Denemeler

Mecaz Ama Mecazi Değil
Okunma: 26
gonca ramogl - Mesaj Gönder


Oracıkta benimle ölse gitse, evin içi dememek an meselesi... Neyse ki ses ölür! Ama şimdi şu adam da duyar: Allah'tan ölmüyormuş. Bütün o zamansız teklif de: müziği kapattığın gibi çalarken, bir daha da dinlemeyiz dersin! Evde yaşayan tek canlı artık o diğer ses. Artık ne dese de oracıkta ölür gideriz gibi hissediyorum. Pek canım yanmıyor doğrusu ancak gerçek dışı. Bazı manyaklara göre de can çekişiyormuş!
Halbuki şöyle: piyasaya çıkmayalım! NET.
AMA Bİ GÜN BEN DE OCAĞI İKİ KERE AÇABİLİRİM.
Yani ben güvenilir ya da güvenilemez her hangi bir konuyu sevmedim. Güven üzerine kurulu olanı sevdim ki bu mecazi anlamda değil... mecazi anlam ama mecazi anlamda değil. Demek ki amaç asla ortalığa bir laf saçıvermek değil. Ne daha yaratıcı ne de daha verimli bir kaynağımız olduğu net. Kitaptan daha verimli hiçbir kaynağımız olmadığı noktada gerçekten de bütçeler düşünebildiğimizden aşağılardaydı. Çünkü konu dünyaya açılmak değil. Ve Sadece kitaba dayandığın bir noktada dünyaya açılmış bulunmak belki. O an zelzele bile olsa, sen de internete bakmazsan sakızın patlamazdı ama ben falan demiyorlar mı!!! Nefes alamıyorum adeta. Yeryüzündeki en kısa süreden de kısa bir süre içerisinde ilgilenmiş bulunduğum yegane şartlar. Ne alakası var orijinalinin benimle ve ne kitabı?

Her ne kadar bütün bunlar bir verimlilik de olsa, buradan yani dünyadan göndereceğimiz bir şarkı olduğuna inan dilekler de vardı. Ya da bende bir dileeeeek onda bir dileeeeek dememek de vardı. En son deliliğim buydu. Ancak bu durumda dahi, neyse ki kötüler ölmüş diyebileceğimiz bir film bile yoktu. Ne kadar önemli olabilir? Ötme bülbül ötme! Bir teli tutuyor o da bu mu? Şarkılar sonsuz da ben sınırlı mı, mahkum mu? Ben her konuşmama 'sen beni de tam anlamazsın ama' diye başlayabilirim... tuhaf bir kapasitem var diyelim. Ne önemi var? Bir anda şarkının ilk yaratıldığı andaki çaresizliğin ortasında aynı dala tutunmadıysam ne önemi var. Biliyor musun, yok! Bilmiyorsun ama uzunca bir şarkının hiçbir dil ile ilgisi olmadığı bir anda bana bugün ne yediğimizi bile anlatışını! Buralarda çözüm değil, küçücük bir anlayış ve hissiyat arayışımı! Kendime döndüğüm bir anda beni başka hiçbir türlü kendime getiremeyeceğini. Şimdi şarkıcıların yüzde elli biri ölü taklidi yapıyorsa... beni bu denizin içine bir daha mı batırmalı!??? Ben istemiyorum şahsen demeyi öğrendiysem de, bir umudu mu geride bırakmalı? Neden bunlar anlatılmıyor? Çünkü bu en önemli konunun üstüne basan cümleydi! Yani ne? Bir teli tutanın bir notası mı tutmuyor yoksa bir nota nedir ki sonsuz olmazken sonsuza taşıyamıyor. Tek kelime konuşmayalım. O zaten: KONUŞMAZ. ANLATIR.

