Hikayeler

GONCA
Okunma: 97
Derin Sepya - Mesaj Gönder


                                                             
Sıcak yataklara nispeten soğuk koridorlar terk etmez insanı. Açlığı bastıramayan, yeme konusunda ileri derecede verimli göbeğini terk etmek istemeyen iri mideli şişman için her zaman çekici olan, ona her zaman çekici gelen tuhaf yemekler gibi. İnsanlar artık çıkarları kadar yanımızdaydılar.
 
Karamsarlıktan silkinip Anka kuşu olmak gerekir. İnsanlığı yeniden doğurmak lazım, ya da var olanları toparlamak. Olduğu gibi sevmek mi? Güzel bir fikir gibi duruyor sevmek. Peki
sevelim o vakit.
 
Yine karnım acıkmıştı. Mide açlığına neden karnım acıktı deriz hâlâ anlamam. Ciğerlerden aşağıdaki guruldayan yine açtı. Her zaman öyleydi. İnsan sağlığı ile daha iyi oynadığını
düşündüğüm bir dürümcü, bugün yine açlık işimi halledecek gibi ucuz görünüyordu.
 
Küçük bir tabure, tabureden az hallice masa her zamanki gibi boştu. Kraliyet sofrasına oturup siparişimi verdim elbet. Buranın en sevdiğim yanı, dükkânın önüne atılan masa sandalyelerdi. Sigara içiliyor mu telâşı yaşamıyor ve sigaramı keyifle tüttürüyordum.
 
Sokakların doğurmadığı çocuklar hep vardı. Bazen görmezden gelinir, arada birde görülüp iç çekilip  dönülüp gidilirdi. 
 
Kocaman ela gözleri, gamzesine ömrümü gömebileceğim yanakları ve yalın ayakları ile minik şirin bir kız yanıma yaklaştı. ‘’ Ekmek ‘’ deyip elini uzattı. Merhabadan sonra adını
sorup Gonca olduğunu öğrenmiştim. Gonca ben çok acıktım, beraber yiyelim mi dediğimde yüzündeki gülümseme dünya sıralamasına girmeliydi harikalar listesinde.
 
Bu muhteşem şey ile konuşmamız, daha önce oraya gelip rahatsızlıklarını dile getiren müşterilerin uyarılarını dikkate alan garsonun tok sesiyle bölündü. Yine mi sen? Demişti. Git
buradan! Teker teker insanlar silindi etrafımdan, git buradan! gülümseme soldu o gül suratta. Git buradan! Ağustosta fırtına kopmuştu, ya da çığ düşmüştü o minicik avuç içine. Git buradan! Sol kaşım çoktan Ağrı dağı ile aynı seviyeye gelmişti Kız benimle lan dediğimde.
 
Gonca'ya menüyü sayar mısın dediğimde, o muhteşem gülümseme yine tam karşımdaydı. Hızlı hızlı duyduğu menü listesinden aklında kalanı değilde canı ne istiyorsa onu istemişti.
Ailesini, okula gidip gitmediğini sordum.
 
Ezberletilmiş cevaplardan sonra kocaman lokmalarla yediği yemeği izliyordum. Bencilliği, kibiri ve ne zıkkım varsa insanoğluna bulaşmış, itfaiye hortumu ile yıkamak isterdim. Yada
güneşi tam ortasına koyup yakmak isterdim bütün mikroplarından arındırana kadar...
 
Doydun mu Gonca? Sorusuna ‘’biliyor musun dişlerimin arasında cennet var ‘’ diyen çocukğa, keşke elimde sihirli bir değnek olsa ve her çocuğun cenneti, ellerine uzattığı avuç
içlerine bıraksam...



Derin Sepya



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6182
2 Firari Fırtına 4249
3 Mustafa Ermişcan 3463
4 Hasan Tabak 3328
5 Nermin Gömleksizoğlu 3025
6 Uğur Kesim 2922
7 Sibel Kaya 2750
8 Ömer Faruk Hüsmüllü 2515
9 Enes Evci 2451
10 E.J.D.E.R *tY 2220

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1498 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com