Hikayeler

A ve Ş HEP YARIM
Okunma: 67
Aykut Şahin - Mesaj Gönder


A ve Ş çok garip ve anlamsız bir başlık değil mi?
Tanımayanlar için iki anlamsız harf yan yana, tanıyanlar için adımın ve
soyadımın baş harfleri çünkü böyle anlattım.
Peki gerçek anlamı yani bendeki anlamı ney? Durun anlatayım.
Benim adımın baş harfi ve  ilk - son(şuanlık) aşkımın adının baş harfi kodlaması tesadüf adımda böyle bu yüzden saklamak kolay oluyor.
Hep yarım derken neyi kast ettim aynı aşk’a sadece kodlamamız gibi bir kalmıştı k harfi kavuşmanın k’sı belkide o bir yada k hep yarım kalıcak belkide, nasip...
Herkesin olduğu gibi benimde hayatım da sevildiğim, sevdiğim zamanlar
oldu ama bunun yanında dibe vurduğum zamanlarda oldu. Hoş ki sevdiklerimiz
yaşatır bize mutluluğu ve kederli günlerimizi.
Anlatacaklarıma girmeden önce ilk derdimi kitaba aktarma deneyimim
olduğunu söylemek isterim, hatalarım olursa ki olur affola. İyi okumalar...
                                             İLKGÖRÜŞ VE TANIŞMA
A ve Ş nin A’sı
Aykut, Ş’si ise Şeyma. Ailelerimiz sayesinde tanıdım ben onu yani aileler dost
hemde araları baya iyidir.
İlk birbirimizi
gördüğümüz yerde aile dostlarının birbirlerine gelip gitmesi sırasında, ben ilk
kez katılacaktım böyle şeyleri pek sevmem çünkü utangaç biriyimdir. İki ailenin
ortak tanıdığı olan ailenin evine davet edildik ikindi’ye doğru evden çıktık
gideceğimiz yer o zamanlar orada yaşadığım ve doğup büyüdüğüm yere  çok yakındı sadece bir mahalle farkı vardı yürüyerek gidecektik. Kapılarının önüne gelmiştik içeri en son ben girdim ev baya bir kalabalıktı Şeyma'nın ailesi 4, toplandığımız ev sahibi aile 5 , o
günden sonra görmediğim aile 3 kişilikti. Ev sahibinden öneme almanız gereken
kişi İclal ilerde onun hakkında anlatacaklarım önem arz ediyor.
Zaten utangaç biri olduğumu söylemiştim o kalabalığı görünce daha da bir utandım yemeğimi yedik den sonra çok sürmedi kendimi rahatlatmak adına dışarı çıktım, evlerimiz yakın olduğu için geleneksel  mahalle maçlarından tanıdığım kişiler vardı.
Beni görünce yanıma geldiler havadan sudan muhabbet den sonra maç yapmak
istediler tabi benim için top oynamak inanılmaz bir hobi direk kabul ettim.
Onlar birkaç kişi daha bulmaya gittiler o sırada Şeyma, İclal ve kardeşi dışarı
çıktılar kardeşini zaten tanıyordum İclal ile tanıştıkdan sonra ilk kez
duyacaktım o sihirli kelimeyi bende isterdim romantik olarak tanışalım ama çok
sıradan bir tanışma oldu birbirimizin yüzüne dahi bakmadan söylenen isimler di
tanışmamız...
Maç kadrosu kurulmuştu 4-3 kadrolar yapılmıştı o zamanlar iyi oynadığımı iddia ederlerdi
anlayacağınız 3 kişilik takımdaydım. Şeyma ve İclal'in gelmesi ile ayaklarım
titremeye başladı bizi izleyeceklerdi.  Belki iyi oynamıyorum dur ama bir şeyi kafaya
koydum mu aşırı hırs yaparım daha doğrusu yapardım  eksik oynamamıza rağmen öndeydik  iyi oynuyordum ama henüz golüm yoktu kısa bir barça organizesi sonucu topu filelere bıraktım demek isterdim tabi ama nerede topu iki taş arasına yuvarladım Şeyma ve İclal alkışlamıştı beni ve Şeyma çak işareti yapmıştı tam elimi uzatmıştım ki elini çekti müthiş bir utanma anı ve kabul etmek gerekir güzel bir fakeydi o zaman anlamasam da güzel bir hatıraymış.
