Denemeler

Kadının Sorunu Öğrenilmiş Çaresizlik
Okunma: 50
Serdar Adem - Mesaj Gönder



Erkek bedensel güce sahipmiş. Dünya tarihi boyunca yerel, ulusal ve küresel bütün yönetim birimleri erkeğin eline geçmiş. Aile, akraba ve komşu düzeyindeki en yakın çevrede egemen olan töre ve inançlar tamamen erkeğin lehineymiş. Eee kadın bu güç unsurlarından mahrum olduğu için erkek egemenliğine hatta zorbalığına karşı ne yapabilirmiş.
Bunların hepsi bütün insanlarda az çok ama mutlaka bulunan feminal genin kadında zirve yapmasının dışa yansımasından başka bir şey değil. Kadın, elindeki en büyük gücün farkında değil. Ya da farkındaysa bile feminal genin etkisi altında yönetilmek ve güdülmekten ziyadesiyle memnun.
Konuyu daha iyi açıklayacağını sandığım bir anekdotu paylaşmak istiyorum. Filleri yetiştirmek için onları daha yavruyken kalın bir zincirle kazığa bağlarlar. Yavru filin bu zinciri koparabilmesi ya da kazığı sökmesi imkansızdır. Küçük fil bu esaretten kurtulabilmek için bir süre tüm gücüyle mücadele eder ama sonuç değişmez. Özgürlüğüne bir türlü kavuşamaz ve bu durumu zamanla kabullenir. Yıllar geçtikçe fil büyür ve güçlenir. Bağlı oldu kazıktan ve zincirden kurtulabilecek güce erişir. Ancak fil esaretten kurtulmayı bir daha asla denemez. Çünkü o özgür olamayacağına kesinlikle inanmıştır. Artık kırılamayacak şey zincirler değil, filin inancıdır. Bu durumun bilimsel adı ‘Öğrenilmiş Çaresizlik’tir.
Kadının en büyük sorunu aslında erkek egemenliğinden, erkek zorbalığından çok, kendisine erkek egemen toplum tarafından dayatılan ve bölgesel inançların Tanrılarına mühürletilen makus kaderini itirazı teklif dahi edilemeyecek derecede kabullenmiş olmasında yatmaktadır.
Orta Çağ Osmanlısında sahnelediği entrikalarla kudretli Osmanlı padişahlarını elinde oynatan kadın ne olduysa zamanla bu yeteneğini unutmuş. Kadına entrika yapmasını elbette önermiyorum. Ama dünya nüfusunun yarısı kadınlardan oluştuğuna göre kadının erkek egemen kültürün şekillenmesinde ciddi anlamda bir payı olmalı.
Örneğin bugün artık olmadığını düşündüğüm kız kaçırma meselesinde kadın her ne şekilde olursa olsun istemediği bir erkeğin yatağına seks kölesi olarak girmemeyi becerebilirdi. Seçeneklerden belki en dehşetlisi ötenazi hakkını kullanmak olsa bile. Bilmem anlatabiliyor muyum?
Eğer kadın, istemediği bir erkeğin yatağına bir kere girerse; zamanla üzerine örülen kutsal kozalar nedeniyle yapacağı itirazlar günahkarlık ve ahlaksızlık olarak görüleceği için elinde artık kurtuluş adına en ufak bir imkan ve ihtimal seçeneği kalmaz. Ötenazi bile kabul edilemez artık düşünmek yerine körü körüne inanmayı tercih eden yağlı lekelerden oluşan toplumlarda.
Kutsal kozayı da kısaca açıklayayım. Genç bir kızı kendi rızası olmadan annesinin salaklık derecesine varan pasifliğiyle istemediği birinin yatağına mahkum edilmesinin ardından, genç kız döle durduğu andan itibaren tecavüzcü koca kutsal baba makamına yükselir. Bu aşamadan sonra ona karşı gelmek değil, hizmetinde bulunmaktan başka çare kalmaz.
Gencecik kızını vahşi bir hayvanı andıran gözü dönmüş ama sermaye sahibi bir erkeğin yatağına huzur içinde tecavüz etsin diye mahkum eden sözde babaya karşı yine de yapılacak bir şey olmalıydı diye düşünüyorum. Sermaye ya da kariyer sahibi diye insanlıkla alakası olmayan bir vahşi, kıllı ve kirli vücuduyla hayalleri suya düşürülmüş on beş yaşlarında genç bir kızın gün ışığından bile etkilenecek kadar narin bedenine her istediği zamanda tecavüz etmesine izin vermek kabul edilecek bir durum değildir. Sonuçta bu işkence ömrün sonuna kadar sürecektir. On yıllarca tecavüze uğramaktansa bir kere ölmek çok daha onurlu bir davranış değil mi?
İnsan türünün yarısı kadın olduğuna göre insan kültürünü oluşturan etmenlerin yarısı yine kadın kaynaklı olmalıdır. Kadın her zaman ve vesile ile kendi aleyhine ortaya çıkan her türlü kültürel öğeyi engellemek, bu mümkün değilse yönünü değiştirmek için elinden geleni yapabilirdi tarihi süreçte. Bu kadarını beceremiyorsa, durum analizi yaparak ona görevini hatırlatan benim gibi düşünenlere göstermemelidir tepkisini.




Serdar Adem



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6151
2 Firari Fırtına 4218
3 Mustafa Ermişcan 3404
4 Hasan Tabak 3292
5 Nermin Gömleksizoğlu 3000
6 Uğur Kesim 2901
7 Sibel Kaya 2726
8 Enes Evci 2423
9 Ömer Faruk Hüsmüllü 2359
10 E.J.D.E.R *tY 2213

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:384 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com