Denemeler

Kadın Kendine Acımıyor ki…
Okunma: 202
Serdar Adem - Mesaj Gönder



Kadın kendini düşünmüyor ki başkası düşünsün.
Ne zaman bir kadınla kadın hakları noktasında konuşma gafletine düşsem geriliyorum. Arka arkaya birkaç dal sigara yakmadan ya da ne bileyim duvarları yumruklamadan filan kendime gelemiyorum. Anlatamıyorum çünkü kadına binlerce yıldır egemen erkek ve totemleri tarafından nasıl tutsaklığa mahkum edildiğini. Kadın sanki memnun halinden…
Kadın hakları savunucusu sivil toplum kuruluşları da çoğunlukla üfürükten tayyare… Bu maksatla faaliyet gösterdiğini söyleyen dernek ve vakıfların çoğu üyelerinin aidatları ile bağışlarını lüpleyen asalakların elinde boşa kürek sallamakla meşgul. Yanlışım varsa çıksınlar karşıma tartışalım. Bakalım dedikleri, iddia ettikleri gibi kadın haklarını gerçekten savunuyorlar mı?
Eskiden hatırlarsınız, cami yaptırma dernekleri ile konut yapı kooperatifleri vardı. Her yerde. Mantar gibi… Yıllarca inşaatları bitiremezlerdi. Neden? Çünkü inşaat bittiğinde kooperatif ya da dernek adı altında bir araya gelen bir avuç hazır yiyici avantasından olacak. Dolayısıyla inşaat ne kadar uzun sürede biterse, onlar için o kadar kazanç demekti.
Kadın haklarını savunduğunu söyleyen sözde sivil toplum kuruluşları aslında kadının kurtuluşa ermesini, özgürlüğe kavuşmasını asla istememektedir. Özgür kadını sömüremezler çünkü. Doktorun, eczacının hastayı sevdiği gibi... Çünkü ekmekleri hastalık denen kapıdan gelmekte…
Tekrar ediyorum ve altını çizerek söylüyorum. Kadın ne bireysel olarak, ne de toplumsal olarak erkek egemenliğinden ve erkeği baş tacı eden erkek kaynaklı töre ve inançların hegemonyasından asla kurtulmak istememektedir. Asla!
Böyle giderse kadın hakkındaki fikrim değişecek galiba. Geçen yeni bir romana niyetlendim. Gazetede okuduğum bir haber üzerine. Canım da bu yüzden sıkkın zaten… Bir plazadan atlayan ya da atılan genç bir kız hakkında yeni bir romana başlamak üzereydim. Ama yapmak zorunda kaldığım bazı tartışmalar fikrimi yüz seksen derece değiştirdi. Kadın hakkındaki fikirlerimde yaşadığım eksen kayması yüzünden başlık da değişti. Teşhircinin Acı Sonu başlığını düşünüyorum. Eğer daha uygun bir başlık bulamazsam… Kına yaksın artık kadınlar. Kadın hakları savunucularından biri daha kaybedilmek üzere…
Bu sefer kadının üzerine gideceğim. Eğer tanıdıklarım sözde hak hukuk ve adalet adına saçmalamaya devam etmezlerse, bu seferle sınırlı kalır. Yoksa bir daha düzelmeyecek şekilde değişecek fikirlerim. Kadına karşı hissettiğim acıma duygum yavaş yavaş etkisini kaybediyor. Ve kadın bunu hak ediyor.
En yakınlarımdan en uzağa kadar yaptığım gözlemler, her yaşta kadın ve kızlarla yaptığım mülakat ve müzakereler neticesinde kadını kafes kuşuna benzetmeye başladım. Olayı ve kadını tarafsız bir bakış açısıyla sorguladığınızda sanırım siz de aynı sonuca varabilirsiniz.
Neden kafes kuşu anlatmaya çalışayım. Kafes kuşlarını güya özgürlük bağışlamak adına kafesinden dışarı çıkarıp doğaya bırakırsanız ne olur size? Özgürce ölürler değil mi? Evet inanmıyorsanız kafes kuşlarınızdan birini salın doğaya, bakalım ne olacak? Merak etmeyin kırkında gelirim.
Kadın da özgürlüğe alışmamış. Alıştırılmamış. Ne bu dünyada ne de öbüründe erkeği olmadan sayıların solundaki sıfır gibi değer verilmemiş. Dolayısıyla koruyucu erkeksiz yaşayamaz. Yok olur.
İnsan denen günahkar varlığın tarım toplumuna terfi etmesiyle beraber dünyayı ehlileştirme ve egemenlik altına alma dönemi başlamıştır. Toprağı egemenliği altına aldıktan sonra hayvanı evcilleştirmeyi başaran insanoğlu bununla yetinmeyip kadını ve diğer toplumları köleleştirme gayretine girmiştir. İlk ikisinde deneme yanılma yolunu kullanan insanoğlu, son iki hamlede doğrudan doğruya inançları kullanmıştır.
Buradan da anlaşılacağı üzere dünyadaki bütün inançlar erkek egemenliği üzerine kurgulanmıştır. Cennetten erkeğin kovulmasına sebep olan da kadındır, dünyada onun cennete gitmesine engel olan da kadın. Varoluş itibariyle şeytanın yandaşı ve yoldaşı olarak görülen kadın da bu inançlara inanmakta bir beis görmemektedir. Evet kendini yok sayan inançlara erkekten çok kadın inanmaktadır. Öyle olmasa en sert inançlardan biri ola olan Hinduizm’de bir tane kadın bulamazdınız. Ama ne yazık ki dünya da yaklaşık beş yüz milyon Hindu kadın var. Böyle bir kadının özgürlük ve bağımsızlık istediğine, onur ve haysiyetini korumaya çalıştığına siz inansanız bile ben asla inanmam.
Geçen muhafazakar bir bayanla internet üzerine konuşurken bunlardan bahsetmeye çalıştım ve ikinci sınıf muamelesi gördüklerini söyledim. Kadın halinden gayet memnun, erkeğin düzenine uyduğu sürece hak edeceği cennet hayaliyle gayet mutlu tersleyiverdi beni. Ulan bana ne değil mi? Hindistan’da ölen erkekle beraber canlı canlı yakılmasına da Hintli kadınlar itiraz etmiyor. Onlara da Nirvana sözü verilmiş. Orta Çağ Avrupa’sında kadın şeytanın ta kendisi kabul ediliyor ve ona göre muamele ediliyordu. Doğunun Emevi döneminde erkek istediği kadar evlenebiliyor, kızlar okutulmuyor, çocuk yaşta evlendiriliyor, kadının çalışmasına izin verilmiyordu. Kahrolası cemaat ve tarikatlar Emevi rüzgarı estirmeye çalışıyorlar Anadolu’da. Ben onu anlatmaya çalıştım. Ama dedim ya beyinsiz memnun ki kölelikten tartışamadı bile. Ben bu ve bunun gibi düşünen kadınlara nasıl acıyayım, onlara nasıl hak vereyim.
Geçin ya. Siz daha çok çekersiniz. Bu körlükle, bu aymazlıkla, bu gaflet ve dalalet hatta kendi türünüze bu hıyanetle... Siz kendinize acımıyorsunuz ki, ben acıyayım.