Bilirsiniz sokak maçlarında maçın süresi akşam ezanıdır çünkü hava kararır,
anneler çocuklarına yemek hazır diye seslenir bizde akşam ezanı ile bitirdik
iyi oynamıştım ve maçı kazanmıştık.
Artık tekrar içeri girecektik müthiş bir heyecan vardı yine içimde direk sakin bir odaya attık
kendimizi ve sohbet ettik dertlerden, anılardan he bide sevgili konusu
hatırladığım ilk yalanım ya da aklımdan çıkmayan ilk yalanım herkesin sevgilisi
fazlasıyla olmuştu ya da öyle anlatıldı sıra bana gelince gereksiz bir gurur,
ezilmeme duygusu ile baya bir sevgilim olmuştu bir anda. Oysa nerden olsun daha
çocuktuk. İlk buluşma böyle bitti o gece sadece elimin hava da kalması,
herkesin başına gelmiştir yatak da uzanırken aklıma geldi, aynı duyguları
bir daha yaşamıştım. Ara sıra bu buluşmalar yapılmış iyice tanımıştık
birbirimizi eskisi kadar utangaç değildim ona karşı.Şeyma ile konuştuğumuz en önemli ve size de anlatmak istediğim konu dostlardı benim en yakın dostum Ahmet Altandır. Altan dememi sevmez gerçi ben pek isim kullanmam ona karşı kardeşim, kanka, gardaşım... hitap ederim.
Birinci sınıftan beri dostuz biz ama birbirimizi birkaç yıl sonra daha yakından tanıdık ve halen yakınız. Hayat da en güvendiğim kişidir kendisi benden daha önemli benim için, kardeş dediysem de harbi kardeşdir her derdim itina ile onda saklıdır.
Neyse konuya dönelim...
Dediğim gibi Şeyma ile tanışmış kaynaşmıştık sadece bir dipnot düşmek isterim asla kardeş olarak ya da dost olarak görmedim onu, bu konu benim için önemli anlattğım zaman bana
hak vereceğinizi düşünüyorum.
                                           İLK UYKUSUZ GECE
Yine bir aile buluşması bu sefer onlardaydı. Değişik olan ben anlamını bilmediğin bir halde
özenle hazırlanmıştım ve en önden gittim sıfır utanma vardı ta ki merdivenleri
çıkıp iş zile basmaya gelinceye kadar üç, dört dakika beklemek zorunda kaldım
daha sonra  ailem ile birlikte içeri girdik.Pasta, böreği indirdik den sonra çay iyi gelmişti ama biraz sıcak basmıştı onun odasındaki balkona çıktık ben,o ve İclal şişe çevirmece oynadık
pek cesur değilimdir bu oyunda Şeyma’nın d-c sorusuna  doğruluk cevabı vermiştim sorusu ise şaşırtmıştı beni, ben mi? yoksa Ahmet mi? Sen dediğimi düşünüyorsanız
yanılıyorsunuz oyunu kuralına göre oynarım gerçek olanı söyledim. Oyun o
lafımdan sonra bitti trip gibi bir havası vardı zaten kısa süre sonra da
kalkmıştık. Eve gelmiştik yatağıma uzanırken uykusuz kalmak aklımda yoktu ama gram uyumadım aklım da artık tamamen Şeyma ona olan aşkım ve birazda o tribi vardı.
Uykusuz geceler bir hafta daha devam etti, değişim vardı bende çünkü hayal dünyasındaydım, arkadaşlarımda durumun farkına vardı ve hislerimi anlattım onlara, tavsiye
olarak çıkma teklfifi etmemi söylediler .
Belki de haklılardı...
Yaklaşık bir , bir buçuk hafta sonra açılmaya karar kıldım.
                                  ESKİLERDEN KALMA
Birgün, hergün olduğu gibi gibi aklımdaydı yine, açılma vaktiydi cesaretimi toplasamda yüz
yüze yapamazdım sosyal medya bu konuda ters geldi, biraz romantik olması için
mektup fikri aklıma geldi özene özene yazdım her cümleyi.Bitmişti mektup küçücük şirin bir zarfa koydum, Şeyma’ya iletmesi için üst komşusuna verdim hadsiz kız açıp okumuş tüm
okulun alay konusu olmuştum ama sonuçta Şeyma’ya ulaşmıştı. Artık sadece heyecanlı ve stresli bir bekleyiş içindeydim uzunca bir mektup yazdı anlattıkları hatırımda değil ama kabul etmişti duygular karşılıklıydı.
