Hikayeler

KABAK KAFA MUHARREM'İN LANETİ
Okunma: 79
Kerem TEĞİN - Mesaj Gönder


Hayatımda gördüğüm en gıcık insandı Muharrem. Hani nasıl desem, gıcık kelimesini uyduran kimse mutlaka Muharrem'i görüp söylemiştir.Gençlik zamanları...Lise ikiye geçmişiz. Bölümler seçilmiş, sınıflar karışmış, yeni heyecanlar falan filan. Hepimiz çok iyi anlaşıyoruz. Öğretmenlerimiz çok iyi, dersler tıkırında. Muharrem diye biri var sınıfta. Eli yüzü düzgün bir çocuk. Bizim gibi kravatı gevşetip gömleği pantolondan çıkaran bir tip değil. Gömleği ve pantolonu hep ütülü, o siyah süveter de üstünden hiç inmez. Saçları hep sola yatık. Ne var ki düzenli bir tip olmasına rağmen gıcığın teki. Sıfır yedi uç istedin mi sanki canını veriyor, bin türlü laf söyler. Hep kopya ister ama hiç kopya vermez.Ödevleri sorduğumuzda söylemez. En küçük hatamızda öğretmene şikayet eder. İnanılmaz ispiyoncu. Ne zaman bir yaramazlık yapsak hemen gider ispiyonlar.Sıra arkadaşım Gamze'ye de fena halde aşık. Kızın etrafında dönüp duruyor sinek gibi. Gamze ona bakacağına on çocuklu kadına kuma gider daha iyi.İnanılmaz korkak biri olmasına rağmen herkesle tartışır. Beden eğitimi derslerinde ne zaman maç yapsak yalandan kendini yere atar. Ah, anam, öldüm bittim der. Canı çok tatlıdır.küçücük bir şey olsa tüm ailesini okula çağırır. O yüzden kimse uğraşmaz onunla. Gizemli şeylere meraklı. Ergen kafası işte! Cin, peri, büyü diye kafayı yiyecek.Mumya filmlerini koleksiyon yapıyor. Mumyanın Laneti diye bir filmi sınıfta en az on kere anlattı Edebiyatçı Fatma Hoca'ya. Hasılı, anlat anlat bitmez Muharrem. Yine bir çarşamba günü üç ve dördünce derslerimiz beden. Formalar giyilmiş, Beden Eğitimi Öğretmeni Zülfikar Hoca'dan futbol topu hava basılarak alınmış. Kıran kırana maç yapacağız 11/B ile. Her şey tamam. Muharrem' i yedek yaptık. Bin türlü inledi sızladı. Lan Muharrem beş dakika bekle. Öne geçelim alacağız seni diyorum, ille de oynayacağım diyor. Maç önemli maç.Geçen ay yenilmiştik. Üst sınıf olduklarından bizi iteleye hırpalaya aldılar maçı. O maçta kalecimiz Boran da midesini üşüttüğü için yoktu. Kaleye Deve Burak'ı geçirdik. Bütün şutları kova gibi içeri aldı. Şimdi baya hırslıyız. Kesin alacağız. Maç başlayacak Muharrem hala mızmızlanıyor. "Banane banane çıkmıyorum. Ben de oynayacağım." diyip sahaya giriyor. Bir tane yapıştıracağım diyorum ama o zaman hiç susmaz. Adamı sahadan çıkaramadık. Üst sınıflardan Canan Abi: "Çıksana lan dışarı!" diyince yemedi Muharrem çıktı. Canan Abi de demek çok zor geliyor insana. Çok kral adamdır ama adı neden Canan'dı ki? İnsan oğlunun adın neden Canan koyar hala bilmiyorum.Ders kırk beş dakika. Beş dakika Muharrem'le uğraştık. Kırk dakika top oynayacağız. Abi dakika oldu otuz biz üç sıfır yeniliyoruz. Boran salağı hatalı bir gol yedi.Sonra moral bozukluğundan mıdır nedir, ben de bir penaltı yaptırdım. Oldu iki sıfır. Üçüncü golü nasıl yedik hala bilmiyorum. Zira ben o sırada bana saatini gösterip "On dakika kaldı, banane ben Zülfikar Hoca'ya sizi şikayet edeceğim. Beni oyuna almadınız." diyen Muharrem'le uğraşıyordum. Hay lanet olsun dedim kendi kendime. Zaten olmuş üç sıfır.Ben çıkayım da Muharrem oynasın dedim. Kenara gelip "Hadi sen gir, ben çıkıyorum." dedim. Fişek gibi sahaya atladı Muharrem. Oyuna girerken de "Giriyorum ama sizi şikayet edeceğim.On dakika dedin, yarım saat beklettin beni." dedi. Evet belki haklıydı. Sözümü tutamamıştım maçın sinirinden. Ama yine de bu Muharrem'in dünyanın en gıcık insanı olduğu gerçeğini değiştirmezdi. Sahanın kenarına oturdum. Üzerimdeki formayı çıkarıp öğretmenler ve kızlar görmeden iki dakika atletle oturayım da serinlerim dedim. Tarsus sıcağı beni mahvetmişti. Formayı başımdan çıkaracağım esnada ah diye bir ses duydum. Ah ama nasıl bir ah! Sanırsın Amerika Tarsus'a atom bombası attı. Ya da belki baraj kapakları açıldı. Veya okul çöktü. Abi bu yaşıma geldim böyle bir ah sesi işitmedim. Formayı başımdan çıkaramadan tekrar giydim. Bir