Serdar Adem



Yorumlar (3)
Growing Ignorance 18.7.2018 21:21
Yazıyı okumaya az da olsa bir önyargı ile başlamıştım fakat okudukça söylediklerinizde mantık dışı hiçbir ögeye rastlayamadım. Yazınızı oldukça beğendim. Kaleminize sağlık.

Serdar Adem 18.7.2018 23:59
Teşekkür ediyorum.
Yalnız benim de size bir eleştirim olsa ayıp olmaz değil mi?
Neden isminizi resminizi gizliyorsunuz?
Siz çekinirseniz okuyucu nasıl inanacak?
Önce bizim arkasında durmamız gerekmez mi kendi düşüncelerimizin?

Growing Ignorance 19.7.2018 10:48
Adımın veya fotoğrafımın buraya koyduğum fikirleri geliştirecek bir işlevi olmadığından koymayı tercih etmedim. Özellikle gizlemek zorunda olduğumdan değil yani. Burada önemli olan fikirlerim ve fikirlerimin bir nevi anonim olarak belirtilmesi benim için sıkıntı değil.


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6222
2 Firari Fırtına 4283
3 Mustafa Ermişcan 3501
4 Hasan Tabak 3365
5 Nermin Gömleksizoğlu 3061
6 Uğur Kesim 2947
7 Sibel Kaya 2782
8 Ömer Faruk Hüsmüllü 2666
9 Enes Evci 2484
10 E.J.D.E.R *tY 2230

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:193 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com