Hikayeler

Yakışanı yaptı
Okunma: 95
Ozan Öztürk - Mesaj Gönder


Soğuk ve yağmurlu bir akşam üstü Ahmet yine karısıyla tartışmış ve kendini en iyi hissettiği yere yani deniz kenarına doğru yürümeye başlatı ki karşısında kırmızı etekli, kırmızı rujlu, kırmızı paltolu ,sarı eldivenli ve siyah çizmeli güzel bir kız , yeşil ve güzel gözleriyle ona bakıyordu güzel gözlü kız "beni tanıdın mı?" diye sordu Ahmet'e ama Ahmet adeta sudan çıkmış balığa dönmüştü bu güzel gözlü kızı bir yerden hatırlıyordu ama nereden.Çok düşündü ama kim olduğunu hatırlayamadı.Güzel gözlü kız tekrar konuştu "beni hatırlamadın değil mi ?"dedi.Ama güzel gözlü kız doğru söylüyordu Ahmet güzel gözlü kızı hatırlayamadı.Ahmet tam konuşucaktı ki güzel gözlü kız tekrar söze girdi"Ben Ayşegül yine mi hatırlamadın". İşte o an hatırladı Ahmet güzel gözlü kızın kim olduğunu.Güzel gözlü kız Ahmet'in çocukluk aşkı Ayşegüldü , Ahmet'in aklına çocukluk anıları geldi. Bir defasında Ayşegül için dayak yemişti hemde Ayşegül'ün abisinden . Bir salı günü okuldan çıkmış, eve doğru Ali ve Mert ile yürürken üçken parkta Ayşegül'ün birisi ile oturduğunu gören Mert "Ahmet bu Ayşegül değil mi , yanındaki kim acaba " dedi. Gerçekten o Ayşegüldü ama yanındaki kimdi? Ahmet iyice yaklaştığında gördüğüne inanamadı Ayşegül yanındaki adama sarılıyordu Ahmet'in kan beynine vurmuştu resmen.O an bir ağabey'e yapılmaması gereken en son şeyleri yaptı. "Sen kimsin lan O... çocuğu " dediği gibi halk arasındaki gibi ense köküne bir tane vurdu ve ölüm emrini resmen altın yaldızlı kâğıda imzasını büyük bir zevkle attı. Ayşegül'ün abisi döndü ve yermisin yemezmisin dedi resmen.Ali ve Mert gülmekten yerlere yatıyorlardı. Ahmetin agrımayan yeri kalmamıştı ama deli gibi gülüyordu . Ayşegül Ahmet'in durumundan dolayı çok korkmuştu çünkü olmaması gereken bir şey oluyordu , Ahmet hem ağlıyor hem de gülüyordu. Ayşegül'ün abisi bile Ahmet'in durumundan dolayı korkmuştu . Hemen hastahaneye gitmek için tam Ahmet'i kaldırıcaklardı ki "durun" dedi Ahmet aniden, ama hala deli gibi gülmeye devam ediyordu... İşte böyle komik ve trajik bir anılarında vardı.Ama bu güzel anılarından sadece bir tanesiydi.Ama Ayşegül ve Ahmet aşkı neden bitmişti,neden ayrılmışlardı ki aslında güzel bir ilişkileri vardı ama bir kez ayrılmışlardı işte artık yapıcak bir şey yoktu hem evlenmişti de artık Ayşegül ile birlikte olmaları imkansızdı . Hem bu erkek adama da yakışmazdı da zaten yakışırmıydı acaba .Yok yok yakışmazdı. Ayşegül tekrar "Ahmet istersen bir yerde oturup konuşalım " dedi.Ve Ahmet evet dercesine kafasını salladı . Yürümeye başladılar Ayşegül yürürken konuşuyordu ama Ahmet hipnoz olmuş gibi sadece bakmakla yetinebiliyordu. Sonunda deniz kenarında bir kafeye oturdular. Ayşegül her zamanki gibi güzel güzel gülüyordu ama Ahmet hiçbir şey yapamıyordu sadece bakıyordu am kendini bir silkme gereği duydu ve başardı da. Her zamanki gibi yine Ayşegül söze girdi"Ahmet iyi misin biraz solgun gözüküyorsun neyin var?". Ahmet herşeyi anlatmak istedi ama anlatmadı."Bir şeyim yok malum havalar biraz kırgınım bilirsin az birşey soğuk olsa hasta olurum "dedi. Ayşegül buna inanmış gibi yaptı ama inanmadı doğru söylüyordu Ahmet az birşey soğuk olsa hasta oluverirdi hemen ama bu öyle bir solgunluk değildi.Sanki başka birşey vardı ama fazla üstüne gitmedi. Söz sözü açtı konu Ahmet'in p gün neden deli gibi güldüğüne geldi .Ahmet çok zor durumda kalmıştı o günden sonra bu soru defalarca karşısına gelmişti ama her seferinde cevaplamanın bir yolunu bulmuştu galiba bu sefer bir yolu yoktu açıklayacaktı herhalde.Tam açıklayacakken aklına bir fikir geldi "Ayşegül bir daha görüşürsek ben sana o gün neden deli gibi güldüğümü anlatırım olurmu". Ayşegül mecburen kabul etti çünkü Ahmet'i tanıyordu . Sonra yine aynı yerde aynı saatte yarın buluşmak üzere anlaştılar. Ayşegül kalktı ,yavaş ve endamlı adımlarla çıktı kafeden.Kafede sadece Ahmet ve çalışanlar kalmıştı anlaşılan saat çok geç olmuştu Ahmette kalktı aceleci ve hızlı adımlarla. Eve gitmeliyim diye düşündü çünkü Ahmet hiçbir şeyden kaçmadı bir sorun var ise hep o sorunun üstüne gitme yanlısı olmuştur , bu aile sorununun da üstüne gitmeliydi çünkü sorundan kaçtığın zaman sorunun daha da büyüdüğünü daha önce defalarca kez tecrübe eden birisiydi. Eve gittiğinde eşinin onu valizlerle karşıladığını gördü herşeyi anlamıştı karısı Ahmet'in konulmasına izin vermeden "ben gidiyorum "dedi. Ahmet'in dediği tek şey "paran var mı" oldu . Ahmet'in kayınpederi zengin ve varlıklı bir adamdı aslında kızının Ahmet gibi birisi ile evlenmesini hiç tarib etmemişti ama biricik kızını da kıramamıştı işte . Ahmet'in hayat felsefesi gidene kal dememdir.