Denemeler

Okuma Devrelerin Yanmasın 2 (Şeytan Olmasa Ne Yapardık?)
Okunma: 19
Serdar Adem - Mesaj Gönder


2. Şeytan Olmasa Ne Yapardık?

Şeytanın insan hayatı üzerindeki olumlu ve yararlı etkilerini hiç düşündünüz mü? Yok canım hiç öyle şey, diyorsunuz değil mi? Her zaman olduğu gibi formatına aykırı bir söylemle karşılaşanların ellerinin ayaklarının birbirine dolandığını, kafalarının karıştığını görür gibiyim. Eminim küplere biniyorlardır. Hatta gözlerini yumup ağızlarına geleni gümrüksüz sıralamaya bile başlamışlardır.
Öyle ya, şeytanın ne yararı olabilir? Adı üstünde şeytan işte… Lanetlenmiş bir varlık. Sayısız dua zikirle şerrinden zar zor korunduğumuz şeytanın bir de faydası olacak ha?
Ya da mesela başka bir ifadeyle şeytan olmasa ne yapardık diye düşünen olmuş mudur? O sürekli şerrinden Allah’a sığındığımız şeytanın aslında suç ortağımız olduğunu kaç kişi farkına varmıştır acaba?
Olur mu öyle şey, diyenleri duyar gibiyim. Hatta saçmalığın bu kadarına pes doğrusu diyenleri… Biraz kulak kabartsanız siz de rahatlıkla duyabilirsiniz. Kim bilir belki siz de buna benzer şeyler söylüyorsunuzdur. Mesela kafayı yemiş bu adam türünden yani…
Düşünme zahmetine katlanmaktansa, karalamak işin en kestirme yolu. Çamur at, kurtar kendini. Nasıl olsa senin adına birileri düşünür.
Ama kazın ayağı öyle değil. Aklım başımda, üstelik saçmalamıyorum. Günlük yaşantımızda her zaman karşılaştığımız bir durumun psikolojik ve sosyolojik analizini yapmaya çalışıyorum o kadar.
Siz hiç dünyanın herhangi bir yerinde ve tarihin herhangi bir döneminde polis tarafında yakalanmış ve mahkemece tutuklanmış bir şeytan gördünüz ya da duydunuz mu? Öyle ya madem bütün günahları, bütün suçları şeytan yüzünden işliyoruz, o zaman en azından birinde suça ve günaha yataklık yapmaktan şeytanın hüküm giymesi gerekmez miydi?
İyi ama hocam şeytan etten kemikten bir varlık değil ki, somut olarak ne gören var ne duyan böyle bir varlığı? Yani… Yanisi şu, hayalen böyle bir varlık olduğuna inanıyoruz. Eski inançlarda kötülükler, karanlıklar Tanrısı olarak bilinen bu cisimsiz varlık, göksel dinlerde şeytan olarak tenzili rütbeyle melekleştirilmiş. Madem bu kadarını biliyoruz da ne demeye olmayan bir varlığa uyduğumuzu ısrarla söylüyor ve işlediğimiz her suç ve günahı onun üzerine atıyoruz? Akıllı bir varlığın yapabileceği bir iş mi bu?
Şeytan’ın hayatımızda çok önemli bir yeri var. Kabul edelim artık. Sadece sızlayan vicdanımızı susturmak adına günah keçisi gibi bütün suç ve kabahatlerimizi üstlenmesi bile yeter. Bu sayede vicdanımız sızlamadan huzur içinde yaşayabiliyoruz. Oysa şeytan olmasa kendi özgür irademizle bilerek ve isteyerek yaptığımız yanlışları ve işlediğimiz suçları kimin üzerine yükleyecektik? Yükleyemeyince psikolojimiz alt üst olacak, belki de bozulacaktı. Bu arada hayali bir varlık olan şeytanın cevap verememesi, yani itiraz edememesi de ayrı bir güzellik.
Yaptığımız bütün hataları, işlediğimiz bütün günahları şeytanın üzerine nasıl attığımızı gösteren güzel bir hikayeciği paylaşmadan geçemeyeceğim:
‘Günlerden bir gün şeytanın yolu bir köye düşmüş. Keyfi yerinde olan şeytan sırtını bir ağaca dayamış ve buzağısı kazığa bağlı olan ineğini sağan genç bir kadını uzaktan izlemeye başlamış.
Şeytan kadını epeyce izledikten sonra yerinden kalkıp kazığa bağlı buzağının ipini biraz gevşetmiş. Buzağı az ötede annesinin sütünün kovaya sağılmasını aç karnına izlemeye daha fazla dayanamamış ve boynundaki ip çözülmüş. Koşarak annesini emmeye giden buzağı süt kovasını devirmiş
Sağdığı süt ziyan olunca sinirlenen genç kadın eline geçirdiği odunu buzağıya vurunca yavru yere yığılmış. Yavrusuna saldırılan inek kayıtsız kalamayıp bir tekmede kadını yere serip öldürmüş. Uzaktan geçmekte olan kadının kayınpederi, ineğin gelinini öldürdüğünü görüp ineği tüfekle vurmuş.
Silah sesini duyan koca, karısını yerde cansız yatar babasını da elinde tüfekle görünce silahını çekip babasını öldürmüş. Kısa bir süre sonra gerçeği öğrenen genç adam, bu kadar acıya dayanamayıp intihar etmiş.
