Hikayeler

Sonsuz İmgelem Dükkanı
Okunma: 81
Nevzat Nuri Öztürk - Mesaj Gönder


 
 
          Gökyüzünden sallanan şişmanca bir armuta uzanmak için üst üste dizip yükseldiğimiz taşlara benzer anılar. Her olay, hatırlanası tüm anılar yeni bir sayfa ekler ve hikayemizi barındıran kitap kalınlaştıkça biraz daha yaklaşırız gökyüzüne. Bazı anılar vardır ki, bir melodi çıkageldiğinde veya bir tekrar ziyarette canlanıverir zihinde ve gülümsememize hatta çok mutlu olmamıza neden olur. Peki bu güzel anıların bir tekrar karşılaşmayı beklemeden, yoğunluğunu kaybetmeden muhafaza edilebilmesi mümkün müdür ?
 
         Kapağını açtığınız bu kutu, aslında kapısını açıp girdiğiniz sihirli bir dükkandır. Efsane şöyledir; çok eski çağlarda, birbirine aşık iki genç yaşarmış. Papatya ülkesinin Prensesi ve Herşey Mümkün ülkesinin Prensi. Bu iki aşık günlerini sadece birbirlerini severek ve defalarca aşık olarak geçirirlermiş. Sandıkları, birbirlerine verdikleri hatıra niteliğinde olan eşyalar ile dolarmış, taşarmış. Arada sırada ise krallık seyehatları yüzünden ayrı düşermiş bu iki aşık ve hasrete asla dayanamazmışlar. Bu uzun seyehatlar sırasında ise birbirlerine verdikleri bu anılar ile özlemlerini gidermeye çalışırlarmış. Öyle güzel anıları varmış ki, bir demet kurutulmuş çiçeğe burnunu dayayarak veya mendile doldurulmuş bir tutam saçın kokusunu ciğerlerine çekerek o günleri hatırlamaya çalışırlarmış. Günler geçtikçe anılar çoğalmış ve hasret daha dayanılmaz bir hal almaya başlamış.
 
         Günlerden bir gün, Papatya ülkesinin Prensesi yine dayanılmaz bir hasret anlamına gelen uzunca bir seyehate çıkmış. Herşey Mümkün ülkesinin Prensinin aklına bir fikir gelmiş ve Karanlıklar Ülkesine doğru yola çıkmış. Orada çok güçlü sihirler yapabilen bir keşiş arıyormuş ve aradığını da çok geçmeden bulmuş. Bu durumu keşişe anlatmış ve keşiş de ülkesine dönmesini ve tüm anılarını ardına katıp gelmesini istemiş. Prens atını dört nala sürüp 5 günlük yolu 2 günde gelmiş ve hiç beklemeden anılarını sırtına atıp keşişe geri dönmüş. Keşiş, Herşey Mümkün ülkesinin prensinden 1 ay beklemesini ve daha sonra tekrar onu ziyaret etmesini istemiş. Prens bu 1 ay boyunca hasretinden deliye dönmüş. Anıları da olmadığı için bu durum acı verici bir hale dönüşmüş ve hasret prensi yemiş, bitirmiş. Sonunda 1 aylık süre tamamlanmış fakat prens bu hasrete dayanamayıp hastalanınca keşişin yanına ulaşamadan ölmüş. Henüz seyehatından dönmeyen Prensesin olaylardan haberi yokmuş.
 
         1 ay kadar sonra Prenses seyehatinden geri dönmüş ve soluğu Prensin ülkesinde almış fakat, ülkede ağaçlar solmuş, insanlar kaybolmuş ve deniz yeşile çalmış. Hüzün tüm ülkeyi devasız bir hastalık gibi kucaklamış. Günler, haftalar ve aylar boyunca ağlayan Prensesin hayatta kalmasını sağlayan tek şey, Prens'i ona hatırlatan anılarıymış.
 
         Günlerden bir gün Prens'in ölüm haberi karanlıklar ülkesinin keşişine ulaşmış. Keşiş bir düşünmüş, iki düşünmüş ve hazırlanıp yola koyulmuş. Amacı Prenses'i bulmakmış. Onu bulduğunda Prenses hasta yatağında, etrafına Prens'in anıları saçılmış halde yatıyormuş. Prenses'in yanına oturmuş ve hiç bir şey söylemeden çuvalının içinden eflatun bir kutu çıkarmış. Kutuyu Prenses'in yanına bırakmış ve Karanlıklar Ülkesine geri dönmüş.
Efsaneye göre kutuda, Prens'in anılarını kullanarak büyülenmiş şişeler bulunuyormuş. O şişelerden içtiği anda Prenses kendi anısına ulaşırmış. Kısa bir süre boyunca o güne gider ve Prens ile o anıyı tekrar yaşayabilirmiş. Bu büyü Prenses'i tekrar hayata döndürmüş ve Prenses hayatı boyunca asla kimseyle konuşmamış. Genişçe bir odada, eflatun kutusu ile birlikte yaşlanmış ve gün gelip öldüğü zaman anıları da onunla beraber ölmüş ve kutu sahipsiz kalmış.
 
         Efsaneye göre bir gün gerçekten aşık olan bir erkek bu kutuyu bulup, her şişeye kendi anılarını doldurabilirmiş ve gerçekten onu seven bir kadın da bu şişeleri içerek o erkekle yaşadığı güzel anılara gidebilirmiş. Şişeler tekrar doldurulup, o anıya sonsuza dek gidilebilirmiş.
 
         Anılarla yaşamak güzel olabilir. Tehlikeli olan ise, bugünü unutmaktır. Büyü çok güçlü olduğu için dikkat edilmelidir ve bugün asla unutulmamalıdır.
 
 
 
 


 

Nevzat Nuri Öztürk



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6279
2 Firari Fırtına 4343
3 Mustafa Ermişcan 3705
4 Hasan Tabak 3430
5 Nermin Gömleksizoğlu 3105
6 Uğur Kesim 2982
7 Sibel Kaya 2824
8 Ömer Faruk Hüsmüllü 2795
9 Enes Evci 2531
10 E.J.D.E.R *tY 2244

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:483 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com