Denemeler

BİR ÇILDIRIŞ HİKAYESİ: İNSOMNİA
Okunma: 71
Kerem TEĞİN - Mesaj Gönder


Kan çanağına dönmüş gözler, bozulmamış yatak ve karanlığın en koyu tonu... İnsomnia hastası olan herkesin yaşadığı en sade hal böyle tasvir edilir. Başka şeyler de eklenebilir buna. Mesela sürekli demlenen çay, bardaktaki kahve tortusu, dinlendirici müzikler, bir işe yaramayan antidepresanlar ve uyku ilaçları... Kişiden kişiye değişebilir bu şeyler. İnsomnia ne ola ki diyenler için internetteki tanımını aynen kopyalıyorum: İnsomnia ya da uyuyamama hastalığı, bir uyku sorunudur. Uykuya dalamama ya da gece boyunca sürekli uyuyamama sorunlarını barındırır. Hastalar genel olarak, gözlerini birkaç dakikadan fazla kapalı tutamamaktan ya da yatakta bir o yana bir bu yana dönerek uyuyamamaktan yakınırlar.
On senedir bu hastalığı çeken biri olarak söylüyorum üç saatlik deliksiz bir uyku için neler verebileceğimizi tahmin edemezsiniz. Bir lanet mi yoksa lütuf mu ayırt edemedim daha. Bazı hastalar küçük bir uykuya dalıp sonra hemen uyanır, bazıları hiç uyuyamaz. Yirmi sekiz yıldır uyumayan birini duydum Urfa/Siverek’te. Benim durumum ise biraz farklı. Bu hastalığa ilk yakalandığımda günlerce tek bir dakika uyuyamadım. İlaçların hiçbiri işe yaramadı. Ancak sonra bir şey oldu. Yatağa girip iki üç saat kıvrandıktan sonra gözlerime uyku girmeye, gözlerim kapanmaya başladı. Fakat bilincim daima açık ve bütün sesleri duyabiliyordum. Bir bakıma sadece gözlerim kapanıyordu. Ve maalesef o günden beri de böyle devam ediyor. Tedavi için doğal yollar denemeyi düşünüyorsunuz başta. Yoğurt ye diyenlerin, papatya çayı iç diyenlerin, çok yorulursan uyursun –bunu babam söylerdi- diyenlerin, koyun say diye telkinde bulunanların dediklerini yaptıktan sonra hiçbir şey olmayınca psikiyatriste gitmeye karar veriyorsunuz. Ben de böyle yaptım. Ancak ilaç ve telkinler bana iyi gelmediği gibi zihnimi daha çok yorduğundan tedaviyi yarım bıraktım. Sonra fark ettim ki ben geceleri gündüzlerden daha çok seviyorum. Sessizlik, yalnızlık ve karanlık çoğu şeyden daha çok huzur veriyor bana. Klasik müzik eşliğinde kurduğum hayaller, maziye yaptığım yolculuklar ve dünyanın uykuya dalışını izlemek bende büyük bir keyif uyandırıyor. Sabahları gözlerinizden akan uyku yüzünüze yansırken güneşe attığınız o ilk bakış hem yorgunluğun hem isyanın hem de öfkenin başlangıcı oluyor. Bir saatten sonra gecelere ya aşık oluyorsunuz ya da hayatınızdan nefret ediyorsunuz. Ben sırf bu yüzden aşık olduğum mesleğimi bırakıp gece çalışabileceğim bir işe bile girişmeyi düşündüm. Ama mazeretimi kabul etmediler. Böyle bir sebepten dolayı işinden ayrılman ve bu işe girişmen saçma dedi mülakattaki komisyon başkanı. Gülerek ayrıldım. Çünkü uykusuzluk, uyuyabilenler için önemsiz bir sorundur. Ama iyi ki bırakmadım işimi. Çünkü bu düzene alıştım. Herkesin rüyasını gördüğü saatlerde yalnız ve uyanık olduğunu düşünmek insana kaynağını bilemediği bir egosantrizm yüklüyor. Gözlerinizin tam kapanıp uykuya daldığınızı düşündüğünüz