Romanlar

Kıyamet Sonrası (1)
Okunma: 113
Mert Alptekin - Mesaj Gönder


    Burası Türkiye hangi yıldayız bilmiyorum.Zaman kavramını çoktan yitirdim. Nerdeyim ben... Bu benim hatırladığım dünyamı en son annemin bana koştuğunu hatırlıyorum. Mert oğlum diye bağırdığını... Peki babam savaşa gitmişti. Tabi o zaman savaşın hemen biteceğini ve hemen döneceğini söylemişti. Ama hiç dönmedi.Nükleer bombalar ülkeye tek tek düştü.           Önce siber savaş... bütün sistemlerimiz çöktü , tüm silahlarımız.. Önce Rusya düştü , sonra Çin.. Müttefiklerimiz düşmüştü. Direndik ama yeteri kadar değil. Sığınaklara girdik. Savaşın bitmesini bekledik ,bitmesini umut ettik desem daha doğru olur. Nükleer başlıklar düştüğünde sığınaktan çıkacak kadar hangimizin cesareti vardı. Bazı ordu silahlarını sığınaklara indirmişlerdi. Bizde sığınaklarda yaşamaya karar verdik ama insan oğlu her zaman daha fazla yer ister.
        Yüzeyde savaş çıktığında on beş yaşındaydım şimdi ise yirmi üç... Zaman nede hızlı geçiyor.... Yüzeyde radyasyondan dolayı hayvanlar mutasyona uğramıştı. Sadece özel bir birlik dışarı çıkabiliyordu. Biz onlara korkusuzlar diyorduk aslında.. Benimde en büyük hayalim bir korkusuz olmaktı, ne garip dimi herkesin uzak durduğu yerler gitmek istiyordum.
       Annem babam yok. Ama üvey annem ve babam var. Babam bizim kaldığımız sığınağın sorumlusu. Bende sığınağın giriş ve çıkış kapılarında nöbet tutuyorum. Bir kez dışarı çıkma şansına sahip oldum.  İnsanlar yokken dışarısı doğa ana tarafından insanların pisliklerinden arındırılmış. Ama dışarı çıkmak isterseniz gaz maskesi ve koruyucu kıyafetler giymek zorundasınız. Hava çok radyasyonlu, nefes alınmayacak halde.... Ama hala çok güzel.. Başta dediğim gibi bu benim hatırladığım dünyamı.... Hayır değil daha güzeli doğa ana çok güzel işler çıkarmış.
      Asker olmak için  sınavlara girdim kabul edildim. Cepheye yollandım; ne cephesi dediğinizi duyar gibiyim... Bir tane sığınak yok... Hele benim gibi nüfusu çok olan bir ilde yaşıyorsanız . İnsanlar akıllan mıyorlar.. Cephede benim görevim ise önemli mesajları iletmek. Son ileteceğim mesaj ise götürdüğüm mesajlar arasında en önemlisi savaşı kazandıracak mesaj...
        Bu olabilir.... Bu mesajı on beşinci sığınağa götürmem gerek .Oraya giden yeraltı sığınakları kapalı. Yüzeyden gitmem gerekecek. Yüz kilometre gibi bir yolum var.Beni neler bekliyor bilmiyorum. İkinci defa yüzeye çıkıyorum. Çok heyecanlıyım. 
       Komutanlarım bana güveniyor. Bütün sığınak bana güveniyor. Onları yarı yolda bırakmayacağım. Ama artık uyumalıyım yarın görüşürüz 


Metro serisinden esinlenilmiştir  
Mert Alptekin



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6281
2 Firari Fırtına 4345
3 Mustafa Ermişcan 3708
4 Hasan Tabak 3431
5 Nermin Gömleksizoğlu 3106
6 Uğur Kesim 2983
7 Sibel Kaya 2825
8 Ömer Faruk Hüsmüllü 2798
9 Enes Evci 2532
10 E.J.D.E.R *tY 2245

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1302 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com