Senaryolar

Hazır Senaryo...
Okunma: 553
Manal Manal - Mesaj Gönder


   Üç, iki, bir... Yine olmadı, denize balıklama dalmayı her seferinde olduğu gibi beceremedim korkularıma yeniliyorum bu kaçıncı denemem bilmiyorum.
   ...Bırakın dalga geçmeyi lütfen, hem ben balık mıyım ki denize balıklama dalıyorum?
   ...Tamam Alev balıklama dalma bombalama olsun bu sefer, ama sen gene dersin şimdi bomba mıyım ben diye. Çok oyun bozan biri oldun.
   Evet, haklılar son zamanlarda çok oyun bozuyor hatta arkadaşlarımı bile bozup atıyordum. Başıma ne geldiyse onu gördükten sonra geldi, ilk görüşte aşk bu olmalıydı. Çünkü aklımdan çıkaramıyordum onu ismini bile bilmiyordum sosyal çevremdekiler "son zamanlarda çok değiştin sen" diyorlar ne yapayım aklım bende değil gizemli de diyemiyordum. Annem, babam kardeşlerim de takılıyorlardı bana "aşık mı oldun sen" diye, evet öyleyim ama adını sanını bilmediğim birine nasıl diyebilirdim ki demiyordum devamlı saçmalamayın öyle bir şey olsa söylerdim size diyordum ki buda beni yalancı yapıyordu.
   Yasin, Mert, Ceylan, Yonca ve Gizem beni çok iyi tanıdıkları için benimle alay etmeleri onlara devamlı yalan söylememe neden oluyordu. Bunu yapmak istemesem de yapmak durumundaydım, sonuçta çocuk değildim ama çocuk gibi birini görmüş onu aklımdan çıkaramıyordum. Yaz tatilinde iki haftam vardı ve istediğim gibi geçirmek istiyordum. Sonra yoğun tempo iş beni bekliyordu setleri özlemiştim, ben oyuncu olmak için doğmuş olmalıyım bazıları benim kadar sıkı çalışmamalarına rağmen uzun set saatlerinden şikayet ediyorlardı, haklı sebepleri olanlarda vardı aralarında örneğin evli ve çocuk sahibi olanlar. Bense çöpsüz üzüldüm, ne evli ne çocuklu, yalnız yaşayan 29 yaşında biriydim.
Yasin yanıma gelip beni dalmış olduğum hayalden resmen kurtardı, "aşık kız neler oluyor anlat bakalım" anlatmak istiyordum açıkçası içimdekileri ama ya dalga geçip beni diğerlerine ispiyonlarsa diye düşünmeden de edemiyordum.
   ...Anlatmak istiyorum Yasin ama sen dalga geçeceksin benimle gayet iyi biliyorum.
   ...Belki, geçerim ama seni böyle çaresiz görmek istemiyorum o nedenle söz kimseye söylediklerini anlatmayacağım ama dalga geçebilirim.
   ...Ya geçen bara gitmiştik ben kapıya sigara içmeye çıktığımda biri de yanımdaydı sadece bakıştık o konuşmayınca bende konuşmadım ama konuşmak istiyordum. Neyse onu aklımdan çıkaramıyorum Yasin.
   ...Olabilir, böyle şeyler Alev istersen yine bu gece o bara gideriz ve sen de onu ararsın her yerde belki görür ve konuşma imkanını kendin yaratırsın.
   ...Çok mantıklı evet yapalım bunu bu gece gidelim olur mu? ama diğerlerine ne diyeceğiz?
   ...Benim orayı çok sevdiğimi söyleyebilirim senin için olur mu?
   ...İyi olur çok memnun kalırım bu durumda sana borçlu da kalırım.
   ...Bana, borcunu ödemen çok kolay şu kızı bana ayarla yeter.
   ...Bak şu kız dediğin en ünlü oyunculardan biri ve senden büyük.
   ...Hatırlattığın için sağ ol valla Alev ben sadece bana bir imkan sağla gerisini hallederim ben.
   ...Tamam, döndüğümüzde ilk işim bu olacak söz Ceren ile seni aynı ortama sokacağım.
   ...Anlaştık, o halde bu gece güzelleşelim.
   Evet, bara gittik ama onu göremedim son gecem olduğu için iş yönünden mutlu ama onu hiç tanıyamayacağım içinde mutsuzdum. Buradaki arkadaşlarıma veda etmek zordu ama işe dönmeli ve hayatımı devam etmeliydim. Ertesi sabah anneme, babama ve kardeşlerime veda etmiş uçağa binmiştim şu an bir projem yoktu, ama menajerim arayıp bir teklif olduğunu senaryonun hoşuna gittiğini ve tam bana uygun olduğunu düşündüğünü söyledi görüşme için randevu tarihi de yarındı neyse ki dinlenecek zamanım vardı.
