Denemeler

Tanrısal Röportaj
Okunma: 173
Huseyin CAN - Mesaj Gönder


   Karşımda oturuyordu sessizce. Hiçbir tedirginlik belirtisi yoktu yüzünde, aslında hiçbir duygu belirtisi de yoktu. Kimbilir belki de soracağım soruları önceden bildiği içindi. Ama yine de içimdeki bu karşı konulmaz isteğe dayanamadım ve ilk sorumu sordum.
 
– Neden biz? Yani neden bizi kodladınız ?
 
Önce pis bir tebessüm belirdi yüzünde. Ardından konuşmaya başladı:
 
– Neden siz mi ? Çünkü siz benim bu işe başladığım ilk zamanlardaki halimsiniz. Kusurlu ve ilkel. O kadar mükemmel bir simülasyon yarattım ki zamanla, ben bile sıkıldım bundan. Herşey kusursuzdu, hatasızdı. Bir zaman sonra bu mükemmellik sıkmaya başladı, monotonlaştı. Ben de biraz heyecan, biraz da deneme olsun diye sizi kodladım. Kendimi sizin simülasyonunuz içerisine en basit, hatalı ve ilk halimle yerleştirdim. Sana bir sır vereyim mi ? Ben sizin ilk ve son halinizim; Adem’im, maymunum ya da bir robotum.
 
– Deneme derken ?
 
– Yazdığım en basit kodun yani sizin yapay zekanızın milyon tane olasılıklar arasında nerelere ulaşabileceğini ve neler keşfedebileceğini merak ettim. Ayrıca bir nevi virussünüz, yazdığım simulasyon programındaki güvenlik açıklarını bulmak için sizi yarattım.
 
– Peki ” Virüs ” ?
 
– Sizler, yani insan diye adlandırdığım kodlar, ayrıca birer virüssünüz. Kendi içinizde çoğalıyorsunuz. Yaşam simülasyonunun içerisinde daha fazla yer kaplamak için başka yazılımları da yok ediyorsunuz. Daha önce yazdığım hiçbir simülasyonda böyle birşey tecrübe etmedim. Bir birini yok etmek… Bir güvenlik açığı bu ama sadece sizin simülasyonunuza ait bir açıkmış. En sonunda da kendi kendinizi yok edeceksiniz. Yani amacıma ulaşmış olacağım, güvenlik açığını buldum. Bu da sana verdiğim ikinci sır olsun.
 
– Heyecan dediniz, neyin heyecanı ?
 
– Daha önce hiçbir programımda eklemediğim bir  özellik ekledim size. Adına da “Duygu” dedim. Kendi kendine gelişme özelliğine sahip, yapay zekanızla kimi zaman koordineli biçimde çalışan kimi zamansa kendi zekasını oluşturan bir nevi program içinde program. Çok heyecanlıydım bu konuda, ama zamanla anladım ki bu ” Duygu” kodu en sonunda sizin kendi kendinizi yok etmenize sebep olacak. Ama silmedim, nerelere gidecek görmek istedim açıkçası.
 
– Efendim neden bazı limitler koydunuz bu ” Yaşam Simülasyonu”na ?
 
– Limitler mi ? Hahahaha !!! Daha çok ilkel ve basitsiniz. Size ismini ” Hayal ” verdiğim yardımcı bir program verdim. Onu daha çok kulllanmalısınız. Zamanında dünyanın düz olduğunu düşünen ben değildim herhalde.. Ya da uçmanın mümkün olabileceği hiç aklınızdan geçmezdi değil mi ? Arada bir bu programı yani ” Hayal”in gücünü kullanın. Kullananlar da çıktı değil mi ? Fatih Sultan, Edison, Tesla, Kolomb, Steve Jobs gibi.. Sizlerin yapay zekası benim öngördüğümden daha hızlı gelişiyor, ama hala basit ve ilkelsiniz. İsteseniz kendi simülasyonunuzu bile oluşturabilir, bir nevi ölümsüz tanrı olabilirsiniz.. Sadece biraz daha “Hayal” kullanın.  Limitler sadece ona ulaşılamadığında limittir. Ve herşeye bir gün ulaşılır.
 
– Tanrı siz misiniz ?

– Bana birçok isim verdiniz yıllarca; Tanrı, Ra, Allah, God, Dieu. Benden geldiğine, beni anlattığına inandığınız şeyleri okudunuz ama hiç biri beni anlatmıyordu. Sizi, kendinizi anlatıyordu. Bu simülasyonu anlatıyordu ama anlayamadınız. Hala daha da anlamamakta ısrar ediyorsunuz. Bunu şöyle düşünün, sizin simülasyonunuza zaman içerisinde bazı eklentiler yaptım ve bazı kullanma kitapları gönderdim. Bu kitaplarda ip uçları vardı ama sizler onları dillerini öğrenmenize rağmen hep yanlış okudunuz, bazen kendinize göre yorumlayıp baştan yazdınız. Beni dahi yanlış anlayıp kendinize göre yorumladınız. Aslında burada biraz karmaşıklık söz konusu, bende de sizden biraz var, yani bir nevi haklısınız da, benim bile kafamı karıştırdınız… Bu durum  simülasyonunuz içerisinde bazı hata kodlarının ortaya çıkmasına sebep oldu. Ben de sizin bu durumunuza hiç müdahale etmedim etmek istemedim varacağım yeri görmek için. Önceki  sorularının birinde dediğim gibi siz bir güvenlik açığısınız, bir virüssünüz. Amacıma ulaştım ve bundan sonraki yazacağım kodlarda sizin gibileri olmayacak. Benim de kafam karışmayacak