Artık hayatımın sade, sessiz dönemi bitmişti yeni bir serüven vardı önümde, en önemlisi mutluydum artık.İki, üç ay boyunca  gerek o meşhur okul kordirolar ıgerek sosyal medya aracılığı ile konuşmamız devam etti seviyorduk birbirimizi öyle mutluyduk ki ben mahalleme haykırırdım her gün adını.
Sevmek ile ilgili
birkaç bir şey söyleyeyim en yakın dostum sevmenin ölçütü yoktur der yani az
çok gibi. Benim görüşüm de bu yönde herkes farklı sever ama sonuçta sever kimi
belli eder kimi duygularını yansıtamaz ama ölçü hep aynıdır ya seversin ya da
sevmezsin, ya hep ya hiç kuralı...
Ramazan ayı gelmiş
geleneksel iftar programları başlamıştı ilk sıra bizdeydi. Babam kalabalık
olacağımızdan ev yerine ilçenin çıkışındaki bahçemizde yapacağımızı söyledi.
Herşey tamamdı  davetli olan herkes katıldı gerçekten bir hayli kalabalıktı iftardan sonra konuşuruz diye  düşünmüştüm ama nerde fırsat dahi olmadı  sadece birkaç eğlenceli oyun oynayabildik.
Çaylar da içildikden sonra teravvih namazı vakti gelmişti eve dönme zamanıydı Şeyma'nın
ailesi hariç herkes kendi evine gitti onlar ise bize geldi erkekler namazdayken
onlar da sohbet ediceklerdi. Kapıdan en son ikimiz girdik ondan dışarı
çıkmasını istedim, nasıl yapıcam der gibi bakışına bilmem cevabı ile karşılık
verdim.
Erkekler namaz için evden çıkınca bahanaler ile namaza gitmedim. Dışarı
çıkmış onu bekliyordum...
Ne kısa ne de uzun
sayılmayacak bi sürede aşağı indi artık yanımdaydı ilk olarak sokak da ufakdan bir
tur attık sonra adını hergün haykırdğım yere geldik onun bundan haberi yoktu
oturduk biraz sohbet ettik yan yana belkide yana yana.
Başka iftarprogramlarında yine bol bol görüştük ama  yazarken hatıralar canımı yakıyor buraları atlayacağım.
Yaz tatili telefon başında geçmişti, son günlerde soğuktu, okulda başlamış orda da böyle
davranıyordu ama soramıyordum korkuyordum benden soğumuş olma ihtimalinden.
Çok geçmeden öğrenecektim sebebini...
                                         İLK AYRILIK
Sebep belli olmuştu belki aklımdaki senaryo değildi ama sonu aynıydı biliyordum zaten sıradan o hoş tripleri değil di bu farklıydı.
Annesiydi sebep, annesi öğrenmişti nasıl olduğunu
bilmiyorduk ama artık bir son gelmişti ayrıldık benim kafam bende değildi gözüm
hiçbirşeyi görmüyordu, kalbime ilk darbeydi bu. Düşünsenize çok severken
ayrlıyorsunuz, hasretsiniz ve ayrılmanızda kimsenin suçu yok  düşünün sadece deli olacaktım. Bir süre sonra onun da benim gibi olduğunu öğrendim bir şeyler yapmalıydık uzun uzun düşündüm birinden duyma olasılığı vardı demek ki gizli devam etmeliydi herkesten saklı, bir de telefondan görme olasılığı vardı bu konuda da dikkatli olmamız lazımdı.
Yüz yüze konuştuk düşündüklerimi ona anlattım hakverdi ve tekrardan kaldığımızyerden devam ediyordu bu sefer daha sağlamdı temelimiz,hem kimsenin haberi yoktu hem de ayrı kalmanın acısını çekmiştik. İlişkimiz böyle devam ederken bunu Ahmet’den
saklamanın bana verdiği rahatsızlık vardı sadece ona söyledim sonra bu durumu
Şeyma’ya anlattım kızdı haklıydı ama saklamak doğru olmazdı kardeşimden ona da
dedim en yakın arkadaşına söyle söyledi zaten devamı geldi çoğu kişi yine
biliyordu ama sıkıntı olmamıştı 1 yılı geçmişti çıktığımız gün sayısı...
