Hikayeler

İTİRAF
Okunma: 53
asım kara - Mesaj Gönder


arkadaşlar size gerçek yazılar paylaşacağım. ben küçükken şizofreni hastası oldum. 18 yıl boyunca bu hastalıkla mücadele ettim. bu hastalık süresince insaf, vicdan, merhamet gibi duygularımı kaybettim. bir yandan ilaçlarımı kullanırken, bir yandan da bana acıdığı için yanımdan hiç ayrılmayan çocukluk arkadaşımın maddi açıdan değerli arsalarını ele geçirmeye çalışıyordum. en sonunda onu yurtdışında tedavi olduğu yalanına inandırdım ve ondan 20 000 lira borç isteyerek avrupaya gideceğimi söyledim. sözde orada tedavi olacaktım. ama aslında öyle bir şey yoktu. çünkü şizofren tedavisi olmayan bir hastalıktır. 
 
bu hastalığın başıma gemesinden ötürü çok kızgındım ve eskiden beri hiç bir işyeri ben işe almazdı. bu yüzden parasızdım. tüm bu zorlukların ve adaletsizliğin acısını arkadaşımdan, can dostumdan çıkarmaya karar verdim. yurt dışında gidiyorum diyerek 20000 lira aldım. beni havaalanına kadar bıraktı. 
ona kendimi bu şekilde veda eder gibi uğurladığı için rahatsız hissettiğimi söyledim ve havaalanı kapısında onu evine gönderdim. aslında bende gitmedm. kapıdan gizlice dışarı çıktım ve taksiye atlayarak ninemlerin taşradaki yazlığına gittim. 20000 lirayı hızlıca harcıyordum. yarısını harcadıktan sonra bu paranın bana yetmeyeceğini anladım ve arkadaşıma mesaj attım. 
 
mesajda avrupada olduğumu buradaki doktorum beni seven ve hakkımda bilgi sahibi bir yakınımı buraya çağırdığını buraya gelmesi gerektiğini söyledim.ama gelmeden önce burada oturma izni almamız gerektiğini, bunun içinde bir miktar para lazım olduğunu yazdım. biraz düşündükten sonra bana inandı ve 30000 gönderdi. -size herşeyi anlatacağım ki benim ne kadar zeki bi inan olduğumu anlayın, yalan yok-
-devamı gelecek- 



asım kara



Yorumlar (1)
asım kara 28.1.2019 19:36
O benim için endişelenip Avrupaya gitmek üzere eşyalarını toparlarken, ben ninemin yazlığında keyif çatıyordum. 30000 lirayı aldım ve banka hesabına yatırdım. bankacı paranın kaynağını sordu. ben de birinin bana borcu vardı dedim. evet hayatın, dünyanın, yani hepinizin bana borcu var. ve bu borcu vekaleten en yakın arkadaşım ödeyecek. arkadaşım dediğim enayi avrupa yoluna düşmüştü bile. o hamburg da benden haber beklerken ben doğruca onun istanbuldaki evine gittim. karısına, o güzeller güzeli karısına üzücü bir haber vermek üzereydim. kapıyı çaldım ve kapıyı geceliğiyle açtı. gülümseyerek bana sarıldı. 'hayırdır canım sen uğramazdın'dedi.
merhaba diyerek yanağından öptüm ve üzgün bir yüz ifadesi takındım. yavaş yavaş yüzüme dehşetengiz bir ifade verdim ve yalandan ağlamaya başladım. 'öldü!' diye bağırdım. üzgünüm. şok olmuştu. dediklerimi anlamaya çalışıyordu.

kocasının avrupaya beni bulmak için gittiğini bilmiyordu. iş meselesi demişti. benim durumumu bilmiyordu çünkü Cevattan ben istemiştim.kimseye söylememsi gerektiğini, hastalığımın bir yan etkisinin de utangaçlık ve korku olduğunu, senden baskası bilirse utancmdan öleceğimi söylemiştim. bu yüzden hilal Cevatın iş toplantısı için Avrpa da olduğunu sanıyordu.

Hilal karşımda yere yıkıldı, fenalaştı. İncacik belinden tuttum ve yanaklarını yanaklarıma bastırarak onu kanepeye götürdüm. ona sıcak bir kahve yaptım ve omzumda ağladı. birilerini buldum ve bir arkadaşıma şaka yapma amaçlı olduğunu söyleyerek Almanyadan gelmiş gibi gözüken sahte ölüm belgesi hazırlattım. bunu hem nüfus müdürlüğüne verdim hem de Hilalin aklında şüphe kalmamasını sağldaım. 1 ay sonra Cevatı ölmüş gibi gösterdim ve işlemler başladı. Cevatın arsaları ve evleri Hilal de kaldı. Pasaportu iptal edildi ve vatansız olmuş oldu. Cevatın Hilale ulaşamamasıiçin herşeyi yaptım. Kocanın evlerinde birilerinin gözü var, güvenliğin tehlikede diyerek Hilale yeni teleon numarası aldım. Bu evde kötü anıların var diyerek yeni bir eve taşınmasını sağladım. Yeni evine taşındıktan 1 hafta sonra ilk kez birlikte olduk. Ne de olsa kocasının ölümünün üzerinden 6 ay geçmişti.

Diğer yandan aslında ölmemiş olan Cevatı da takip ettiriyordum. Öğrendiğime göre hapse atmışlardı ve kimeyle görüştürmüyorlardı. Cevat cemaatlerle içli dışlı olan biriydi ve bu bağlantıları Almanya da tespit edilmişti. Almnayda ki Terör korkusu sayesinde belki de Cevatten sonsuza kadar kurtulmuştum. Türkiyeye ulaşmaya çalışıyordu ama oradaki yetkililer terör tehditi ve nedeniyle mesaj göndermesin diye onu kimseyle görüştürmüyorlardı. Gizlice para verdiğim Almanyadaki bir kaç kişi Cevatı yakın zamanda gerçekleşmiş bir terör saldırısında sanki rol almış gibi yalandan teşhis ettiler. Artık Cevatı hiç birşeey kurtaramazdı.-devam edecek-


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6279
2 Firari Fırtına 4343
3 Mustafa Ermişcan 3705
4 Hasan Tabak 3430
5 Nermin Gömleksizoğlu 3105
6 Uğur Kesim 2982
7 Sibel Kaya 2824
8 Ömer Faruk Hüsmüllü 2795
9 Enes Evci 2531
10 E.J.D.E.R *tY 2244

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:497 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com