Denemeler

Son Saatler Bölüm 16 / Cesur Ve Güzel 6 - Seçilmişler 1 -
Okunma: 57
Huseyin CAN - Mesaj Gönder


Rus komutan Serdar’a döndü;
– Beş saniye kadar önce derdim başkaydı ama artık başka. Bu güzel bayan beni çok etkiledi, hem savaş muhabiriymiş de.. Ben ona istemeyeceği kadar savaş haberi yaptırırım. Sizinle bir işim kalmadı artık. Zaten bu tiyatroya da son vermem lazım çok uzadı.
Cemil’in yüzünde pis bir sırıtma belirdi. Bunu gören Serdar yüksek sesle Cemil’e küfretti;
– Cemil senin ………. !! …………. !!
Cemil ismini duyan komutanın kaşları kalktı ve konuştu;
– Demek Cemil haaa !! Demek Cemil !!! Noldu Cemil , bak gördün mü arkadaşın ele verdi seni.. Bir de bana diyordun ” Serdar komutan çok sağlamdır, kolunu kessen konuşmaz, daha iki dakika oldu yanınızdaki kıza asıldım ağzından adını çıkarıverdi.. Hem de yaşlı annenle beraber… Çok kıskançmış bu yaa..
Rus komutanın konuşmasını duyan Serdar şaşkınlığını gizleyemedi;
– Cemil neler oluyor Cemiiil !!
– Bekle Serdar birazdan anlayacaksın..
– Neyi anlayacağım Cemil ?
– Tiyatroyu..
– Tiyatro ?
– Şimdi olacakları izle Serdar.
Rus komutan Cemil’in bulunduğu yerden öndeki üç atlı gerillanın yanına yürüdü. Elindeki AK-47 Kalaşnikov’u yere bıraktı ve belindeki tabancayı çıkardı. Üç afgan gerillayı karşısına aldı ve bağırmaya başladı ;
– Belki kardeşlerinizi kandırabilirsiniz ama bizi asla.. Satılmış köpekler..
Üç gerilladan ortadaki konuştu;
– Biz sizi satmadık efendim. Sizin komutanınızın istediği gibi onları pusuya getirdik. Biz sizi kandırmadık efendim.. Bakın beyaz saçlı olan Cemil Çatalcı, diğer ikisi de ajan efendim. Size istihbaratı düzgün verdik ve sözümüzü tuttuk. Para istemiyoruz efendim sadece canımızı bağışlayın yeter..
Rus komutan başından kepini çıkardı;
– Evet siz bizi satmadınız doğrudur.. Çünkü biz rus değiliz !!!
– Nasıl yani ? Efendim..
– Sizi salaklar !!
Rus komutan tabancasını üç el ateşledi. Önünde bulunan üç kişi saniyeler içerisinde yere yığıldı. Serdar ve Merve olanları izlemekteydi. Cemil yavaş adımlarla Rus komutanın yanına geldi, elini omzuna attı ve konuştu;
– James eminsin değil mi ?
– Neyden eminim Cemil ?
– Başka takip eden biri olmadığına.
– Hayır Cemil, size pusu kuracaklarla beraber yolda bulduğum ne kadar asker, ajan, gözcü varsa hepsini kuşlara yem yaptım.
Cemil döndü ve tekrardan Serdar’ın yanına geldi. Serdar şaşkın bir yüz ifadesiyle Cemil’i süzüyordu;
– Cemil az önce olanlar neydi ?
– Tiyatro..Hahahaha !!
– Sen manyak mısın dostum ?
– Birazcık.. Bak sen sormadan ben anlatayım, bu üçü muhbirdi. Daha doğrusu kelle avcısı. 1981’de General Zakarov’un öldürülmesinden sonra Ruslar başıma büyük ödül koydu. Afganistan’ın her yerinde fotoğraflarım var, beni arıyor namussuzlar.
– Ve sen bu şekilde 3 yıldır Afganistan’da sağ kalmayı başardın ?
– Evet başardım ve hala yaşıyorum. Dostum size kılık, kimlik değiştirme nedir öğretmediler mi ? Alp Ateş sana hiçbirşey öğretmedi mi ?
– Öğretti Cemil, hem de çok şey öğretti. Peki ama etrafta o kadar muhbir avcı falan varken sen nasıl kimliğini açık etmedin ?
– Dostum ben bir ölüyüm.
– Nasıl yani anlayamadım ?
– General’in öldürülmesinden sonra kimliğim açığa çıktı. Dayım Mednan durumu bana bildirdi ve biz de kendi ölümümü tezgahladık. Bu tezgahı ekibimizden kimse, ayrıca ne Asame Bin Maden ne de Şah Esud biliyordu. Kullandığım araba bombalı bir suikasta uğradı ve cesedim parçalara ayrıldı. Ruhum şad olsun mezarım Kandahar dağlarında manzaralı bir yerde.