                                     BİR ÖĞLEN ARASI
Namuslu sevmişiz ki bu zamana kadar ne öpme ne elini tutma hatta bunları bırakın gözlerimize bakmaya kıyamıyorduk.
Bir buçuk yılı geçiyordu bu şekilde ilişkimiz tabi çok şey oldu ama hala canım yanıyor
anlatırken güzel ve sıradan olduğu için atlamak da kusur görmedim.
Salı akşamı diğer gün ikimizde diğer gün için öğlen arasını okulda geçme kararı almıştık, sabahdersleri bitmez oldu sanki  heyecan bir yana dursun ne konuşucağımızı hayal ederken titriyordum stresden. Vakit gelmişti belli bir kesim hariç herkes evine gitti. Sınıf da ben o ve sınıftan bir kız arkadaş kaldık.Onun en sevdiğim yanı bana kızınca çocuk gibi davranmasıdır.
Derin derin birbirimze bakarken ağzımızdan bir şeyler çıkıyordu, eminim sorsanız o da
hatırlamaz konuştuklarımızı. Birkaç şey söyleerek kasten sinir ettim ayrı
güzeldi sinir olunca bana sağlam bir kaçış oldu benim için, elinde silgi
kovalıyordu, ilk olarak erkeklerin bu durum da kurtuluş yeri olan erkek
tuvaletlerine kaçmıştım birşey yapamamıştı  belki ama hiç heyecanlı değildi sınıfa tekrar geldim ve girdiğim gibi direk kafama ellindeki silgi geldi Allah var yukarıda iyi nişancıymış silgiyi yerden alıp bunu hediye olarak aldığımı söyledim, aptallık şuan kaybettim yeşil
arası beyaz çizgili kokusuz silgiler ama bu silgide onun kokusu vardı ya da ben
öyle alıyordum kokuyu.
Git gel,okul,piknik,gezi  klasik şeyler ile 3
seneye yaklaşmıştık. Devamı pek de iyi olmadı...
                                           ARAMIZDAKİ İLK SORUN
Üç sene olmuştu
ilk günkü gibi aşıktık birbirimize hiçbir sorun yoktu  aramızda ama benim kafamda onun arkadaş ortam ile ilgili ciddi düşünceler vardı.
Hatırlarsınız başlarken kardeş, dost ayağını sevmediğimi söylemiştim şimdi olaya başlıyayım.Kardeş dediği erkek arkadaşları ve kız tayfası ikisi de onun için çok değerliydi seviyordu onları kızlardan hepsi değil sadece biri erkeklerde ise hepsine ısınamamıştım.
Bu durumu ona anlattım. Haklı olarak karşı çıktı ama çocuklar beni sevmez
ayrılsak bayram edecek tipler kız zaten benle olmaması gerektiğini çok net
belli ediyordu Şeyma’ya, hala sevmem onlar yazarken bile sinirler had safhada.
Bu durumu ona söyledikden sonra bir hayli küs kaldık sıradan değildi olaylar
canım çok sıkılıyordu bu duruma göz yumma kararı aldım ve bir hediye ile
barıştık, karşılık olarak o da bana bir hediye verdi evde yatağımın altında
saklıyordum ara ara çıkartıp bakıyordum yerine koyuyordum. Sonra...
Birgün annem temizlik yaparken bu kutuyu bulmuş ve yazanları okumuştu  sert olmasada sinirli halde bir uyarı almıştım ama o an ayrılmayı asla düşünmedim taktik yine aynıydı :D
Bu sefer onun en yakın arkadaşı bile bilmiyordu, zaten bilmemesi ile birini ayarlamak istemesi saatler aldı, Şeyma bana hak verdiğini söyledi artık mesefa koyacaktı aralarına
ama aynı laftaki kardeşleri gibi lafta kaldı bu sözü. Son 1 seneye girdik haberimiz yoktu yaşancaklardan...
                                             KAHPELİKlerimiz
Çok yoğun geçecekti bir sene ayrılık, kavga, kahpelik...
Aynı sebepden dolayı yine çatıştık diğerleri gibi sertti küs kalmıştık, ayrıydık.