Huseyin CAN



Yorumlar (9)
faux masques 14.10.2018 13:44
Matrix filmini yeniden düzenlediniz sanırım.. Bir de hangi yaş grubu için yazmıştınız?

Huseyin CAN 14.10.2018 15:22
Yaş grubu derken ? Anlayamadım.

Ateş Bey 14.10.2018 17:13
Simülasyon kuramı. Bunun yaşı olmaz elbet, Quantum fiziğine kadar yolu var..

Huseyin CAN 14.10.2018 18:47
Aynen uzar gider...

faux masques 14.10.2018 19:56
Çok kurmaca geldi..Yazinin içine gizem katmaya çalışmışsın da, bunu basarammissin gibi duruyor.

Huseyin CAN 14.10.2018 20:53
Kendimce inandığım bir simülasyon teorisi var. Tamamen kendi düşüncelerimin yansıması ya da kurgum. Matrix olayı daha farklı. Matrix'in içinde sürüyle teori ve fikir var. Eleştiri ve düşünceleriniz için teşekkürler.

Ateş Bey 14.10.2018 23:24
Aslına bakarsanız Matrix'te tamamen bir simülasyon teorisi.. Animatrixte detaylıca anlatılan robotlarla insanların savaşı sonrasında insanların robotlarla bir antlaşma imzalamak zorunda kalmaları ve bu antlaşmaya göre robotlara enerji sağlayacak pil görevi görüp robotların oluşturduğu matrix denilen simülatörün içerisinde yani tamamen kodlardan oluşan bir dünyanın içinde yaşamaları.. Ayrıca bir çok görüşe göre de Zion denilen kurtarılmış insanların bulunduğu yerde Matrixin bir üst segmenti olduğudur.. Yani orasıda bir simülatördür. Marhazi mahlaslı yazarın dediği "Matrix filmini yeniden düzenlediniz sanırım" cümlesi çokta yanlış gibi görünmüyor bu şekilde bakınca, orda da belli şeyleri düzenleyen programlar vardı ki, kahin bu duygu denilen olayla ilgiliydi yanlış hatırlamıyorsam. Fakat tabiki de sizin düşüncelerinizin tamamen ayrıldığı nokta yaradılış. İçerisinde yaradılışıda barındıran bir simülasyon teorisi. Çünkü matrixe göre insanlar bir zamanlar kanlı canlı insan olarak gerçek dünya üzerinde hayatlarını sürdürüyorlardı ki bu gerçek dünyada hangi yaradılış teorisiyle varoldukları hakkında en ufak bir detay bile mevcut değildir, dolayısıyla matrix bir yaradılış teorisi değildir ama yine de bir simülasyon teorisidir. Sizinkisi tamamen bir yaradılış teorisi aynı zamanda da bir simülasyon teorisi.. Yazınız çok daha detaylandırılıp, yere sağlam kökler salınıp dallandırıp budaklandırılabilir. Ortaya bodur bir ağaç mı çıkar yoksa görkemli bir ağaç mı çıkar orasını bilemeyiz elbette.

Huseyin CAN 15.10.2018 12:51
Haklısınız Ateş Bey, Matrix simulasyon teorisini de içeriyor ve daha fazlasını da. Matrix ile yaptığınız analizler de doğru. Ama oradan esinlenmedim ne yalan söyleyeyim. Dediğiniz gibi bunun üstünde çalışılırsa belki güzel birşeyler ortaya çıkabilir. Aslında var birşeylerim, bu röportajın öncesi ve sonrası. İçinde kuantum fiziği ve paralel evren teorisi içeren bir çalışmam var ama henüz hazır değil. Belki bir gün yayınlarım. Düşünceleriniz için teşekkür ederim. :)

Ateş Bey 15.10.2018 19:45
Denk gelirse okuyacağımdan emin olun. The Thirteenth Floor' da güzel bir simülasyon filmidir, eskidir ama izlemediyseniz tavsiye ederim. Aslında şayet izlemediyseniz bir de The Man From Earth filmini tavsiye etmek isterim, simülasyonla pek alakası olmasada yazınıza istinaden ufkunuzu genişletmek adına.


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6381
2 Firari Fırtına 4436
3 Mustafa Ermişcan 3844
4 Hasan Tabak 3550
5 Nermin Gömleksizoğlu 3191
6 Uğur Kesim 3049
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2984
8 Sibel Kaya 2903
9 Enes Evci 2613
10 Turgut Çakır 2300

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1428 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com