Denemeler

Neyin Kafası ?
Okunma: 89
Huseyin CAN - Mesaj Gönder


     Ama kafamız ne güzel öyle toplumca. Ne katıyorlar bu suyun içine ya da ne soluyoruz acaba milletçe ? Herkeste bir tepkisizlik, bir boşvermişlik, salmışlık ve bir tahammülsüzlük. Eriyoruz günden güne maddi manevi.
    Genel olarak devletimin milletimin ülkemin her zaman ileri gitmesini, yol almasın, gelişmesini isterim. Hatta bir ara bunun mümkünatına inanmaya başlamıştım ama şu son zamanlarda inancımı kaybettim. Hatta inanç dediğiniz kavram dahi kendini kaybetmiş. Herkeste kuzuların sessizliği modu var, karşıdan gelen trene öküz gibi bakıyoruz ama görmüyoruz. Şimdi memleket elden gidiyor falan filan ayakları yapmayacağım ama ülkece fakirleşiyoruz, bireysel olarak zenginleşiyoruz. Dolar muhabbeti de sıktı artık, vuran vurdu voleyi olan oldu kölelere. Her geçen gün cebimizden gıdım gıdım çalınan parayı da geçtim, benim takıntım eşşek gibi çalışıp yerinde bile sayamamaya geri geri dibe doğru gidişe ve bu gidişatla beraber kafaların da gitmesine. Ama kimsede tık yok, Yaşasın yeni Türkiye !!! Yerli ve Milli fakirlik, yerli ve milli korkularla şekillendirilmiş toplum, yerli ve milli ahlak ideolojisi. Ya ben orta yaşlarda bir adamım, eskidenki Türkiye'de vardı bir şekilsizlik, kötülük ve kötüler ama yine de bir toplum vardı tepkisini gösterebilen gösteren. Haksızlıklar vardı, ezenler ve ezilenler de, ama yine de özledim be birazcık o eskileri. Ben de karşıydım kişilerin ne giyeceğine karışılmasına, inancına, sınıf farklılıklarına ve sömürülmeye, ki hala da öyleyim ama bazı gerçeklerin yokmuş gibi davranılmasına da karşıyım. Ülke ekonomisi güzel bir şekilde batıyor, eleştiremiyoruz, dinlenmiyoruz dinletemiyoruz. Ben ekonomik terim falan bilmem arkadaş, tek bildiğim sokak ekonomisi o da yangın yeri. İki ay önce aldığımız şeyi şimdi yarısından daha fazla paraya alıyoruz, herşeye zam, sanki Kemal Sunal filmi seyrediyormuş gibi. Zengin daha zengin fakir daha da fakir, ama herkes memnun halinden, anlamıyorum. Tane tane alıyoruz herşeyi artık, yakında tane tane de solumaya başlarız heralde. Üretemiyor muyuz yoksa üretmek işinize mi gelmiyor bazılarının, şu güzelim topraklarda ne yetişmez ki ? Neden memlektimde üretebileceğim onca şey varken dışarıdan alıyoruz, dış güçler izin vermiyor mu yoksa içimizdeki güçler kazanamayacak diye mi ? Neden herşeyi özelleştiriyoruz hani nerede YERLİ VE MİLLİ ?  Niye bunları sorgulamıyoruz sorgulattırmıyoruz? Bir ben mi düşünüyorum böyle acaba, uzaylımıyım lan ben ? Ama kafamız ne güzel öyle toplumca.
     Bir diğer konu, mesela sokakta artık mini etekle gezemiyoruz ya da elimizde birayla bir bankta oturamıyoruz. Ya da iki sevgili el ele dolaşamıyor bir parkta, polise ne gerek var ahlak bekçileri çıkıveriyor hemen karşımıza. Kaldı ki onların ahlaksızlığı da ahlakları oluveriyor bir anda. Sana ne be kardeşim benim biramdan, sana ne be kardeşim benim eteğimden, sevgilimden, inancımdan. Madem o kadar inançlısın o zaman " Kul ile Allah arasında olduğunu herşeyin ve buna karışmanın da büyük günah olduğunu bilmen" gerekmiyor mu ? Nasıl nereden anladın sen bunu da bana dayatıyorsun ? Neden böyle kalıplaştık kutuplaştık bölündük, tahammülsüzleştik?  