“Bu ailede dikkat edilmesi gereken kişi İclal” hatırladınız şimdi olay burası zaten bu
yaşananlardan canı en çok yanan o dur Şeyma ile de arası azıcık açıldı zaten.
Olay şöyleydi birbirimizi kıskandırmak adına benim o zamanlar yakın arkadaşım
Mustafa ile çıkmaya başlamıştı ben de karşılık olarak İclal ile, hayatımdan
birşey silicek olsam ilk iki sırada gelir bu olay.
İkimizde bir anlık şeytana uyarak demek kibar olur onunki için bi yorum yapamam ama benim yaptığım şerefsizlikdi bana sorarsanız onun yaptığı da kabul edilemez.
İkimizde ayrıldıkdan sonra bunun bir kıskandırma olduğunu söyledik, yaşananları unuttuk
ve devam ettik.
İyisiyle, kötüsüyle,birliğiyle ve ayrılığıyla üç buçuk yıl gibi bir şeyi geride bıraktık ama yine aynı mesele vardı masada dostları...
                                          GÜVEN TESTİ
Ne yazık ki haklıydım keşke haksız çıksaydım.
Dört yıla yakındıartık ilişkimiz inanıyorduk yaşanmışlıklara, sevgimize, aşkımıza ve yanılmışolduğum güvenimize, gelelim teste yuvarlak hesap dört yıl diyeceğim, dört yıl
sonra  bir akşam muhabbet sırasında messenger aracılığı ile arkadaş gazı ile yapmış olduğu bir olay bu haklıydım bu yüzden.
Şeyma: Aykut bir şey konuşmamız lazım önemli
Anlatırken bile başım dönüyor...
Aykut: Anlat, dinliyorum
Şeyma: Yarın okula giderken beni al yüz yüze konuşmamız lazım.
Devamı benimısrarlarım anlat diye anlatmadı diğer gün sabah erkenden bir şey yemeden,
uykusuz çıktım evden buluştuk biliyordum bunun olacağını ağlıyordu ayrılmak
istiyorum kelimeleri döküldü ağzından, derler ya üstümden tır geçti aynen öyle
işte sebebini sordum sevmiyorum dedi gözyaşları damlıyordu benim de onun da ellerinden tutup sorun neyse hallederiz demek geçti ama en güzel günümüzde tutmamıştım elini şimdimi tutacaktım...
Okula geldik kapıya kadar beraber gelmiştik ayaklarımız getirmişti bizi okula o bir yana ben
bir yana ayrıldık ruh gibiydim, ağlıyordum hemde sadece gözlerimle değil yüreğimle
ağlıyordum. İlk ders bitiminden sonra anlatığım öğle arasındaki yanımızda olan sınıfımdaki kız ile bana bunun bir test olduğunu söyledi. Özürü kabahatinden büyüktü kızgın sular
döküldü kafamdan affetmem demiştim. Kalbime en büyük darbeydi. O gün akşama
kadar sıramda ağlamış o da, bu ana kadar mesaj yazıyor bakmıyordum bile bunu
öğrenince ufaktan konuştuk barıştık, bir hafta sonra kalpli anahtar ile tekrar
çıkma teklifi ettim yarısı onda yarısı bende, tekrar birlikteydik ama devamlı
sorular vardı aklımızda benim aklımda acaba güvenmiyormu yine, onda ise hala
seviyormu beni. O bana kafasındaki soruyu sorabiliyor ama ben sormaya cesaret
edemiyordum.
Daha fazla sabır kalmamıştı ilerlemeyen, varlığı yokluğu belli olmayan bir  ilişkiydi.
Ramazan bayramı arifesi ayrılmak istediğimi söyledim o olaydan sonra soğumuştum her şeyden zaten sevgisinden, güveninde şüphe ederek devam etmiyordu zaten ilişki sakin
karşıladı eyvallah diyip gitti ayrıldık bitmişti, dört yıl bitmişti mutluluk.
Ama benim anlamam yedi ay aldı.
