Denemeler

Mülakat Sınavlarının Yarattığı Çöküntü
Okunma: 78
Serdar Adem - Mesaj Gönder




Bir kurumun idarecilerini mülakat sınavıyla atamak, araya sivil toplum örgütlerini ya da birtakım ekonomik ya da siyasi güce sahip olan ara kablosu informal güç odaklarını sokmak her zaman iyi sonuç vermeyebilir. Üstelik istenen ve beklenen hedefe ulaşılamadığında ‘Sen benim kim olduğumu biliyor musun?’ mantığıyla hareket eden personeli ‘idareci olsun, memur olsun fark etmez’ istenen yöne çevirmeniz çoğu zaman mümkün olmaz. Kontrolden çıkar yani…
Neresinden bakarsanız bakın, hangi bahanenin arkasına sığınırsanız sığının bu noktada ortaya çıkan kul hakkı ihlalini aklayamazsınız. Dünyanın neresinde ve hangi zamanda olursa olsun somut, geçerli ve tutarlı hiçbir temele dayanmayan ve sonu önceden belli olan mülakat sınavları ile yönetici atama, ne Allah katında ne de kul katında makbul bir davranış olmasa gerektir.
Ha, siz benim kim olduğumu biliyor musunuz derseniz; elbette biliyorum derim mübarek cesedinizin kim olduğunu. Arkanızı dayadığınız ve ebedi sandığınız informal güçlere dayanarak istediğimi yaparım diyorsunuz. Ona da amenna. Sözüm yok. Devir senin devrin. Ama unutma ağzını açtığında yerin dibine soktuğun senden öncekiler de seninle aynı zırvaları sayıklayarak aynı yoldan geçmişlerdi.
Benim inandıklarım, benim savunduklarım en doğru hatta mutlak doğru olduğu için kadere yaptığım müdahaleler doğru ve yerinde hamlelerdi diyebilirsiniz. Ama sizden öncekiler de kendi düşündükleri ya da inandıklarının doğru olduğunu iddia etmişlerdi. Sizin gibi… Onların iddiası nasıl onları aklamıyorsa, sizin de düşünmeden inandıklarınızın doğru olduğu tartışılır. Üstelik neye inanırsanız inanın yolunuz yanlış ve hatalı olduğuna göre inandıklarınızın da söylem eylem çelişkisi yüzünden doğruluğu kesinlikle tartışılır. En azından ben onların iddialarına inanmadığım gibi sizinkilere de inanmıyorum. Ve asla inanmayacağım.
Hatayı, yanlışı kim yaparsa yapsın yanlış ve hatalı kabul etmediğiniz sürece omuzlarınıza binecek olan kul hakkından kurtulamazsınız. Biliyorum arkanızdaki güçler kul hakkının önemini neredeyse sıfıra indirmekte. Ama düşmez kalkmaz bir Allah demişler. Gün ola harman ola. Yalnız şunu da belirteyim sizden öncekilere inanmayanlar gibi size de yani ağzınızdan çıkan kutsanmış laf kalabalığına inanmayanlar da sandığınızdan çok daha fazla.
Yaptığınız hata ve yanlışta sizden öncekiler gibi ısrar ve inat ettiğiniz için hayatın anlam ve değeri nazarımızda sıfıra inmekte. Yani bir başka ifadeyle kaderin doğal akışına yaptığınız cebri müdahaleler yüzünden dünyanın bir imtihan dünyası olduğu yönündeki inançlarımız eriyip yok olmakta bilesiniz.
İstemeyerek geldik bu adaletsiz dünyaya. Bırakın bizim de bir hakkımız olsun sizin mülakat sınavlarıyla yararlandığınız dünya nimetlerinden. Hayata zoraki tutunduğumuz yalan dünyanın nimetlerinden yararlanamayacaksak yaşamanın ne önemi var o zaman? Ötenazi hakkı verin hiç olmazsa… Dolgu malzemesi miyiz biz? Yaşamaya yok anladık da ölmeye de mi hakkımız yok.Bunun neresi imtihan dünyası?



Serdar Adem



Yorumlar (2)
Kubilay Kınalı 5.1.2019 04:16
Keşke bu kadar muhteşem yazmasaydınız. Zira buna çok ağır bir şekilde şahitlik edip mağdur olanlardan biri de maalesef benim 😞

Serdar Adem 5.1.2019 11:55
Aynen ben de...


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6260
2 Firari Fırtına 4323
3 Mustafa Ermişcan 3670
4 Hasan Tabak 3406
5 Nermin Gömleksizoğlu 3090
6 Uğur Kesim 2970
7 Sibel Kaya 2809
8 Ömer Faruk Hüsmüllü 2754
9 Enes Evci 2515
10 E.J.D.E.R *tY 2239

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:895 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com