Hikayeler

Bilgiç Dayı'dan Nükteler-1 (1 - 10)
Okunma: 43
İbrahim Faik Bayav - Mesaj Gönder


1) BENZEME

TBMM'sinin bir üyesi, muhalefet grubunun gelişi güzel laf atışına kızmış, ''Meclis'i kahvehaneye çevirdiniz'' demişti. Bu sözü duyan vatandaşlar Bilgiç Dayı'ya koştular;

''Duydun mu Bilgiç Dayı, Meclis, kahvehaneye çevrilmiş!'' dediler. ''Ne olacak şimdi?''

Bilgiç Dayı, cevap verdi:

''Gidin, kahvehanelere söyleyin; tez elden Meclis'e çevrilsinler! Birisi, halkın seçtiklerinin mekanıysa, diğeri, halkın bizzat kendisinin mekanı!''


2) MAHKEME GEREKMİYOR
Meclis'te, muhalefet gurubuna mensup politikacı, iktidardaki bir politikacıyı yolsuzluk yapmakla suçlamış, İktidardaki politikacı da, O'na, ''Yanlışsınız arkadaşlar! Gelin, benim yolsuzlukla ve yolsuzlarla nasıl mücadele ettiğimi yakından görün!'' demişti.
Bilgiç Dayı'ya sordular:
''Bilgiç Dayı! Yolsuzluk ithamına uğrayan politikacı, kendisini yolsuzluk yapmakla suçlayan politikacıyı niye mahkemeye vermedi? Halbuki biz biliyoruz, böyle bir şey olunca hemen mahkemeye koşulur; 'bana hakaret etti' diye tazminat davası açılırdı!''
Bilgiç Dayı;
''Suçlanan, suçlayanı yakınına çağırmış ya!'' diye cevap verdi. ''Anlaşacaklar Kardeşim... Anlaşacaklar!''


3) DİSİPLİN GEREKLİ Mİ?

Cumhuriyet Bayramı töreninde, protokol önünde, Cumhuriyeti öven şiirlerini okuyan öğrencilerden biri, üçüncülüğü almıştı. Sonra kıyafetine dikkat edildi; saçının gereğinden uzun, tşörtü pantolonundan sarkmış olduğu anlaşılınca tekdiri yedi.

Cumhuriyet Bayramı'yla ilgilenen vatandaşlar Bilgiç Dayı'ya sordular:

''Bu ne anlama geliyor, Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı, biraz durdu. Ne diyeceğini henüz kestirememiş vaziyette;

''Bu, şu anlama geliyor ki...'' diye cevap vermeye çalıştı. ''Okullarımızdaki öğrencilerin hatırı sayılır bir kısmı, böyle bir protokolün önüne getirilmesi gerek!''


4) MUHTARLIĞIN DELİ AZALARI

Bursa'nın köylerinden birinde, ihtiyar heyeti azaları, muhtara kızmışlar, asiliyle yedeğiyle toptan istifa etmişlerdi. Yeniden seçim yapıldı. Sandıktan çıkan oylar tasnif edildiğinde, köyün onbir spastiğinin aza seçildiği anlaşıldı.

Bu işe akıl erdiremeyen vatandaşlar, Bilgiç Deyı'ya gelip sordular:

''Söyle bize Bilgiç Dayı: Bu seçim neticesiyle, köylülere mi yazık oldu, yoksa muhtara mı?''

Bilgiç Dayı;

''Elbetteki muhtara!..'' diye cevap verdi. ''Beşyüz kişi içinde onbir deli belki göze görünmez. Ama, bir kişiyi onbir deli çevrelerse, aralarında akıllı kalmak mümkün değil!''


5) ALKOLÜN ZARARI

Koç Holding, gelişimini sürdürmüş, Rusya'nın Başkenti'nde de fafrikasını kurmuştu. İşe alınan elemanların alkollü oldukları anlaşıldığında, o elemanlar önce ikaz edildiler; alkollü olmaktan vazgeçmediklerinde de, işten uzaklaştırıldılar. Daha sonra da, alkol kullanmayan elemenların işe alınmasını kararlaştırdılar.

Türk Sanayisi'nin yurt dışında yayılışıyla ilgilenen vatandaşlar, seviniyorlar, ama, bir yandan da meraklanıyorlardı, 'alkolsüz eleman seçmek te niye?..'' diyerek.

Bilgiç Dayı'ya sordular:

''Bilgiç Dayı! Koç Holdingimizin, alkol kullanmayan eleman seçme kararı ne anlama geliyor?''

Bilgiç Dayı;

''Çok güzel anlama geliyor!'' diye cevap verdi. ''Kur'an, içkinin zararlı olduğunu söylerken, Tevrat ve İncil hükümlerini tasdik ediyordu. ''Koç ise, bu kararıyla, hepsini birden tasdik etmiş oluyor!''


6) MECLİS KAVGA ETMESİN

Meclis'te, vakıflarla ilgili yasa tasarısı görüşüldüğü sırada, gürültüler de oluşuyordu. Gürültü oluşturan şey, İktidar Partisi'ne mensup bir üyenin, Muhalefet'i cami düşmanı gösteren tavrıydı. Bu gürültü uzun sürdü. O gün tasarının yasalaşması mümkün olmadı.

