Denemeler

Eleştirilere Karşılama
Okunma: 259
Serdar Adem - Mesaj Gönder



Bazen boşa uğraştığımı sanıyorum. İnsanı düşündüremeyeceğim. Umudumu kaybediyorum. Artık vazgeçtim ya. Son romanımda bu eleştirilen yazımda söylediklerimin tam tersini yazıyorum. İnsan bunu hak ediyor. Çünkü insanlar hayatı iki boyutlu görüyor, yaşadığı olumsuzlukların özüne inmek yerine taraftarlık kaosunda kendini kaybetmeyi matah bir şey sanıyor. Ortada bir sorun varsa işin kolayına kaçarak sorunu diyalektik bakış açısıyla masaya yatıranlarda bulduğunu sanıyor. Yani benim gibilerde. Tabi aldanıyor. İnsanlık tarihi aynı sorunları tekerrür ederek kaydetmeye devam ediyor.
Bir kere beni kategorize edemez kimse. Şu inancı, bu ideolojiyi ya da filan siyasi görüşü savunuyor ya da eleştiriyor diyemez. Diyen kişi yazılarımı alfabeyi yeni öğrenen biri gibi mekanik olarak okuyor demektir. Okuduklarını analiz edemiyor, içselleştiremiyor ve dünyaya iki boyutlu baktığı için kıyas yapamıyor demektir.
İdeoloji deyince Nazizmi de sosyalizmi de bir görürüm ben. Aynı mantıkla ortaya çıkar, aynı davranışları gösterir, aynı amacı taşırlar çünkü. Birileri kutuplaşırken bunlar yüzünden ben aynı görürüm. Bütün siyasi görüşleri birbirinin fotokopisinden daha aynı kabul ederim. İnanç deyince de kesinlikle birini kastetmem. Madem kişi inandığı için doğru sanıyor, o halde bütün inançlar benim için aynı karakteristik özelliklere sahiptir. Bütün ideolojiler ve siyasi görüşler her zaman ve her yerde aynı özellikleri gösterirler. Farkları söylemlerindedir. Ona da ben inanmam. Dolayısıyla benim bir taraf tutmam diyalektik ve analitik düşünce başta olmak üzere akıl denen mekanizmayı temelden yok saymam gerek.
Şu din böyle demiş bu ideoloji şunu söylemişi geçeli on yıllar oldu. Artık geri dönemem. Ateizm ve Darvinizm de birer ekol ve taraf oldukları için asla bana yakın olamazlar. Bana en yakını hiççi bakış açısı ama o da nihilizm şeklinde ekolleştiğinde hatta ateizm gibi kendini putlaştırdığında karşısında olurum. Yanında asla olamam. Anlaşıldı mı? Ben taraf olamam. Futbol takımı bile tutamıyorum. Hayatımda takım tutmadım, böyle bir soru bile tüylerimi diken diken eder. Kendime yakıştıramam bir takımın taraftarı olmayı. Sanatçı peşinde de koşmadım. Koşamam. Bütün tarafları dejenere eden insan olduğu gerçeğini bildiğim için, insan topluluklarının savunduğu hiç bir tarafla beni yaftalayamazsınız.
Ayrıca okudun mu sorusu bana sökmez. İki bine yakın kitap okudum. O kadar ki soğanın fiyatını haberlerde duydum. Apartmanımdaki komşularımı tanımıyorum. Okumaktan. Bana okudun mu diyecek adam önce kendine ve aynaya bakacak. Ayrıca yaklaşık altı bin köşe yazdım. Üç kitap yayınlattım. Yüz elli ile dört yüz sayfa aralığında yedi bitmiş roman ve deneme kitabım var. Kırgızca masteri de ekleyeyim.
Bunları söylemek istemiyordum. Üstelik hayatı cephelerde geçen Atatürk değişik dillerde 3750 kitap okumuşken, evde rahat yaşayan biri olarak benim sadece Türk dilinde 2000 kitap okumuş olmam utanç verici. Ben bununla asla övünmüyorum. Dediğim gibi tekrar ediyorum. Utanıyorum. Daha fazla okumalıydım.
Peki düzenli okuma oranı 1/10.000, yani on binde bir olan bir coğrafya parçasında yaşadığımızı hatırlatarak söylüyorum. Herkes kendini sorgulasın. Siz kaç kitap okudunuz? Kaç kitap yazdınız demiyorum. Dedikodu yapmak, eleştirmek yazmaktan daha eftal değil mi? Ya, ne diyeyim ki artık ben?
Ne yazık ki resmi verilere göre ülkemizde 1.118 kütüphane var. 700.000 kahvehane var. Geviş merkezi ya da daha ilmi tabirle Gastronomi istasyonu diyebileceğimiz lokanta, kafe, restoranların sayısı kahvehanelerden de çok. Özellikle kadınları ve çocukları zehirleyen tarikat yurtlarının sayısı köy ve kasabalarımızın hepsine yayıldığına göre 30.000 civarında. Ve buralarda da çocuklara anlamadıkları bazı Arap yazarların bilindik kitapları dışında okuma izni verilmiyor.