Sadece o uzun paragraflar zayıf olmuş! Niye? Çünkü hayatta insanın başına HER ŞEY gelebilir.
Canım onlar 'izle' diyorlarmış... belki de izlerim. Bana göre müzik iyidir, neden olmasın... efendim ya öbür dünyalar: anlıyorum ama müzik o zamana kadar iyidir. Şimdi bütün harfleri şu tuşun içinde bul bakalım. Kuş resmi mi? Asla çöpe atmam! Kaç yaşında EVlenmişti? Bir şarkıda 20, diğerinde 21. Beni mutlu ediyor. Peki ya seni yalnız, herşeyi kayda değer bir icat ve halka açık istediklerinde ne yapıyorsun? Herkes anladı ben bilemedim. Ayrılıktan nefret ediyorum ben de. Nasılsa benim şarkımı unuttuk diye, radyoları düşünüyor muyum gerçekten de bu bir ilave parantezsiz olsa da! Gerçi bir ayrılık yok. Onlar da öylece bekliyorlar. Ama ne? Nerede ki o öylece bekliyorsun? Kim gelecek! Teeee... oralardan! Hayır. Hayır. Ben de tatlı yemek isterim hep birlikte yani biz bize. Onlar ben söz konusu olduğumda çok zayıftılar. Davet edebilirim gerçi ama evimdeki herkesi açıklayamıyorlar! Belki de bir kişi açıklıyor ve ben yemekte televizyon yemiyorum diye mi çocuk olacağım sanki! Ama King Kong öyle. O korkunç ses ben izlemezken duyuldu, yakında çıkar.
Şimdi bunu unut ve aklını masaya çağır: dosyası! Sol elimde TV kumandasıyla sokağa bakıyorum: dosyası! Taa kafamın içinden masadaki yemek için: dosyası! Bir şarkı somut bir dosyadır: dosyası! Bu son dosya eskiden 'senin bir sebebe ihtiyacın var' dosyasıydı: dosyası! x=1 ise y=2 ise z nedir? Cevap TV programıdır: dosyası. Ben senin sürekli şarkı okuyabileceğin bir sessizlik duvarı değilim: dosyası! Her şarkı bir yaratıcılık için gözlemdir sesi: dosyası! O dosya çevresini kendim gibi seviyorum: dosyası! Yarın başka bir dava olacak: dosyası! Zenginliğimle dalga geçme: dosyası! Zehir öğretileri: dosyası! Aynı sesi çıkarıp kindarlık suçunu üstüme yıkma: dosyası! Demek her gün aynı şeyi anlatacak: dosyası! Ben ölünce yapmazsın: dosyası! Beş sapıktan her şey beklenir: dosyası! Sigarayı bırak yeter: dosyası! Gelecekte 8 kitabım olmayabilir... hiçbir gün bir diğeri ile aynı tarihe yazılmaz... çorbadan evvel salata yemeyebilirim.
Dava kapanmıştır: dosyası!
 
Kuşların yemi uçmuşsa yememişlerdir. Buna sen ne bilmediğini biliyorsun deseler bile bildiğini bilmemek daha bi gelecek gibi görünmüyor mu? Yani kuşların yemesini istediğini bilemiyorsun yemişler diye, sonra yine yiyebilirler diye düşünebiliyorsun bir nedenle. Uçmuştur. Yerler yine. Kıskançlık da öyle değil mi, ne bildiğini yada bildiğini bilmiyorsun. Yoksa kıskançlık bilmediğini bilsen asla kıskanç olmaktan kurtulamaz mıydın tek bir sevdiğin olsa. Sanmam. Ne dedin!
Hepimize laf ettiler ama hepimiz laf etmedik!Bu konular da mı yoktu ki biri insan desin palyaçoya. Olamaz kağıt havlular tuvalette kaldı... ve devamı.



gonca ramogl



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6221
2 Firari Fırtına 4283
3 Mustafa Ermişcan 3500
4 Hasan Tabak 3365
5 Nermin Gömleksizoğlu 3059
6 Uğur Kesim 2946
7 Sibel Kaya 2782
8 Ömer Faruk Hüsmüllü 2665
9 Enes Evci 2483
10 E.J.D.E.R *tY 2230

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1474 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com