   Uçak yolculuğum eve varışım tahmin ettiğim kadar yormamıştı beni, arkadaşlarda aramış dışarıda buluşmak istemişlerdi. İstanbul beni her seferinde büyülüyordu bu şehre aşıktım, boğazda balık yemek istemişlerdi bana çok uygun olmasa da sosyal çevremdeki insanlar böyle yerlerde takılıyorlardı bana da onlara ayak uydurmak kalıyordu. Yasin benimle dönmemiş bir hafta sonra döneceğini söylemişti aynı evde yaşamasak da karşılıklı yaşıyor boş zamanlarımızda birbirimizin evlerinden çıkmıyorduk.
   Hazırlanıp çıktım evden boğaza balık yemeye gittiğim için şık giyinmem icap etmişti, siyah dar dize kadar uzanan arkadan sırtımdan eteğinin ucuna kadar fermuarlı elbisemi giymiş altına turuncu ince topuklu ayakkabılarımı geçirmiş uzun kömür karası siyah saçlarımı da atkuyruğu yapıp kaküllerimi de sağ tarafıma doğru şekillendirdim. Şimdi Yasin olsaydı beraber giderdik ama maalesef taksiyle gitmem gerekecekti henüz ehliyetimin ceza süresi dolmamıştı Yasin "iyice özel şoförün yaptın beni" diye takılıyordu. Sokağa çıkıp bir taksi çevirdim gideceğim yerin adresini verdim. Adamcağız beni hemen tanıdı "siz şu oyuncu bayan değil misiniz?" dedi sonra ekledi "aşkın iki yüzü dizisinde oynamıştınız" bende nazikçe evetledim. "Oğlum sizin büyük bir hayranınız bir resim çekilebilir miyiz?" Tabi dedim ve yola koyulmadan taksiden inip taksinin yanında resim çekildim. Ben o sıradan yapamam kusura bakmayın yapan ünlülerden değildim. Varış noktamıza vardığımızda ücretimi ödeyip indim taksiden.
   Arkadaşlar çoktan gelip oturmuşlardı bile masaya. Burası dediğim gibi çok şıktı ve boğazı en iyi gören manzarası vardı içerisi gümüş ve altın renkli aksesuarlarla süslenmiş, sandalyeleri ise altın varaklı idi, her halinden pahalı olduğu belliydi. Masaya yanaşırken omzuma çarpan adama dönüp bir şeyler söyleyecektim ki dilim tutuldu ne diyeceğimi bilemedim. Tatildeyken aklımı başımdan alan adamın ta kendisiydi. Gayet sıradan bir şekilde özür dilerim dedi yüzüme bile bakmadan çekip gitti. Masaya anın şaşkınlığı ile varıp sandalyeme çökmem arkadaşların beni uyarması ile son buldu. Sana da "merhaba yabancı" dedi Can ben o an onları fark ettim canım sıkılmış ve ilk aşkımın bana yaşattığı acıyı sindirmeye çalışıyordum, adını bile bilmediğim ilk aşkımın. Tamam, çok çok çok güzel değilim ama kendi çapımda Türkiye de ün yapmış her kez tarafından beğenilen bir güzelliğe sahibim. Bu kadar da saçma sapan davranılıp yüzüme bakılmayacak kadar değil. Can devam etti sözüne "hop sana da merhaba"
   ...Kusura bakmayın özür dilerim odunun bana çarptı da.
   ...Gördük canım o odun buranın sahibi ünlü çapkınlardan Egemen DEĞİRMEN.
   ...E, yani bu onun odun olmasını mı gerektiriyor?
   ...Öyle olmasa da çok popüler canım bütün camia onun peşinde ama o gündelik ilişkiler kralı kimseye pas vermez.
   ...Tamam, anlaşıldı klasik tavırları var neyse sizler neler yapıyorsunuz tatiliniz nasıl geçti anlatın bakalım.
   Can her zamanki gibi İbiza ya gitmiş, Nur erkek arkadaşı ile New York a gitmiş Melike ise Bodrum a tatile gitmiş en yakın kız arkadaşı Canan ile. Bana yine takıldılar ana kuzusu diye onlara her seferinde anlatmaya çalışıyorum ama beni anlamamak için büyük çaba gösteriyorlar. Ben ana kuzusuyum ama bu günlere gelmeden de orada yaşıyordum bütün arkadaşlarım hayatım orada ve Ayvalık benim vazgeçilmezim diyorum ama ne fayda geçsinler dalgalarını.
   ...Ben yeni bir dizi teklifi aldım.
   ...Çok sevindim can bende yeni bir tiyatro teklifi aldım.
   Can dizi Melike ise tiyatro teklifi almış Nur'un zaten devam eden bir dizisi vardı. Bana döndüler merak etmeyin bende film teklifi aldım dedim. Sanki bu onları şaşırtmamıştı ben ilk rolümde bile baş rol oynamış bir kaç filmin de vardı tabi ama her gelen teklif beni şaşırtıyordu. Tebrik ettiler detayları anlattılar ben bana sormayın bilmiyorum yarın öğreneceğim dedim. Can'ın dizisi baş rol karakterinin kardeşi, melike ise kız rolünü oynayacaktı, bende kendi rolümü merak ediyordum. Bize sonradan Menajerim Metin de katıldı ve film hakkında bir yorumda bulunmadı bana senaryoyu uzattı ve Masal sensin dedi. Eve geri döndüğümde okuyacaktım meraktan yerimde duramıyordum o kadar çok konuşmuşuz ki gecenin ilerleyen saatlerinde bizden başkası kalmamıştı restoranda bizde kalkmaya bu şekilde karar vermiştik. Benim ilk aşkım ortalarda görünmüyordu, belki de şimdi koluna takmıştı bile bir kızı.
