Romanlar

ALDATILMAK
Okunma: 108
gökhan acar - Mesaj Gönder


 Karanlıkta arabamı arka tarafta diğer arabaların arasına park ettim. İçimde anlamlandıramadığım bir heyecan vardı, aslında korku desem daha doğru olur. Şuanda burada neden beklediğimi de bilmiyordum. İçimden bir ses bana beklememi söylemişti ve bende arabayı kenara çektim ve beklemeye karar verdim. Belki de hiç görmemem gereken bir manzarayla karşılaşacaktım. Aslında hiç görmek istemediğim bir manzarayla karşılaşacağımı hissetmiştim. Her şeyin bittiğini, hayatımın mahvolduğunu o anda anlamıştım. Saate baktım saat 23.51'di. Gökyüzünde tek bir yıldız bile yoktu. Yalnızlığıma gökyüzü de eşlik ediyordu. Bu alemde yapayalnız kaldığımı hissediyordum. Buna gökyüzünde tek bir tane bile olmayan yıldızlarda destek oluyordu. Tüm evren benim yalnızlığımla kafa buluyordu. Hiçbir şekilde kendimi huzurlu, sakin hissetmiyordum sanki lanetlenmiş gibiydim.
  İçimden sürekli "Allah'ım nolur o kapıdan çıkmasın" diye tekrar ediyordum. Eğer o kapıdan çıkarsa o gecenin karanlığında perili ev gibi duran kocaman apartmanın kapısından gecenin bir yarısı tek başına çıkarsa ben ne  yapacaktım. Açıkçası hiçbir fikrim yoktu. Gözlerimi kapattım ve yalvarmaya başladım. "Hayır" diye sayıklıyordum. Hayır bu olamazdı, olmamalıydı, hiç hazır değildim. Bir yalanla bir aldatmaca ile karşılaşmaya hiç hazır değildim. Nefesim kesiliyordu. Sanki karnıma bir katilin derin bıçak darbelerine maruz kalmışım gibi bir ağrı saplandı. Karnımdaki ağrı git gide artıyor bütün bedenimi kaplıyordu. Artık tüm bedenim sarsılmaya başladı. Ben bedenimin benimle oynadığı oyuna odaklanırken apartmanın önünde yanan ışığın yansıması gözümü açmama neden oldu. Ve işte karşımda duruyordu. Omzunda küçük sırt çantası ve elinde kedimizin kafesiyle apartmandan çıktı. Ben ona bakıyordum artık nefes alamaz olmuştum. Arabanın ön camları tozlu olduğundan dışarıdaki kişinin o olduğundan aslında emin olamıyordum. Ama bu bir yalandı tabiki. Zihnimin bana oynadığı bir oyundu.Beni sakinleştirmeye çalışan, aslında dışarıdaki kişinin bir yabancı olduğunu kulağıma fısıldayan bir oyundu. Kendimi bir anda zihnimin oynadığı bu oyuna inandırmaya başladım. "o değil ki, benim kadınım gecenin bir yarısı beni kandırıp bu apartmandan çıkıp karanlık sokakta tek başına kalmaz ki" diyordu bilinç altım.
  Arabanın camını suyla temizledim ve görüntüyü daha da netleştirdim. Lanet olsun bu oydu. Karşımda gördüğüm kadın oydu. Tam on dört yılımı verdiğim, sevdiğim kadındı o.
  Kapıda öylece durmuş sağına soluna bakınıyordu. Acaba hissetmiş miydi benim burada olduğumu, onu gizlice izlediğimi bir kaplanın avını sinsice takip ettiği gibi onu takip ettiğimi görmüş müydü acaba. Bir an benim olduğum tarafa doğru baktı. o anda arabadan inip ona doğru koşmak "Bu saatte elindeki bu eşyalarla ne yapıyorsun" demek istedim ama olduğum yere sanki demir çubuklarla çakılmış gibiydim, kımıldayamadım. Bedenimi hiçbir şekilde hareket ettiremiyordum. Sadece ona odaklanmış onun ne yapacağını merakla bekliyordum. Bir kaç dakika olduğu yerde bekledikten sonra çantasından telefonunu çıkardı ve biriyle konuşmaya başladı.Kiminle konuşuyordu ki bu saatte şimdi bu. Gecenin bir yarısı karımı kim arardı ki hem de elinde çantasıyla sokakta tek başınayken. İçimden geçen tek bir tahmin vardı: Beni aldattığı adamla yani yeni sevgilisiyle konuşuyor olmalıydı. Bu düşünce beni bir anda çileden çıkarttı ve arabanın kapısına elimi atmama neden oldu. Tam kapıyı açıyordum ki sokağın başına bir arabanın yanaştığını fark ettim. Hızlı adımlarla arabaya doğru yöneldi. Bende hızlıca arabayı çalıştırdım. Bu sefer onu tek başına bırakmayacaktım peşinden gidecek ne haltlar karıştırdığını öğrenecektim. Bana yalan söyleyip nereye gittiğini kendi ağzıyla olmasa da kendi gözlerimle öğrenecektim. Belli olamamak için arabanın farlarını kapattım. O arabaya binince bende park ettiğim yerden yavaşça çıktım ve peşinden gitmeye başladım.