– Peki ama ben bunu hiç duymadım. Hem dayın nasıl durumu idare etti ? Sonuçta yeğeni öldürüldü. Kendisi de çok güçlü bir adam, intikamını almadı mı senin ?
– Bunu duymaman normal, çünkü dış basına hiç haber sızdırılmadı. Ruslar benim Mednan Bıçakcı’nın yeğeni olduğumu biliyordular, önce dayımı tehdit ettiler. Fakat o ruslarla anlaştı ve bedel olarak kendi yeğenine suikast düzenletti. Ruslar emin olana kadar dayımla bozuktular ama ölümümün gerçekliğine inandılar. Hatta benim ölüm tezgahından sonra Rusların devlet başkanı bir taziye mektubu bile gönderdi. Dayımın dediğine göre mektupta ” Biz rusları acımasız diye nitelendiriyorsunuz ama biz bile ailemize dokunmayız. Aile kutsaldır lakin senin kutsalın yok. Tam iş yapmak isteyeceğimiz türden birisin. Acımasızlığının katlanarak artmasını dilerim. ” yazıyormuş.
– Vaay be ne dayıymış ama. Peki sonra ?
– Ben tabii ki bir süre ortalıkta görünmedim, kılık değiştirip afgan kabilelerinin arasına karıştım. Onların arasında yaşadım, kültürlerini ve hayat tarzlarını öğrendim. Böylece bir hayalet oldum. İsmimi kimi zaman Cengiz Basuni, kimi zaman Ömer bin Hayyam kimi zamansa Cemal Kaşıkcı olarak değiştirdim. Kimi zaman bir bedevi kimi zaman bir tüccar oldum. Ama hep bilgi toplamaya çalıştım. Dedim ya tüccar oldum, hatta bayağı iyi bir tüccarım ve bunun sayesinde birçok rus kampına girdim.
– Ne tüccarısın Cemil ?
– Kadın tüccarı yani Pezevenk !!
– Hahaha !! Sen ciddi misin ?
– Evet çok ciddiyim.. Hatta beni pek sever ruslar bu yüzden..
– Anladım dostum. Peki şu rus komutanı kim tanıyor musun onu ?
– Serdar o rus değil. Hatta etrafındaki kimse rus değil. Birkaç afgan gerillası ve gerisi bizim operasyon ekibimiz. İçinde Amerikalı var, Fransız da ve İskoç bile.. Hatta tanıştırayım sizi. Yüzbaşı James gelir misiniz buraya ?
Cemil’in sesini duyan James, Serdar ve Cemil yanına yürüdü. Cemil kaldığı yerden konuşmasına devam etti;
– Yüzbaşı James sizi biriyle tanıştırayım.. Kendisi benim eski arkadaşlarımdan. Ordu Özel Kuvvetler Üsteğmen Serdar Yılmaz.. Sıkı adamdır
James elini Serdar’a uzattı tokalaşmak için. Serdar iki üç saniye kadar karşısında duran adamı süzdükten sonra James’in elini sıktı;
– Memnun oldum Yüzbaşı James.. Ama itiraf edeyim ki siz ruslara çok benziyorsunuz. Mavi gözler, sarı saçlar, benim kadar uzunsunuz ve yapılısınız hatta.. Gerçekten sizi rus zannettim bir an.
– Ben de memnun oldum Üsteğmen Serdar.. Biliyorum benziyorum biraz ama hiç sevmem onları. Kadınları hariç tabii..
– Söyler misiniz Yüzbaşı, kaç zamandır buradasınız ?
– Yaklaşık 4 yıldır buradayım. Tabii arada başka yerlere gittik.. Buralara alışamadım nedense..
– Siz Amerikan Özel Kuvvetler’de mi eğitim aldınız ?
– Ben Amerikan Özel Kuvvetler’de eğitmendim. Beni ilk başta buraya ” eğit – donat ” göreviyle gönderdiler. Sonra işler değişti.
– Nasıl değişti efendim, çok özel olmazsa ?
– 1981’e kadar resmi görevliydim, 1981’de bir olayda tüm ekibimi kaybettim. Cemil sağolsun beni kurtardı. O olaydan yaklaşık 3 hafta sonra ekibimi öldüren, ayrıca o zamanlar Afganistan’ı işgal eden rus birliklerin komutanı General Vladimir Zakarov’u indirdik. Cemil çok yardımcı oldu bize, fakat o geceki ekibin hepsi açığa çıktı; Cemil, ben, Binbaşı Nigel, Başçavuş Price.. Ruslar kendi devletime beni sordular, onlar da kendileriyle bir alakam olmadığını söylediler doğal olarak. Ruslar diğerlerini de kendi devletlerine sordular onlar da alakaları olmadığını söylediler.
