Denemeler

VEFAİLER ZINDIK MI?
Okunma: 89
Mustafa Eser - Mesaj Gönder


   Anadolu coğrafyasındaki zındıklık hareketlerini tam olarak anlamak ve yorumlayabilmek için Vefaiyye tarikatını bilmek gerekiyor sanıyorum.Sebebini anlatmadan kesin olarak belirtmek gerekir ki;Tüm araştırmacıların ortak görüşlerine göre Anadolu'nun
Müslümanlaşmasında Vefai tarikatının çok büyük etkisi olmuştur.Anadolu’daki ilk büyük zındıklık isyanı diyebileceğimiz Babai İsyanının planlayıcısı ve uygulayıcısı Baba İlyas Vefai halifesidir.Osmanlı Beyliğinin kuruluşundaki manevi önderlerinden Şeyh Edebali Vefai halifesi/şeyhidir.Orhan Gazi döneminin manevi önderlerinden,Bursa’nın fethine
müridleriyle katılan Geyikli Baba Vefai’dir.Kısa bir dönem Konya sultanlığı yapan Muhlis Paşa ve oğlu Aşık Paşa Vefai’dir.
   Yukarıda ismi anılan kişilerin yaşadıkları dönemdeki nüfuzları düşünülünce Vefai tarikatının önemi çok daha iyi anlaşılacağını düşünüyorum.Soyu imam Zeynel Abidin’e ulaştığı bildirilen Ebü’l-Vefâ el-Bağdâdî’ye (ö. 501/1107) nisbet edilen bir tarikat olan
Vefailik ilk başta Kürtlerin yaşadığı kabileler arasında yayılmasına rağmen göçebe Türkmen kabileleri arasında da hızlı bir yayılma göstermiş.
   Neseb itibarıyla Seyyid olan Ebül Vefa’nın nüfuzundan çekinen Abbasi halifesi Kāim-Biemrillâh’ın kendisini sarayına çağırtarak teftiş ettiğine dair rivayetler abartılı kabul edilse de onun kazandığı güç ve itibarı göstermesi bakımından önemlidir (Ocak, TTK Belleten, LXX/257[2006], s. 125)
   Seyyid Ebül Vefa hakkında ayrıntılı bilgi yok.Seyyid Ebül Vefa'nın faaliyetleri yüzyıl sonra yaşadığı tahmin edilen, belki de Anadolu’daki en önemli temsilcisi Dede Garkın ve halifelerinin faaliyetleriyle bilinmektedir.Ortaçağ Anadolusu’ndaki pek çok benzeri gibi hem aşiret reisi hem de bir dinî lider hüviyetinde olan Dede Garkın tarikatın Anadolu’nun  bilhassa kırsal kesimlerinde yayılmasında büyük katkı sağladığı gibi,göçebe Türkmen dervişlerine karşı yakınlığıyla bilinen Sultan Alâeddin Keykubad’ın takdirini kazandı, sultan onu bizzat ziyaret etti ve kendisine on yedi köy vakfetti (Elvan Çelebi, s.8-9).
   Anadolu’daki yayılmasını Dede Garkın’ın halifelerine borçlu olan Vefai tarikatı aynı zamanda bir Vefai halifesi olan Baba İlyas Horasani ve onun halifesu Baba İshak’ın planlayıcı ve uygulayıcıları olduğu Babai isyanıyla tarihte önemli iz bırakmıştır.
   İsyanın ardından sıkı bir takibata uğrayan Vefâî şeyh ve dervişleri merkezî otoritenin daha zayıf olduğu uç bölgelerine göç ettiler.Anadolu coğrafyasında silinmez izler bırakan Vefaiyye tarikatı hakkında özet olarak söyleyebileceğimiz şeyler bu kadar.(DİA-Vefaiyye maddesinden yararlanılmıştır.
   Buraya kadar anlatılanlar tarikatın bilinen tarihiyle ilgilidir ama irdelenmesi gereken asıl konu tarikatın Sunni-Gayri Sunni olup olmadığı konusudur şüphesiz.
   Doğrusunu söylemem gerekirse Vefaiyye tarikatının Sunni olup olmaması Vefai halifesi olan Baba İlyas ve Baba İshak’ın eylemleri(Babai İsyanı) açısından önemlidir.Bbildiğim
kadarıyla Ehli Sünnet tarikatlar tarihlerinin hiç bir döneminde bu tür isyanlara kalkışmadıkları gibi ferdi olarak ta bu tür eylemlerde bulunmamışlardır.(İslam tarihi incelendiğinde kesin olarak görülecektir ki;İlk sufilerden günümüze kadar Ehli Sünnet