  Sokağın başına geldiğimde ortada ne araba vardı ne de o. Onu bir anda kaybettim. Nereye gitti şimdi bu lanet araba. Sağıma soluma bakındım ama ortada hiç bir şey yoktu. Gecenin başındaki gibi yine bu dünyada yapayalnız kalmıştım Sinirden arabanın direksiyonuna yumruk atmaya başladım. Lanet olası kadın nereye gidiyor ki şimdi. Nasıl oldu da gözden kaçırdım ben o arabayı. Lanet olsun. Lanet olsun.......... Aklıma tek bir kişi geliyordu: beni aldattığı adama o şerefsiz herifin koynuna gidiyordu şuanda. Elimden hiç bir şey gelmiyordu. Arabanın içinde öylece kalakalmıştım. Bütün bedenim sinirden titriyordu. Yaşadığım duygunun tarifini mümkün değil size yapamam. Tam da "Anlatılmaz yaşanır" durumuydu bu. Elime telefonu aldım ve hızlıca numarayı buldum. Gerçi bulmak için çabalamama gerekte yoktu ki, telefonumda aranan son numara genelde o olurdu. Onu hep merak ederdim, sesini duymak, neler yaptığını öğrenmek içimi hep rahatlatırdı. Gerçi son bir kaç aydır aramızdaki bağ iyice kopmuştu. O beni hiç merak etmiyor ben onu hiç merak etmiyordum. Ama olsun yine de içimde ona karşı karşı koyamadığım bir bir bağlılık bir sevgi vardı. En azından ben bu duyguyu böyle tanımlıyordum. Yanıldığımı öğrenecektim ama buna hiç hazır değildim. Zaten sevdiğin bir kadını sevmiyorum nasıl der ki insan onu da bilmiyorum. Ben hala onu seviyordum.
  Onsuz bir hayatı hayal bile edemiyordum. Ben onsuz ne yapardım ki, onun olmadığı bir hayatı nasıl yaşardım ki. On dokuz yaşımdan bu yana her nefesimi onunla almıştım. Onsuz nefes nasıl alınır bilmiyordum. Bu zamana kadar ondan sevdiğimi söyleyip durduğum şu lanet kadından sadece bir kez ayrılmıştım. Dört ay ayrı kalmıştım ondan, tek bir gün bile sesini duymamış, tek bir gün bile yüzünü görmemiştim. Aslında bu dört ay dört asır gibi gelmişti bana. Her bir günüm onu düşünerek geçiyordu. Şimdi ne yapıyor? Beni düşünüyor mu? Mutlu mu? Bu sorular her gün kafamın içinde beni meşgul ediyordu. Direniyordum onu aramamak için onunla tekrar birlikte olmamak için direniyordum. Aslında o günlerde biliyordum hayatımı mahvedeceğimi ona tekrar dönüp o güzel yaşamaya başladığım hayatı tekrar mahvedeceğimi biliyordum. Ama işte direnememiştim. Onsuzluğa dayanamamıştım. Telefondaki masum sesine ağlayıp yakarışlarına dayanamamıştım . Yine kandırmıştı beni. Aslında o kandırmamıştı ben bile bile lades demiştim kendi saçma hayatımla ilgili. Tam dört ay güçlü kalmış tek bir gün bile aramamış, sapasağlam kalmıştım. Ama sonra pes etmiş ve ona geri dönmüştüm. Ben aslında onu sevmiyordum ona tamamen bağımlıydım ama bunu hayatımın hiç bir döneminde kendime itiraf etmedim. Hep ondan ayrılmayı düşündüğümde zihnime delice düşünceler saldırıyor onsuz yaşayamayacağımı hissettirip galip geliyordu.
  Telefon çalmaya başladı ve onun sesini duyduğum anda öfkem iyice artmıştı. Telefonda sadece bağırıyordum. Ne kendi sesimi duyuyordum ne de onun sesini. İçimdeki bütün öfkeyi kusuyordum o anda.
   Çıldırmış gibiydim. Sadece bağırıyordum. Ağzımdan dökülen sözcüklerin neler olduğunu bile fark etmiyordum. Deli gibi arabanın içinde dövünüp duruyordum. Bir elimde telefon vardı diğer boşta olan elimle sürekli direksiyona vurup duruyordum. Boğazım patlayacakmış gibi hissediyordum. Öyle bağırıyordum ki sesim iyice boğuklaşmıştı. Nefesimin yine kesilmeye başladığını hissettim. Artık her nefes alışımda bir hırıltı duyuyordum. Arabanın dikiz aynasından kendime baktım bir an ve resmen şok geçirdim. Aynadaki yüzü tanıyamadım Sanki başka birine bakıyordum. Gözlerim yuvalarından çıkacak gibiydi. Gözümün içindeki o beyaz bölge artık kırmızıya doğru kaymıştı. Gözlerim yanıyordu. Sinirden ağlıyordum ama gözümden tek bir damla yaş bile dökülmüyordu. Onun için her halde ağladığımı ilk anda anlayamamıştım. Ssonra derin bir nefes aldım ve bir müddet nefesimi tuttum ve öylece kaldım. Daha sonra bedenimin rahatlamaya başladığını fark ettim. Gözümden yaşlar dökülmeye başladı. Telefonu kapattım ve  hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım.  



gökhan acar



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6328
2 Firari Fırtına 4391
3 Mustafa Ermişcan 3774
4 Hasan Tabak 3480
5 Nermin Gömleksizoğlu 3145
6 Uğur Kesim 3015
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2881
8 Sibel Kaya 2862
9 Enes Evci 2571
10 Turgut Çakır 2268

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:715 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com