolculuğa çıkarıp, pusulayı Türkiye taraflarına ayarlıyorum.

1-) ABDULLAH ÇATLI

  Susurluk Kazası ile ismi gündemlere taşınan Çatlı bir ülkücü, derin devlet ajanı ve kontgerilla mensubudur. (Kontgerilla : Nato’nun her ülkede sol örgütlenmelere karşı kurduğu yapı) Bizde ismi Özel Harp Dairesi olarak da tercüme edilmektedir. Susurluk Kazası sıralarında devlet tarafından kırmızı bülten ile aranmaktadır. Kazadan sonra ise arabada Çatlı ile beraber eski emniyet müdürü yardımcısı Hüseyin Kocadağ ve DYP milletvekili Sedat Edip Bucak’ın olması bu olayı skandal boyutuna taşımıştır. Hala Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük skandalı olarak görülmektedir. Milletin vekili, polis ve mafyanın aynı arabada bulunması bu gizemli üçgeni artık manşetlere taşımıştır.  Çatlı’yı gizemli ve prestij sahibi kılan ise işlettiği katliamlar, giriştiği olaylar ve dünya üzerindeki etkisidir. Çoğu istihbarat servisi Çatlı ve arkadaşları ile çalışmıştır. Bahçelievler Katliamı’nda hayatını kaybeden 7 TİP’li (Türkiye İşçi Partisi)  gencin faili de  Çatlı’nın adamı Haluk Kırcı’dır. Bir dönemin Türkiye’sinde el altından yürütülen bütün işler Çatlı’nın yolundan geçmiştir. 80 darbesinin yapılmasında da en önemli etkenlerden birisi Çatlı’nın eylemleridir. Bu isimden daha sonra çokça bahsedeceğimizin altını çizerek ikinci isme geçiyorum.

2-) MAHMUT YILDIRIM (YEŞİL)

  Türkiye’nin en gizemli ve en gizli adamlarından birisidir. Ortadan öyle bir kaybolmuştur ki halen bir haber alınamamıştır. Yaşayıp yaşamadığı büyük bir muammadır. O da Çatlı gibi 20.Yüzyılın sonlarında doğru adını duyurmuştur ve o da bir kontgerilla mensubudur. Çatlı ile büyük bir rant savaşı içinde olduğu belli çevrelerce iddia edilmiştir. Kod ismi gözlerinin rengi dolayısıyla Yeşil’dir. PKK içine sızdığında Mehmetçik tarafından yeşil fular takarak ayırt ediliyordu. Görev bölgesi çoğunlukla Güney Doğu Anadolu’ydu ve ismi duyulan kişide otomatikman korku yaratıyordu. Susurluk Kazasından sonra o da ön plana çıkmıştır ve birçok faili meçhul cinayetin arkasında olduğu iddia edilmiştir. Bu kazadan sonra adına 12 sayfalık rapor hazırlatılmıştır. Bir gün Abdullah Öcalan’ı suikast için Suriye’ye gitmiş ve görevin iptal olduğu haberini aldıktan sonraki isyanı yüzünden vatan haini ilan edilmiştir.  Musa Anter’den, Cem Ersever’e birçok cinayetin arkasındaki tetikçi olduğu iddia edilmektedir. İleride Yeşil’i çok daha iyi tanıyacağımızı belirterek üçüncü isme geçiyorum.

3-) CEM ERSEVER


  Jitem… 80’li 90’LI yılların Türkiye’sini araştırmak isteyen bir insanın tıkandığı en karanlık noktada karşılarına Jitem çıkar. Açılımı Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele olan bu yapının varlığı devlet tarafından her seferinde reddedilmiştir. Ancak sızdırılan bazı gizli belgeler ile ve yıllar sonra konuşan askerler sayesinde yıllar önce böyle bir yapının varlığı kanıtlanmış oldu Arif Doğan kendisinin kurucusu olduğu iddia ettiği Jitem’de en etkili isimlerden birisi Cem Ersever’dir. TSK tarafından Üstün Cesaret ve Feragat nişanı verilmiştir. Ersever, PKK üstüne yapılmış birçok harekatı organize etmiş ve bizzat katılmıştır. Attığı her adım vatan, döktüğü her ter milletin sağ salim geleceği içindir. Hizbullah lideri Hüseyin Velioğlu ile arasının çok iyi olduğu ve istihbaratlarının büyük bölümünü bu yolla edindiği söylenmektedir. Orgeneral Eşref Bitlis’in ölümünden(aslında öldürülmüştür) protesto amaçlı istifa etmiştir ve Milliyet gazetesine geçtiği bir faksta şunları söylemiştir :

“1984 yılından bugüne kadar yapılan yanlışlar, ihanetler ve yugulamalar konusunda Türk kamuoyunun aydınlatılması gerektiğine inanıyor ve görüşmeler sonunda belirlenecek bir tarihte Türk basınıyla kamuoyu önünde Celal Talabani'nin ihanetleri PKK ilişkileri, Güneydoğu'daki gerçek durum, köy korucuları, itirafçılar, faili meçhul cinayetler hakkında ve bazı siyasilerin örgütsel konumları hakkında açıklamalarda bulunacağımı beyan ediyorum."

Ve

"Güneydoğu Anadolu'daki olayların gerçekleri Türk milletinden gizleniyor"  dedikten birkaç ay sonra elleri önden bağlı ve kafasına sıkılmış iki kurşun ile cesedi Ankara Elmadağ çıkışında bulunmuştur. Cinayeti işleyenin ise Yeşil olduğu ileri sürülmüştür ancak eski Jandarma Yüzbaşı Özcan Tozlu Erseveri Yeşil’in değil, badisinin öldürdüğünü söylemiştir. Bu da akıllarda soru işaretlerine neden olmuş ve olayın failliğini devam ettirmiştir.

