Romanlar

Karganın Yolculuğu (Fragman 24)
Okunma: 50
Karga Kara - Mesaj Gönder


O zamanlar insana dönüşümlerimden birinde Krow kabilesinde değil White River Siu kabilesinde doğmuştum. Bu Siu kabilesindeki iki gözüpek savaşçıdan biri olmuştum. Adım Kara Karga idi. Dostum olan diğer savaşçının adı ise Benekli Kartal’dı. Bunlar Kartal’la en yakın olduğum zamanlardı ama talihsizlik ki Benekli Kartal da ben de aynı kıza –Kızıl Kuş’a- kaptırmıştık gönlümüzü. Kızıl Kuş hem kabilenin en güzel kızıydı hem de deri sepilemekte ve işleme yapmakta üstüne yoktu. Ama yine ne yazık ki beni değil Benekli Kartal’ı seviyordu Kızıl Kuş ve bu durum beni kahrediyordu.

Bir gün Benekli Kartal’a “Hadi gel, Pahani’lerden at çalalım. Kendimize güzel atlar edinir, kartal tüyü kazanırız,” dedim. ‘Benekli Kartal, “İyi fikir,” dedi ve terleme banyosunda kendimizi arındırdık. Savaş büyülerini, kalkanlarını çıkarttık, suratlarımızı boyadık ve bir baskına çıkmadan evvel bütün savaşçıların yaptığı her şeyi yerine getirmiştik. Sonra da atlarımıza atlayıp Pahani’lerin köyüne doğru yola çıktık.

Baskın kötü gidiyordu; Pahani’ler o gece öyle uyanıktılar ki bir türlü sürünün yanına yaklaşamıyorduk. Bırakın birkaç tay kapmayı, düşmanın sürüsüne yaklaşmaya çalışırken kendi atlarımızı bile kaybettik. Sonunda Pahaniler bizi fark ettiler. Yaya bir şekilde karanlıkta saklanarak kaçmaya çalışıyorduk ama Pahani’ler peşimizi bırakmıyor; her yerde bizi arıyorlardı. Bir gölün kenarına kadar bizi takip ettiler. Kendimizi gölün sularına attık ve ucunu suyun yüzeyinde tuttuğumuz kamışlarla nefes alarak saatlerce suyun altında beklemek zorunda kaldık. Geceyi böyle atlattıktan sonra sabah gölden çıkıp yürümeye başladık. Atlar olmadan sıcak güneşin altında yaya olarak ve gizlenerek zorlukla yol alıyorduk. Mokasenlerimiz paralanmış, ayaklarımızın altı su toplamış, kan içinde kalmıştı. Sonunda yüksekçe bir tepeye varmıştık. “Hadi, oraya tırmanalım da, düşman hala peşimizde mi anlayalım,” dedim. Yukarı tırmanıp etrafa baktığımızda peşimizden gelen kimse olmadığını gördük. Bu arada bayağı aşağılardaki bir kaya çıkıntısının üzerinde, içinde iki yavru kartalın olduğu bir yuva çarptı gözümüze. “Hiç olmadı, şu kartalları götürelim bari,” dedim. Sarp kayadan aşağıya inecek hiçbir yer yoktu. Ben de meşinden kemendimi çıkartarak ona bir ilmek yaptım ve bunu Benekli Kartalın göğsünden geçirerek, onu aşağıya sarkıttım.

Benekli Kartal kaya çıkıntısının üzerinde, yuvanın yanına varınca, kendi kendime, ‘Onu burada ölüme terk edebilirim pekala” diye düşündün, “Köye tek başıma dönersem, Kızıl Kuş) mutlaka benimle evlenecektir.” İpi aşağıya atıp, Benekli Kartal’ın çığlıklarına hiç kulak asmadan doğru köyün yolunu tuttum.

Güç bela köye varınca köydekilere Benekli Kartal’ın çatışma sırasında öldüğünü anlatım: “Pahaniler öldürdü onu,’ dedim. Bütün köy ah vah sesleriyle çınladı çünkü herkes Benekli Kartal’ı çok severdi. Kızıl Kuş kollarına bıçakla derin çizikler attı, ve herkese ne kadar kederli olduğunu göstermek için saçlarını kökünden kesti. Ama sonunda yaşam sürüp gittiğine göre, sonunda benimle evlenmeye razı oldu.

