Hikayeler

GÖZYAŞI TİCARETİ
Okunma: 77
BEŞİR KULOĞLU - Mesaj Gönder


Kamp sorumlusu Faik komutan çadır kenti anlatmaya başladı ilkokul
arkadaşı selime. Ama adam birçoğunu dinlemiyor dinlemediği belli olmasın diye
de arada bir -hımm -yaa gibi kamufle edici kelimeler kullanıyordu. Göz ucuyla
baktığı çadırlar önünde umutsuzluğu giysi edinmiş insanların kol gezmesi Selim’in
umurunda bile değildi. Aklından satacağı yangın tüpleri vardı. Bu sebepledir ki
4 aydır Faik komutanla sosyal ağdan sohbet etmiş ticaret yapacak samimiyeti
yakalamaya çalışmıştı. Zihni konuya nasıl nerden girerim diye planlar kurmakla
meşguldü. Yarım saatten fazla çadırlar arasında gezdiler. Tüm çadır kent
caddelerinde savaştan arta kalan hayatlarına sıkı sıkıya tutunmaya çalışan insanlarla
doluydu. Hatırı sayılır bir kalabalık vardı. Tenhalık burada lüks sayılırdı. Ofise
kısa bir mesafe kala komutan Selim’in kolundan tuttu ve “bu caddeden geçelim”
diyerek yürüyüşün yönünü çevirdi. Selim sorgulamadı ama bir şey dikkatini
çekti. Ardında bıraktığı cadde göz ucuyla gördüğü kadarıyla tenhaydı ve caddenin
ortasına yakın bir yerinde küçük bir kız çocuğu tek başına oturuyordu.
Ticaretine hiçbir katkısının olmayacağını bilmesine rağmen merak etti bu
tenhalığı. Komutan bir iki adım önden giderken Selim o caddeye geri döndü. Ve
köşeden küçük kızı izlemeye başladı. Siyah saçları uzaktan bile fark
ediliyordu. Sanki topraktan birinin çıkıp gelmesini beklercesine gözlerini
toprağa dikmişti ve heykelleri kıskandıran bir hareketsizlikteydi. Böyle
kalabalık bir kampta, caddede tek başına olması da ayrı bir merak konusuydu. Yavaş
yavaş gizlendiği yerden çıktı ve çocuğa doğru yürümeye başladı. Yaklaştıkça
çocuğun yüz hatları belirginleşiyordu. Araların da 20 metre kalmıştı ki
arkasından komutan yetişti. “Buradan değil” diye sertçe kolundan çekti Selim’in.
Komutan sinirinden ses tonunu ayarlayamadı ve küçük kız çocuğu ruh yeni
üflenmişçesine canlandı. Selim ile komutanın olduğu yere doğru koşar adım
gelmeye başladı. Komutanın bu tavrına Selim anlam veremedi. Kız çocuğu
yanlarına kadar geldi. Demin heykeli andıran çocuk bayram sabahına uyanmış bir
yüz ifadesiyleydi. Selim dizlerinin üzerine çöktü. Siyah saçlarına uyumlu ela
gözlerinin derinliğinde kaybolmak üzereydi ki çocuk büyüyü bozdu. “ annemle babamdan
haber mi var” dedi. Selim hiç bir şey anlamadı. Dizleri üzerinde komutana
döndü. Girişte devlet asabiyetini ve ciddiliğini yüzünde taşıyan adam kaybolmuş
yerine çaresizliğin ve umutsuzluğun tüm yüz hatlarına hakim olan bir adam
gelmişti. Komutanın ağzından sadece “daha değil çocuk daha değil” döküldü. Ve
komutan çatışmadan kendini sipere atan asker edasıyla ofisine doğru hızlıca
yürüdü. Selim çocuğun gözlerinden kendini kurtaramadı taki çocuk oturduğu taşa
gidip tekrar ruhsuz bir heykele dönene dek.
Ofiste bir süre sessizlik kol gezdi. Komutan hadi git artık
dercesine işiyle meşgul olmaya çalışıyordu. Selim ise çocuğu merak ediyordu ve
aklında ki soruların cevabını almadan gitmeye niyeti yoktu. “Faik komutan bu
çocuğun anne babası nerde” diye sordu bir çırpıda. Cevap vermedi Faik komutan
ama cevap vermediği sürece bu günün bitmeyeceğini de biliyordu. Yine devlet
asabiyetini alarak yüzüne konuşmaya başladı. “o çocuk bu kampa getirilirken
annen baban kampta seni bekliyor diye kandırılarak getirildi. Bur da olmadığını
anladığında ise Suriye ye eşyalarınızı almaya gittiler gelecekler dendi. Şimdi
yolda Suriyeli olmayan kimi yakalasa annesini babasını soruyor. O yüzden kimse
o caddeyi kullanmıyor”. “Peki” dedi tüm cesaretini toplayarak “ annesi ve
babası gerçekte nerde”. Faik komutan derin bir nefes aldı. Baba şefkatiyle
döküldü dudaklarından “ ne anne babası sülalesinden yaşayan kimse kalmadı.
Hepsi Suriye de can verdi.” Dedi. Söz bitmişti. Selim bitmişti. Komutan
bitmişti. Arkasına bakmadan vedalaşmadan çıktı ofisten. Zaten vedalaşacak bir
şey de kalmamıştı. Nizamiyeden hızla dışarı çıktı. Arabasına doğru yürüdü. Ticaret
yapmaya gelmişti fakat karşılıksız acılar alarak gözden kayboldu.   



BEŞİR KULOĞLU



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6222
2 Firari Fırtına 4285
3 Mustafa Ermişcan 3503
4 Hasan Tabak 3367
5 Nermin Gömleksizoğlu 3062
6 Uğur Kesim 2947
7 Sibel Kaya 2783
8 Ömer Faruk Hüsmüllü 2669
9 Enes Evci 2485
10 E.J.D.E.R *tY 2231

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1249 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com