– Bu çok normal, her devletin gizli görevlerle ilgili politikası bu.
– Buraya kadar normal, normal olmayan şey devletlerimizin bizi tümüyle silip, ruslara vermeye çalışmalarıydı !!!
– Nasıl yani ? Sizi ispiyonladılar mı ?
– Evet, aynen öyle oldu.. Cemil’in dayısı Mednan bey bu durumdan haberdar oldu ve bize daha doğrusu Cemil’e iletti.
– Peki sonra ne oldu, nasıl kurtuldunuz ve hala daha yaşıyorsunuz ?
– Mednan bey bize bir teklif yaptı. Biz de kabul ettik..
– Biz derken ?
– Ben ve ekipteki diğer arkadaşlarım.. Binbaşı Nigel ve Başçavuş Price.
– Onlar nerede peki ?
Arka taraftan iki kişi aynı anda bağırdı;
– Buradayız !!
Serdar arkasını döndü ve bağıranları gördü, tekrar James’e dönerek konuşmaya devam etti ;
– Peki bu kelle avından nasıl kurtuldunuz ?
– Cemil’in patlayan arabasında biz de vardık !!!
– Enteresan.. 4 kişi bir arabada bombalı suikaste gidiyor.. Gayet net bir mesaj verilmiş sanki..
– Evet çok netti.. 4 kilo c4’le daha ne kadar net bir mesaj verilebilirdi ki ?
– Aman tanrım 4 kilo c4 haa !! Arabanın patladığı yerde başkaları öldü mü peki ? O kadar fazla güçlü bir bomba büyük bir delik açmıştır zannedersem..
– Hayır, gece vaktiydi.. Arabayı pazar yerine bırakmıştık kimseler yoktu. Ama dediğin gibi büyük bir çukur açıldı ve etraftaki binaların bazıları büyük hasar gördü. Tam rus işiydi; Güçlü ve büyük.
– Ne teklifi yaptı siz Mednan Bıçakcı ?
– Bunu kampa vardığımızda anlatırlar sana.
– Peki birşey sorayım Yüzbaşı ? Az önceki tiyatro neydi ?
– Cemil’in işleri işte. Yüzde yüz emin olana kadar böyle gerekmiş..
– Neyden yüzde yüz emin olana kadar ?
Yüzbaşı James Cemil’e döndü. Cemil “söyle” dermişcesine başıyla onayladı. James tekrardan Serdar’a konuşmaya başladı;
– Senin uygun olup olmadığından ve ayrıca yanındakinden..
– Kimden ?
– Yanındaki kadından emin olmalıydık.. 3 gün kadar önce kendisi buraya çok yakın bir rus kampında bir albayla konuşurken görülmüş.
– Kiim ? Merve’mi ? Hadi be sizde !!
– Ben görmedim ama Cemil görmüş..
Konuşulanları dinleyen Merve atından inip hızla Serdar’ın yanına gitti. Cemil ve James yanyana duruyordular, Merve Serdar’ın karşısına geçti ve gözlerinin içine baktı;
– Serdar…
– Merve ne yapmaya çalışıyorsun sen ? Hani o gün sen Afgan hükümetinden biriyle görüşmeye gitmiştin ?
Cemil araya girdi;
– Serdar bekle herşeyi anlatacağım sana, ama şunu bil ki sen de seçildin artık..



Huseyin CAN



Yorumlar (2)
Ateş Bey 3.11.2018 00:49
Yemin ediyorum Memento'ya döndü! Bir sorudan, bir resimden gelip gelip ortadoğu çöllerine düşüyoruz! :p Bu Mednan da neymiş böyle arkadaş, tek başına devlet. :)

Huseyin CAN 3.11.2018 11:31
O mednan var ya abi o mednan, tek başına kitap çıkar o adamdan :) Belki Butterfly effect falan da olabilir, kim bilir :)


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6206
2 Firari Fırtına 4268
3 Mustafa Ermişcan 3486
4 Hasan Tabak 3351
5 Nermin Gömleksizoğlu 3045
6 Uğur Kesim 2937
7 Sibel Kaya 2770
8 Ömer Faruk Hüsmüllü 2604
9 Enes Evci 2472
10 E.J.D.E.R *tY 2227

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:3751 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com