Gezi Yazısı

Garip yolculuk
Okunma: 104
Kusursuz Adam - Mesaj Gönder


Yolculuk Yoldayım ve üstüme örtülü olarak hafif pamuklu, belli belirsiz bir kumaşı ve çok ağır olan, siyah ile kahverengi arasında bir renkte bir mont var. Otobüsteyim ve yanımda kimse oturmuyor. Bundan rahatsız değilim. Dediğim anda yanıma hafif bıyıklı üstüne ince bir hırka almış saçları bu genç yaşında hafif dökülmüş olsa da kendine olan güvenini yırtık pantolon ile kapatmaya çalışan bir abimiz oturdu. Durmadan sallanan bacaklarını yapacağı olan yolculuğun heyecanına mı yoksa soğuk olan havanın vermiş olduğu dondurucu etkiye mi yorsam bilemedim. Elinde her an çalınacakmış ya da yere düşecekmiş gibi telefonunu sol eli ile sert ve kontrollü şekilde tutmuş ayrıca bunu yaparken de sağ eli ile otobüsün tablet ekranı ile oyalanıyordu kahraman abimiz. Gecenin geç saatlerinde açılan otobüs tabletinde kısa mesafe için açıp bir film izlenmez düşüncesi ile abimiz okey plus oynama kararı almış.Kötü de gitmiyor aslında her an kazanabilir. Kaybetti. Yaklaşık 7 saattir aynı yolu paylaştığımız benden 2-3 yaş büyük önümde oturan bir kahramanımız ise sürekli aksiyon dövüş filmi izleyerek tüm yolu yüreğinde dolmuş o tarifi imkansız içi boş ama çok büyük gaz ile inecekti otobüsten. Acaba ilk kimi öldürecekti? Görmek isterdim. Muavinin dağıttığı kekleri açarken bile şuanda izlediği ip-man filminden gözünü ayırırsa boğazını kesip kanını tüm yol boyunca leş köpeklerin takip edebileceği şekilde iz bırakacaklarmış gibi izliyordu ip ustayı . Korkutucu. Yanımda oturan abimiz yolun ona vereceği zaman kaybı ve can sıkıntısını okey plus ile kazanacağını düşünerek (aslında düşünmüyordu beyni onu yönlendiriyordu) kendini kaybetmiş bir şekilde oyuna devam ediyordu. Ara sıra hayali oyunculara kızdığıda oluyordu. Eminim evde oynuyor olsaydı tabletin arka tarafından abimizin eli çoktan çıkmış olacaktı ama tablet kardeşimiz güvendeydi. Buna seviniyordum. Önümde oturan kulaklığı garip bir şekilde kulağına dik yerleştiren kardeşimiz sonunda ip-manı bitirdi ve hemen ardından yeni aşklarının peşinden koşar gibi yeni filmler aramaya başladı. Buldu da. Evet tahmin ettiniz sayın okur kahramanımız sizi şaşırtmadı çünkü o sadece aksiyon izler. Aklıma bir an acaba küçükken babasından çok dayak yediğinden babasını öldürmeyi planladığını düşündüm, ama araya plan sözcüğü geçtiği için küçük düşüncemden hemen vazgeçtim. Bu sefer açtığı filmleri her dakika bir atlama yaparak geçirdi sadece içinde vurmalı kurmalı sahnelerde tür dikkat kendini sahneye odaklar ve bitmesini beklerdi. Bittiği an hemen tekrar atlatmalar yaparak yeni bir sahne aramaya çalışırdı. Böyle böyle 3 bilemedin 4 film bitirdi. Ama ne demiş kim olduğu bilmediğimiz anonim atalarımız (eğer var iseler tabi) tilkinin dönüp dolaşacağı yer kürkçü dükkanıdır. Kulaklığı kulağının içine montelemiş kahramanımız tekrardan ip-manı izlemeye karar verdi hemde aynı bölüm ve atlatma olmadan. Enteresan. Ben hergün aynı şey olduğu için uykudan uyandığımda canım sıkılıyor, kısa olan saçlarıyla yanaklarının belirginliği daha da ortaya çıkmış olan adını bilmediğim kahramanımız ise bir filmi iki defa üst üste izlemeye karar verdi. Bunun için ben sıkıldım. Gözlerim kanadı. Onun yüzünden bende izliyordum. İsterse ona filmin sonunu anlatabildim. Belki de olayı anlamamıştır ne idiğü belirsiz olan kahraman kardeşimiz. Konu çok basit iki farkı dövüş ustası ve iki farkı dövüş dalı. Her ustanın öğrencileri vardır. Öğrenciler kavga eder. Konu bu kadar basit ve film iki defa izleniliyor, izlettiriliyor. Benim iki defa izlediğim film ya bir kız tarafından izlenmem istenmiştir (iki defa izlemem anlamadığımdan değil her ayrıntıyı ezberlemek istediğimden) ya da sanatsal bir film olduğu içindir. İp manın bir kızın önerebileceği bir film olduğunu da düşünmüyorum. Belki de bulunduğu bir ortamda konuşulan filmler hakkında söz sahibi olmak istiyordur kim bilir. Yanımda oturan abimize dönecek olursak yeterince