öylede yaptı ve eşi evi terk etti . Artık yapılacak hiçbir şey yoktu sadece kayınpederinin avukat ordusunun en kısa zamanda göndericeği boşanma sözleşmesini beklemek kaldı. Yorgun bir şekilde saate baktı ve yatmak için odaya gitti. Uyumaya çalıştı ama yapamadı aklında karısı olması gerekirken Ayşegül vardı. Yoksa eski duygular yenidenmi ortaya çıkmıştı. Yok canım öyle şeymi olur üstünden 10 yıldan fazla geçmişti. Hem öyle bir şey olsa bile Ayşegül evlenmiştir zaten bu zamana kadar benimi bekliyicek diye düşünürken uykuya daldı. Sabah denilmiyecek bir saatte kapı sesine uyandı kapıda hiç tanımadığı birisi vardı. Boşanma sözleşmesinin hızlı gelmesini bekliyordu ama bu kadar değil. Anlaşılan daha önce kayınpederi sözleşmeyi hazırlatmış ve bir kenarda bekletiyordu aslında onada gün doğmuştu sözleşmeyi aldı ve kapıyı adamın yüzüne kapattı. Sözleşmeyi açtığında eşinin imzaladığını gördü üzülsede madem boşanmak istiyordu boşanıyordu o zaman hemen bir kalem bulup sözleşmeye bakmadan imzalayıp kapıda bekleyen adama verdi. Kafası dagınıktı birazcık olsun kafasını toparlamak için sinemaya gitti. Dilini dahi bilmediği bir filme bilet alıp girdi sinema salonuna film oynamaya başlamıştı bile koltuk numarasına bakıp hemen kimseyi rahatsız etmeden yerine geçti ama sinema salonu dolu olmamasına rağmen en arka sırada oturuyordu boş ver dedi ve izlemeye tam başlamıştı ki yanına onun gibi talihsiz birisi bir nevi kader arkadaşı oturdu. Bu yüz tanıdıktı bu Ayşegüldü şaşırmış bir şekilde döndü ve "Galiba birazcık da olsa erken oldu galiba Ayşegül hı ne dersin ". Bu sefer şaşırma sırası Ayşegüldeydi. Ayşegül gülümseyerek "birazcık fazla değil sadece birazcık" dedi ve beraber gülmeye başlayınca salondakiler onlara ya susun ya da gidin der gibi baktılar. Onlarda salondan çıktılar. Dünkü sözleştikleri yere gidip tekrar sohbete daldılar. Ahmet'in morali düzelmişti sözleşmeyi falan unuttu birden. Sonra tekrar konu o güne geldi Ahmet'in kaçıcak yeri kalmamıştı. Artık açıklaması gerekiyordu o gün neden deli gibi güldüğünü söylemeliydi. Ve sonunda söze girdi " babam bana bir gün bir şey anlatmıştı sonrada bana dedi ki eğer aşık olduğunu anlamak istersen bir gün o gün dayak yedi hemde eşşek sudan gelene kadar , eğer dayak yedikten sonra hala o kızı düşünüyorsan o zaman aşık olmuşsun demektir. Demişti bana ben o gün seni deliler gibi düşünüyordum. O gün sana gerçekten aşık olduğumu anladığım için deli gibi gülüyordum . Ben hala gülüyorum Ayşegül ." Dediği anda Ayşegül'ün adeta nutku tutuldu bunu hiç beklemiyordu. Ahmet onu sevdiğini sevgiliyken bile söylememişti. Ama işin ilginç yanı Ayşegül de hâla Ahmet'e sırılsıklam aşıktı. İkisi de birkaç dakika hiç konuşmadan bekledi sonunda sessizliği bozan Ayşegül oldu " Ahmet bende hala seviyorum" diyecekti ki o evli bir adamdı ona böyle birşey söylemek olmazdı onun için sadece "elveda" diyebildi. Ahmet donup kalmıştı ama Ayşegül çoktan kafeden çıkıp gitmişti.


Bu hüzünlü bir aşk hikayesiydi ama kimse kendi aşkı için bir başkasının yuvasını yıkmadı mutlu olabildi ama olmadı olmamasına gerekirdi zaten bu bize yakışmazdı , yakışır mıydı yoksa yok yok yakışmazdı. Dilimiz sütçü lisan ettiyse affola...
Ozan Öztürk



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6279
2 Firari Fırtına 4343
3 Mustafa Ermişcan 3705
4 Hasan Tabak 3428
5 Nermin Gömleksizoğlu 3104
6 Uğur Kesim 2982
7 Sibel Kaya 2824
8 Ömer Faruk Hüsmüllü 2794
9 Enes Evci 2531
10 E.J.D.E.R *tY 2244

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1019 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com