Romanlar

Bölüm 2: Planlar
Okunma: 88
M G - Mesaj Gönder


Berk, birkaç gündür düşünüyordu. Karamsar ruh hali köşkte birçok insanın dikkatini çekti. Hakkında başlayan fısıltı muhabbetlerde kendisinden ülkeyi yönetemeyecek insan diye bahsediliyordu. Bu muhabbetleri o da duydu; ama bunu diyenlerin göz ardı ettiği bir şey vardı.  O geldiğinden beri hiçbir şey ters gitmiyordu. Birkaç ayda bir başkan ne yapabilirse o da onları yapmıştı. Medya olması gerektiği gibi seyrediyordu. Ama başbakanın kafasındaki şeyler çok başkaydı. Buğra ile daha tanıştığı anda mesafeli bir politika yürüteceğini anladı. Siyasi takvime göre hareket etmeliydi. Güç ondaydı. Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar yer altı ve yeryüzü dünyasını yanına çekmeliydi. Bir telefon açtı ve Tuğçe' yi çağırdı. Tuğçe her zamanki zarif ve edalı yürüyüşü, ciddi bakışı ile kapıyı açtı. İçeri girdi. Belli ki saçlarını girmeden önce öne sarkıtmıştı. İçeri girer girmez savurdu. Berk' in tam karşısına oturup dosyaları bıraktı. Berk, önce dosyalara, sonra Tuğçe'ye bir bakış attı. Kalktı, Tuğçe'nin yanındaki sandalyeye oturdu. "Anlat!"  dedi. "Nedir bunlar, kimdir?"  Tuğçe tam anlatmaya başlamıştı ki dudaklarının çevresinde gezinen bir el hissetti. Sonra karşısında Berk' in hiç olmadığı kadar ciddi yüzünü gördü ve ilk defa dudaklarının bir erkeğin dudaklarıyla buluşmasına izin verdi. Lakin bu buluşma çok kısa sürmüştü. Tuğçe hemen anlatmaya başladı. -"Okan, koyu bir ülkücü. Yer altı dünyasında giderek güçlenen biri. Ama birçok yerde açığı var. Bu açıklar istihbaratta mevcut. Ben değil ama siz isterseniz bu bilgiler elinize geçer.    Şahinler ve Uçarlar, silah üretip yer altında kullanan iki büyük örgüt. Buğra' nın korunması için çalıştıklarına dair bazı temelsiz kanıtlar var. Bazı noktalarda anlaşmazlık var aralarında. Arzu ederseniz başbakanlık arşivinden alabilirsiniz. Daha birçok silahlı, büyüklü küçüklü teşkilatlar mevcut. Ama onlar bu anlattıklarıma bağlılar. Bunları etkisiz hale getirmek yerine kendi tarafınıza çekerseniz güç sizde olur. Başka bir şey yoksa sizin bir sonraki çağrınıza kadar gidiyorum. Kolay gelsin. " Berk, teşekkür etti. Kararını vermişti. Hemen MİT' i aradı ve düşük rütbeli bir kadın ajan istedi. Bu arada hemen ajandayı aldı ve aklındakileri yazıya geçirdi. Bir saat sonra ajan gelmişti. Berk, istihbarat ile ilgili ne varsa öğrendi. Her bilgiyi aldı. Aynı zamanda bunları bir katip yardımıyla yazıya geçirdi. Ardından Mine' ye bir teklifte bulundu. "Olan  biten her şeyi bana haber ver. Birlikte güçlenip yükselelim ve MİT Başkanlığı vakti gelince senin olsun."  Mine, önce düşündü. Sonra Berk adlı bu genç politikacı hakkında bildiklerini aklından geçirdi. Kabul etmesinde hiçbir zarar göremedi. Köşkten ayrılıp geri döndü ve gider gitmez odasına geçti. Gelen ilk mesaj ona yeteri kadar heyecanı vermişti. Berk Bey şöyle diyordu: "Eğer baştaki bu saçma sapan politikalar güden ve önümüzü kapatan asi adamı devirip yerine bizden birini geçirebilirsek başkanlık harici ödüllerin de olacak. Yüksek ajanlara yanlış raporlar ver. Fark etseler dahi komisyonda veto hakkım var. Rahat ol. İlk hedefimiz Buğra ve onu ayakta tutan yer altı dünyasıdır. " Berk, yasalar gereği devletin en başındaki kişiyle düzenli olarak görüşmek zorundaydı. Bu zamana kadar hiçbir tartışma olmamıştı. Ama önemli konularda küçük anlaşmazlıklar çıkmıştı. Berk, şimdilik bu sorunlara ses çıkarmıyordu;çünkü zamanı gelince hepsini değiştireceğinden neredeyse emindi. Buğra da bir şeyler sezmiş olacaktı ki büyük bir miting düzenlemeye karar verdi. Bu bahaneyle hem istihbaratı yoklayabilecek, hem de gücünü gösterecek, kendini motive edecekti. Belirli insanlar ile çalışma  alışkanlığı yoktu. Belgeleri hazırladı, imzaladı ve gerisini danışmanlarına bıraktı. Ankara’da olmalıydı bu gösteri. Hem Büyükşehir hem de en güçlü olduğu şehirlerden biriydi. Berk, anayasayı ayrıntılı olarak okumuştu. Bu şartlar içinde en yüksekteki birini devirmek için o kişiye çok yakın olmak gerekliydi. Her koldan ama her koldan dibinde... İstihbarat yolunda yakınlaşmanın ilk adımını atmıştı. Düşünüyordu. Daha yakın, çok daha yakın... O anda kapı açıldı, Tuğçe girdi içeri. En başından beri Berk' in derdi onun derdi olmuştu. Daha önce de vali ve bakanlara danışmanlık yapmıştı; ama böyle bir şey hissetmemişti. Bu düşünceyle olsa gerek hiçbir şey demedi, sadece bir kağıt bıraktı ve çıktı. Kağıdı okuduğunda Berk "Allah'ım bu kızı karşıma çıkarman bana en büyük hediyedir." dedi. Sonra cumhurbaşkanına yeni bir  danışman atamak için çalışma odasına geçti.    



M G



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6159
2 Firari Fırtına 4227
3 Mustafa Ermişcan 3418
4 Hasan Tabak 3303
5 Nermin Gömleksizoğlu 3006
6 Uğur Kesim 2907
7 Sibel Kaya 2734
8 Enes Evci 2430
9 Ömer Faruk Hüsmüllü 2394
10 E.J.D.E.R *tY 2215

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1158 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com