Denemeler

aşk üstüne
Okunma: 34
Ezo KARA - Mesaj Gönder


Bir insana ilk görüşte aşık olmak nasıldır? Şüphesiz normalden farklı hissettirdiği söylenir. Kalbimizin atışını hızlandıran, nabzımızı değiştiren hatta midemizi bile tuhaf yapan bu duyguya denir aşk. Kimileri hayatında olan ve farkında olmadan beslediği duygularla aşkı doğurur kimileri ise ilk görüşte hissettiği çekimle. Peki hiç tanımadığımız birine duyduğumuz bu çekime güvenmek ne kadar doğru? Eğer şanslıysak aşık olunan kişi tanındığı zaman iyi birisi çıkar. Şanssızsak hayal kırıklığına uğratsa bile yine de duyduğumuz hayranlık değişmez. Daha da şanssızsak eğer hiç tanımadan veya tanıyamadan kaybederiz onları. Peki en yakın arkadaşına aşık olmak?. Platonik gibi ama daha fenası. Hep birlikte olduğun kişi belki de birçok şeyini paylaştığın. Kendini en başlarda ne kadar engellesen de aşık olduğun gerçeğini değiştirememen ve her şeyi açıkladığında kaybetme korkusu. Hayatından çıkarmak bir süre sonra her türlü zorunlu halde gelse de karşılıksızsa her türlü hüsranla sonuçlanıyor. Gelelim hiç tanımadığınız birine aşık olmaya- tıpkı ateşle oynamak gibidir. Işığa kapılırsın ama yanlış hareketle yanarsın. Ne olacağını bilemezsin hatta tahmin etmediğin bir sonuçla bile karşılaşabilirsin. O kişi birkaç yıl sonra veya birkaç hafta sonra bile seni sevebilir veya sana karşı aynı şeyleri hissetmediğinden reddedilirsin. Bunlar hep olabilecek sonuçlardır. Bizi sevdiğini kabul edelim ve düşünelim; Bir insana tanımadan güvenmek, kalbimizle düşünüp birçok şeyi görmezden gelmek ne kadar doğru? Her insan hayata bir kez gelir ve mutlu olmayı hak eder. Öyleyse sevdiğimiz insanların üstümüzdeki baskısı ve bazen kendilerinde buldukları fazla haklar bizim için sizce de bazen fazla olmuyor mu? Kırmamak için söylenmeyen her kelime ve görmezden gelinen her davranış tekrarlanan bir yanlıştır. Kendimizden ödün verip karşımızdaki insanı düşünürsek bir süre sonda karşındakine vereceğimiz tavizler kendimizi tüketir. Bu yüzden ilişkilerde açık olmak ve her ne kadar sevdiğimiz bir insan olsa bile doğruları veya yanlışları söylemekten çekinmemeliyiz. Bizi kısıtlayan her türlü harekette boyun eğmek yerine neler hissettiğimizi söylemeliyiz. Kısacası hayatımızda her zaman tek başımıza geldiğimizi ve hissettiğimiz duyguların bize ait olduğunu mutluluk konusunda -ve diğer bütün konularda- önce kendimiz sonra aramızdaki ilişkiyi düşünmeliyiz. Dünyaya bir kez geliyoruz ve yaşadığımız hayatı biz belirliyoruz. Ne istersek onu yapıyoruz ve seçimlerimiz doğrultusunda bir hayat yaşıyoruz. Ona göre aklımız ve mantığımız bu uzun yolda yürürken hep elimizi tutan bir yol arkadaşı olmalıdır.



Ezo KARA



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6279
2 Firari Fırtına 4343
3 Mustafa Ermişcan 3705
4 Hasan Tabak 3430
5 Nermin Gömleksizoğlu 3105
6 Uğur Kesim 2982
7 Sibel Kaya 2824
8 Ömer Faruk Hüsmüllü 2795
9 Enes Evci 2531
10 E.J.D.E.R *tY 2244

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:501 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com