Devam edelim mi? Tüm gazetelerimizin tirajı çanak çömlek verdiği zamanlar dahil olmak üzere 5 milyonu asla bulmazken, Japonya’da sadece bir gazete günlük 21 milyon tiraj yapabilmektedir.
Neyin doğrusunu neyin yanlışını savunduğunuzu sanıyorsunuz. Her gün bir şehirde bir çocuk kayboluyor ya da öldürülüyor. Kadın cinayetlerinde dünya rekoru kırmak üzereyiz. Kadına ve çocuğa şiddet haberlerinden bıktık usandık. Sizin mantığınızla yüz yıllardan beri bu düzelmedi. Bir de benim mantığımı deneyelim.
Ben şunu diyorum. Taraf tutmadan bütün sorunların özünün insanda olduğunu görmek zorundayız. Hal böyle olunca kimseye inancımızı, ideolojimizi, politikamızı zorlamayacağız burnuna asla kakmayacağız.
Bir tarafa körükörüne saplanırsanız bugün yaşadığımız olumsuzluklardan asla kurtulamayız. Kurtulmak istiyorsanız mantık ve aklı beraber kullanmak zorundayız. Körükörüne bir şeye inanma gerçeği göremeyecek kadar basiret gözünü kör eder.
Çünkü efendiler bugün doğru sandığınızı hiçbir şeyi doğru olduğu için kabul etmediniz. Sorgulayamazsınız. Ölüm korkusu ve ölümsüzlük beklentisi yüzünden saplanmışız bir kere. Bunu göremeyen insanlarla gelecekte de huzurlu bir dünyada yaşamak ihtimali sıfırdan bile az. Bakın sıfırdan bile az diyorum bu ihtimal. Çünkü dünyanın herhangi bir yerindeki her hangi biri kendine çevre tarafından empoze edilen yani dolduruşa getirilen hazır kültür öğelerini düşünmeden kabul ettiği sürece üç boyutlu düşünmek imkansız.
Mesela diyelim ki sen Ahmet ya da Ayşe Londra’da, Yeni Delhi’de, Pekin’de ya da Tel Aviv’de doğmuş olsaydın. O bölgenin kültür, inanç ve ideolojini benimsemiş bir ana baba ve çevre tarafından programlansaydın; bugünkü doğularına yanlış demeyecek miydin? Söylesene kaçma düşünen yaratık. Gel buraya. Korkma düşünmekten, korkma kendinden, korkma beyninden, korkma aklından. Evrime karşı olmak işin kolayı... Bu işin edebiyat kısmı... İnsan isen insan gibi davran ve düşün!
Eğer başka bir zamanda ve başka bir coğrafyada dünyaya gelmiş olsaydın Ahmet ya da Ayşe bugünkü yanlış dediklerinden birini mutlak doğru olarak kabul edecektin.
Japonya’dan daha fazla güvenlik amaçlı kamera kullandığımızı biliyor musunuz? Apartmanlarımıza diafon sistemi taktırmadan gözümüze uyku girmiyor. Dünyanın en güçlü güvenlik teşkilatlarından birine sahibiz. Başka türlü suçu önleyemiyoruz. Daha düne kadar İngiliz polisi silah bile taşımıyordu. Bazı ilkelerde anayasa bile yok. O kadar sakin yani. Ama doğruları bize göre yanlış. On yıl önce metromuz oldu diye sevinenler ilk metronun Londra’da açıldığını bilir mi? ‘1863 yılında Dünyanın ilk metro sistemi Londra metrosu açıldı. İlk tren Bishop durağından 9 Ocak 1863’te kalktı. Metroyu ilk ayında günlük 26 bin kişi kullandı.’ Ama onların doğruları bize göre yanlış…
Efendiler oturduğunuz binaların depreme dayanıklı olduğuna emin misiniz? Aldığınız gıda ürünlerinin sağlığa zararlı olup olmadığına emin misiniz? Bu kusurları yapanlarla belki aynı doğruları savunuyoruz kim bilir?
O zaman hangi Ahmet ya da Ayşe gerçek doğru gerçek yanlış? Nasıl bulacağız doğruyu? Hmmm senin doğularını kanıtlayan binlerce kitap mı var, hani şu senin hiçbirini okumadığın? Ahmet, Ayşe aç kulağını da dinle. Senin yanlış dediklerini doğrulayan milyonlarca kitap var oralarda da biliyor musun? Kendininkileri okumayan bunu nereden bilecek değil mi? 21 milyonluk gazeteleri olan Japonya’da mesela senin yanlış dediğini doğrulayan kaç milyon kitap olabilir? Hayal bile edemiyorsun değil mi?
Kadın konusunda anlamak istemeyene söyleyecek sözüm yok. Beni anlamayanlar anlamamaya devam edin, kadının hayat tarzı da böyle sürüp gitsin. 



