Denemeler

Yanlış Yerde Evlenmek...
Okunma: 96
Serdar Adem - Mesaj Gönder



İnsanın kendi evinde, en yakın çevresinde huzur bulamaması ne kötü ya… Yaşadığım çevremden hiç ama hiç mutlu değilim. Değiştirmek de elimde değil. Özellikle kadınlar kendi sosyal intiharları anlamına gelen aşağılanmaya rıza gösterdikçe. Cehenneme gidecek miyim gitmeyecek miyim diye hiç düşünmüyorum. Zaten cehennem gibi bir ortamda yaşıyorum. Cehenneme gitsem uyum sorunu çekmeyeceğime eminim.
Konu komşuya gidemiyoruz şöyle gönül rahatlığıyla. Meslektaşlarla irtibat desen kopmuş. Biri zaten gelmez bizim eve çok şükür de akrabalara gelme denmez ki… Gelenlerle de şöyle adam gibi bir sohbet etmek ne mümkün.
Beni gören ‘Namahrem var!’ diye odanın birine kaçarsa, ben de elin kıllısıyla saatlerce ne konuşayım be. Son zamanlarda bir de sakal modası çıktı. İki saat sohbet kürek mahkumiyeti gibi geliyor bana. Erkek erkeğe, kadın kadına konuşmanın ne anlamı, ne de derinliği olabilir. Aynı konular, aynı teraneler. Kıllı mıllı heriflerle sohbetin konusu siyaset, araba markası, futbol, irtica… En sevmediğim ve hiçbir zaman ilgilenmediğim şeyler.
Sanki aynı ortamda olsak ne değişecek? Bir de o var. Kalın kaşlı, kirli bıyıklı, enine engebeli, soğan ve ter kokulu birinin kadınlıkla ne ilgisi kalmış ki, namahrem olsun?
İnsan icadı elektronik aletlerde bile bir topraklama sistemi vardır. Bu sistem iyi çalışmadığı zaman elektronik aletlerin bozulma olasılığı ya da en azından düşük ayarda çalışacağı gerçeği herkesçe malum. İnsan denen kozmik cihazın da bir topraklama hattı vardır. Doğasına uygun bir şekilde yaşanan cinsellik insanın topraklama hattıdır işte. İnsan, bedenini kullanım kılavuzuna uygun bir şekilde kullanmadığı takdirde psikolojik yapısında ciddi kırılmalar meydana geleceği bilinmelidir.
Siz hiç gece yarısı şehir dışında kara yolunda kırmızı ışıkta duran bir sürücü gördünüz mü çevrenizde? Ben Bişkek’te yaşadım. Gece bindiğim taksinin Rus şoförü kırmızı ışıkta bekledi. Yolda bizden başka araç yoktu, kamera yoktu ve polis yoktu. Haremlik selamlık oturmayan, sarhoş, cenabet ve gavur dediğiniz Rus, kırmızı ışıkta durdu.
Yahu canım nasıl sıkılıyor bunları düşününce. Kafayı yiyeceğim ya. Cinnet geçirmemek işten bile değil.
Biraz akıl ya. Evrime karşı olmak değil insanı insan yapan beyin denen organı adam gibi kullanmak ya. Çok şey mi istiyorum karanlık kafalardan, örümcek bağlamış kokmuş beyinlerden? O kadar zor mu düşünmek? O kadar zor mu insan olmak?
İnsan doğasına karşı olduğumuz için belki yedi yüz bin kahve bir o kadar da gevişhane var. Onun için karayollarında kurallara uymama rekorları kırıyoruz. Onun için kadına şiddet, çocuğa şiddet olaylarında dünya rekoruna koşuyoruz. Cinsel suçlardaki korkunç rakamları söylemeye dilim varmıyor.
Memnun muyuz bu hayattan? Devam o zaman insan doğasına karşı gelmeye… Ama ben sizinle aynı safta değilim. Kabul etmiyorum bu mantığı. Etmedim, etmeyeceğim…







Serdar Adem



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6188
2 Firari Fırtına 4252
3 Mustafa Ermişcan 3470
4 Hasan Tabak 3334
5 Nermin Gömleksizoğlu 3030
6 Uğur Kesim 2925
7 Sibel Kaya 2755
8 Ömer Faruk Hüsmüllü 2533
9 Enes Evci 2456
10 E.J.D.E.R *tY 2222

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:837 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com