Bütün bu olayları bir kenardan izleyen şeytan "Bu felaketi de bana yüklerler, buzağının ipini gevşetmekten başka ne yaptım?" demiş
Hayatımız boyunca günah kapsamında değerlendirilecek ne hatalara imza atıyoruz tahmin bile edemezsiniz. Hepsini bu kısacık yazıya ne ben sığdırabilirim, ne sizin okumaya zamanınız yeter. Ama en azından ana hatlarıyla birkaç tanesini birlikte masaya yatırabiliriz. Aslında çevrenizde olup bitenleri alıcı gözle gözlemlemeye çalışsanız kendiniz de farkına varabilirsiniz hepimizin bir ucundan tuttuğumuz acı gerçeklerin.
Haberlerde kim bilir kaç defa duymuşsunuzdur hileli gıda üreten ve satanları. Bu yüzden doğru dürüst hiçbir şeyi gönül rahatlığıyla tüketemiyoruz. Kılı kırk yarmadan alışveriş yapamıyoruz. Biber alsanız kiremit tozu karışmış olabiliyor. Sebze meyve alsanız hormonlu çıkıyor. Süte su, bala glikoz karıştıranı mı ararsın, eskimiş et, peynir gibi gıda maddelerini yenileriyle karıştırıp satanları mı? Hangi birisini yazayım bilmiyorum. Bu yüzden ambalajına iyice bakmadan ya da üretici firmaya tam anlamıyla güvenmeden hayvansal ürünleri gönül rahatlığıyla tüketemiyorsunuz. Bunların hepsi sanırım sadece suç değil aynı zamanda günah kapsamına da girmektedir.
Dahası var. İhaleye fesat karıştırılır. Adamına göre iş bulunur. Önemli makam ve mevkiler arakablosu kabilinden birtakım iş bitiriciler tarafından kadastro edilir. Ticarette kandırmaya ve haksız rekabete dayalı kar yapılır. Ruhban sınıfı akla mantığa aykırı bir yığın rivayeti çıkarlarını kotarmak adına ökse otu gibi savurur.
İnşaatlarda demirden, kumdan çalanları unutmadım elbette. Ameliyat masasındaki hasta başında bıçak parası pazarlığı yapan vicdansız doktorları da, üç beş kuruş dünyalık uğruna kul hakkı ve ahlaki değerleri ayaklar altına alan avukatları da.
Aile içi ilişkilerimiz de sosyal ilişkilerimiz gibi tam bir facia görünümü arz etmekte. Ne küçük büyüğü sayar, ne büyük küçüğü sever işine gelmezse. Karı koca ilişkileri ekonomik kriterlere bağlanmış. Gelin kaynanaya hürmet etmez; kaynana geline insanca muamele… Komşuların arasına çelik kapılar, dayanıklı kilitler girmiş.
Ne hikmetse buna rağmen vicdan azabı duyan pek kimseye rastlayamazsınız. Sanki herkes sütten çıkmış ak kaşık kadar temizdir. Kusur ve suç oranının akıl almaz boyutlarda olduğu yaşlı dünyamızda kendini hatalı ve kusurlu gören kimsenin olmaması manidar değil mi sizce? Bunda elbette inançları kötüye kullanmanın sağladığı günah çıkarma avantajını göz ardı edemeyiz. Ama bu arada yaptığımız bütün yanlışları şeytanın üzerine atarak kendimizi temize çıkarma muamelesini de asla gözden uzak tutamayız.
Hırsızlık mı yaptınız, helale haram mı kattınız ya da insan sağlığını tehlikeye atacak bir eyleme mi karıştınız; üzülmeyin kolayı var. Şeytana uydum dersiniz mesele biter. Günahın leke izinin bile kalmamasını isterseniz buna bir de şeytanın suç ortağı hayal ürünü nefsinizi de kattınız mı, melek kadar temiz ve günahsız oldunuz demektir.
Sonra ne mi yaparız? Don Kişot’un yel değirmenleriyle mücadele ettiği gibi hayali bir varlık olan şeytanla savaşır dururuz. Hayali bir varlığı gerçek taşlarla taşlamak suretiyle içimizi soğuturuz. Ama bunun ne kadar gereksiz ve anlamsız olduğunu sorgulamaya bile yanaşmayız. Bütün kötülükler onun kalbimize doğurduğu vesveselere uymamız sonucu ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla yerden yere vurulmayı hak etmektedir şeytan ve onun işbirlikçisi nefis denen hayalet.
Şimdi anladınız mı şeytan olmasa ne yapardık? Allah’tan şeytan var da günah keçisi gibi kendi özgür irademizle işlediğimiz ve sonucunda faydasını gördüğümüz bütün yanlış ve günahlarımızı onun üzerine atıp vicdanımızı temize çıkarabiliyoruz.
Meseleye bu açıdan bakınca şeytanın zarardan çok yararı olduğu görülür.



Serdar Adem



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6172
2 Firari Fırtına 4240
3 Mustafa Ermişcan 3443
4 Hasan Tabak 3316
5 Nermin Gömleksizoğlu 3015
6 Uğur Kesim 2914
7 Sibel Kaya 2742
8 Ömer Faruk Hüsmüllü 2480
9 Enes Evci 2441
10 E.J.D.E.R *tY 2218

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:592 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com