Romanlar

Karganın Yolculuğu (Fragman 23)
Okunma: 30
Karga Kara - Mesaj Gönder


Bu sırada kıtada son tanrının peygamberleri birbirini kovalamış, İsa’dan sonra yeni Tanrı’nın dini beyaz adam arasında iyice yayılmaya başlamıştı Nihayet Muhammed’den sonra neredeyse eski kıtanın tamamında son Tanrı’nın ismi dilden dile söylenir olmuştu. Oysa ben bu son ve en güçlü Tanrının boğucu iklimine bir türlü alışamayacaktım. Ne cehennemine ne de cennetine girmek istemediğim bir Tanrı’ydı bu. Belki bu yüzden belki beyaz adamın kendisinden sıkıldığımdan mı bilmem kaçıp gitmeyi arzulamaya başlamıştım. Henüz bu kıtada kimsenin haberi yok iken Kaplumbağa kıtasına uçmaya karar verdim sonunda. Belki orada yine insanlar vardır diye düşünmüştü; bir yandan da çocukluğumu özlemiştim sanırım. Sonunda bir gün kanatlarımı açtım ve kaplumbağa kıtasına doğru uçmaya başladım. Günlerce tıpkı zamanlar öncesinde olduğu gibi kutsal sular üzerinde süzüldüm. Bu günlerde kaplumbağa kıtasının yerinde durmadığından da endişeleniyordum. Ne ki sonunda kaplumbağa kıtasını ufukta bir daha görmek belki de bitimsiz ömrümün en büyük mutluluğu olmuştu.

Kıtanın yine eski haline kavuştuğunu görünce daha da mutlu olacaktım. Dünya ne kadar baştan yaratılırsa yaratılsın hep aynı yere varıyor, tarih tekerrür ediyordu. Kızılderililerin naiv dünyasında çocukluk nostaljilerimi tekrar hayata geçirecektim. Amerika’da yeniden insana dönüştüm ve yeniden insanlarla çiftleştim. Böylece benden Apsalokeler kabilesi türeyecekti; Karga Halkı.

Ne var ki burada Beyaz Adam ve onun Tanrısından uzaktaki huzurum çok uzun sürmeyecekti. İnsan bedenimde bir Krow kabilesine reislik yaparken köyün iki yaşlısı köyden olmayan bir yabancıyı getirdiler çadırıma. Bu yabancı da benim gibi varlıklardan biriydi; o da insan kılığında olsa da görür görmez anlamıştım onun da benim gibi bir varlık olduğunu. “Ne haberler getirdin bakalım bizlere?” diye sordum ona.

‘Beyaz Uzun Bacaklılar geliyor,” dedi, “Otlakları, ağaçları ve bizonları yiyip bitirmeye. Size yeni bir inanç türü aşılamaya. Bunlar benim, rüzgarlarla gezen ıktome’nin (Örümcek) sözleridir.”

Bahsettiğinin beyaz adamlar olduğunu anladım ama yine de sordum örümceğe: “Neden buraya geliyorlar peki? Onları burada isteyen kim? Onun yeni şeylerine hiç mi hiç merakımız yok. Burada bizi mutlu edecek her şey fazlasıyla var.”

“Gelecek işte. İsteseniz de istemeseniz de. Doğudan yola çıktı geliyor.”

“Peki senin adın neden Örümcek?”

“Çünkü ben Iktome, Örümcek Adamım. şu beyaz külleri olan ağacı bir anımsayın. O kutsaldır. Iyan, Tunka, kayayı unutmayın. Kayalar sonsuza dek var olurlar.”

Emrim üzerine kabilemizin kadınlarından biri ona bir avuç dolusu wasna- böbrek ve yemişlerle karışık ayı eti ikram etti, seyahatlerinde yanında bulunsun diye.

Örümcek, ‘Bu yeni insan türüne karşı gözünüzü dört açmalsınız” dedi, “Ne yaparsa, ne söylerse ve de ne isterse ona hep, ‘Hiya’ diyin, ‘Hayır’ deyin. her şeye hiya diye karşılık verin. Artık batıya doğru yola çıkıp, Wiyopeyata’ları da haberdar etmeliyim,’ diyerek, bize teşekkür etti. Sonra daire halindeki çadırların tam orta yerinde durdu. Biz bütün Crow kabilesi reisleri, kafalarımızda savaş başlıklarıyla etrafını çevirmiş, dikiliyorduk. Aniden büyük bir hızla içlerimize bir güç dolduğunu hissettik hepimiz birden. Örümcek top şekline girdi ve gökte salınıp durmakta olan örümcek ağı ipliği ovanın tam orta yerine çarparak, büyük bir sarsıntı ve gürültüye neden oldu, toprağın ta derinliklerine kadar. Herkes hayranlıkla dolu bir şaşkınlık içinde bakışırken, Örümcek ağa tırmandı, gözden kaybolup gitti.

Dediği gibi de olacaktı. Beyaz adam sonunda Kaplumbağa Adası’nı bulacaktı. İlk gelenler burayı kendi cennetleri sayacak, kendi cennetlerini inşa ederken kıtanın yerlilerine korkunç Tanrılarının cehennemini yaşatacaklardı. Adaletsiz Tanrıları adına bu kıtanın insanlarını köleleştirecek, katledeceklerdi. Beri yandan o Tanrının dinin bu kıtaya da yaymaya başlayacaklardı.

Beyaz adamın vahşetinin en çok yaşandığı zamanlar adanın güneyine çıktıkları zamandı. Bir benden olma Krow kabilesinin olduğu kuzeye de gelecekti beyaz adam ki İspanyol göçmenler atları getirince Krovların da yaşam biçimi değişecekti. 



Karga Kara



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6171
2 Firari Fırtına 4239
3 Mustafa Ermişcan 3442
4 Hasan Tabak 3315
5 Nermin Gömleksizoğlu 3014
6 Uğur Kesim 2914
7 Sibel Kaya 2742
8 Ömer Faruk Hüsmüllü 2477
9 Enes Evci 2441
10 E.J.D.E.R *tY 2218

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:460 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com