Romanlar

TOPÇU⚽️👠
Okunma: 291
Manal Manal - Mesaj Gönder


     Gözlerim kulağıma gelen dalgaların sesiyle güne merhaba dedi; üzerime ince saten, ruhum kadar derin siyah rengi sabahlığımı geçirdim. Güne böyle uyanmak benim için artık alışkanlıktı, yatak odamın devasa pencerelerinden okyanusu seyre koyuldum. Açlık zaten alışık olduğum bir şeydi dolayısıyla açlığımı hissetmezdim, ama kahve vazgeçilmez olmuştu, bedenime aldığım darbelerin acısını kahveyle giderebiliyordum, uyuşturuyordum kendimi.      Ruhum ne kadar karanlık olursa olsun ben ışıksız yaşayamazdım, buydu evimi dekore ederken her yerde devasa pencereler istememin nedeni. İki katlı kendime has bir evim vardı, ilk katta açık mutfak ve salon, hobi odası, kapalı havuz üst katta ise iki tane yatak odam vardı.      Mutfakta kendime filtre kahve hazırladım, yatak odama dönüp kendime benzettiğim hırçın, kararsız bir o kadarda huzur verici okyanusu seyre daldım. Böyle zamanlarda kendi kendime geçmişin bıraktığı izlerle savaşır kazanan hep kendim olurdum. Karşı koyardım kendime yine kendim hakim olup karara bağlardım geçmişimin geleceğime olan etkisine. Uzaktan gelen kapı sesi git gide daha fazla sesli olmaya başladığında isteksiz ayaklarım beynimin komutunu dinleyerek kapıyı açmak için yürümeye başladı üzerimi değiştirmedim gelen tek bir kişi olabilirdi, kapıyı açtığımda karşımda eli belinde kızgın suratıyla duruyordu.      Kader sen hala hazır değil misin?      Müsaade etseydin bir on dakika daha hazırlanabilirdim.      Hep böyle diyorsun ama maalesef yine ben hazırlamak zorunda kalıyorum seni.      Tamam,  Coşkun adın gibi coşma yine.      Hahaha espri kabiliyetin hala çok kötü                  Kader lütfen hazırlan ilk günden gecikmeyelim.      Anlaşıldı patron hazırlanıyorum, kahve var al da iç bence sana iyi gelecek.      Hahahah.      Seviyordum Coşkun'u adı gibi coşkulu bir insandı ben hani derler ya feleğin çemberinden geçmiş, acı yıllar yaşamış, kabullenilemeyen biriydim. Beni tamamlıyor eksik hissettiğim yanlarımı okşuyordu. Ne giyeceğime karar veremeyince yine ona ihtiyaç duydum. Beni hemen süsledi, süslülük bana göre değildi ben hayatımı görünüşümle değil, özellikle bacak kaslarımla kazanıyordum.      Beni böyle gören antrenör acaba ne tepki verecekti, ilk izlenimleri her zaman korkunç oluyordu, gerçi antrenörden önce takıma girebilmek için baya çaba sarf etmiştim. Bu yolda kendimi kanıtlamak çok zor olmuştu bu zorlu sınavdan erkekler değil ben galip çıkacaktım. Hazırlandıktan sonra Coşkun beni bir süzdü ve işim erkeklerle değil kadınlarla olsaydı benden kurtulamazdın Kader. Ah canım kendi adıma şuanda çok züldüm bak. Bırak dalgayı da çıkalım takım arkadaşların ve camia seni bekliyor.      Bu beni biraz ürkütse de alışmıştım insanların beni gördüğünde verdikleri tepkilere, onlara kendimi kanıtlamak zorunda değildim ama yine de ilk maçta bana yenilmeyi kaldıramıyorlardı, buna dair çok acı hatıralarım vardı mazide.      Profesyonel bir futbolcuydum ben, bunu hayatımın her alanında kanıtladım. Evden çıkınca serin tuzlu okyanus havası beni çarpmıştı. Bu şekilde giyinmek zorunda mıyım?      Hayır, ama çok güzel görünüyorsun.      Anlamadım sen beni gözüne güzel görüneyim diye mi süsledin?      Ne var bunda bir sefer de benim için süslenmiş ol.      Ona ne kadar kızsam da bir şey diyemiyordu zaten desem de önünde sonunda o haklı çıkıyordu gerek yoktu yani boşa çaba harcamaya. Elleri kaldırıp teslim olma işareti yapınca yüzü hemen gülücüklerle aydınlandı. Kısa bir araba yolculuğu yaptıktan sonra takımımla tanışacağım yine okyanus kıyısında bir restorana geldik. Çok heyecanlı olsam da çaktırmamaya çalıştım. Kapıdan içeri girerken garsonların bana konsomatrismişim gibi bakmaları kendi küçücük beyinlerinde beni yargılamalarına alışıktım zaten bu artık canımı yakmıyor sıkmıyordu.      Yüzlerindeki iğrenç gülümsemeyle bana bundan sonra çalışacağım takım arkadaşı olacağım insanlarla dolu olan kapıyı açtı. İçeride ki sesler beni gördüklerinde bıçak gibi kesildi adeta.      Kendime olan özgüvenime sarılarak yüzüme her zamanki maskemi taktım ne gülüyor nede somurtuyordum olaylara ve kişilere nötrdüm. Fazla uzun olmasa da kaslı bacaklarımlar içeriye kuş gibi süzüldüm, antrenör olduğunu düşündüğüm kişi ayaklandı ve yanıma yaklaşarak Destiny diye beni karşıladı. Hazırdım olacaklarla yüzleşmeye hazırdım bundan sonraki hayatıma açmıştım kollarımı sarılmaya hazırdım, bir insanın 60 yıllık hayatında yaşayamayacağı hayatı ben 25 yılda yaşamıştım. Hazırdım hazır olmalıydım.



Manal Manal



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6407
2 Firari Fırtına 4462
3 Mustafa Ermişcan 3888
4 Hasan Tabak 3579
5 Nermin Gömleksizoğlu 3215
6 Uğur Kesim 3066
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 3024
8 Sibel Kaya 2925
9 Enes Evci 2633
10 Turgut Çakır 2315

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:466 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com