Romanlar

AŞK OYUNLARI (1.BÖLÜM)
Okunma: 79
Zeynep Sude - Mesaj Gönder


Sayfa seçiniz: Sayfa: 1 - Toplam Sayfa: 2
         Ben bu dünyada bir fazlalığım diye birçok kez düşünmüştüm. Elimden hiçbir şey gelmiyordu. Etrafımdakilerle iletişimimi kesmek istedim. Üzerime çok fazla baskı uygulanıyordu. Lise iki dönemim ilk gününden itibaren kâbus gibiydi. Filmlerde görüldüğü gibi aşk oyunları ile harcayacak zaman yoktu. Sadece derslerime odaklanmam gerekiyordu.
Yetimhanede kalıyordum ve iki sene sonra ayrılmak zorundaydım çünkü lise ikinci sınıftayım. Üniversiteye gideceğim için kalacak bir yerim olmayacak bu yüzden şimdiden okul çıkışları çalışarak para biriktirmeye çalışıyorum. Lisenin kötü geçmesinin sebebi sürekli aşağılanmam. Keşke sadece bununla kalabilseydi…
Lise ikiye gittiğim ilk günden beri sürekli bana zorbalık taslayan bir kız var. İsmi Evely, beni kölesiymiş gibi kullanmaktan zevk alıyor…
Sabah uyandığımda saatin geç olduğunu fark ettim. Üstüme sıradan kıyafetler giydim ve her zamanki, yüzümün etrafını saran kocaman yuvarlak camlı gözlüğümü taktım. Saçlarım belime kadar uzundu ve fön çekmeme hiç gerek kalmıyordu çünkü doğal hâli zaten düzdü. Kahvaltı yapmadan evden çıktım ve okula doğru koştum.
Sınıfa girdiğimde öğretmenden özür diledim ve yerime oturdum. Ders sırasında Evely bana buruşturulmuş bir kâğıt attı. Kâğıdı açtığımda ‘’ Zil çalınca tüm sınıfa kantinden kahve al. ‘’ yazıyordu. Kahvaltı bile yapmamıştım. Eğer onlara kahve alırsam bugün aç kalırdım…
Zil çalınca yerimden kalkmadım. Evely, sınıftaki herkesi yanıma topladı ve bana bağırmaya başladı. Yanıma gelmeyen tek bir kişi vardı o da okulun sahibinin oğlu Carl’dı.
(Evely)- Jenny! Tekrar etmeyeceğim hemen bize kahve al!
Sesimi çıkarmadım.
(Evely)- Demek sessiz kalmayı tercih ediyorsun.
Kolumu sıkıca tuttu ve beni sıramdan kaldırıp yere itti. Gözlüğüm Evely’nin hemen yanındaydı, gözlüğe doğru uzandığımda ayağı ile elime basmaya başladı ve bırakmıyordu.
- Canım acıyor, bırakır mısın artık?
(Evely)- Bundan sonra sözümü dinlersin her hâlde. Şimdi git kahve al!
- Buraya gelirken kahvaltı bile yapmadım. Size kahve alırsam tüm gün aç kalırım.
(Evely)- Umurumda bile değilsin.
Sınıftakiler bana utandırıcı bakışlar atıyorlardı. O sırada Carl geldi ve elimden tutup beni yerden kaldırdı.
(Carl)- Kızı rahat bırakın.
 (Evely)- Aşkım eğleniyorduk.
(Carl)- Belli ki parası yok neyi uzatıyorsun?
Anlık bir şekilde gözlerim yaşardı. ‘’parası yok’’ rezilliğin enöte durumundaydım. Eğer ailem iki sene önce trafik kazasında ölmeseydi şu an ben de onlar gibi zengin olabilecektim. Eskiden hayatım çok daha güzeldi. Her gece parti verirdim, bir sürü arkadaşım vardı, herkes beni seviyordu ve en önemlisi… Carl ile sevgiliydik…
Kimsenin beni ağlarken görmesini istemedim ve gözlüğümü almadan sınıftan çıktım. Tabi Carl ağladığımı görmüştü. Ben çıktıktan sonra gözlüğümü aldı ve arkamdan geldi.
(Carl)- Bekle.
Okul kapısının önüne geldim, tam dışarı çıkacakken beni kolumdan tuttu ve kendine çekti. Sanki zaman durmuş gibiydi. Eskisi gibi olmayı gerçekten çok isterdim…
(Carl)- Seni hâlâ çok seviyorum.
- Bırak beni.
Kolumu ondan çektim ve gözlüğümü alıp okuldan çıktım. Bende seni seviyorum…
Yarı zamanlı çalıştığım cafeye gittim ve iş önlüğümü takıp masalara servis yapmaya başladım…
Saate baktığımda okul çıkış zamanı gelmişti. Yaklaşık beş dakika sonra Evely ve birkaç kız geldiler. Masaya oturduktan sonra beni çağırdılar.
(Evely)- Herkse birer Latte.
İçecekleri hazırladıktan sonra tepsi ile masaya getirdim. Evely, kızlarla birlikte bana bakıp gülüyorlardı.
Yarım saat sonra masadan kalktılar. Ben yanlarına gittim ve ödeyecekleri parayı söyledim.
(Evely)- Tatlım bize bugün kahve borcun vardı. Bunu da öyle kapatmış oldun işte.
Bu işi tek başıma halledemeyeceğimi anladım ve patronuma söyledim ama eğer o parayı onlardan alıp buraya getirmezsem beni kovacağını söyledi bu yüzden onların arkasından koşup sokağın arkasında durdurdum.
- O parayı ödemek zorundasınız.
(Evely)- Ödemeyeceğimizi söyledim. Bu da bir daha sözümden çıkmaman gerektiğini öğretir sana.
- Eğer bunu ödemezseniz kovulacağım.
(Evely)- Sence umurumda mı?
- Evely, lütfen bir seferlik bana yardım et.
Onun kolunu tuttum ve yalvarmaya başladım.
(Evely)- Bırak şu kolumu!
 Beni yere itti ve yanındakilerle birlikte yollarına devam ettiler. Sokağın ortasında dizlerime çöküp ağlamaya başladım. O esnada biri beni kolumdan kaldırdı ve çıkmaz bir sokağa getirdi. Yüzüne baktığımda onun Carl olduğunu gördüm.
(Carl)- İyi misin?
Yere düştüğümde kolumu çarptığım yerin kanadığını fark ettim.
- İyiyim.
(Carl)- Kolun kanıyor.
- Önemli değil, alıştım zaten.
(Carl)- Bana gidelim, yarana krem sürerim. Enfeksiyon kapabilir.
- Gerek yok.
(Carl)- Sana seçme hakkı sunmadım.
- İstemiyorum diyorum anlamıyor musun?
Carl, kolumu tuttu ve beni zorla evine getirdi. Salondaki koltuğa oturdum ve hiçbir şey yapmadan onu beklemeye başladım. Elinde krem ve yara bandı ile salona girdi. Yanıma oturdu ve kremi yavaşça kolumdaki yaraya sürmeye başladı.
(Carl)- Acırsa söyle tamam mı?


Devamı  gelecek.
 

Zeynep Sude

Sayfa seçiniz: Sayfa: 1 - Toplam Sayfa: 2


Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6185
2 Firari Fırtına 4250
3 Mustafa Ermişcan 3466
4 Hasan Tabak 3330
5 Nermin Gömleksizoğlu 3027
6 Uğur Kesim 2923
7 Sibel Kaya 2752
8 Ömer Faruk Hüsmüllü 2524
9 Enes Evci 2453
10 E.J.D.E.R *tY 2221

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1051 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com