Hikayeler

Aptal Kadınlardan Hoşlanıyorum
Okunma: 687
mutlu cihanoğlu - Mesaj Gönder


       -Nasıl kadınlardan hoşlanıyorsun sen?
     
     Sesim kedi yavrusu gibi çıkmıştı sanki. Kafam güzel olduğunda konuşurken tizleşirdi çoğu zaman. Evet sevdiğim adam, benim hiç olmamış sevgilim… Kocaman gözlerimin
pınarından  akmaya hazır damlalarla kedi yavrusu gibi umutla senin dudaklarından çıkacak iyi bir cümleyi bekliyordum şu an büyük bir ihtimalle.  Sarhoş halimden faydalanmanı bile bekliyor olabilirdim. Ama sen bunu yapmazdın, yapmak isteyebilirdin belki ama bir korkak olduğun için cesaret edemezdin. Merak etme zaten ben de yapmanı istemezdim. Bu yüzden bitmedi mi zaten her şey?
 
-Senin tam tersin olan kadınlardan hoşlanıyorum.
 
   Vay anasını. Sonunda itiraf edebildi diye düşünüyorum. İlk defa bu kadar açık ve net olabildi. Şüphelerimde haklı çıktım. Karşımda bir sene boyunca “İlişkilerden korkuyorum, saf, temiz masum bir sevgili arıyorum.” ayakları yapan adam yoktu şimdi. Benim dürüst, adam gibi adam sandığım, yalanlarını, gerçek yüzünü göremediğim yere göğe sığdıramadığım ve sonunda yerle gökle bir olan melek yüzlü şeytan sevgilim. Ne demişti en yakın arkadaşın? “Onun o bebek yüzünün arkasında çakinin gelini var.” Keşke beni daha önce uyarsaydın be arkadaşım. Keşke onun tek gecelik ilişkiler yaşayan bir adam olduğunu zamanında söyleseydin bana. Onun gibi pislik bir adamın gerçek yüzünü nasıl göremedim diye kendime bu kadar kızmazdım şimdi.
     
   Belirsizliklerin içinde geçen koca bir seneyle ben seni anlamaya, içinde bulunduğun karamsar ve kararsız ruh halini aşman için sabır göstermeye çalışmıştım sevgilim. Çünkü
seviyordum ve eğer gerçekten seviyorsam senin sorunların olduğunda senden uzaklaşmamalıydım. Yanında olmalıydım. Sense ne istediğini bilmiyormuşsun. Kimlik arayışı içinde olan psikolojik sorunları olan biriymişsin. İçinde narsist, egoist ve megaloman üçlüsünden oluşan bir canavar besliyormuşsun. Benim bunu anlayabilmem epey zaman aldı. Hayır beğendiğim bedene hayalimdeki ruhu sığdırıp adına da aşk dememiştim. İnanmıştım, içinde iyi bir adam olduğuna inandırmıştım kendimi. Maskeni o kadar iyi kullanıyordun ki evet buna inanmıştım. Sen Tanrıydın. Evet ya da bir İsa. Kendi gözünde öyleydin. Kendini aynada aslan olarak gören bir kediydin. Senin fikirlerin yeryüzündeki en doğru fikirlerdi. Senin doğrularından başka doğru yoktu. Sen mükemmel kusursuz bir varlıktın ve doğal olarak insanlarda eksiklik arayabilirdin. Ve ben senin için eksiktim.
 
   Bir sene boyunca sen mi kendini ifade edemedin şimdi, yoksa ben mi seni anlayamadım? Kapalı bir kutu olarak kalacaktın ve ben senin benimle arada sırada yatmak istediğini,
bazı zamanlar hiç görüşmek istemediğini, böyle bir ilişki anlayışın olduğunu fark edecektim öyle mi? Yemin ediyorum hayatımda senin kadar pislik bir insan daha tanımadım. Sen hiçbir şey anlatmaya çalışmadın. Tek olan şey benim seni ne kadar çok sevdiğimi anlatmam ve senin de böylece egonu tatmin etmendi. Sana güzel sözler söylemem hoşuna gidiyordu çünkü. Ben yine sana seni ne kadar çok sevdiğimi anlattım, sen de yine her zamanki gibi karşıma geçip net bir şey söylemek  yerine egonu tatmin ettin, alaycı gülümsemenle. Sırtlan gülümseyişinle. Sinsi gülücüklerinle. Birinin seni pohpohlaması hoşuna gidiyordu.
 
-Benim tam tersim… Yani böyle her önüne gelenle yatan aptal kadınlardan mı hoşlanıyorsun?
 
   Sarhoş da olsam böyle de mantık kurarım yani. Öfkeyle çıkmıştı kelimelerim. Tek gecelik
ilişkilerle hayatını geçiren bir adama aşık olduğumu öğrendiğimden beri küplerin üzerinde geziyordum.
 
-Aynen öyle. Kadın dediğin aptal olur. Aynen öyle kadınlardan hoşlanıyorum.
 