tarikatların planlayıcı veya uygulayıcısı oldukları bir isyan hareketi yoktur.Ehli Sünnet tasavvufunu ferdi olarak yaşayan ilk sufileri bu kategoriye sokma sebebim,bu sufilerin günümüzdeki Ehli Sünnet tarikatların silsilelerinde yer almaları veya büyük saygı
görmeleridir.)
   Saygıdeğer okuyucunun da malumu olduğu ve kabul edeceği üzere Ehli Sünnet Tasavvufu ve Tarikatlar ortaya çıkmaları itibarıyla her muhalif bir harekettir.Ama bu muhalif hareket hiç bir zaman isyana dönüşmemiş,kişilerin hakim zümrenin lakaydlığına karşı zahidare islamı yaşamak olarak kendini göstermiştir.Bu bağlamda Ehli Sünnet tarikatların Devlet ile ilişkileri soğuk denecek kadar seviyeli olmuştur.
   Geyikli Baba Orhan Gazi’nin görüşme talebini geri çevirdiği gibi gönderdiği hediyeleri de iade etmiştir.Geyikli Baba ile Orhan Gazi arasındaki ilişkiyi yansıtan en önemli hadise  sultanın kendisine iki yük şarap ve iki yük rakı göndermesidir.Geyikli Baba gönderilen rakı ve şarabı kabul etmeyip sultana iade etmiş, tarikatı sorulunca Baba İlyas müridi ve Seyyid Ebü’l-Vefâ tarikatından olduğunu söylemiş, bunun üzerine Turgut Alp’in aracılığıyla takibattan kurtulmuştur (BA, Ali Emîrî, Mûsâ Çelebi Evrakı, nr. 1.DİA).Emir Buhari (Emir Sultan) padişah damadı olmasına rağmen kendi el emeği ile geçimini sağlamaya devam etmiş,Fetret devrinde manevi destek dışında sultanların yanında bulunmamıştır.Şeyhi Hacı Bayram Veli tarafından Fatih’in hocalığına izin verilen Akşemseddin İstanbul’un fethinden sonra Fatihin yanından ayrılarak memleketine dönmüş,hizmetine devam etmiştir.Aynı şekilde Hacı Bayram Veli Sultan II.Murad'dan hediye kabul etmemiştir.Somuncu Baba olarak bilinen Hamid-i Aksarayi’nin insanlar arasında meşhur olmayı bile hoş görmediği için Bursa’dan ayrılarak Aksaray’a yerleştiği biliniyor.Mevlana Halid-i Bağdadi İstanbul'a gitmek isteyen halifelerine devlet adamlarıyla samimiyet kurmamalarını şart koşmuştur.
   Haşim ŞAHİN SELÇUKLU VE ERKEN OSMANLI DÖNEMİNDE VEFÂİYYE TARİKATI isimli makalesinde,Vefaiyye tarikatının Sunni karakterde olduğunu  belirmektedir.”Tarikat,tıpkı Erdebiliyye gibi başlangıçta sünnî bir karakter arz ederken, bilhassa göçebe Türkmen zümreleri arasında yayılmasından sonra gayrisünnî bir yapıya bürünmüştür. Bununla birlikte Aşıkpaşazâde ve Seyyid Velâyet örneklerinde görüldüğü üzere Osmanlı klasik döneminde hâlâ Sünnî geleneği temsil eden şeyhlerin mevcudiyeti de bilinmektedir.(Bu anlayışın Osmanlı topraklarındaki en önemli temsilcileri meşhur Osmanlı tarihçisi Âşıkpaşazâde ile damadı Seyyid Velâyet’tir. Her iki şeyhin aynı zamanda birer Zeynî şeyhi olması,Vefâiyye’nin en azından bu şahıslar tarafından temsil edilen kolunun Sünnîleştiğini göstermektedir.DİA) 
   Vefâiyye kırsal kesimde böyle bir yapı arzederken Elvan Çelebi Zâviyesi’nde yetişen Âşıkpaşazâde ve Seyyid Velâyet,Osmanlı coğrafyasında Vefâiyye’yi iktidarın da desteğini
almış Sünnî bir tarikat olan Zeyniyye içerisinde temsil etmişlerdir.
   Dolayısıyla tarikatın kırsal kesimde gayri Sünnî, şehirlerde Sünnî bir karakter arzettiği, Sünnîleşmenin Osmanlı topraklarında Âşıkpaşazâde tarafından gerçekleştirildiği
söylenebilir.Haşim Şahin,DİA)