Serdar Adem



Yorumlar (3)
Ortanca iskender (Mertcan Kaya) 21.7.2018 22:03
İlim emanettir azizim , okumakla öğrenirsin ama kavramak için ilim lazım. Kafanın içi boşsa bir milyon kitap okumuşsun farketmez.

Seni eleştiren benim ve nedenim de

'' doğu toplumlarında kadın kendi bedenine hükmetme ve kendi kişiliğiyle yaşama hakkı ve imtiyazına sahip değil. Bu her alanda olduğu gibi cinsel ihtiyaçların giderilmesi noktasında da acı bir gerçek olarak ortaya çıkmaktadır.
Cinsellik bir ihtiyaç... Ayıp günah ayağıyla görmezden gelinemez… Bunun önüne geçmek mümkün değil. Akla mantığa yatmayan erkek egemen inançlarla kadını bu güzellikten mahrum etmeye çalışmak tarih boyunca hep geri tepmiştir. ''

burada yazdıklarındır . Senin için evlilik dışı sex normal ve güzel geliyor olabilir . Fakat senin amacının ''sex'' i övmek değil ''din'' leri kötülemek olduğunu gerizekalı biri bile anlayabilir.

İstersen krem peynire tap banane ama benim inancıma saldırma . Sen nasıl özgürsen bende özgürüm benim hududlarımı aşma bende sana birşey demiyeyim. Selametle.

Serdar Adem 21.7.2018 22:39
Ben kimseye saldırmıyorum. Tarafım yok ki bir tarafa saldırayım. Ayrıca yazılarımıza bak bakalım. Kim aşağılayıcı, tahkir edici sözler kullanmış. Benim de dilim var ama bu şekilde sonuç alınmaz onun için nezaketle cevap veriyorum.
İlim lazım sözün iğneleyici. Kabul etmiyorum. Rivayetlere eyvallah edip sadece diyalektik düşünceyi aşağılamak ilim değildir.

İlim noktasında sorgulayıcı biri olarak kimse benimle tartışamaz. Onu herkes geçecek. Okumak okumamak değil. aklı kullanıp kullanmamak meselesi. Yazımı yazmak için iki saatim gitti. Zamanım kıymetli. Gene anlaşılmadıysa uğraşmaya gerek yok.

Benimkisi durum tespiti. Saldırları ben yapmıyorum. Senin inancım benim inancım değil mesele. Böyle bir derdim olmadı, olamaz. Sokaklarda giyiminden dolayı kadınlara saldıran ben değilim. Yapmam da. Hezarifen Ahmet Çelebiyi kuş gibi uçtuğu için cezalandıran da ben değildim. Dünya dönüyor diyeni cezalandıran da. Madımak Otelinde de ben yoktum.

Ben saldırmam, cezalandırmam. Ama mışlı mişli de konuşmam. Sorgulamayı severim. Kendi doğrularımın bile doğru olduğuna emin değilim. Çünkü dünyayı yaşanmaz hale getiren insan. Ben de insanım. Dolayısıyla kendime de emin değilim. Böyle olunca kimseye saldırmam mümkün değil. Ayrıca gördüğün yanlışları aşağılayıcı sözlerle inciterek söylemek yerine ilmi ispatlarla anlatsan ben de yararlanırım. Teşekkür ederim hatta. Bir harf öğretenin kölesi olurum.

Ben Sovyet topraklarında da yaşadım beş yıl. Onları da eleştirdim hem ne eleştirme. Şimdi de eleştiriyorum. Onlar da aynısını söylediler. İstersen krem şantiyi savun ama bizi eleştirme diye.