kızgın olduğu hayali okey plus oyuncalırını bırakıp uyumaya çekildi ya da çalıştı diyelim çünkü kendini 1 metre karelik alanda sağa sola öylesin çeviriyordu ki onu gören üstünde oturduğu koltuğu cehennemden sipariş verildiğini sanırdı. Sonunda uyumuş olacakki (belki de yorulmuştur) sağa sola dönmekten yavaşça düz bir şekilde konum almayı başardı. Ağzı hafif açık, yarı baygına benzer şekilde gözlerinin bir kısmı aralıklıydı (belkide uyuyor numarası yapıp o beni baştan aşağı dikizliyordu). Sonunda muavin bey durduğu yerden belirgin bir şekilde tüm yolculara göz gezdirirken gözleri benim ve birkaç yolcu üzerinde uzıncu bir şekilde durdu. Hafif ama takırtılı adımlarla yavaşça bize doğru yürürken acaba uyku sırasında gördüğüm rüyadaki öldürdüğüm adamın oğlumuydu diye düşünmekten kendimi alıkoyamadım çünkü havada çok rahatsız edici bir şekilde sessizlik vardı. En sonunda bana doğru dönerek '' Beyefendi şanlıurfaya vardık '' söyleyince gerçekten hayal kırıklığına uğramıştım. Önümde devam eden ipman filmini daha bitirmemiştim çünkü birde yanımda olan abinin kim bilir ne karakteriksi özellikleri vardı anlayamadığım. Tamam dedim. İndim. Beni bekleyen şahsi bir arabada değişik ve üzerinde binlerce kitap yazılabilecek bir abimiz kısa ama uzunca hissettiren bir yolda bana eşlik edecekti. Buna memnundum. Öncelikle gideceğimiz yolun çok kısa olacağını unutmuş olacak ki hem şöför hemde muavin gibi davranmaya çalıştı bize abimiz. İlk göründüğünde çatık olan kaşlarıyla elinde orta boydan biraz daha büyük taneli siyah bir tesbih vardı. Ama garip olan şey şu ki arabaya bindiğimzde arka planda demet akalın ya da hande yener gibi şarkılar çalındığını halde abimiz istifini bozmadan elindeki tesbihi çevirmeye devam ediyordu. Biraz daha yüz hatlarına dikkat edince çokta yaşlı olmadığını anladığımız kişinin yüzündeki kırışıklıkların ise sadece hayatın verdiği yorgunluklar yüzünden çıktığını net bir şekilde anlamak çok zor olmasa gerekti. Yolda geçirdiğimiz ilk birkaç dakika da arabanın tekerler yerine kaplumbağa kullanıldığını sanırdınız sevgili okur, o kadar yavaştı ki gideceğimiz yerde beyefendiyi göklerden onu almaya gelen cellatların beklediğini ve onun da bunu bildiğini sanırdınız lakin öyle bir şey yoktu bizim abi çok rahattı. O kadar rahattı ki önden kenera çekmemizi söyleyen polis söylediği yere bizden önce geçti (yürüyerek). Polisin bu hareketi (kenara çekmemizi söylediği için) abimzi çok sinirlendirmiş olmalı ki içinden polise okkalı bir '' Ammına koduğumun yavşağı'' salladı ( küfürü dışından söyledi ama içinden söylediğine benimle iddiaya girerdi abimiz). Kenara çektiğimiz arabaya yaklaşan polis abimiz için açılan camdan '' Hayırlı işler memur bey bir sorun mu var '' bak bak bak faşist yarrağı yemiş dangalağa bakın hele nasılda sütten çıkma ak kaşık oldu. Yapılan kimlik kontrolünden sonra dondurucu soğukta dışarıda işini yapmakta polis abimiz bizi serbest bıraktıktan sonra yanımda oturan ve tüm hayatını sadece insan eti yemiş bu hayvan işini yapmakta olan polise bir kaç tane daha küfür savurduktan sonra ( '' bıraka bizi gidelim ne tutuyorsun köpek '', '' şerefsiz ne lafa tuttu '') yola devam etti. Bu arada bizi biraz ilerde olan otogara getirmeye çalışan (çok ta başarılı sayılmaz) hayvan konuşmaya devam ediyordu. Radyoda bir demet akalın bir müslüm gürses. Arabadan inene kadar kişilik bozukluğu geçirecektim, buna emindim. Evet sonunda. Başardı. Beni otogara getirdi. Helal olsun. Yalandan da olsa teşekkür ettikten sonra beni almaya gelen gerçek abimin arabasına atladım. Sonunda evimdeyim. SON



Kusursuz Adam



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6291
2 Firari Fırtına 4355
3 Mustafa Ermişcan 3722
4 Hasan Tabak 3440
5 Nermin Gömleksizoğlu 3114
6 Uğur Kesim 2989
7 Sibel Kaya 2832
8 Ömer Faruk Hüsmüllü 2814
9 Enes Evci 2540
10 Turgut Çakır 2247

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:396 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com