   Eve geldiğimde saat 02:30'du, heyecanım büyüktü bir an önce okumak istiyordum senaryoyu buluşma akşam saat sekizde idi okumaya zamanım vardı. Senaryo çok güzeldi benim bu rolde oynamam lazımdı alacağım ücret umurumda bile değildi bedava bile oynayabilirdim. Daha önce böyle bir aşk hiç duymamış yada okumamıştım hatta böyle bir film bile olamazdı. Sabah on gibi duşumu almış yatakta uzanıyordum hayallere dalarak uyumuştum.
   Uyandığımda baya geç olmuştu hazırlanıp evden çıkmam için yarım saatim vardı ben Allah'tan kolay hazırlanan biriydim Metin aramış bana araba gönderdiğini haber vermişti. Üstüme gözlerimin rengiyle aynı tonları taşıyan yeşil bir elbise giymiştim elbise tiril tirildi yaz akşamlarına çok yakışıyordu. ayakkabı olarak sandalet giymiştim. saçlarımı bu sefer açık bırakmıştım çünkü sırt dekoltem vardı, makyajımı hafif yapmıştım. Yüzümde en sevdiğim yer gözlerim idi babamdan almıştım göz rengimi. Araba gelmiş bizi buluşma noktamız olan yere boğaza doğru götürmüş ve dünkü odunun restoranına kadar girmiştik. Masada beni bekleyen her kez ayağa kalkmış beni karşılıyorlardı. Senarist, Yönetmen bir kaç işlerini bilmediğim bayan ve Metin de vardı. Yönetmen "Alev Hanım senaryoyu nasıl buldunuz" diye sordu.
   ...Ben gerçekten hayran kaldım, bunu yazan kişiyi çok merak ediyorum nasıl bir şey yaşamış ki böyle imkansıza yakın yazmış merak ediyorum.
   "Birazdan bize katılacak" dedi Metin, senaryo hakkında konuşuldu yemekler yendi tam kalkmak üzere ayağa kalkmıştım ki yine biri omzuma çarptı, neler oluyordu neden bu aralar birileri bana çarpıp duruyordu. Ben arkamı dönmeden her kez ayaklanmıştı ne oluyor diye dönerken Metin bana çarpan adamla merhabalaşıyordu adamın yüzü beni yine dilsiz bırakmış kendime olan güvenimi aşırı güvenci ile sarsmıştı. Gür ve kalın sesiyle yeniden benden özür diledi, konuşmadan sadece ona baktım üstünde mutfak şeflerinin giydiği takım ve omzunda bir havlu vardı kafasından yeni çıkardığı başlığı da elinde duruyordu bu hali bile nefes kesiciydi. 
   ...Alıştınız artık benden özür dilemeye.
   ...Haklısınız bu aralar aklım başımda değil bu kaçıncı değil mi?
   ...Aynen öyle.
   Sonra onun umursamazlığını takınıp masadakilere dönüp kusura bakmayın ben artık kalkıyorum yazarımız gelemeyecek her halde dedim. Her kez bir anda Egemen denen namı değer benim takmış olduğum lakap oduna döndü.
   ...Tam yanınızda duruyorum.
   ...Şaka mı bu.
   Her kez susmuş bizim atışmamız dinliyordu, "neden öyle düşündünüz ben böyle bir senaryo yazamayacak biri miyim" dedi.
   ...Kusura bakmayın ama evet.
Sesli sesli gülerek, elini tek omzuma koyup kulağıma yavaşça. "Ama çok etkilendiğinizi duydum ve evet inan masanızda ben yazdım" dedi. Bense ağzı bir karış açık kalmış ilk aşkıma odun olan aşkıma bakıyordum.



Manal Manal



Yorumlar (2)
BARIŞ GÖKSÜ 12.07.2017 19:35
Güzel olmuş. Kalemin daim olsun...

Manal Manal 12.07.2017 21:45
Teşekkürler, umarım dediğiniz gibi olur.


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6331
2 Firari Fırtına 4392
3 Mustafa Ermişcan 3777
4 Hasan Tabak 3482
5 Nermin Gömleksizoğlu 3146
6 Uğur Kesim 3016
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2885
8 Sibel Kaya 2863
9 Enes Evci 2573
10 Turgut Çakır 2269

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:3102 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com