Mesele geniş düşünmekte. Ben evliyim. Gene dünyaya gelsem gene evlenirim. Amaaaaaa kadına insanlık dışı muamele edilecekse evlenmemek daha iyi demek istedim. Hepsi bu. Açık saçık giyinenler Facede milleti tahrik etmesinler demeye çalıştım. İroni yaparak. Anlaşılamadım. Bu da ilim meselesi tabi. İnce detaydı herkes anlayamadı.

Ben sizin yazılarınızı okumuyorum kardeş.
Siz de eğer aşağılayıcı sözler edecekseniz benimkini okumayın mesele biter.
Yoksa ben on değişik isimle yazıyorum. Hiç fark etmez...
Tartışmak isterseniz telefonda konuşur tartışırız iki medeni insan gibi. Hatta yüz yüze de tanışır görüşür tartışırız iki medeni insan gibi. Ben herkesle tartışabilirim. Bunu yapamayacaksak devam etmeyelim. Tatlılıkla bitsin burada.
Eyvalllah!!!



Ortanca iskender (Mertcan Kaya) 22.7.2018 12:58
Sizin bahsettiğiniz ''dogmalar'dır. Peygamberlerden 300 400 yıl sonra ortaya çıkmış. İslam adına Allah adına uydurulan saint paul gibi ya da günümüz hadiscileri gibi 2 ana dine yüklenen yalanlardır .

Asıl incil ve Asıl Kuran'da kadın ve kadın hakları inanın erkek haklarından daha fazladır.

Kadın;tevhidi,ilahi dinlerde en tepeye konumlanmış. Sevilen saygı gösterilen tüm hakları ona tahsis edilmiş konumdadır.

Siz şuan yaşayan insanların dinden çıkardıkları sonuçlara eklemelere çıkarmalara TEVSİR lere bakıp o dini bir köşeye atamazsınız.

Elinizde hem bilimsel hemde mantıksal ve felsefi olarak %100 doğru olan bir kitap var ( KURAN ) onu bütün bu dogmalardan arındırıp salt bir beyin ile okuduğunuzda , aklınıza ve mantığınıza ayrıca bilime ve ilime ters gelen hiçbir unsur bulunmamaktadır. Aksine bu kitap size kısacık fani hayatınızda evreni anlama , yaratılış amacını bulma imkanı sağlar.

Yüzyıllardır NEDEN sorusunu soran insanlar , yanı başlarında duran hakiki mesajı görmemiş ve ona birçok pis su eklemiştir. Eklemek sadece metine ilave yapmakla olmaz. Anlamını tahrif etmekle olur.

İşin özü Gerçek İslam ; İnsandan tutun , bir organizmaya bile zarar vermenizi engeller, Dünya üzerindeki tüm sorularınıza cevap verir ve sizi dünyanın en temiz en mutlu insanı yapar . Siz bireysel olarak çıkarımlarda bulunmuş sizin gibi insanların ''dogmalarını'' izleyip asıl dini bir çırpıda kenara atabiliyorsunuz.

Ayrıca ben size hakaret etmedim, gerçek DOST gerçek arkadaş size hatanızı ve yanlışınızı söyler. Sizi hatadan ve yanlışdan uzaklaştırmak için içinde bulunduğunuz yanlışı direk yüzünüze söyler.

Sizi poh pohlayıp aman ne güzelsin herşeyin dosdoğru diyen birisi ya da birileri sizin gerçek dostunuz değil ancak düşmanınınızdır.

Ben sizin kafa karışıklığınızı görüp aslında öyle olmadığını söylüyorum. İsterseniz siz bana bir soru sorun bende size delillerimle birlikte sorununn aslında din'de değil , onu yorumlayan siz ve çevredeki insanlarda olduğunu ispat etmeye çalışayım.

Tekrar ediyorum size hakaret etmiyorum, ilmi bir yanlış içerisindesiniz bende dilimin döndüğünce sizi takip eden insanları yanlış yönlendirmenize dur demek istiyorum. Buyrun medenice tartışalım kim hakkı konuşuyor kim batıl görsül herkes. Selam ve barış ile ..


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6222
2 Firari Fırtına 4283
3 Mustafa Ermişcan 3501
4 Hasan Tabak 3365
5 Nermin Gömleksizoğlu 3061
6 Uğur Kesim 2947
7 Sibel Kaya 2782
8 Ömer Faruk Hüsmüllü 2666
9 Enes Evci 2484
10 E.J.D.E.R *tY 2230

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:151 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com