baktım Muharrem yerde. Koşup baktım kafası kanıyor. Aha şimdi şırdanı yedik. Muharrem bunu lise bitene kadar anlatır. Ulan toprak sahada bir insanın kafası nasıl kanar? Sahaya girer girmez üst sınıflardan biriyle omuz omuza girerken düşüyor ve kafasını yerdeki küçük bir taşa vuruyor. Muharrem'in simsiyah saçları oldu sana kıpkırmızı. Tamam gıcıktır, alçağın tekidir ama insandır. Çok korktuk. Sağlık dersimize giren Biyolojici Ümit Hoca pansuman yaptı. Götürdüler hastaneye. Orda ne yaptılar bilmiyoruz. Evlerimiz birbirine uzak diye gidemedik yanına. Zaten o dönem telefonlar da yaygın değil. Cuma günü Muharrem okula geldi. Kafasına dikiş atılmış. Büyük bir dikiş ama. Dikişi atabilmek için saçın o bölümünü kazıtmışlar. Bu da böyle olmaz diyerek hepsini kazıtmış. İlk şoku atlattıktan sonra gidip durumunu sorduk, geçmiş olsun dedik. Ulan sanki babasını öldürmüşüz gibi bakıyor bize. Üst sınıflardan çarpıştığı Görkem Abi de geldi geçmiş olsuna. Ona bir şey demeyip bize trip atıyor. Görkem Abi yemin ediyor kendisin bir suçu olmadığına. Çok dengesiz girdi diyor topa ki bence kesinlikle doğru. Ben malımı bilmez miyim? Muharrem'in kafasına bakınca gülesimiz geliyor ama yarası var gülemiyoruz. Aradan bir hafta geçince artık kelliği ile ilgili şakalar yapılmaya başlandı. Boran karşısına geçip "Muharrem şöyle dur da saçımı tarayacağım." diyerek onu ayna gibi kullanıyor, Burak "Çal çal çal Kel Behzat, yaşasın kötülük." diyor, kızlar ayrı bir şey söylüyor. Muharrem hepsine ana avrat sövüyor. Ben karışmadım ona. Çünkü biliyorum huyunu. On gün geçti o olaydan. Bir gün sınıfta gene Muharrem'e takılıyorlar. Pelin: " Dünyanın en seksi erkekleri kel olanlardır Muharrem, sıkma canını."diyince hepimiz güldük. O ara kendimi kaybetmişim. Ağzımdan "Muharrem'in kafasına tere yağı koyup onu güneşte bekleteceksin." dedim. Tüm sınıf bir kahkaha daha kopardı. Sonra sanki yer yarıldı, gök delindi, tusunami oldu, kıyamet koptu. Abi, bu Muharrem ineği bir kükredi. "Yeter ulan! Kabak diyip duruyorsunuz, benimle dalga geçiyorsunuz. Ben de sizi Kabak Kafa Muharrem'in laneti ile lanetliyorum. Hepinizin sonu geldi. Musibetlere hazır olun." diye haykırmasın mı? Sınıftan çıktı gitti.Hepimiz donduk kaldık. Sonra bizi bir gülme tuttu. O gün hiçbir derste ders işleyemedik. Hangi hoca derse girse bizi toparlayamadı. Her ders Kabak Kafa Muharrem'in laneti konuşuldu. Ertesi gün Muharrem gayet sakin geldi derse ve ne zaman onunla göz göze gelse biri "Sonunuz geldi, yaklaşıyor yaklaşmakta olan." falan filan diyor. Çocuk iyice kafayı sıyırdı derken o gün Boran ayağını kırdı. Ertesi gün Burak'ın sol gözünü eşek arısı soktu. Metin'in pantolonu arkadan patladı, boxerı gözüktü herkesin içinde. Yavaş yavaş sınıfı bir korku saldı. Ulan harbiden bizi lanetledi mi yoksa bu deyyus? Günler böyle devam ederken Pelin yanlışlıkla maket bıçağı ile parmağını kesti, Özlem parasını kaybetti, Ferit sırasından arkası üzerine düştü. Kabak Kafa Muharrem'le kim dalga geçtiyse başına bir iş geldi. Ben hariç. Okul bitene kadar arkadaşlar neden bana bir şey olmadığını düşünüp durdu. İşin açıkçası ben de çok düşündüm. Okul bitti üniversite, meslek hayatı derken ne zaman bir arkadaşla görüşsem lanetlendin mi diye sordu. Bana bir şey olmamıştı. Ta ki geçen seneye kadar. Galiba lanetin en büyüğü bana bulaştı.Bir yılda saçlarım o kadar çok döküldü ki bildiğin kel kaldım. Sanki biri gece uyurken saçımı kesmiş gibi uyanmak çok korkutucu. Bildiğin kelim abi. Şimdi her sabah tıraş olurken o kelliğe bakıp Muharrem'i anıyorum. Velhasılı kelam Allah belanı versin Muharrem



Kerem TEĞİN



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6307
2 Firari Fırtına 4370
3 Mustafa Ermişcan 3743
4 Hasan Tabak 3456
5 Nermin Gömleksizoğlu 3126
6 Uğur Kesim 3000
7 Sibel Kaya 2844
8 Ömer Faruk Hüsmüllü 2842
9 Enes Evci 2552
10 Turgut Çakır 2256

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:946 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com