Hikayeler

Hayal Edin
Okunma: 84
Mert Turna - Mesaj Gönder


Hayal edin!
Bir sabah uyandınız. Yatakta yarı oturur vaziyettesiniz. Karşı duvarda daha önce hiç görmediğiniz kırmızı çerçeveli büyük beyaz bir saat görüyorsunuz. Tam olarak 6’yı gösteriyor.
İşte o an nerede olduğunuzu merak ettiniz ve hikâye başladı.
Daha gündüz mü yoksa akşam mı olduğunu bile bilmiyorsunuz. Yatak sol duvara dayalı ve hızla sağınıza bakıyorsunuz. Görüyorsunuz ki bir odadasınız. Yataktan kalkıp kendi etrafınıza bakıyorsunuz ve tek gördüğünüz duvardaki saat. Tavan ise 3 katlı bina yüksekliği kadar yukarıda. Ortamda hiçbir ses yok. Sadece kendi nefes alışınızı duyuyorsunuz. Zemin ise sarı renkli yumuşak bir halı ile kaplı. Ayaklarınız çıplak. Yatağınız eski tip yataklardan, iki ucunda da demir parmaklıklar var ve her dokunuşunuzda gacır gucur sesler çıkarıyor. Odada ne bir pencere var ne de bir kapı. Ampulde yok. Etrafı nasıl görebildiğinizi sorgulamaya başlıyorsunuz. Işıksız bir ortamda duvarları, saati ve yatağı görmek nasıl mümkün olabiliyor ki? O esnada yatağı kontrol etmek aklınıza geliyor. Altını üstüne getiriyorsunuz fakat çarşaf, yorgan ve yataktan başka hiçbir şey yok. Aynı şekilde saati de kontrol ediyorsunuz fakat olağan dışı hiçbir işaret yok. Saati duvara astığınızda daha 3 dakika geçtiğini fark ediyorsunuz.
Yatağa oturup hafızanızı zorluyorsunuz. “Nasıl geldim ben buraya?”
“Tanıdığım insanların yüzünden başka hiçbir hatıra canlandıramıyorum.”
“Annem, babam, kardeşlerim ve bazı arkadaşlarım… Her birinin yüzlerini hatırlıyorum ama onları hayal etmeye çalıştığımda bu odada ayakta duruyorlar olarak görebiliyorum.”
“Neden onlarla yaşadığım bir hatıramı düşleyemiyorum?”
Artık korkmak için çok nedeniniz var.
Ailenizin ve sizin nerede olduğunuzu merak ediyorsunuz. Birden duvarlardan bir ses geliyor; Tahtakurusu gibi bir ses. Yavaşça sanki duvarları kemiriyorlar. Tavandan üzerinize çimento tozları düşmeye başlıyor. Yan duvarlarında aynı şekilde dipleri toz birikintisi oluyor. Odanın tüm duvarları toz haline geldiğinde yere düşmüş saatin 12:15’i gösterdiğini görüyorsunuz.
Artık sınır yok!
Bir deniz yüzeyi kadar düz bir ovadasınız. O anda bir ağaçta olduğunuzu fark ettiniz. Sarı yaprakları kırmızı meyveleri olan güzel bir ağacın en büyük dalındasınız. Görüyorsunuz ki her tarafınız ufuk. Küçücük bir tepe dahi yok. Gökyüzü sanki Yıldızlar ve Ay ile özel olarak sizin için aydınlatılmış. Zemin ise sert toprak. Böyle bir ortamda kim bir yöne gitmeye karar verebilir?
Ardından vakit kazanmak için su ve yiyeceğe ihtiyacınız olduğunu fark ettiniz. Böylelikle buradan kurtulmak için enerjiniz olacaktı. Ağacın meyvesinden yediniz ve bu size daha önce hiç tatmadığınız ve almadığınız bir haz verdi. Meyveden son ısırığı aldığınızda 10 metre ileride bir ağaç daha belirdi. Hemen ona gidip nasıl faydalanabileceğinize baktınız. Hiç meyvesi yok. Ayrıca kokusu da size cazip gelmedi. Sonra tekrar meyve ağacına gidip bir meyve daha yediniz. Bu süreçten yorulmuş olacaksınız ki ağacın dibinde uyuya kaldınız.
Gözlerinizi açtınız, saat 10’u gösteriyor. Güneş tepeye yaklaşmış yıldızlar ve ay yok olmuş. Topraktan o kadar yoğun bir sıcak yüzünüze doğru geliyor ki kaçacak yer arıyorsunuz. Ama kaçabileceğiniz pek yer yok, başka nereye giderseniz arazide öleceğinizi düşünüyorsunuz.
Bir esinti geldi, sanki buzdolabını açmış gibi serin ve soğuk bir esinti. Bu serinliğin diğer ağaçtan geldiğini fark ettiniz. Hemen o ağaca giderek güneşten ve sıcaktan korundunuz.
Bazı günler uzaklara gitme kalkışması olsa da oradan ayrılamayacağınızı kabul etmiş durumdasınız. Ki yiyecek ve barınak bulmanız orda kalmanız gerektiğini de gösteriyordu. Bişey sizi buna zorluyordu
Bunu kabullendiniz.
Artık Meyve ağacı sizin anneniz ve Heybetli serin ağaçta babanız oldu.
İşte bu benim 9 Haziran 00:16’da doğan kızımın hikayesi!



Mert Turna



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6204
2 Firari Fırtına 4267
3 Mustafa Ermişcan 3485
4 Hasan Tabak 3349
5 Nermin Gömleksizoğlu 3043
6 Uğur Kesim 2936
7 Sibel Kaya 2768
8 Ömer Faruk Hüsmüllü 2598
9 Enes Evci 2471
10 E.J.D.E.R *tY 2227

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:6789 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com