Denemeler

Son Saatler Bölüm 9 - Babasının Oğlu -
Okunma: 187
Huseyin CAN - Mesaj Gönder


3 Eylül saat 19:55.. James Hunt gazetedeki ofisinden ayrılmak üzereydi. Bütün gün Cemil’in haberiyle ve ondan bir iz bulmak için uğraşmıştı. Beyni patlayacak gibi hissediyordu. Nigel’la konuştuktan sonra ofisini toparlamış, uçak rezervasyonunu yapmış, aşağıda kendisini uçağa götürecek taksiye binmek için asansöre girmişti. Asansörde yalnızdı. İçinde bir sıkıntı vardı ve her içinde bu sıkıntı baş gösterdiğinde büyük şeyler oluyordu. En azında kendisi böyle düşünüyordu. ” Dur bakalım bu sefer ne olacak” diye söylendi kendi kendine. Bir anda cep telefonuna bir mesaj geldi ; ” Kaç Yüzbaşı Kaç ! “… İlk önce bu mesaja bir anlam veremedi, kötü bir şaka zannetti. Mesajın gönderildiği numarayı aradı ama öyle bir numara kullanılmamaktaydı..” Oh mon dieu ” diye mırıldandı. Tedirgin oldu, kalp atışları hızlanmaya başladı, kulaklarının yandığını hissetti. Yanında tabancası da yoktu. Asansörün kapsı açıldı ve James asansörden dışarı çıktı. Kapıya doğru yürüdü. Olağan dışı hiçbirşey yok gibi gözüküyordu. Girişteki güvenlik görevlilerinden biri resepsiyonda oturmuş televizyonda klasik müzik konserini izlerken yanındaki diğer arkadaşı ona takıldı;
 
– Ah dostum ne buluyorsun bu kızda ? Alt tarafı bir kemancı işte..
– Hayır dostum öyle değil.. O dünyanın en seksi kemancısı ve en iyilerinden de birisi..
– Güzellik açısından olabilir, baksana şu elbise nasıl da oturmuş üstüne.. Hem o kısacık mini etekle nasıl rahat ediyor bu ?
– Dostum merak ettiysen sana bir tane alayım  dene istersen !!
– Ha ha ha !! Çok komiksin Ed.
 
James tam güvenliğin önünden geçerken adı Ed olanla göz göze geldi. Ed isimli görevli James’a selam verdi;
– Nasılsınız Yüzbaşı,mmm pardon.. Bay Hunt ? Biraz garip gözüküyorsunuz.  İyi misiniz ?
– Sağol Eddie, sadece biraz uzun bir gündü.
– Olanları duydum bay Hunt, Cemil bey sizce nerede ?
– Bilmiyorum Eddie, araştırıyorum..
– Yardımcı olabileceğim birşey var mı bay Hunt ?
– Sağol Eddie, sen iyi ol yeter. Başını beladan uzak tut sadece..
– Sıkıntı yok efendim, sayenizde artık iyi bir işim var ve yakında evleneceğim.
– Oh öyle mi kim bu şanssız ? Yoksa televizyonda Vivaldi – Four Seasons’ı çalan kız mı ?
– Oh bay Hunt, hiçbirşeyi de kaçırmıyorsunuz.. Evet ta kendisi.
Diğer güvenlik araya girer;
– Ed dostum, seni şanslı piç.. Tebrikler, aklımın ucundan geçmezdi..
– Sağol Brad. Düğünümde sağdıçım sen olursun artık.
– Ne demek bu bir onurdur dostum.
James araya girdi ;
– Gençler size iyi nöbetler ve tebrikler Eddie.. Baban yaşasaydı seninle gurur duyardı. Onu onurlandırıyorsun evlat. Ama şimdi gitmem lazım, yetişmem gereken bir uçak var ve taksi beni bekliyor. İyi akşamlar..
 
James Eddie’yle göz göze geldi bir anlığına. Eddie’nin yüzündeki üzgün ifadeyi anlamıştı. Kendisinin de bir an için gözleri doldu ama ağlamadı. Hızla dışarı çıktı, taksi onu bekliyordu. Tam taksiye binecekken birisi arkadan seslendi ;
– Bay Hunt !..
James arkasını döndüğünde Eddie’yi gördü. Eddie hızlıca James’e yürüdü, onu kucakladı ve konuştu
– Bay Hunt, sizi çok seviyorum efendim. Siz benim ikinci babam oldunuz.. İnanın size çok şey borçluyum. Herşey için teşekkür ederim..
– Yapma Eddie, asıl ben borçluyum. Baban benim hayatımı kurtarmak için kendi canını ortaya koydu. Ve sen de onun canısın. Biliyorsun bunları daha önce konuşmuştuk. Yaşadığım sürece her zaman senin yanındayım Eddie..
– Olsun efendim, yine de söylemek istedim, ya bu sizi son görüşüm olsaydı. Hayat kısa neyin ne olacağını bilemeyiz ?
– Hayırdır Eddie, yoksa yarın ölecek misin.. Vahiy mi geldi ? Yoksa ben mi öleceğim de sanki son konuşmamız gibi davranıyorsun..
– Hayır efendim, ben şeyy… Sadece ne bileyim işte, içimden sizi ne kadar sevdiğimi söylemek istedim..
– Bak sevgilin duymasın sonra kemanıyla bizi öldürür.. Hahahaha !!
– Oh yapmayın bay Hunt, onun yeri ayrı ” Sizin ” yeriniz ayrı..
– Gitmeliyim Eddie, uçak bekliyor.
 