anda birden açılıp sizi yataktan çıkarması bu işin lanet boyutu olabilir. Ama dediğim gibi her şeye alışan insan buna da alışıyor. Kahve insanın uykusunu kaçırır derler. Ama ben zaten uyuyamadığım için geceleri kahve içiyorum. Sigara kullanmadığımdan kahveye aşırı yükleniyorum. Kitap okuyorum, dizi izliyorum ve mutlaka yabancı dilimi ilerletmek için çalışmalar yapıyorum. Tabi ki bol bol da  yazıyorum. Tüm bunlar bir yana yine de deliksiz bir şekilde uyumayı çok özledim. Şalterlerimi kapatarak ölüm uykusu gibi dipsiz ve rahat bir uykuya gerçekten ihtiyacım var. Ama hayat size Carpe Diem yapmayı öğretiyor. Siz de bu durumu faydaya çeviriyorsunuz. Bazen kendinizi sokaklara atıyorsunuz. Ama polisler o saatte elleri cebinde sokakta gezen birini gördü mü – hele ki benim gibi çirkinseniz - mutlaka bir sorgudan geçiriyor sizi. Özellikle kışları, kar yağdığında hırkanıza iyice sarılıp gezmek size iyi geliyor. Tertemiz kar havasını içinize çekiyorsunuz. Karanlık ve kar renkleri tezat oluştursa da bu tezatlık size huzur veriyor. Çorbacılar arkadaşınız oluyor. Sürekli mercimek içmekten yoruluyorsunuz ve kelle paça, işkembe, tuzlama, damar çorbalarıyla tanışıyorsunuz. Bazen aracınızı şehrin çıkışına sürüyorsunuz. Ya bir gece bekçisiyle karşılaşıyorsunuz ya da kamyoncular konağındaki kamyon şoförleriyle. Nereden gelip nereye gittiklerini öğrenmek size huzur veriyor. Onlarla bulduğunuz ortak bir nokta yüzünüzü gülümsetiyor. “Bu saatte ne işin var dışarda?” diye soranlara derdinizi anlatmak size iyi geliyor. Şaşırdıklarını, size farklı bir yaratık gibi bakmaları sizi bazen korkutuyor olsa da çoğu kez gururlandırıyor. “ Ben bir gece uyumasam çıldırırım.” diyenlere kibirli bir gülüş atıyorsunuz. Geceye karışan gayrı meşru işlere de şahit olabiliyorsunuz. Eskort kızları, uyuşturucu satıcılarını ve kavgaları ürkek bakışlarla süzüyorsunuz. Velhasılı kelam gece hiç bitmiyor. Bir şeyin sizin için ne kadar kıymetli olduğunu bilmek için en etkili yol maalesef onu kaybetmektir. Ben de uykunun ne kadar kıymetli olduğunu anlamak için Yaratıcı tarafından sınandığımı düşünüyorum. Gecelere aşık olsam da artık bu imtihanı verdiğimi düşünüyorum ve bu sınavdan geçmek istiyorum. Bitmeyen karanlık saatlerde imtihanı vermeye çalışıyorum. Herkesin hayattan beklentisi farklıdır. Ev, araba, para, kadın, şöhret... Benim gibilerin isteği çok basit: Sadece üç saat deliksiz bir uyku.



Kerem TEĞİN



Yorumlar (2)
Kusursuz Adam 29.4.2019 01:18
Çok samimi ve içten bir deneme olmuş. Bir nevi itiraf da diyebiliriz. Huzurla uyuma günleriniz yakın olsun. Sağlıcakla kalın :)

Kerem TEĞİN 1.5.2019 13:13
teşekkürler :)


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6281
2 Firari Fırtına 4346
3 Mustafa Ermişcan 3708
4 Hasan Tabak 3431
5 Nermin Gömleksizoğlu 3106
6 Uğur Kesim 2983
7 Sibel Kaya 2825
8 Ömer Faruk Hüsmüllü 2798
9 Enes Evci 2532
10 E.J.D.E.R *tY 2245

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:357 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com