İçimde büyük bir burukluk ve vicdan azabı olsa da ve Kızıl Kuş’un beni hiçbir zaman Benekli Kartal kadar sevmeyeceğini bilsem de ona sahip olmaktan memnundum. Ne var ki bir iki ay sonra Benekli Kartal nasıl olduysa köye geri döndü. Bir kartalın kartal yuvasından sağ kurtulabileceğini içten içe biliyordum aslında. Onun gelişine köydeki herkes çok sevinmişti. Ölmüş olduğunu zannettikleri kardeşleri çıka gelivermiş işte. Aslına bakarsanız her ne kadar ona karşı sonsuz derecede mahcup olsam da onun hayatta kalmasına ben de sevinmiştim. Herkes ona nasıl olup da sağ kaldığını, yaşadığını başardığını sordu ama o hiç kimselere yaptığımdan bahsetmedi. Sadece “kaçıp kurtuldum ellerinden, hepsi bu kadar” diyerek kestirip atmıştı. Beni eleverseydi de buna üzülmezdim artık. Ama o, benim sevdiğiyle evlenmiş olduğumu görmüş ama bağrına taş basıp, susmuştu. Çünkü o köyün huzurunu bozacak, iki aileyi birbirine düşürecek karakterde biri değildi. Üstelik ikimiz de biliyorduk ki artık hiçbir şey olup biteni değiştiremezdi. Böylece kaderine boyun eğdi; ben de suçluluğumla yaşamayı öğrendim.

Bir yıl kadar sonra, büyük bir Pahani savaşçı grubu köye saldırdı. Bizden on kat fazlaydılar ve biz onlarla başa çıkacak durumda değildik. Yapabildiğimiz tek şey ileri geri atak oyunlarıyla onları oyalayarak, yaşlıların, kadınların ve çocukların nehrin öte yakasına kaçmasına fırsat sağlamaktı. Bu şekilde çarpışarak Pahanileri durmaya ve tekrar toplanmaya zorlamayı başardık. Her seferinde biraz daha geri çekiliyor ve kah bir tepenin yamacında, kah bir vadinin içinde yeniden konuşlanıyorduk. Böyle yaparak ailelerimizi kurtarmayı başarmıştık.

En cesurca savaşan ve düşmanla göğüs göğüse gelen iki kişi, Benekli Kartal’la, bendim. Sonunda artık düşmanla yalnızca ikimiz baş başa kalmıştık. Derken, atım ansızın birkaç ok birden yedi ve olduğu yere yığılıverdi. Benekli Kartal’a, “Kardeşim, sana yaptıklarım için beni affet,” diye bağırdım “Bırak da terkine atlayayım.”

Benekli kartal, ‘Sen bir Kit Fox cengaverisin, yiğitlik kuşağı sahibisin, unutma. Kuşağını bir nişan diye yere sapla ve sonuna dek çarpış düşmanla. Eğer sağ kalırsan seni affederim; eğer ölecek olursan bil ki gene affedeceğim seni,” diye karşılık vermiş.

İşin aslı Kartal’ın bu cevabı beni terkisine almasından daha mutlu etmişti. İkimizde bu savaş meydanında öleceğimi biliyorduk ve bu beni mutlu ediyordu. “Ben bir Fox cengaveriyim. Kuşağımı saplayacağım yere. Burada ya kazanacak, ya da öleceğim,’ diye haykırdım coşkuyla eski dostuma bakarak. Ölüm şarkımı söylerken büyük suçumdan arınmanın mutluluğuyla gözümden yaşlar boşandı. İçimde ölüm isteği coşkusuyla savaştım o gün düşmanla. Kuşağımı yerden söküp, atına alacak kimse çıkmadı meydanda. Mızraklar ve oklar saplandı her yerime ve sayısız hayatlarımdan en olması gerektiği gibi biteni bu oldu kulaklarımda savaş narları ve nal sesleri gözümü dünyaya yumarken. 



Karga Kara



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6182
2 Firari Fırtına 4249
3 Mustafa Ermişcan 3463
4 Hasan Tabak 3328
5 Nermin Gömleksizoğlu 3025
6 Uğur Kesim 2921
7 Sibel Kaya 2750
8 Ömer Faruk Hüsmüllü 2515
9 Enes Evci 2451
10 E.J.D.E.R *tY 2220

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1462 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com