James Eddie’yle vedalaştı ve taksiye bindi. James’in aklında hala daha kendisine gelen mesaj vardı. ” Birisi herhalde kötü bir şaka yaptı” diye düşündü. Bir an için arkasına baktı ve el sallayan Eddie’yi gördü. Boğazı düğümlenir gibi oldu, Eddie’nin babasını hatırladı. Birden şöföre ” gidelim” dedi. Bu sırada yolun karşısında çöplerin kenarında oturan evsiz adam kendi kendine konuşuyordu ;
– Evet şimdi taksiye biniyor. Sokağın çıkışında işini bitirin. Hızlı ve şiddetli olsun.
Karşıdan cevap geldi;
– Pozisyon aldık bekliyoruz. Tamam.
 
Taksi hareket etti ve sokağın çıkışına doğru uzaklaştı. O esnada Eddie binanın önünde sigarasını yakmış içiyordu. James’in taksisinin uzaklaşmasını izlemekteydi. ” Tanrı seni her zaman korusun James Hunt ” diye dua etti. Herşey o anda başladı. Hızla siyah sedan bir araba Eddie’nin yanından geçti. Eddie arabanın içindekileri gördü, 3 kişiydiler ve yüzlerinde kar maskeleri vardı. James’in taksisine doğru döndü ve iki arabanın sokağın çıkışını kapattığını ve 6 kişinin, askeri kıyafetli, ellerinde ototmatik tüfeklerle geri geri gelen taksinin üzerine doğru koştuğunu fark etti. Taksi geri geri hızla gelirken arkadan gelen sedan arabayla çarpıştı. Tam da Eddie’nin önünde oldu bu çarpışma. James bir anda taksiden atladı ve Eddie’ye seslendi;
– Eddie yaaatt !!
Silahlar ateşlendi. Öndeki altı komando giyinişli adam ellerindeki tüfeklerle taksiyi taramaya başladılar. Taksi şöförünün başına kurşun isabet etti. Arkadaki sedan arabanın içinden iki kişi fırladı. Öndeki adam çarpışmanın etkisiyle camdan fırlamış ve ölmüştü. Sesleri duyan Eddie’nin arkadaşı içerden çıktı ve Eddie’ye bağırdı;
– Eeed! dikkat et !
Eddie’nin arkadaşı tabancasıyla iki el ateş etti. Bir suikastçiyi vurdu, diğeri de Eddie’nin arkadaşını göğsünden vurdu. Eddie ve James göz göze geldiler o anda. James Eddie’ye seslendi ;
– Arkadaşının tabancasını bana fırlat!
Etrafta mermiler uçuşuyordu. Bir ara cebinde bir titreme hissetti, telefonu çalıyordu. O anda bile James’in aklı Eddie’deydi. O babasından James’e emanetti ve burada ölmesine kendi canı pahasına dahi olsa izin vermeyecekti. Eddie hızlı bir hamleyle arkadaki arabadan inen diğer suikastçiyi vurdu. Kendi tabancasını James’e fırlattı ve ölen arkadaşının yanına atladı. Onun tabancasını aldı ve seri bir şekilde taksinin arkasında siper alan James’in yanına geçti. James Eddie’ye dönerek ;
– Üzgünüm Eddie, böyle olmasını istemezdim.. Senin de hayatını tehlikeye attım..
– Bay Hunt, ben böyle şeylere yabancı değilim.. Eski bir gangsterim biliyorsunuz..
– Lanet olsun Eddie, kendini öldürtmemen için o kadar uğraştım ama yine de buradayız işte..
 
O esnada tekrar telefonu çaldı, cebinden telefonu çıkarttı. Arayan Nigel’di;
– Alo James bu sesler ne ?
– Lanet olsun be adam, şu anda zor bir durumdayım !!!
– James nerdesin ?
Arkadan silah sesleri devam etmektedir..
– Kendimi öldürtmemeye çalışıyorum…Ah lanet olsun seni pislik herif…
 