4-) EŞREF BİTLİS

  Kıbrıs Harekâtı’na katılmış eski bir Türk Orgeneral ve Jandarma Genel Komutanı'dır. Onu ön plana çıkaran da faili meçhule kurban gitmesi ve vatan sevgisidir. Bitlis sürekli ABD’nin Kuzey Irak’ta kurmaya çalıştığı Kürt devletinin Türkiye’nin zararına olacağını söylüyordu nitekim haklı olduğunu günümüzde çok iyi anlıyoruz. Ancak onun bu tavrı Amerikalılar tarafından tabii ki beğenilmiyordu ve büyükelçilik tarafından hükümete şikâyet ediliyordu. Amerikan uçakları, haberleri olmasına rağmen Bitlis’in Irak’a giden uçağına taciz uçuşu yapmış ve inişe zorlamıştır. Gizlice misilleme yapmıştır. 7 Şubat 1993’de “İncirlik üssünden kalkan ABD uçakları PKK’ya yardım dağıtıyor” dedikten sonra 17 Şubat 1993’de içinde olduğu uçağın bilinmeyen bir nedenle düşmesi sonucu ölmüştür. Uçakta iken elinde bazı evraklar bulunduğu ve bu evrakların Hizbullah örgütünü bitireceğini öne süren ise uçak düştükten sonra evrakların bir kısmını okumayı başaran Tuncay Güney’dir. Vatana hizmet etmeye çalışan herkes gibi onunda önü kesilmiştir ve şehitlik mertebesini tatmıştır. Ayrıca Bitlis’in Jitem’e karşı olduğu ve onun yargısız infazlarını, uyuşturucu kaçakçılığı gibi işlerini tasvip etmediğini medya karşısında çokça dile getirmiştir.

5-) MEHMET ALİ AĞCA

  Dünya üzerinde nam salmış Kürt kökenli bir Türk tetikçisi olan Ağca, Türkiye’de bir dönem barışın ve uzlaşmanın sembolü olan Abdi İpekçi’yi vurarak tanınmıştır. Cezaevine girdikten bir süre sonra Abdullah Çatlı’nın aralarında bulunduğu iddia edilen bir grup tarafından kaçırılmıştır. Ardından ise ismini Papa 2. Jean Paul’u vurarak dünya manşetlerine taşımıştır. Olaydan çok uzun zaman sonra katıldığı bir televizyon programında Vatikan derin devletinin kendisini tuttuğunu ve Papa’yı yaralamasını istediğini söylemiştir, istese öldürebileceğini ancak emrin bu şekilde olmadığını belirtmiştir. CIA ve Vatikan İstihbaratı’nın ona hapiste uzun süre kalmayacağının sözünü verdiğini iddia etmiştir. Nitekim öyle de olmuştur, hapiste fazla kalmamış ve Türkiye’ye iade edilme şartı dahi bu yönde olmuştur. Birçok istihbarat servisinin haberdar olduğu bir suikasttir Papa suikasti. İşlediği suçları üst üste koyunca ağırlaştırılmış müebbeti çoktan hak ettiği görülmektedir, ancak bu düşünülürken derin devletlerin dünya üstündeki güçleri görülmemektedir. Ağca da dönemin gizli bağlantıları olan ve birçok olayın arka planında adından söz ettiren insanlarından birisidir.

  Bu yazdığım adamların hepsinin ortak bir özelliği var o da hiçbiri ülke sınırları içerisinde kalmamıştır ve hepsinin ölümü şaibelidir. Yazının ilk paragrafında da belirttiğim gibi bu yazı aslında bir hazırlık aşamasıdır. Bu isimler hakkında az çok bilgi sahibi olmanız bundan sonra gelecek yazıları okumanızı çok daha kolaylaştıracak ve anlama yetinizi geliştirecektir. Diğer yazıları da geçtim, Eşref Bitlis gibi, Cem Ersever gibi vatan evlatlarını herkesin tanıması gerekmektedir. Al bayrak için kanını döken kimse değer görmemeye devam ettikçe, bende inadına yazmaya devam edeceğim. Kendi cürmümde yok olup tarihe gömülmemeleri için elimden geleni yapacağım.  Son aylarda araştırmalarımın büyük bir bölümü bu dönemlere doğru kaydı özellikle Jitem’den başlayıp dönemin birçok olayını irdeleme fırsatı buldum. Ve bulduklarımın dikkat çekici kısımlarını da ilerideki yazılarımda bulacaksınız. Sadece Gerçekler diyerek bu yola başlamıştım, sonralarda ise Tarih Değiştirildi diyerek devam ettim her ikisi de aynı kapıya çıktı. Ve değiştirilen tarihin gerçekleri için yazmaya devam ediyorum. Bugünlük bu 5 isimle beraber benden bu kadar, ummadığınız her olayın ardından çıkabilecek olan bu isimleri birkaç yazı sonra çok daha yakından tanıyacağız. Şimdilik esen kalın. 



Umut Karadaş



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6331
2 Firari Fırtına 4392
3 Mustafa Ermişcan 3777
4 Hasan Tabak 3482
5 Nermin Gömleksizoğlu 3146
6 Uğur Kesim 3016
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2885
8 Sibel Kaya 2863
9 Enes Evci 2573
10 Turgut Çakır 2269

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:95 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com