Birazcık farklı konuşanlar, farklı ve sesli düşünenler hemen bir kalıbın içine sokuluveriliyor - Kafir, yobaz, dinsiz, muhalif , içteki düşmanlar, bilmemneci diye. Neden benim doğrularımdan olmayan doğru değildir diye fişleniyor insanlar. Eskiden fişleme vardı şimdi ne gerek, kendisi gibi düşünmeyen herkes herkesi fişliyor zaten. Peki niye hiç karşımızdakileri dinlemiyoruz, bize göre yanlış da olsa onların yanlışlarından bir doğru çıkaramıyoruz. Empati kurmuyoruz, kuramıyoruz. Dar kalıplar içerisinde kendi doğrularımızla bencilce yaşıyoruz. Atlar bile gözlüklerini çıkardı artık bir biz çıkaramadık. Kafalar güzel, bizi uyuşturacak çok şey var etrafımızda - Facebook, instagram, din, ekonomi, medya. Seç hangisini istersen seç, hepsi ayrı ayrı kafalarda.
  Sıkıntılı bir yer daha var o da dış politika. Şimdi anlamadığım şey şu : Biz Amerika'yla müttefikiz , ama o bizi istemiyor, ne bileyim ekonomik operasyonlar çekiyor ya (!!!!), Amerika Suriye'de Rusya ve Suriye ile düşman gibimsi (!), şimdi biz orada Suriye'de Rusya'yla dostuz, Esad'ı (Esad Esed Asad Esead vs. bu adamın ismi de her sene evrim geçiriyor) istemiyoruz, Esad Rusya'yla müttefik aynı anda Pyd'le anlaşmış durumda, Pyd bizim düşmanımız. Şimdi biz kiminle dostuz kiminle düşmanız ? Bak bunun için kafa yapıcı birşeye gerek yok harbi kafam güzel oldu bu denklemi yazınca. Acaba dış politika yapıcılarının kafası nasıldır ya da böyle bir sarmalı oluşturmak için neyin kafasını yaşıyorlar ?  
 Anlaşılan " Üst Akıl " iyi kullanmış silahlarını vermişler ekonomik,sosyal medyatik, dinsel uyuşturucuyu millete, kimse kendinden başka birşey düşünemiyor. Kiminin ki " Instagrama güzel bir story atıp like almak,takipçilerinin ne kadar yorum attığına bakmak " kiminin ki de akşama bir ekmek götürmek. Filler çarpışıyor yeğen ama ezilen yine çimenler. Kimisinin bir caffe lattesi Starbucks'ta eşittir Mahmut dayının akşamki yemeğine. Bak hep Amariganın oyunları bunlar !   Dışarıda bir dostumuz kalmamış ülkece, kimseler yatırım yapmıyor bu ülkeye, savaş dibimizde, fakirleşiyoruz köleleşiyoruz milletçe ve kimse demiyor neden böyle oluyor diye, kimse demiyor bu tren raydan çıktı acaba gidişat nereye ? Siz dua etmeye devam edin Amerika yakında yıkılır, dolar düşer, ekonomi düzelir, Suriye'de barış olur falan ve dünya bizim aslında tanrısal bir Süper Güç (!) olduğumuzu anlar. Zaten göklerden gelen bir karar vardır da o karar bir türlü senatodan geçmiyor, hep Amerika'nın oyunları bunlar. Herneyse yarın Cuma zaten, Cuma gündüz facebook instagram Mekke gibi olur üç beş dua okuruz kim nerde hangi camide namaz kılıyor ona bakarız, akşamı da aynı kişilerin nerde ne fındıklar kırıp hangi barda çoştuğunu görürüz. Ya hakikaten bizim kafamız nasıl güzel.



Huseyin CAN



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6202
2 Firari Fırtına 4264
3 Mustafa Ermişcan 3483
4 Hasan Tabak 3346
5 Nermin Gömleksizoğlu 3039
6 Uğur Kesim 2934
7 Sibel Kaya 2766
8 Ömer Faruk Hüsmüllü 2591
9 Enes Evci 2468
10 E.J.D.E.R *tY 2226

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:207 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com