James’in telefonunun pili bitti ve kapandı. Telefonu fırlatan James bir an için yerde ölmüş vaziyette yatan suikastçilere baktı. ” Kim bunlar, kim gönderdi bunları acaba ? ” diye düşündü. Bu arada öndeki altı kişilik ekip git gide yaklaşıyordu ve açtıkları ateş daha da şiddetlenmeye başlamıştı. ” Lanet olsun ikimiz de burada öleceğiz, tanrım sen Eddie’yi koru, ona birşey olmasın lütfen ” diye içinden dua etti James. Siper aldığı yerden başını kaldırır kaldırmaz kulağının dibinden geçen kurşunun vınlamasını duydu. Altı kişiden ikisi sağdan ikisi soldan yaklaşmaktaydı. Sağdakilere ateş etti ama hiçbirini vuramadı. Eddie de sol taraftakilere ateş etti ama o da isabet ettiremedi. Artık adamlarla aralarında sadece taksi duruyordu, birbirlerine çok yakındılar. James Eddie’ye döndü;
– Eddie herşey için çok üzgünüm.. Benim yüzümden sen de öleceksin.. Babana verdiğim sözü tutamadım.
– Sıkıntı yok James amca, seninle ölmek de en az seninle yaşamak kadar gurur verici..
– Tam baban gibisin Ed.. Babanın oğlusun işte.. Aynı sözleri ondan da duymuştum o gece.
– Birazdan onunla buluşacağız değil mi James amca.. Merak etme ben ona herşeyi anlatırım.
James ve Eddie göz göze geldi. O vakit biri onlara seslendi;
– Ayağa kalkın ve ellerinizi havada olsun !!
 
James ve Eddie’nin etrafını suikast ekibi kuşatmıştı. Onları bir daire içine aldılar. Hepsinin ellerinde M4-A1 Amerikan yapımı ototmatik tüfekler vardı. Yüzleri kar maskeleriyle kapatılmış, üstlerindeyse komando kamuflajları vardı. James adamların silah tutuşlarından ve yaptıkları saldırıdan bunların özel eğitimli birileri olduğunu düşündü. Ekibin başından bir komut geldi;
– Dizlerinin üzerine çöktürün bunları. İnfaz edilecekler.
Ekipten iki kişi James ve Eddie’nin dizlerinin altına şiddetli bir şekilde vurdu, ikisi birden dizlerinin üzerine çöktüler. James o anda atıldı;
– Siz kimsiniz bilmiyorum ama eğitimlisiniz. Bu iş için kaç para aldınız ha satılık köpekler !!
Ekibin başından cevap geldi ;
– Bunu hiçbir zaman öğrenemeyeceksin Yüzbaşı ” ÇAKAL ” James Hunt !!!
– Sen benim lakabımı nerden biliyorsun ? Beni tanıyor musun yoksa ? Tanısaydın kiminle uğraştığını bilirdin aslında !!!
– Artık sen kocamış bir çakalsın.. Ve çakalların sonu hazin olur..
Ekip lideri adamlarına dönerek;
– Emrimle ateş edin.. 3…2…1….Görüşürüz çakal, General Zakarov’dan sevgilerle..
– Zakarov yaşıyor mu ?
– Bunu asla bilemeyeceksin pislik…. Emrimle ateş edin….3…2….1….Hazır ol…
James Eddie’ye döndü ve konuştu;
– ” Başka bir hayatta görüşürüz kardeşim.. ”
Bu Eddie’nin babası Başçavuş Fred Price’ın James’in kollarında ölmeden önce söylediği son sözlerdi.. James gözlerini kapadı, Başçavuş Price’in öldüğü anı hatırladı ve kısık hüzünlü bir sesle sözlerini tekrarladı;
– ” Başka bir hayatta görüşürüz kardeşim ” …
 
(devamı gelecek bölümde)



Huseyin CAN



Yorumlar (8)
Ateş Bey 21.10.2018 17:27
Lanet olsun Türk dizilerini geçtin! Burada bitirilmez ki! :) bu arada şu başka bir hayat sözü sevdiğim sözlerden biri. Lost dizisinde Desmond repliğiydi. James'ede yakıştı.

faux masques 21.10.2018 18:03
Lost efsaneydi ya,yeni ciktigi zamanlar.aksam olsada bende bir an once okusam

Huseyin CAN 21.10.2018 21:55
Bu çok iyiydi walla Ateş Bey... Daha neler var neler, dizilerden filmlerden kitaplardan çok şey var.. Ama bu sözü hatırlamanız çok güzel. Desmond benim de favorilerimdendi. Lady Lazarus ve Ateş Bey sizlere de bir sürprizim olacak ilerleyen bölümlerde.
Ayrıca site yönetimine ; Bu sitede güvenlik açığı var.

faux masques 21.10.2018 22:53
Ciddimisiniz,guvenlik acigimi var cidden :D

Ateş Bey 22.10.2018 00:27
Beni bu suikaste karıştırma dostum! :D Bu arada siteyi sen mi hackliyosun yoksa :D

faux masques 22.10.2018 11:43
Suprizi merak ettim :D

Huseyin CAN 22.10.2018 13:07
Ateş bey artık çok geç :)

Huseyin CAN 22.10.2018 13:09
Yoo siteyi ben hacklemedim :) Anlamam öyle şeylerden pek.


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6465
2 Firari Fırtına 4508
3 Mustafa Ermişcan 3979
4 Hasan Tabak 3637
5 Nermin Gömleksizoğlu 3263
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3135
7 Uğur Kesim 3107
8 Sibel Kaya 2974
9 Enes Evci 2675
10 Turgut Çakır 2349

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:4836 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com