   Gözlerimin pınarından damlalar akıyor artık. Sevmek istemiyorum seni. Seni istemiyorum.
Soğukta dışarıda konuşurken buz gibi havadan kıpkırmızı olan burnunu görünce duygulanmak istemiyorum artık. Burnunun üstündeki beni de öpmek istemiyorum,
sakallarının arasındaki beni de. Sana sarılmak istemiyorum artık. Sarılırken kulağına güzel sözler fısıldıyor olmanın hayalini de.
 
-Yattın mı sen şimdi bir sürü kadınla?
- …
Hala bir umut.. bir hayır demesini bekliyorum.
-Evet.
-Nasıl yaptın bunu?
-Çok zor bir şey değil. Çok zor olmadı yani.
 
   Her zamanki alaycı konuşması… Hatırlamıyorum. Buradan sonra ne konuştuğumuzu hatırlamıyorum. Küfür etmişimdir büyük bir ihtimalle diye düşünüyorum. O da tepkisiz kalmıştır. Asla kendini savunma ihtiyacı duymaz. Çünkü o Tanrıdır, mükemmeldir, bütün noksanlıklardan münezzehtir. Böyle bir şeye ihtiyaç duymaz.
 
   Sen yönetebileceğin kadınları arayan bir adamdın. Kadın dediğin aptal olur, yatağında seks kölesi olur. Kadının senin karşında düşünmeye, söz söylemeye, fikir belirtmeye hakkı
yoktur çünkü zaten sen mükemmel olduğun için onun adına düşünüp karar vermişsindir onun güzel olması ve göğüslerini sana göstermesi yeterlidir. Kadın bi nesneymiş, eşyaymış senin gözünde. Ben de seni adam sanmışım meğer.
 
   Peki sıkılmayacak mısın sadece sevişmekten? Güzel ama içi boş kadınlardan bir gün sıkılmayacak mısın? Güzel vücutlu boş beyinli kadınlara dokunup bir kenara fırlatıp atacak
mısın hep? İnsan bir süre sonra ilişkisinde farklı bir şey aramaz mı? Sen kadınınla oturup güzel vakitler geçirmenin sohbet edebilmenin hayalini kurmadın mı hiç? Güzel bir neo noir filmini izleyip tartışabilirdik sen a derdin ben b derdim. Sonra tartışma şiddetlenirdi, neyin kafasını yaşıyoruz biz bu kadar tartışacak ne var deyip bir anlık oluşan sessizlikle gözlerimizin içine bakıp öpüşmeye başlayabilirdik. Beni sevebilmen ve gözüne çekici görünebilmem için güzel ve aptal mı olmam gerekiyordu? Pekala ben kitap okuduktan ya da bir şeyler yazdıktan veya şarkı söyledikten sonra sana seksi görünebilir ve beni de duvara dayayabilirdin.
 
   O kadınlar asla seni benim seni sevdiğim gibi sevemeyecek. Bunu bil. Ve eğer kalıplarına sığdırdığın bu hayatı bir gün tam olarak bulamazsan ya da sıkılmaya başlarsan artık, çok
büyük hayal kırıklığına uğrayacaksın, daha beter psikolojik sorunlar yaşayacaksın buna hazırlıklı ol sevgilim.
 
   Onu bir daha yeni bir sayfada anmamak, hatırlamamak için tek kalemde siliyorum şimdi. Bana yaptıklarını, yaşattıklarını  bir çırpıda, bir nefeste unutmak ve bir daha arkama bile dönüp bakmamak üzere.
 
   Dün gece çok içmişim. Başım ağrıyor. Duş alıyorum, hala ağrıyor. Pek bir şey yiyemiyorum yine iştahım yok. Hava yağmurlu. Pencereyi açıyorum, ıslak saçlarıma rüzgar
hafif hafif değiyor. Bir kahve. Belki baş ağrıma iyi gelir. Bir de sigaramı
yakıyorum. Ben Howard-Promise. Benim yağmur şarkım. Yağmurdan güç alıyorum.



mutlu cihanoğlu



Yorumlar (2)
&&&&&&& ... 1.03.2016 15:02
😄 Yaşadıklarını ve ofkeni anlatırken hiç kendine saygı birakmamissin. .Birini yere vurmak otekini şah yapmaz.Yerde oldugunu düşündüğün adamla yer de sürünmek daha onurlu ca. .Kanımca. .bence..özgulce. q

mutlu cihanoğlu 1.03.2016 16:05
bu bir kurgu. kurgu olmasa da burada değerlendirmenizi şahıslar üzerinden değil yazı üzerinden yapmanız gerektiğini düşünüyorum.


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6382
2 Firari Fırtına 4437
3 Mustafa Ermişcan 3845
4 Hasan Tabak 3551
5 Nermin Gömleksizoğlu 3191
6 Uğur Kesim 3049
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2985
8 Sibel Kaya 2904
9 Enes Evci 2614
10 Turgut Çakır 2300

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:609 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com