Meclis'teki durumdan haberdar olan vatandaşlar, Bilgiç Dayı'ya geldiler;

''Bilgiç Dayı! Bilgiç Dayı! İktidardaki Parti'ye mensup bir üyenin, Muhalefete, 'Camileri ahır yaptınız' ithamı yüzünden patırtı çıktı'' dediler.

Bilgiç Dayı, boynunu büküp hüzünlendi. Sonra, vatandaşlara;

''Demokrasinin hedeflendiği şu günde, geçmişi parmaklamak hayır getirmez!'' dedi. ''Meclis, Devlet'in ihtiyacı olan yasayı, kavga gürültü etmeden çıkarsın. Yoksa, huzurlarına biri çıkar, 12 Eylül'lü, yuvarlanıp ta kapağını bulan tencere hikayesini anlatıverir.''


7) ENGEL KALDIRMAK, DEMEK Kİ ZOR!

İngiltere'de anket yapılmış, Bush dahi, Dünya'daki tehlikeliler sınıfına dahil edilmişti. Basın, bu konuyu önemli haber diye okuyucularına duyuruyordu.

Vatandaşlar, Bilgiç Dayı'ya gelip;

''Gördün mü haberi?..'' diyerek takıldılar. ''ABD Başkanı Bush, çok tehlikeliymiş ve Dünya barışına giden yolda engel oluşturuyormuş!''

Bilgiç Dayı, vatandaşlara bir müddet baktı. Sonra;

''Barış yolunda, 'gel keyfim gel' ederek gidilemez ki arkadaşlar!'' dedi, ''Bush, alt tarafı, yüz kiloluk nesne. Bir zahmet yaklaşıp kaldırıversinler!''


8) YÜZ VE YÜZSÜZLÜK

Ertuğrul Özkök, Türkiye'deki , yüzsüzce davranışlardan yakınmış, 'bu yüzsüzlük bugün iktidar konumunda' tesbitini yapmıştı. Sonra da temenni etmişti 'ne olurdu kopenhag kriterleri içine bir de yüzsüzlüğe hayır maddesi konsaydı' diye.

Bu yakınmadan haberdar olan vatandaşlar Bilgiç Dayı'ya koşup sordular:

''Kopenhag kriterleri içine yüzsüzlüğe hayır maddesi niye konmamış Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı, hafiften gülümseyip cevap verdi:

''Kopenhaglılar, ya yüz'ün ne olduğunu anlayamamışlar, veya, her yüzsüzün yüzünde yüze benzer şekil gördüklerinden karar verememişlerdir!''


9) PERLE VE KAHİNLİK

Amerikan Ordusu'nun Irak'a saldırmasının savunucularından olan Karanlıklar Prensi olarak da anılan Richard Perle, dört sene sonra, ABD'nin Irak'taki perişaniyetine bakıp bakıp ''Yazık!'' deyip söyleniyordu: ''Keşke kahin olsaydım da, zamanında, 'Iraka girilmesin' diye akıl verseydim!''

Irak ile Amerika arasındaki ilişkiyi bilen vatandaşlar, Bilgiç Dayı'ya sordular:

''Richard Perle, zamanında niçin kahin olmamış Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı;

''Durun bir düşüneyim!'' diyerek cevap verdi. ''Amerikadaki kahin bolluğundan, danışılma sırası kendisine kolay gelmez diye düşünmüştür!''


10) MOKRASİ

Afrika'nın en zenginlerinden olan Mo İbrahim, iktidara yerleşip diktasını devam ettirenlerden kurtulmak için, demokratik usule uyma çağrısı yapıyordu. Bu uğurda, servetini harcayacak, usulüyle iktidarı bırakanlara hem yüklü tazminat, hem de ömür boyu sürecek yaşam sunacaktı.

Böyle bir demokrasi çalışmasından haberdar olan vatandaşlar, Bilgiç Dayı'ya gelip;

''Bilgiç Dayı! Bak!'' dediler. ''Mo İbrahim, Sudan'a ve Afrika'nın diğer ülkelerinde demokrasi oluşturuyormuş!''

Bilgiç Dayı, vatandaşlara, önce, 'yok ya!' diye hayret bildirdi. Sonra;

''Bir rejim çoğunluğun iradesiyle oluşuyorsa demokrasi olur, arkadaşlar!'' dedi. ''Mo'nun iradesiyle oluşacaksa, demokrasiden, 'de'yi kaldırmak gerek!''

İbrahim Faik Bayav
(19.11.2016) 



İbrahim Faik Bayav



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6292
2 Firari Fırtına 4356
3 Mustafa Ermişcan 3723
4 Hasan Tabak 3441
5 Nermin Gömleksizoğlu 3114
6 Uğur Kesim 2989
7 Sibel Kaya 2833
8 Ömer Faruk Hüsmüllü 2815
9 Enes Evci 2541
10 Turgut Çakır 2248

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:2081 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com