   Okuyucunun aklına şöyle bir sorular gelebilir:Vefailikten,yüzyıllar önce ortaya çıkmış, bugün ismi bile unutulan bir tarikattan bize ne?

   Vefailik yolundaki bazıları devlete isyan etmişlerse n’olmuş.Edemezler mi yani?

   Doğrudur Vefailik yüzyıllar önce ortaya çıkmış ve artık kaybolmuş bir tarikat.Vefailerin-Ehli Sünnet tarikatların benim için her zaman önemi vardır-zındık olup olmadıklarının
önemine gelince,Zındık ayaklanmalarının elebaşlarının kutsanmasından dolayı Vefailik önemli.Bu gün önemli oluğu gibi geçmişte de önemliydi.Niçin?

   Çünkü malumunuz bizler yıllarca Osmanlı ve Selçuklu’yu Ehli Sünnet inancının kalesi olarak gördük,bildik.Zındıklık ayaklanmaları,ayaklananlar açısından düşünürsek ekonomik
sebeplerle başladı.-Ayaklanmaların elebaşlarını kutsayanlar da özellikle sömürü ve ekonomik sebeplerle sahiplenmiş görünüyorlar.-Ayaklanmaların elebaşlarının-elimizde yeterli
kanıt olmamasına rağmen-hiç te zannedildiği gibi fakir oldukların zannetmiyorum.Elebaşları zengin,ayaklananların fakir olduğu hareketler.Yıllar önce bir röportaj okumuştum.68
kuşağının ileri gelenlerinden biri Sosyalist hareketin her zaman Sermaye ile içli dışlı olduğunu söylüyordu.Kuşağın meşhurlarının bir kısmı fabrikatör çocuğuydu.-Bu gün de
öyle değil midir?Marabanın hakkını aradığını iddia eden Kompradorlar anlayacağınız.

   Vefailikle devam edecek olursak,Osmanlı devletinin manevi mimarlarından Şeyh Edebali’nin bir Vefai olduğunu başta yazmıştım.Kuruluş döneminde Osman Bey’in manevi güç aldığı kaynatası Zındık bir tarikat üyesi olabilir mi?Benim cevabım hayır ama yinede takdir okuyucunun.Osman Bey’in ilk kadısı Dursun-Tursun- Fakih Şeyh Edebali’nin
hem damadı hem öğrencisi.Orhan Bey’in sevdiklerinden ve rivayetlere göre diktiği çınar kuruyuncaya kadar devletinin payidar kalacağını müjdeleyen Geyikli Baba Vefai.Bursa’nın
fethine katılan Abdal Murad Vefai.Bu durumda bizler Zındık Vefailerin kuruluşunda ciddi emeklerinin olduğu zındık Osmanlı devletini nasıl Ehli Sünnet’tin kalesi gibi göreceğiz?Bu işte bir yanlışlık olmalı.



Mustafa Eser



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6328
2 Firari Fırtına 4390
3 Mustafa Ermişcan 3773
4 Hasan Tabak 3480
5 Nermin Gömleksizoğlu 3145
6 Uğur Kesim 3014
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2881
8 Sibel Kaya 2861
9 Enes Evci 2571
10 Turgut Çakır 2268

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:2052 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com