                                       SENDEN SONRASI
Yalana gerek yok yedi ay boyunca doğru karar verdiğimi düşündüm ama yedi aydan sonrası çok farklı olmuştu özlem had safadaydı ama yazamazdım gereksiz gurur devam ediyordu kendi kendime dönsen de o dönmez olsanız da nasıl devam eder derken bir hata daha
yaptım İclal ile birdaha çıktık ama bu sefer o gitti. Şeyma, artık başka çarem
yoktu  ama yazmadım yine aynı sorular vardı kafamda çünkü. Bir yıl geçti sensiz ya geçti sen birde bana sor nasıl geçti.Artık yaz tatili başlamıştı kafamı dağıtırım diye hayal etmiştim ama kardeşimin, ailemin, dostlarımın dahi benden bir yıl ayrı kaldığı dönem başladı bunu ben istemedim sadece kimseye bir şey diyemiyordum çok da soran olmadı ne oldu diye hatta kimse olmadı.
Tam anlamıyla yalnızdım , dibe vurmuştum. İntiharı bile denedim onu da beceremedim açıkçası yemedi. Bu böyle devam etmez Aykut  dedim kendime toparlanmam lazımdı, güçlü olmalıydım, dediğim gibi hırslıydım ve hırsımın bende olduğu son dönemler zaten bunlar. Sabırla çıktım çukurdan gidenler döndü ama herkese gerekli sınırı koydum gerek akraba, gerek dost sadece Ahmet'e yoktu sınır çünkü öz kardeşim gibi seviyorum onu . Akraba niye
diye sorarsanız alaycı davrandılar, sadece dalga geçmeyi bildiler daha da bitirdiler beni çünkü.
Çukurdan çıktım çıkmasını da çukurdan yanımda gelen bir şey vardı Şeyma, bitmemişti özlemim ve aşk’ım yine aynı şeyler vardı aklımda bende unutmak amaçlı sosyal medyadan bir flört yaşadım daha da itti Şeyma’ya bu flört çünkü boynuz olmuştum, aldatıldım
mı aldatan taraf mı bilmiyorum ama boynuz vardı ortada.
Yine düştüm çukura yanımda Ahmet vardı bu sefer, şaka maka iki seneye yakın oldu sensiz ama alıştım diyemem tek kapı sendin benim için köprüden son çıkış’ım.
Cennet kapısı gibiydin bana bir o kadar uzak bir o kadar yakın belki de kim bilir...
Neyse devam edelim...
Bilirsiniz bazen
olmayacak dua’ya amin deriz tüm isteğimizle...
Bazen de kendi kendimizi kandıran hayaller kurarız ben de öyle yaptım 2 sene sonra karşısına çıkacaktım, inandırdım kendimi belki o da seviyordur belki unutmamıştır diye ama yanıldım.
Yaptıkları soğut du. beni görünce başını eğmesi, yüzünü ekşitmesi, ona ulaşmak için
attığım adımlara koyduğu engeller ve red etmeler gerçekten baya bi soğudum ama
asla ona karşı bir negatif düşüncem yok soğuduğum şey o değil onla olma
hayalleri.


Yaşadıklarımın hikayesi şuanlık bu kadar en son onu yazmak istedim işte şuan
kafam rahat, hiç yokdan çukurda değilim.
Umarım o da ben de ve İclal’de çok mutlu oluruz. Onun için hayatında en iyisini diliyorum kader bu yollarımız kesişir mi bilmem ama benim aklımda olmayacak daha öyle bir şey, kesişirse ona da o zaman bakarız artık.
Bu arada Şeyma’ya ya da bana kızmayın çok düşündüm şimdi ki halimiz olsa o test yapmaz beni dinler bende onun güveninden şüphe etmem.
Yazsan roman olur dediler haklılar bakmayın  az sayfa sayısı olduğuna, dediğim gibi yaşayarak yazmak çok başka canım çok yandı yazarken bazı şeyleri anlatmadım ama olayın kemik hali bu. Umuyorum ki unutdum.
Son olarak
Derdimi dinlediğiniz için teşekkür ederim, zamanınızı gereksiz aldıysam özür dilerim.
Umarım zor durumdaysanız güç içinde kurtlulur ve mutluluğunuz daim olur
inşallah.
Kapakdaki resim o
herşeyin başladığı aldığı hediye...
AYKUT ŞAHİN

Aykut Şahin



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6182
2 Firari Fırtına 4249
3 Mustafa Ermişcan 3463
4 Hasan Tabak 3328
5 Nermin Gömleksizoğlu 3025
6 Uğur Kesim 2921
7 Sibel Kaya 2750
8 Ömer Faruk Hüsmüllü 2515
9 Enes Evci 2451
10 E.J.D.E.R *tY 2220

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1450 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com