Hikayeler

DEYUSİZM ( Bölüm 1 )
Okunma: 132
Başarısız YAZAR - Mesaj Gönder


Yaşam fişi çekilmesi unutulmuş döküntü bir otobüsün görmediğim sırt tarafımda kalan 12 numaralı koltuğunda oturan birisi beni dürttü. Yarım saatlik dürtülmüş uyku sayesinde 08:55 de aniden gözlerimi aralayıp önümdeki küflü demir iskeletten başımı kaldırdım. Günler karışıyordu son günlerde. Fabrika servisinden inmeden 12 saatin çay molasında yarısını içtiğim uzun kirli izmariti eskimiş gölgeli iç cebimden çıkarıp yaktım.
 
Gece vardiyası sonrası her zamanki yürüdüğüm güzerğahı kullanıyordum. Bir keresinde adımlamıştım aynı güzergahı ve çıkan sonuç bir şeyler söylemişti bana. İlk defa olmasa bile, ilk kezmiş gibi içimden aynaya bakma isteği gelmişti sonuçta. Aynaya baktığımda yüzümün iki eşit parçaya bölündüğünü, bir yarısının kalan diğer gölgeli yarısına bir şeyler anlatmak istediğini anımsıyorum. Kusursuz bir cinayetin katili yürüyüp giderken aynada, kurbanın yerinden doğrulduğunu ve olay yerindeki kanlı bütün kanıtları toplayıp göz kırptığını, katili ile aynı yola saptığını, karanlıkta kayboluncaya kadar arkasına dönüp bakmadığını,uzaklaşıp giderken gölgesinin arkasına düştüğünü, her adımda biraz daha o gölgenin uzadığını, bir an durduğunu, dahada uzadığını, aynadan fırlayan ile kendi gölgemin göz göze geldiğini...
 
Yaşlanmanın ve yağ depolamanın artık saklanamaz bir hal aldığına kanaat getiren endişeli orta yaş kadınların umutsuz raybanlı aptal gergin yüzlerinden ziyade, her yıl bir beden daha küçülen südyenlerin sıkılaştırdığı memelerini ilk hali ile hayal etmek çekici geliyordu bana. Yağ depolamayı ve yürümeyi ertelemiyorlardı yürüdüğüm güzergahta. Romantik sabah serinliğinde yüzlerini asıyorlardı. Kendilerinden yana endişeleri vardı. Umutsuzdular. Umut yoksa hayat ilginç değildir. İlginç gelmiyordu. İzmaritin kalan kısmını da içtip yoluma devam ettim.
 
İşçileri işçi duraklarından dinlenmiş bir şekilde alan, işçileri yorulmuş bir şekilde işçi duraklarına dinlenmeleri için geri bırakan otobüs ve diğer servis araçlarının koltuklarının, bir dönem rahatlığın ve konforun simgesi olan parlak lüks derisi zaman içinde tırnaklanıp soyulduğu için, homoseksüeller gibi artık çıplak kalan kahverengi demir iskeletinin kucağında gidiyorduk. Kamyon yada traktör kasalarında kendine yer bulan tarım işçilerini düşündüğümüzde, Kasis ve aynı noktaya isabet eden yağmur damlalarının oluşturduğu çukur zıplamalarını saymazsak, iskelet kucağı bir otobüs dolusu homoya hiçte fena sayılmazdı.
 
Yolumun üstünde bir kaç belediye işçisi polis gözetiminde erken açılmış dükkanların önündeki kaldırımı sulayıp süpürüyordu. Yere dökülmüş ve rengini kaybetme aşamasındaki kan pıhtısına ve üstüne tutulan suya kutsal ekmek muamelesi yapıp üstüne basmamaya özen göstererek olay yeri içinde kalan tekel bayisine girdim. Sigara, ekmek, yada her ne boksa işte, alışverişe gelen müşterilere para üstünün yanında, olay yeri hakkında da abartılı bilgi veren sıkıcı bir ayaklı gazete esnafından sıkılıp belediye işçilerinin süpüre süpüre kapı girişine sürüklediği buzlu cam parçalarına basarak ara sokağa saptım. Yazın ansızın karda yürümeyi özlediğinizde yapmanız gereken birikmiş ıslak cam parçalarına basmak olsun. Ayak baş parmağı ile baskı uyguladığınız kırılgan şiddete kulak verin. Çıkacak ses, bir tarla faresi değilseniz yağışını biriktirmiş o kış mevsiminin nostaljik kar sesiyle kesinlikle doğru orantılı olacaktır.
 
Orhan’la yolda karşılaştım elbet. İş yerinden arkadaşımdı Orhan. Dostluğa önem veriyordu. Az konuşanlardan. ‘’ alnında demir pası var senin ‘’ dedi. Banka borç işlemleri için 2 saatlik izin almıştı iş yerinden. Gözterdiği pası baş parmağımın tavuk budunu andıran etli tarafıyla fontoten niyetine alnımın her tarafına yedirip bir sigara istedim tekelcinin başka gündemi olduğunu söyleyerek. ‘’ tamam, çıktı ‘’ deyip iç çekerek sigarayı uzattı. bi hale düşmüş memleket sohbetinin arta kalanlarını bir çalı süpürgesinin mesleki kariyerine bırakıp ahşap kapılı menekşe birahanesine saptım. Göz çevresinde minik çizgili kaz ayağı kırışıklıkları olmayan kadınlar her zaman tedirgin etmiştir beni. Kapının ön gürültüsünde bir polis sireninin yanımdan geçmesine izin verdim...Gece yeni başlıyordu. İçeri girmenin tam zamanıydı...



Başarısız YAZAR



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6182
2 Firari Fırtına 4249
3 Mustafa Ermişcan 3463
4 Hasan Tabak 3328
5 Nermin Gömleksizoğlu 3025
6 Uğur Kesim 2921
7 Sibel Kaya 2750
8 Ömer Faruk Hüsmüllü 2515
9 Enes Evci 2451
10 E.J.D.E.R *tY 2220

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1423 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com